WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/973 E.  ,  2023/2098 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/973
Karar No : 2023/2098

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. …

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Onuncu Dairesinin 19/12/2022 tarih ve E:2018/739, K:2022/6163 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 2018 Yılı At Yarışları Genel Hükümleri'nin "Kısaltmalar ve Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (DHT) başlıklı (b) bendinde yer alan "Devlet Harası yetiştirmesi olan atların katılabileceği koşuları; anası ve babası Devlet Harası yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının Devlet Harası yetiştirmesi aygırlar ile çiftleşmesi sonucu doğan atlar ve bunların soyundan gelen atların katılabileceği koşuları ifade eder." şeklindeki düzenlemenin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 19/12/2022 tarih ve E:2018/739, K:2022/6163 sayılı kararıyla;
6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun'un 1. ve 8. maddelerine; 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 10. maddesinin 1. ve son fıkralarına; At Yarışları Yönetmeliği'nin 22., 23. ve 25. maddelerine yer verildikten ve dava konusu düzenleme aktarıldıktan sonra,
6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun'un 8. maddesi ve At Yarışları Yönetmeliği'nin 25. maddesi ile davalı idareye tanınan safkan atların yarışlara katılma koşulları ve yarışların icrasına dair usul ve esasları belirleme konusunda düzenleme yetkisinin sınırsız olmadığı; bu yetkinin, safkan atların saflığının korunması, bu saflığa gölge düşürücü halleri önleyici tedbirlerin alınması, uluslararası geçerli ıslah kuralları dahilinde özel hara yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi ve Türk atçılığının desteklenmesi amaçlarıyla sınırlı olarak kullanılması gerektiği,
Ülkemizin 1997 yılında üye olduğu WAHO (Dünya Arap Atı Organizasyonu) tarafından kabul gören ve Stud Book'ta (Uluslararası Soy Kütüğü Kitabında) kayıtlı atların, ülkemiz tarafından safkan Arap atı olarak kabul edildiğinde duraksama bulunmadığı,

Nitekim, Safkan Arap ve İngiliz Atlarının Soy Kütüğü, Kayıtları, İthalat ve İhracatı Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinde, WAHO'ya kayıtlı ve Stud Book'ta yayımlanmış atların, safkan Arap atlarına mahsus Türkiye soy kütüğüne doğrudan kaydının yapılması esasının benimsendiği,
Bununla birlikte, WAHO'ya kayıtlı atın "safkanlığı" ile "at yarışlarına katılımı"nın ayrı konular olduğu ve her iki alanda kendine özgü farklı kamu yararlarının söz konusu olduğunun da aşikar olduğu; başka bir ifadeyle, WAHO'ya üye olunmasının ve buraya kayıtlı atların safkanlığının tanınmasının, Türk atçılığının uluslararası düzeyde etkinliğinin sağlanmasına yönelik kamu yararına hizmet ederken; at yarışlarının katılım ve icra koşullarının, 6132 sayılı Kanun'un 8. maddesinde "uluslararası yarış esasları ile memleket ihtiyaçları ve işin icapları" şeklinde ifade edilen ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun "Zootekni" başlıklı 10. maddesiyle davalı Bakanlığa verilen görevlerin gereği gibi icra edilmesine yönelik kamu yararının gözetilmesi suretiyle belirlenmesi gerektiği,
Bu çerçevede, 5996 sayılı Kanun'un 10. maddesinde, davalı Bakanlığın, "safkan Türk Arap atı" (WAHO'ya göre her ülke sahip olduğu Arap atını kendi ülke adını başa koyarak adlandırmaktadır.) ırkının ıslahının yapılması, gen kaynaklarının korunup geliştirilmesi, damızlık olarak yetiştirilmesi; dolayısıyla Devlet tarafından yetiştirilen/ (özellikle kan yakınlığının önlenmesi amacıyla) ithal edilen/ satın alınan atlar ile bu atların soyundan gelen özel yetiştirme atların, kısaca Türk atçılığının teşvik edilmesi ve desteklenmesi, safkan Türk Arap atı yetiştiriciliği yapan yerli üreticilerin korunması görevlerinin bulunduğunun da dikkate alınması gerektiği,
