DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/933 E. , 2024/677 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/933
Karar No : 2024/677
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Alçı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : 1- (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- DAVALI YANINDA MÜDAHİL :... Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 12/12/2022 tarih ve E:2021/8151, K:2022/11099 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Siirt ili, Merkez ilçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmazın Mardin-Siirt-Batman-Şırnak-Hakkari Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda belirlendiği üniversite alanı kullanımından çıkarılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 12/12/2022 tarih ve E:2021/8151, K:2022/11099 sayılı kararıyla;
Çevre düzeni planlarının, leke plan olmaları nedeniyle uygulama imar planları gibi değerlendirilmeyeceği, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirdiği, stratejik bir plan olmaları sebebiyle sadece fiziki kullanım kararları içermediği, dolayısıyla, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında belirlenen arazi kullanım kararlarının, niteliği itibarıyla çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak plan kararları olup bu yönüyle söz konusu plana dayanılarak yapılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz ettiği,
Davacının taşınmazının 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda sosyal altyapı alanı niteliğinde kamusal bir kullanım alanı olan üniversite alanında kalması nedeniyle taşınmazı üzerindeki tasarrufunun kullanılamaz hale geldiği ve mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle anılan planın değiştirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine davayı açtığı,
Çevre düzeni planları hazırlanırken ilgili kurum ve kuruluşlardan elde edilen veriler kapsamında yapılan analiz, etüt ve araştırmalar sonucunda genel arazi kullanım kararlarının üretildiği ve çevre düzeni planının hangi koşullarda değiştirilebileceğine imar mevzuatında yer verildiği,
Uyuşmazlıkta ise plan değişikliği talebine ilişkin başvuru incelendiğinde Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 20. maddesinin 2. fıkrası kapsamındaki koşulların oluşmadığı, leke plan niteliğinde bulunan Çevre Düzeni Planının ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda dava konusu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve imar mevzuatına aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, müteahhit firma olduğu, 2015 yılında satın aldığı uyuşmazlık konusu taşınmazın 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda üniversite alanı kullanımında kaldığından 2018 yılında tesadüfen haberdar olduğu, bu kullanım nedeniyle taşınmazında yapı inşa edemediği, idarece kamulaştırma ve takas yoluna da gidilmediği, mülkiyet hakkının uzun yıllardır kısıtlandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
Davalı yanında müdahil tarafından, Çevre Düzeni Planı'nda üniversite alanı olarak belirlenen uyuşmazlık konusu taşınmazın 2018 yılı yatırım programında kamulaştırılacak alan olarak belirlendiği ve ilgili kurumdan ödenek talebinde bulunulduğu, ancak aradan geçen süre zarfında ekonomik yetersizliklerden ötürü ilgili kaleme ödenek aktarılmadığından kamulaştırma işlemlerine başlanamadığı, taşınmazın ana caddede yer alması, Siirt Üniversitesinin konuk evine bitişik olması ve genişleme planı içinde yer alması nedeniyle taşınmazda başka kişilerce yapılaşmaya gidilmesi halinde zarara uğrayacağı, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, çevre düzeni planı değişikliği talebiyle ilgili idareye her zaman başvurulabileceği ve bu başvuru üzerine idarece tesis edilecek işlemler veya dayanağı çevre düzeni planları hakkında, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen altmış günlük süre içerisinde dava açılabileceğinden, temyize konu kararın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... tarih ve ... sayılı Olur ile onaylanan ve 08/05/2014-09/06/2014 tarihleri arasında askıya çıkarılan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda uyuşmazlık konusu taşınmaz kısmen üniversite, kısmen tarım alanında kalmıştır.
Davacı tarafından, taşınmazının üniversite alanı kullanımından çıkarılmasına yönelik imar planı değişikliği yapılması istemiyle 06/07/2020 tarihinde yapılan başvuru dava konusu işlem ile reddedilmiş, bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu belirtilmiş, aynı Kanun'un dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden inceleneceği; aynı maddenin 6. fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının b bendinde ise süre aşımı bulunduğu tespit edilen davaların reddedileceği kurala bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ise; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmünü içermektedir.
14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi" başlıklı 33. maddesinde de; "(1) Çevre düzeni planı ve imar planları onaylandığı tarihten itibaren en geç on beş iş günü içinde otuz gün süreyle herkesin görebileceği şekilde idarelerce tespit edilen ilan yerlerinde asılmak suretiyle ve idarelerin internet sayfalarında eş zamanlı olarak ilan edilir.
