WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/919 E.  ,  2024/633 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/919
Karar No : 2024/633

TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR) : 1- ...Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
2-...Bakanlığı
VEKİLİ: Huk. Müş. Av. ...
3-...Valiliği
VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 25/10/2022 tarih ve E:2019/12225, K:2022/4655 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 27/10/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonrasında tedavi gördüğü Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaza nedeniyle oluşan çalışma gücü kayıp oranına ilişkin sağlık kurulu raporu verilmesi istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğinin ...tarih ve ...sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “kurumlar tarafından resmi yazı ile” ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 25/10/2022 tarih ve E:2019/12225, K:2022/4655 sayılı kararıyla;
Dava konusu Yönetmeliğin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığının görüşü bakımından incelenmesinden;
İdare Hukukunda "usul"ün idari işlemin yapılmasında izlenen yol anlamı taşıdığı, dava konusu Yönetmeliğin çıkarılmasında izlenecek yolun 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun'un 5. maddesinde belirlendiği ve anılan maddede "Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel ihtiyaçlarını belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamalarda uluslararası temel yöntemler esas alınır. Engellilik durumunun tespit ve uygulama esasları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığının görüşleri alınarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmek sûretiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca müştereken çıkarılacak olan Yönetmelik için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığının görüşünün alınması şartı getirildiği,
09/07/2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleriyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı teşkilat yapılarının yeniden düzenlenmesiyle oluşturulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının dava konusu Yönetmeliğin hazırlık aşamasında yer aldığı, Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra 21/04/2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 73 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının kurulduğu, Dairelerinin … tarih ve E:… sayılı ara kararı ile, davalı idarelerden dava konusu Yönetmelik hazırlanırken Milli Eğitim Bakanlığının görüşünün alınıp alınmadığının sorulduğu, ara kararına cevaben gönderilen evrâktan, söz konusu Yönetmeliğin dava konusu maddesine yönelik olarak Milli Eğitim Bakanlığınca görüş bildirildiği, Yönetmeliğin anılan Bakanlıkça teklif edilen metne uygun şekilde değiştirilerek yayımlandığının anlaşıldığı,
Bu nedenle, Yönetmeliğin şekil unsuru yönünden hukuka uygun olduğu görüldüğünden, diğer unsurlar yönünden hukuka uygunluk denetimine geçildiği,
Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “kurumlar tarafından resmi yazı ile” ibaresi ile bireysel işlemin incelenmesinden;
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verildiği,
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabildiği,
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içerdiği ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı, normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceğinin hukukun genel ilkelerinden olduğu,
Dava konusu Yönetmelik kapsamında iki farklı sağlık raporunun düzenlendiği, bunlardan ilki olan Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunun, kişilerin istemi üzerine rapor vermeye yetkili olan sağlık kuruluşunun engellilik sağlık kurulu tarafından hazırlanan, kişilerin engel ve sağlık durumlarını belirten belge olduğu, ikinci olan Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun ise, iş kazası ve/veya meslek hastalığı dışındaki terör/kaza/yaralanma nedeni ile meydana gelen fonksiyon kayıpları için, kurumlar tarafından resmi yazı ile terör/kaza/yaralanmaya ilişkin belgelerle birlikte talep edilmesi halinde, yetkili sağlık kuruluşunun engellilik sağlık kurulu tarafından hazırlanan belge olduğu,
Bakılan davada, kişilerin maruz kaldığı terör, kaza veya yaralanma nedeniyle uğradığı bedensel zararlarının tespitine yönelik süreci başlatmalarının son derece tabii olduğu, terör/kaza/yaralanma sonrası alınacak raporun, kişilerin mevcut rahatsızlığıyla ilgili hukuki süreçlere yönelik etkili başvuru hakkı ve hak arama hürriyetinin kullanılmasına yönelik bir araç niteliğinde bulunduğu, sigorta şirketi gibi bir kurum tarafından resmi yazı ile talepte bulunulması durumunda sürecin uzamasının kaçınılmaz olduğu, Yönetmeliğin dayanak kanunlarında bu yönde bir sınırlama bulunmadığı, dava konusu düzenlemenin kanunu aşar nitelikte olduğunun anlaşıldığı,
Bu itibarla, Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu düzenlenebilmesi için başvuruda bulunabilecek olanları, üst hukuk normlarına aykırı şekilde sadece kurumlar ile sınırlayan dava konusu düzenlemenin ve anılan düzenleme uyarınca tesis edilen bireysel işlemin hukuka aykırı bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle anılan işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin dayanak kanunlarda verilen yetkiye istinaden hazırlandığı ve hukuka uygun olduğu, Sağlık Bakanlığı tarafından, dava konusu Yönetmelik düzenlemesi ile ilgililere belirli hakların tanındığı raporu talep etme yetkisinin kurumlara tanındığı, düzenleme ile gereksiz rapor başvurularının ve hatalı raporların önüne geçilmesinin amaçlandığı, böylece gereksiz itiraz süreçlerinin de önüne geçileceği, Ankara Valiliği tarafından, dava konusu işlemlerin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, 27/10/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonrasında Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi görmüş, akabinde aynı Hastaneye söz konusu kaza nedeniyle oluşan çalışma gücü kayıp oranına ilişkin sağlık kurulu raporu verilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.
Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğinin … tarih ve … sayılı işlemi ile, anılan başvuru, hakkında rapor düzenlenecek kişinin, ilgili kurum tarafından sevk edilmesi gerektiğinden bahisle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlem ile işlemin dayanağı olan 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “kurumlar tarafından resmi yazı ile” ibaresinin iptali istemiyle temyize bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinin 3. fıkrasında, "Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler." hükmü düzenlenmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Engellilik indirimi" başlıklı 31. maddesinde, "Çalışma gücünün asgarî % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgarî % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgarî % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır ve aşağıda engelli dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir.
Engellilik indirimi;
- Birinci derece engelliler için 440.000.000 lira (1.200 TL),
- İkinci derece engelliler için 220.000.000 lira (650 TL),
- Üçüncü derece engelliler için 110.000.000 lira (290 TL)dır.
Engellilik derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, "1 inci ve 2 nci maddelerin kapsamına girenlere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca aylık bağlanır ve Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden ödenir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları, gerektiğinde; aylık almak için başvuranların kendilerinin ve nafaka yükümlülerinin gelir, yaşam düzeyi ve varlıkları hakkında, belirleyeceği yöntemlerle inceleme yapmaya ve yaptırmaya, özel veya resmi idare, müessese ve ortaklarından ve şahıslardan bilgi ve belge istemeye yetkilidir.
Aylık bağlanmasında, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca sosyal inceleme raporları ve gerektiğinde sağlık kurulu raporları da dikkate alınarak ilgililerin bu Kanuna göre aylık bağlanması şartlarını haiz oldukları yönünde verilmiş kararlar esas alınır. Aylık bağlama işlemi sırasında veya aylık bağlandıktan sonra yapılacak incelemeler sonucunda, aylık bağlama kararını etkileyebilecek yanlışlık veya eksikliklerin tespit edilmesi hâlinde, bu durum ilgisine göre Vakıflara, aylık bağlanana veya bağlanacak olana ve gerektiğinde ilgili idarelere Vakıf veya Bakanlık tarafından bildirilir. Aylık bağlanmış veya bağlanacak olanlara yapılacak bildirimlerin iadeli taahhütlü posta ile gönderilmesi esastır. Aylık bağlanmış olanlarla ilgili eksikliklerin veya yanlışlıkların giderilmemesi hâlinde, tebligat tarihinden itibaren üç aylık sürenin sona erdiği tarihin içinde bulunduğu ödeme döneminin sonunda aylık kesme veya düzeltme işlemi yapılır ve fazla ödenen tutarlar geri alınır. Aylık bağlanmasına esas rapor ve belgeleri gerçeğine aykırı olarak düzenleyenler ile bu nitelikteki rapor ve belgelere dayanarak aylık aldığı tespit edilenler hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.
Bu madde kapsamında aylık bağlamaya esas sağlık kurulu raporlarını düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşlarının belirlenmesi ile bu raporların alınmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından birlikte hazırlanacak yönetmelikle belirlenir." hükmü düzenlenmiştir.
5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun'un "Engellilik durumu" başlıklı 5. maddesinde, "Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel ihtiyaçlarını belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamalarda uluslararası temel yöntemler esas alınır. Engellilik durumunun tespit ve uygulama esasları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığının görüşleri alınarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almıştır.
Anılan düzenlemelere dayanılarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (mülga Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı), Hazine ve Maliye Bakanlığı (mülga Maliye Bakanlığı) ve Sağlık Bakanlığınca müştereken Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu ile Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun alınışı, geçerliliği, değerlendirilmesi ve bu raporu verebilecek yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarının tespiti ile ilgili usul ve esasları belirlemek, engellilerle ilgili derecelendirmelere, sınıflandırmalara ve tanımlamalara gereksinim duyulan alanlarda ortak bir uygulama geliştirmek ve uluslararası sınıflandırma ve ölçütlerin kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla hazırlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun düzenlenme usulü" başlıklı 9. maddesinde, "(1) İş kazası ve/veya meslek hastalığı dışındaki terör/kaza/yaralanma nedeni ile meydana gelen fonksiyon kayıplarında Ek-4’te yer alan Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu düzenlenir.
(2) Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu, kurumlar tarafından resmi yazı ile terör/kaza/yaralanmaya ilişkin belgelerle birlikte yetkili sağlık kurum ve kuruluşundan talep edilir. Rapor düzenlenmesine ilişkin süreç bu Yönetmeliğin 8 inci maddesine göre yürütülür.