Devlete verilen söz konusu görevlerin ülke çapında başarıya ulaşabilmesi için, öncelikle üretilen damızlık hayvanların doğru tespit edilmesi gerektiği, Devlet Harası yetiştirmesi atlar ile bunların soyundan gelen özel yetiştirme atlar arasından damızlığa ayrılacakların tespitinin koşu performansına göre tayin edilmesinin en sağlıklı yöntem olduğunun bilindiği; dolayısıyla, bu atlara has yarışlar düzenlenmesi ya da bazı atlara bu yarışlara katılma kısıtlaması getirilmesinin, bahse konu görevlerin doğal sonucu olduğu; aynı çerçevede, damızlık hayvanların soyundan gelen atların ülke sathına yayılmasının da Bakanlığa verilen görevlerin yerine getirilmesi için zaruri olduğu; bunun ise, ancak destekleyici ve teşvik edici yan düzenlemelerle sağlanabileceği; Devlet Harası yetiştirmesi olan ve ırkına, tipine ve verimine özgü özellikleri bakımından öne çıkan damızlık atların soyundan gelen atlara, safkan Arap atı yarışlarına özel kategoride/ kategorilerde katılma olanağı tanınmasının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmadığı; ayrıca, gerek Devlet gerekse özel yetiştiriciler tarafından yapılan damızlık aygır/kısrak ya da yarış atı yetiştirme çalışmalarının sürdürülebilirliğinin, dolayısıyla Türk atçılığının devamlılığının sağlanmasının da yetiştirilen atların satılması veya katıldıkları yarışlarda yeterli başarı elde etmesi suretiyle maliyetlerin asgari düzeye çekilmesi ve makul seviyede gelir elde edilmesi ile mümkün olduğu; esasen, 6132 sayılı Kanun'un 8. maddesinde ifade edilen "memleket ihtiyaçları"ndan kastın da bu olduğu; birden fazla yarış kategorisi belirlenmesinin, yukarıda belirtilen amaçlara hizmet ettiği,
Nitekim, anılan hükme istinaden yürürlüğe konulan ve dava konusu düzenlemelerin de dayanaklarından birini teşkil eden At Yarışları Yönetmeliği'nin 25. maddesinde, kural olarak Türkiye'de doğmuş safkan Arap atlarının, safkan Arap atlarına mahsus koşulara doğrudan katılımının kabul edildiği, ayrıca Cumhuriyet, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Tarım ve Orman Bakanlığı koşularına yalnızca bu atların katılabileceği düzenlenmişken; WAHO'ya kayıtlı ithal atların, safkan Arap atlarına mahsus koşulara katılımı için ek koşullar öngörüldüğü, söz konusu koşulların, Safkan Arap ve İngiliz Atlarının Soy Kütüğü, Kayıtları, İthalat ve İhracatı Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinde yer alan, ithal edilecek safkan Arap taylarında aranan özellikler ve dava konusu 2018 Yılı At Yarışları Genel Hükümlerinin 3. maddesinin (e) bendindeki (TR) koşularının tanımı ile de örtüştüğü; buna göre, Türkiye'de doğmuş, Türkiye soy kütüğüne kayıtlı safkan Arap atlarının yarışlara katılımının teşvikine, özel kategorilerde yarışma hakkı tanınmasına ilişkin düzenleme sevk edilmesinin, Türk atçılığının geliştirilmesine yönelik olduğunda duraksama bulunmadığı,
Öte yandan, anılan Yönetmelik maddesinde, düzenlemeye konu atların, safkan Arap atlarına mahsus Türkiye'de icra edilen her yarışa kural olarak katılabileceği belirtilmiş ise de; koşunun şartlarında ve yıllık yarış programları genel hükümlerinde, kuralın aksinin öngörülebileceğinin de ifade edildiği; dolayısıyla, yarış programları genel hükümlerinde, Cumhuriyet, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Tarım ve Orman Bakanlığı koşuları dışındaki koşular yönünden, 6132 sayılı Kanun ile 5996 sayılı Kanun hükümleriyle belirlenen ve yukarıda özetlenen kamu yararı gözetilerek Türk atçılığının teşvik edilmesi ve desteklenmesine yönelik özel yarış kategorilerinin oluşturulmasının mümkün olduğu,