(2) İmar planlarının nerede ve nasıl görülebileceği mahalli haberleşme araçları ile yerel veya ulusal basında veya ilgili muhtarlıklarda duyurulur.
(3) Planların askıya çıkarıldığına ve askıdan indirildiğine dair tutanaklar ilgili birim amiri dahil iki imzalı olarak düzenlenir.
(4) Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir. İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir.
(5) İtirazlar; askı süresinin dolduğu tarihten itibaren en geç otuz gün içinde ilgili idare karar merciine gönderilir ve en geç otuz gün içinde karara bağlanarak planlar kesinleşir.
(6) İlan ve askı süresinde yapılan itirazlar üzerine idarelerce, planlarda değişiklik yapılması halinde planın değişen kısımlarına ilişkin olarak yeniden ilan süreci başlatılır.
(7) Onaylanmış planlarda yapılacak revizyon, ilave ve değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar ve çevre düzeni planları; 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen “ilanı gereken düzenleyici işlemlerden” olup, aynı madde gereğince dava açma süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesi ile Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 33. maddesi gereği, imar ve çevre düzeni planları otuz gün süreyle askıda ilan edilerek duyurulmakta ve bu süre içerisinde imar planlarına yapılan itiraz başvuruları hakkında bir karar verilmek üzere, askı süresinin bitiminden sonra ilgili karar merciine gönderilmektedir.
Bu nedenle, imar ve çevre düzeni planlarına karşı askı süresi içerisinde yapılan itirazların, askı süresi dolduktan sonra, bu itirazlara yönelik idari işlem tesis edilmesi için yetkili mercie gönderildiği hususu ile 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi birlikte ele alındığında, dava açma süresinin başlangıcında, askıda yapılan itiraz tarihi yerine, itirazlar hakkında değerlendirme yapılacak sürecin başladığı askıdan inmeyi takip eden tarihin esas alınması gerekmektedir.
Sonuç olarak, 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile üst makamlara başvurmayı düzenleyen 11. maddesi hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; imar ve çevre düzeni planlarına karşı, bir aylık askı süresi içerisinde 3194 sayılı Kanun'un 8/b maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan ilan-askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün (2577 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik ile bu süre 30 güne indirilmiştir) içerisinde bu başvuruya cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, zımni ret işleminin oluştuğu bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içerisinde veya ilan-askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde, bu cevabın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde idari dava açılabileceği; imar ve çevre düzeni planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca, imar planının ilan-askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, bu süreler geçirildikten sonra yapılacak başvuruların ise, dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; değişiklik yapılması istenilen 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nın 08/05/2014-09/06/2014 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı süresi içinde anılan plana itiraz edilmediği ve askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde dava açılmadığı, 06/07/2020 tarihinde yapılan çevre düzeni planı değişikliği talebinin dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedildiği, bu işlemin davacıya 07/09/2020 tarihinde tebliği üzerine 04/11/2020 tarihinde İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçe ile davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Çevre düzeni planına askı süresi içinde itiraz etmeyen davacının, askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde dava açması gerekirken, taşınmazının üniversite alanından çıkarılması yönünde çevre düzeni planında değişiklik yapılması talebiyle yapılan ve yeni bir dava açma süresi başlatmasına hukuken olanak bulunmayan, 06/07/2020 tarihli başvurunun reddi üzerine, 04/11/2020 tarihinde açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Bu durumda, davanın reddi yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 12/12/2022 tarih ve E:2021/8151, K:2022/11099 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. 25/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma sürelerinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu belirtilmiş; aynı maddenin dördüncü fıkrasında, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde ise, "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem ve eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; değişiklik yapılması istenilen 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nın 08/05/2014-09/06/2014 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı süresi içinde anılan plana itiraz edilmediği ve askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde dava açılmadığı, 06/07/2020 tarihinde yapılan çevre düzeni planı değişikliği talebinin dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedildiği, bu işlemin davacıya 07/09/2020 tarihinde tebliği üzerine 04/11/2020 tarihinde İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçe ile davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, çevre düzeni planı kapsamında uğranıldığı ileri sürülen mağduriyetin giderilmesi amacıyla, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında değişiklik yapılmasına yönelik olarak 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan başvuru üzerine, dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.
Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, işlem tesisi talebiyle her zaman başvurulabileceği açık olup, çevre düzeni planı değişikliği talebiyle 06/07/2020 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin 07/09/2020 tarihinde davacıya tebliği üzerine, 04/11/2020 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!