(3) Bu raporlar Ek-2’de yer alan rapora göre düzenlenir. Raporda, var olan kronik hastalıklara ilişkin fonksiyon kayıpları belirtilmez. Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporlarında tıbbi tedavi ve rehabilitasyon süreci esnasında süreli, tamamlandıktan sonra sürekli/süreli rapor verilmek üzere fonksiyon kayıplarının değerlendirilmesi yapılır.
" kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlığın çözümü için, genel olarak, idarenin düzenleme yetkisinin kapsamı üzerinde durulmalıdır. Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. Bu hüküm, idarenin düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır.
İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü, bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa, düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur.
Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Dava konusu Yönetmelik, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesi, 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 8. maddesi ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun'un 5. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Yönetmelik'te Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu ve Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu olmak üzere iki farklı rapor türü belirlenmiştir.
Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, Engellilik Sağlık Kurulu Raporu, "kişilerin istemi üzerine rapor vermeye yetkili olan sağlık kuruluşunun engellilik sağlık kurulu tarafından hazırlanan, kişilerin engel ve sağlık durumlarını belirten belge", Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu, "engellilik sağlık kurulu tarafından terör, kaza ve yaralanmalar için düzenlenen rapor" şeklinde; Engellilik Sağlık Kurulu ise, "ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarında, erişkinlerin engellilik tespiti ile terör, kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirimine yönelik başvuruları değerlendirerek karar vermeye yetkilendirilmiş ve Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen kurul" olarak tanımlanmıştır.
Öte yandan, Yönetmeliğin 8. maddesinde, engelli sağlık kurulu raporunun düzenlenmesi için birey veya vasilerinin, başvuru dilekçesi ile rapor vermeye yetkili olan sağlık kuruluşuna başvurabileceği düzenlenmiş; dava konusu düzenlemeyle ise, Yönetmeliğin 9. maddesinde belirlenen raporun ancak kurumlar tarafından resmi yazı ile talep edilmesi esası benimsenmiştir.
Buna göre, kişiler engellilik durumunu Yönetmeliğin 8. ve 9. maddesinde belirtilen iki rapordan herhangi biriyle belgeleyebilecektir. Bu nedenle, Yönetmelik kapsamında engellilik durumunu gösterir iki farklı sağlık kurulu raporunun belirlenmesinin amaçlarına odaklanılması gerekmektedir.
Söz konusu raporlardan ilki, kişinin genel engellilik durumunu belirlerken; dava konusu maddede düzenlenen ikinci rapor, kişinin terör olayları, kaza ve yaralanma neticesinde meydana gelen engellilik durumunu tespit etmeyi sağlamaktadır. Dolayısıyla Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporundan farklı olarak, Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunda, engellilik durumunun terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olup olmadığı da tespit edilmektedir.
Bu kapsamda söz konusu rapor, gerek adli mercilerce, gerekse ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca, erişkinlerin terör, kaza ve yaralanmaya bağlı engellilik halinin tespiti yönüyle dikkate alınmakta ve tesis edilecek iş ve işlemlere dayanak teşkil etmektedir. Bu nedenle, raporun eksiksiz ve tam olabilmesi için, başvuru kapsamında terör, kaza ve yaralanmaya ilişkin bilgi ve belgelerin de eklenerek bu hususların değerlendirilmesi gerekmektedir.
Nitekim davalı idarelerce, dava konusu Yönetmelik ile iki farklı rapor türü belirlenmesindeki amacın, başvuru öncesi kaza ya da terör olayına ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilmesi, yaralanmanın bağlı olduğu durumun tespitinin sağlanması, rapor sahiplerine belli sosyal haklar, hizmetler veya kazanımlar sağlayacak kurumlara rapor talep etme yetkisi verilerek gereksiz rapor başvurularının önlenmesi ve ilgili kurumun bilgisi dışında yapılan başvurular sonucu düzenlenen raporlara kurumlar tarafından gereksiz itiraz edilmesinin engellenmesi olduğu ifade edilmektedir.
Bununla birlikte, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının (Genel Şartlar) "Tanımlar" başlıklı A.2 maddesinde, Kurul Raporu'nun usulüne uygun olarak tanzim edilen ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösteren kurul raporu olarak tanımlandığı ve Genel Şartların ekinde yer alan belgelerde Kurul Raporları açısından bir ayrım belirlenmediği dikkate alındığında, birden fazla rapor türünün belirlenmesinin, kişilerin mevcut rahatsızlığıyla ilgili hukuki süreçlere yönelik başvuru hakkını kısıtlamadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, Yönetmelik kapsamında belirlenen esasların idarenin düzenleme yetkisi kapsamında ve kamu yararına uygun şekilde düzenlendiği, dava konusu düzenlemenin dayanak Kanunlara ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu Yönetmelik hükmünde ve ona dayanılarak tesis edilen uygulama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davanın reddine karar verilmesi gerekmekteyken dava konusu işlemlerin iptali yolundaki temyize konu Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 25/10/2022 tarih ve E:2019/12225, K:2022/4655 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 20/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.