Ayrıca, özel yarış kategorileri oluşturulmasının, eşitlik ilkesine aykırı bir yönü de bulunmadığı zira, Anayasa Mahkemesinin kararlarında da istikrarlı bir şekilde ifade edildiği üzere, Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörüldüğü; eşitlik ilkesinin amacının, aynı durumda bulunan kişilerin kanunla aynı işleme tâbi tutulmalarını sağlamak ve kişilere kanunlar karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemek olduğu; bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlalinin yasaklandığı; kanun önünde eşitlik ilkesinin, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmediği; durum ve konumlarındaki özellikler nedeniyle, kimi kişiler ya da toplulukların değişik kurallara tâbi tutulmasının, Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmediği; buna göre, Türkiye'de doğan yerli üretim safkan Türk Arap atları ile yabancı ülkelerde üretildikten sonra Türkiye'ye ithal edilen WAHO'ya kayıtlı safkan Arap atlarının aynı konumda bulunmadıklarının açık olduğu, eşitlik ilkesinin iki farklı grup at arasında uygulanmasına hukuki olanak bulunmadığının anlaşıldığı,
Bu durumda, aktarılan hususlar ile 2018 yılı safkan Arap atlarına mahsus yarış programının dağılımı birlikte irdelendiğinde; yapılacak at yarışları arasında (DHT) şartı taşıyan yarışlara, Devlet Harası yetiştirmesi olan atların, anası ve babası Devlet Harası Yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının Devlet Harası Yetiştirmesi aygırlar ile çiftleşmesi sonucu doğan atlar ve bunların soyundan gelen atların iştirak ettirilmesinde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin benzerlerinin daha önce yargı kararları ile iptal edilmesine rağmen idare tarafından at yarışları genel hükümlerinde tekrar yer verdiği; uyuşmazlığa ilişkin de itiraz aşamasında, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından anılan düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği; konuya ilişkin mevzuat hükümlerinin davalı idareye safkan arap atlarının yarışa katılım koşulları ile ilgili böyle bir düzenleme yapma yetkisi vermediği; yarışlara katılabilme şartları bakımından Devlet Harası yetiştirmesi bir aygırla mı ya da özel yetiştiriciye ait bir aygırla mı çiftleştiğine göre bir ayrım yapılmasının hukuka aykırı olduğu, önemli olanın yarışlara katılacak atın safkan olması olduğu; TİGEM'in bağlı olduğu idarece yapılan dava konusu işlemin tamamen haksız rekabete hizmet ettiği; dava konusu düzenlemenin, Türkiye'de yetiştirilen yüzlerce ata uygulanan ve at yarışı sektörünün tamamını ilgilendiren bir düzenleme olduğu, bu düzenleme ile davalı idarece, yurt dışından ithal edilen atlar ile yurtiçinde yetiştirilen atların, Türkiye'de yetiştirilmekle birlikte devlet tarafından ithal edilen atların yavruları ile özel sektör tarafından ithal edilen atların yavruları arasında yarış programında yer alan yarışlara katılma konusunda bir takım ayrımcı ve eşitlik ilkesine aykırı uygulamalar getirildiği; yarış atı yetiştiricileri ve at yarışlarına satın aldıkları atlar ile katılan at sahipleri arasında eşitlik ilkesine aykırı uygulamayı beraberinde getiren ve özel sektör girişimlerini kısıtlayan bu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu; anılan düzenleme nedeniyle sahibi olduğu atların ikramiyeleri yüksek ve prestijli koşulara katılamadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : “Hukuki güvenlik ilkesi” hukuk devleti ilkesinin en önemli koşullarından birisi olup, bir uyuşmazlığın mahkemelerce nihai biçimde karara bağlanmasının ardından, idarelerin de yasal düzenlemelerinde anılan yargı kararları doğrultusunda işlem tesis etmesi gerektiği tartışmasızdır.
