DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/982 E. , 2024/151 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/982
Karar No : 2024/151
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurulu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 12/05/2022 tarih ve E:2021/1465, K:2022/3065 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddenin (A) fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı tüm mali haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 12/05/2022 tarih ve E:2021/1465, K:2022/3065 sayılı kararıyla;
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza soruşturması sonucunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve Soruşturma No:…, Karar No:… sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları ile davacının kendi beyanları yönünden, davacının, üniversite döneminde örgüte ait yurt ve evlerde kaldığına, bu dönemde oda ablalığı yaptığına, örgüt toplantı ve sohbetlerine katıldığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile üniversiteye hazırlık döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine, üniversite döneminde örgüte ait yurt ve evlerde kaldığına, örgüt sohbetlerine katıldığına yönelik kendi beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının tanık ifadelerine karşı beyanlarına itibar edilmeyerek, FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir yaptırım niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı tüm mali haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, FETÖ'ye ait dershaneye indirim kazanması nedeniyle gittiği, FETÖ'ye ait ev ve yurtlarda ailesinin ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle barınma amacıyla kaldığı, 2013 yılının Haziran ayında üniversiteden mezun olunca memleketine ailesinin yanına döndüğü ve örgütle tüm bağını kestiği, bu hususları mesleğe kabul aşamasında davalı idareye de söylediği, o dönemde davalı idarece mesleğe kabulünün yapıldığı ve atandığı, daha sonra ankesörlü hatlardan aranmasına ilişkin bilginin davalı idareye ulaşması üzerine görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği, ankesörlü hatlardan aranmasına ilişkin tespite yönelik hem idari soruşturmada hem de ceza soruşturmasında gerekli açıklamaları yaptığı, bunun üzerine ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Daire kararında da, ankesörlü hatlardan aranmasına ilişkin tespite itibar edilmediği, ancak davalı idarenin işlem yapmadığı tespitlerin karara gerekçe yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Daire kararında da belirtildiği üzere davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza soruşturması sonucunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:…, Karar No:… sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür.
375 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını "kavuşan, bitişen, birleşen", irtibatlı kavramını ise "bağlantılı" olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan ceza soruşturması sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar karar verilmiş ise de, ceza soruşturmasında terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir.
Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 12/05/2022 tarih ve E:2021/1465, K:2022/3065 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 31/01/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- Dava dosyasında yer alan ve Avukat olarak görev yapan M.O. isimli şahsa ait, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/12/2019 tarihli tanık ifade tutanağında: "...Ben ve ... FETÖ/PDY yurtlarında kalma sebebimiz ekonomik anlamda uygun olması sebebiyleydi..." beyanı yer almaktadır.
Davacının Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliği'ne verdiği 20/01/2020 tarihli savunma dilekçesinde ise; "... başka yazarların dini kitaplarını okuduğum için tepki çekmeye başladım...", "...söz konusu yapı ile fikir olarak ayrıştığım sonrasında tamamen kopuş sürecimde ise şunlara şahit oldum; üniversitelerde başörtüsü yasağı kalktığında aynı sınıfta bulunduğum ve o dönemde başörtülü olan arkadaşlar "henüz talimat gelmedi, başı açık girmeye devam edelim, tedbir yapalım gibi" bir düşünce ile hareket ederek, başörtüsü yasağı kalkmasına rağmen uzun süre başı açık derslere girmeye devam etmişlerdi, o dönemde ben henüz başörtülü olmamama rağmen birilerinin lafıyla yasak olmadığından böyle bir harekette bulunanları garipsemiş ve yakın arkadaşlarım tepkimi