Davalı idare, dava konusu düzenlemeye, değişik kısaltma isimler kullanarak ama aynı içerikle, 2006 yılından bu yana at yarışları genel hükümleri içerisinde yer vermektedir ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararlarıyla da, her yıl içerik olarak aynı olan düzenlemelerin iptali doğrultusunda kararlar verilmektedir fakat davalı idare tarafından, anılan düzenlemelerin yıllık olması nedeniyle yargı süreci sona erene kadar da işlemin etkisi sona erdiğinden, aynı doğrultuda düzenlemelere at yarışları genel hükümler içerisinde yer verilmeye devam edilmektedir. Bu durumda, yargı kararları etkisiz kılınmakta ve aynı doğrultuda işlem tesis edilmeye devam edilmesi yargı kararının dolanılması anlamına gelmektedir. Bu nedenle dava konusu düzenlemelerin öncelikle, hukuki güvenlik ve belirlilik ile hukuk devleti ilkesi kapsamında hukuka aykırı olduğu düşünülmektedir. Nitekim belirtilen husus, TBMM Kamu Denetçiliği Kurumunun 02/11/2021 tarih ve Başvuru No:2021/10497 sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Öte yandan, WAHO'ya kayıtlı olmasına rağmen bir grup safkan arap atının dava konusu düzenlemedeki şartları taşımaması nedeniyle yarışlara girmesi engellenmekte olup, bu nedenle at sahiplerinin mülkiyet hakkına da zarar verilmektedir. Bu tür şartların, yıllık olarak düzenlenen ve o yıl için geçerli yarışlar açısından belirlenen düzenlemeleri içeren at yarışları genel hükümleri içerisinde yer alması 6132 sayılı Kanun'un 8. maddesine aykırılık teşkil etmektedir çünkü anılan Kanun'un 8. maddesinde at yarışlarının şartlarının ve esaslarının yönetmelik ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
Bu nedenle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Danıştay Onuncu Dairesinin kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 19/12/2022 tarih ve E:2018/739, K:2022/6163 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan …- TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 30/10/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- Anayasanın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır.
6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, " Yarışların şartlarına, tertip, icra ve inzibatına, hipodrom ve yarış yerlerinin tanzim ve idaresine, yarış programları, ikramiyeler veya müşterek bahislere dair teknik, idarî, malî ve inzibatî hususlara, Yüksek Komiserler Kurulunun teşekkül sureti, görev ve yetkilerine, görevlendirilecek 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi personel ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki personel ve diğer personele yarış gelirlerinden karşılanmak şartıyla, 16 yaşından büyükler için tespit edilen aylık brüt asgarî ücretin dört katını geçmemek üzere yapılacak aylık net ödemeler ile harcırahlara, Jokey Kaza ve Yardım Sandığı kurulması ile yardım sandığına üye olabilecekler, yardım sandığına at binme ücretinin %10’unu geçmemek üzere kesinti yapılması, sandığın diğer gelirlerinin tespiti, sandık gelirlerinin harcanması ile bu gelirlerin, 5 inci madde uyarınca yetkilendirilen ilgili kurum veya kuruluşa borç olarak verilmesine veya ek 1 inci madde hükmü uyarınca oluşturulan hesaba aktarılmasına, disiplin cezalarının hangi hâllerde hangi merciler tarafından verileceğine, yarışların ve yetki verilmiş dernek, belediye ve il özel idarelerinin murakabe ve teftiş tarzı ile doping muayenelerine ait usuller, bu Kanun ve uluslararası yarış esasları ile memleket ihtiyaçları ve işin icaplarına göre Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmü yer almaktadır.
19/04/2011 tarih ve 27910 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren At Yarışları Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4.maddesinde; "şşş)Yarış Müessesesi: 6132 sayılı Kanun hükümlerine göre yarış yapma ve müşterek bahisler tertip etme yetkisi devredilen teşekkülü, ttt) Yarış Otoritesi: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını, uuu) Yarış sezonu: Her bir hipodrom için ayrı ayrı olmak üzere bir yıl içerisinde başlama ve bitiş tarihi belirlenen resmi programlı yarışları, üüü) Yarış takvimi: Her takvim yılı için Yarış Otoritesince tespit edilen yarış sezonunu, zzz) Yıllık yarış programı: Her takvim yılı için ülke genelinde bütün hipodromlarda yapılacak koşuların çeşitlerini, şartlarını ve ikramiyelerini gösteren programı, aaaa) Yüksek Komiserler Kurulu: 3/6/2011 tarihli ve 639 sayılı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 24 üncü maddesi ile 6132 sayılı Kanunun 8 inci maddesi hükümlerine göre oluşturulan sürekli Kurulu, ifade eder." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 23. maddesinin birinci fıkrasında, safkan atlara mahsus koşulara, koşunun şartlarında ve yıllık yarış programları genel hükümlerinde aksi belirtilmedikçe, 24 ve 25. maddelerde belirtilen ırklara mensup ve soy kütüğüne kayıtlı atların katılacağı; soy kütüğüne kayıtlı kısrağın yurt içinde veya yurt dışında çiftleşmesi sonucunda yurt dışında doğan ve doğduğu yıl içinde Türkiye’ye getirilen tayların Türkiye’de doğmuş sayılacağı belirtilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Koşulara katılabilecek safkan Arap atları" başlıklı 25. maddesinde; safkan Arap atlarına mahsus koşulara, koşunun şartlarında ve yıllık yarış programları genel hükümlerinde aksi belirtilmedikçe, Türkiye’de doğmuş safkan Arap atları ve doğduğu yıl içinde yabancı ülkelerden getirilen ilgili atların soy ağaçlarında 2011 yılı itibarıyla geriye doğru en az dört nesil ana baba doğrulaması olan veya bunların soyundan gelen ve eşkal muayenesi yapılmış safkan Arap atlarının katılabileceği; ancak, Cumhuriyet, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı koşularına sadece Türkiye’de doğmuş safkan Arap atlarının katılacağı düzenlenmiş olup, maddenin üçüncü fıkrasında da; safkan Arap atlarına mahsus uluslararası koşulara, koşunun şartlarına göre Safkan Arap Atları Soy Kütüğünde ve aynı zamanda Dünya Arap Atları Organizasyonunun kabul ettiği Uluslararası Soy Kütüğü Kitabında kaydı bulunan ve bu koşulara katılmak üzere yabancı ülkelerden getirilen 2011 yılı itibarıyla geriye doğru en az dört nesil ana baba doğrulaması olan veya bunların soyundan gelen safkan Arap atlarının katılacağı kurala bağlanmıştır.
At Yarışları Yönetmeliği'nin 22. maddesi uyarınca hazırlanan, yıllık yarış programı ve genel hükümler, yıllık olarak hazırlanmakta olup yıl sonu itibarıyla yürürlüğü sona ermektedir. "Yıllık Yarış Programı ve Genel Hükümler" yarış programlarını; yarışların tarihlerini, yerlerini, yarışlara katılma şartlarını ve ödüllerini düzenlemekte olup, yarış programlarının belirlenen tarihte uygulanması ile etkisi tükenmekte olan bir idari işlemdir. Anılan düzenlemede, yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere sadece hipodromda hangi yaştaki safkan Arap ve İngiliz atlarının koşacağına ilişkin bir ayrımın yer alması gerekmektedir.
Dava konusu edilen düzenlemeye bakıldığında ise, davalı idarenin yarışları "DH, DHT, DHÖ" gibi çeşitlendirdiği ve bu yarışlara katılabilecek Arap atları açısından da, belli şartların öngörüldüğü ve bu ayrımın da uzun yıllardan itibaren farklı adlar altında da olsa aynı şartlarla devam ettirildiği anlaşılmıştır. Yukarıda aktarıldığı üzere, "At Yarışları Genel Hükümleri"nde yarışların tarihlerinin, yerlerinin ve yarışa katılma şartlarının ve yarışa katılacak atların yaşlarının belirlenmesi gerekirken dava konusu edilen düzenlemede, at yarışları genel hükümleri için belirlenen sınırları aşılarak yeni bir yarış çeşidinin öngörüldüğü ve WAHO'ya kayıtlı olmalarına rağmen dava konusu edilen düzenlemedeki şartları taşımadıkları gerekçesiyle safkan arap atlarının bir kısmının yarışlara katılmalarının engellendiği anlaşılmıştır. Ayrıca, davalı idarenin de bu düzenlemeye her yıl at yarışları genel hükümleri içerisinde yer verdiği ve böylece şartların yıllık olarak belirlenmesi hususunun aşılarak, artık sürekli uygulanan bir kural haline dönüştürülmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Oysa ki, 6132 sayılı At Yarışları Kanunu'nun 8. maddesinde, yarış şartlarının, anılan Kanun ve uluslararası yarış esasları ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, At Yarışları Yönetmeliğinin "Tanım" başlıklı 4. maddesi içerisinde yarış çeşitlerinin tanımlarına da yer verilmiştir.