dile getirmiştim sonrasında sınıfta da tepki çekmeye başlayınca başörtülü olan ve bu yapı içerisinde olanlar derslere başörtülü olarak girmeye başlamışlardı..." ,"...bu yapının meslek için gerekirse baş örtüsünden ve bazı farz ibadetlerden "tedbir!" adı altında vazgeçtiklerine şahit olmuş ve dini olarak yaptıklarını sorgulamaya başlamıştım, o dönemde yeni kapandığım için bu husus çok daha fazla dikkatimi çekmeye başlamıştı, başörtüsü takmayı tercih eden arkadaşlara "nasıl olsa meslek hayatında açılacaksın, hiç olmazsa bir kaç senede olsa kapalı ol" gibi bir yaklaşımda bulunulması , farz ibadetlerin bu şekilde yok sayılması bana doğru gelmemeye başlamıştı, FETÖ elebaşı Fethullah Gülen isimli şahsın "gerekirse başınızı açın" dediğini ve o dediği için böyle yapılması gerektiğini düşünen ve bu sorgusuz sualsiz inanan insanların olduğu bir yapıydı.Ayrıca bir ortamda bir gün ben başımı açmayı düşünmüyorum gerekirse çalışmam dediğim için bencil olmakla suçlanmıştım, yine Yedi Hilal Derneği'nin kitap okuma grupları ile birlikte hareket ederek üniversitede "Aliya îzzetbegoviç" okuma grubu kurduğum ve her hafta düzenli olarak bu etkinliği gerçekleştirdiğim ve İHH Derneği'nin Konya'daki şubesi olan AYDER isimli derneğin etkinliklerine katıldığım için o dönemde üniversiteden sorumlu olarak bildiğim fakat soyadını hatırlamadığım (görürsem teşhis edebilirim) H. isimli hukuk fakültesi mezunu olan şahısla bir tartışma yaşadım, insanların sorgusuz sualsiz " itaat et, kurtul" düşüncesiyle "abla" olarak kişilerin her dediğini yapmaları hatta gerekirse onların bulacağı kişilerle evlenmeleri gibi bir bakış açısına sahip olmaları nedeniyle bu yapıdan fikir olarak uzaklaştım ve bunu her ortamda yüksek sesle de dile getirdim o döneme dair hakkımda ifade veren veya başkaca tespit edilen kişilere bu hususlar sorulabilir, o dönemde bu yapının evlerinden ayrılmak istediğimi aileme söylememe rağmen ekonomik durumumuz iyi olmadığı için ailem sabretmemi, mezun olmama az kaldığım sonra dönersin demeleri üzerine kalmak zorunda kaldım fakat her fırsatta kendimce yanlış olduğunu düşündüğüm şeyleri yüksek sesle söylediğim için bir ayrışma yaşadım. ... 2013 Haziran ayında final sınavlarda mezun olmamın ardından fikir olarak ayrıldığım bu yapıdan fiilen de ayrılarak tamamen irtibatımı kestim, irtibatımı kestikten sonra aynı sınıfta olduğum ve bu yapıya mensup olduğunu bildiğim K.K. isimli şahsın arkamdan hain, nankör, gibi sözler söylediğini de bizzat o ortamda bulunduğunu söyleyen ve hakkımda ifade veren S.K. isimli şahsın da ifadesinde geçen M.A. bana daha sonradan söylemiştir. Nitekim tüm ilişkimi kestiğimi yine hakkımda beyanda bulunan H.K. ve M.A. isimli kişiler de ifadelerinde belirtmişlerdir ... Ben bu yapıdan fiilen 2013/Haziran ayında, bu yapının terör örgütü olduğunun ortaya çıktığı tarih olan 17-25 Aralık 2013 tarihinden önce ayrıldım ve ne mesleki anlamda, ne dini anlamda asla bir bağ kurmadım..."
Davacının ifadesinin bir bütün olarak incelenmesinden; davacının maddi imkansızlıklar sebebiyle "salt barınma" amacıyla bu yapının yurt ve evlerinde kaldığı, dini zaruretlere karşı bakış açısının doğru gelmemesi sebebiyle fikren ayrı olduğu yapıdan mezun olduğu 2013 yılından itibaren tamamen uzaklaştığı ve üniversite döneminden sonra yapıyla herhangi bir ilgisinin kalmadığı görülecektir. Özellikle davacının "koşulsuz itaat" kuralına uymaması terör örgütü ile hukuki anlamda irtibat veya iltisakın sağlanmamış olduğunu göstermektedir.
Dolayısıyla, davacının ekonomik sebeplerle salt "barınma amacıyla" örgüt ev ve yurdunda kaldığının aksini ve örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığından, davacının örgüte müzahir dershaneye gittiğine, üniversite döneminde örgüt yurdunda ve evlerinde kaldığına yönelik beyanı örgütle irtibat veya iltisaklı sayılması için tek başına yeterli bir delil olarak değerlendirilmemiştir.
Bu itibarla, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden; temyizen bakılmakta olan dosyada, davalı idarece, davacının terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının irtibat veya iltisakını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, bu nedenle, davacının FETÖ ile irtibat veya iltisakı olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmemiş olup, aksi değerlendirmeyle verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulüyle, Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!