Bu itibarla, dava konusu edilen 2018 Yılı At Yarışları Genel Hükümleri'nin; "Kısaltmalar ve Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (DHT) başlıklı (b) bendinde yer alan "Devlet Harası yetiştirmesi olan atların katılabileceği koşuları; anası ve babası Devlet Harası Yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının Devlet Harası Yetiştirmesi aygırlar ile çiftleşmesi sonucu doğan atlar ve bunların soyundan gelen atların katılabileceği koşuları," düzenlemesinin, yarışa katılma şartlarını düzenlediği, hatta WAHO'ya kayıtlı olan ve Safkan Arap Atı olduğu konusunda şüphe bulunmayan bazı atların yarışmalara katılmasını engelleyen ya da sadece belirli yarışlara katılabileceğini öngören bir düzenleme olduğu anlaşıldığından, bu tür düzenlemenin ancak yönetmelikle öngörülebileceği sonucuna ulaşıldığından anılan düzenlemenin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 19/12/2022 tarih ve E:2018/739, K:2022/6163 sayılı kararının bozulması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum.

KARŞI OY
XX-6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, " Yarışların şartlarına, tertip, icra ve inzibatına, hipodrom ve yarış yerlerinin tanzim ve idaresine, yarış programları, ikramiyeler veya müşterek bahislere dair teknik, idarî, malî ve inzibatî hususlara, Yüksek Komiserler Kurulunun teşekkül sureti, görev ve yetkilerine, görevlendirilecek 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi personel ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki personel ve diğer personele yarış gelirlerinden karşılanmak şartıyla, 16 yaşından büyükler için tespit edilen aylık brüt asgarî ücretin dört katını geçmemek üzere yapılacak aylık net ödemeler ile harcırahlara, Jokey Kaza ve Yardım Sandığı kurulması ile yardım sandığına üye olabilecekler, yardım sandığına at binme ücretinin %10’unu geçmemek üzere kesinti yapılması, sandığın diğer gelirlerinin tespiti, sandık gelirlerinin harcanması ile bu gelirlerin, 5 inci madde uyarınca yetkilendirilen ilgili kurum veya kuruluşa borç olarak verilmesine veya ek 1 inci madde hükmü uyarınca oluşturulan hesaba aktarılmasına, disiplin cezalarının hangi hâllerde hangi merciler tarafından verileceğine, yarışların ve yetki verilmiş dernek, belediye ve il özel idarelerinin murakabe ve teftiş tarzı ile doping muayenelerine ait usuller, bu Kanun ve uluslararası yarış esasları ile memleket ihtiyaçları ve işin icaplarına göre Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmü yer almaktadır.
19/04/2011 tarih ve 27910 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren At Yarışları Yönetmeliği'nin "Koşulara katılacak atlar" başlıklı 23. maddesinde; safkan atlara mahsus koşulara, koşunun şartlarında ve yıllık yarış programları genel hükümlerinde aksi belirtilmedikçe, 24 ve 25. maddelerde belirtilen ırklara mensup ve soy kütüğüne kayıtlı atların katılacağı; soy kütüğüne kayıtlı kısrağın yurt içinde veya yurtdışında çiftleşmesi sonucunda yurtdışında doğan ve doğduğu yıl içinde Türkiye’ye getirilen tayların Türkiye’de doğmuş sayılacağı belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "Koşulara katılabilecek safkan Arap atları" başlıklı 25. maddesinde; safkan Arap atlarına mahsus koşulara, koşunun şartlarında ve yıllık yarış programları genel hükümlerinde aksi belirtilmedikçe, Türkiye’de doğmuş safkan Arap atları ve doğduğu yıl içinde yabancı ülkelerden getirilen ilgili atların soy ağaçlarında 2011 yılı itibarıyla geriye doğru en az dört nesil ana baba doğrulaması olan veya bunların soyundan gelen ve eşkal muayenesi yapılmış safkan Arap atlarının katılabileceği; ancak, Cumhuriyet, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı koşularına sadece Türkiye’de doğmuş safkan Arap atlarının katılacağı düzenlenmiş olup, maddenin üçüncü fıkrasında da; safkan Arap atlarına mahsus uluslararası koşulara, koşunun şartlarına göre Safkan Arap Atları Soy Kütüğünde ve aynı zamanda Dünya Arap Atları Organizasyonunun kabul ettiği Uluslararası Soy Kütüğü Kitabında kaydı bulunan ve bu koşulara katılmak üzere yabancı ülkelerden getirilen 2011 yılı itibariyle geriye doğru en az dört nesil ana baba doğrulaması olan veya bunların soyundan gelen safkan Arap atlarının katılacağı kurala bağlanmıştır.
Gerek 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun'un 8. maddesi, gerekse At Yarışları Yönetmeliği'nin 25. maddesi ile davalı idareye tanınan safkan atların yarışlara katılma konusunu düzenleme ve bir takım koşullar koyma yetkisi sınırsız olmayıp; bu yetkinin, safkan atların saflığının korunması, bu saflığa gölge düşürücü halleri önleyici tedbirlerin alınması, uluslararası geçerli ıslah kuralları dahilinde özel hara yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi amaçlarıyla sınırlı ve eşitlik ilkesine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.
Ülkemizin 1997 yılında WAHO' (Dünya Arap Atı Organizasyonu) ya asil üye olarak kabul edilmesinden sonra, safkan Arap atlarına mahsus ırk vasıflarını taşıyan atları tespit ederek WAHO tarafından yayınlanan Stud-Book'ta yer almasını sağlama görevi ve yetkisi 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu hükümleri uyarınca davalı idareye ait bulunmaktadır. Dolayısıyla, davalı idarenin Stud-Book'ta yayınlanmasını teklif ettiği ve WAHO'nun da onaylayarak Stud-Book'ta yayınladığı bir atın veya davalı idarenin izni ile ithal edilen WAHO' da kayıtlı ithal bir atın "safkan" olduğu hususu uluslararası düzeyde tescil edilmiş olmaktadır.
Bu itibarla, WAHO'ya kayıtlı atın safkan Arap atı olduğunun, bu kaydı yaptıran davalı idarece de kabulü zorunludur. Aynı zorunluluk WAHO'ya asil üye olan bir ülkeden davalı idarenin izni ile ithal edilmiş ve menşe ülke tarafından WAHO'ya kaydı yaptırılmış atlar için de geçerlidir. Soyu şaibeli atların WAHO'ya kaydının yapıldığı şeklinde bir iddianın varlığı halinde ise, yarış otoritesi davalı Bakanlığın, gerekli araştırmayı yapıp kayıtları düzeltme yoluna gidebileceği açıktır.
Dava konusu düzenlemede ise, anası ve babası Devlet Harası yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının Devlet Harası yetiştirmesi aygırlar ile çiftleşmesi sonucu doğan atlar ve bunların soyundan gelen atların "DHT" tanımı içerisinde kaldığı; ancak anası ve babası Devlet Harası Yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının, özel yetiştiriciler tarafından yetiştirilen, WAHO'ya kayıtlı safkan aygırlarla çiftleşmesi sonucu doğan atların belirtilen yarışlara katılımının engellendiği görülmektedir.
WAHO'ya kayıtlı arap atlarının davalı idarece ya da özel yetiştirici şahıslarca yetiştirilmiş olmasının, arap atının safkan olma niteliğinde bir farklılık oluşturmadığı; zira bu hususta gündeme gelecek bir şaibenin yine yarış otoritesi olan idare tarafından gerekli araştırma ve denetimlerin yapılması suretiyle ortadan kaldırılabileceği tartışmasızdır.
Bu durumda; anası ve babası Devlet Harası yetiştirmesi olup 1983 ve sonrası doğumlu olan özel yetiştirme atlar ve bunların soyundan gelen atlar ile 1983 yılından sonra ithal edilen dişi Arap atlarının veya ana karnında ithal edilen dişi Arap atlarının, özel şahısların yetiştirmiş olduğu aygırlarla çiftleşmesi sonucu doğan WAHO'ya kayıtlı atların DHT kapsamındaki koşulara katılımının engellenmesinde, uluslararası ölçütlere uygun özel hara yetiştiriciliğini teşvik amacına ve eşitlik ilkesine uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 19/12/2022 tarih ve E:2018/739, K:2022/6163 sayılı kararı usul ve hukuka aykırı bulunduğundan, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.