DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/832 E. , 2024/159 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/832
Karar No : 2024/159
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurulu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Teknoloji Yatırım Anonim Şirketi (…) yönetim kurulu üyesi olan davacının ... ve Görüntü Sistemleri Anonim Şirketinin (...) sermayesinin %5’ine karşılık gelen payların 4.861.281,00-TL bedelle Şirketin yönetim kurulu başkanı olan H.İ.Ö.’den satın alınmasına yönelik yönetim kurulu kararındaki fiilleri nedeniyle hakkında örtülü kazanç aktarımında bulunduğu iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına, H.İ.Ö. tarafından ödenmesi gereken miktarın ödenmesi için gerekli işlemleri yapmaması hâlinde Kurul kararına uyulmaması nedeniyle işlem yapılacağı konusunda bilgilendirilmesine ve ilgili miktar için dava açmak üzere Hukuk İşleri Dairesine yetki verilmesine, zarar gören ortakların yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açabileceklerinin kamuya duyurulmasına ve Şirket tarafından yapılacak ilk genel kurul toplantısında bu durumun gündeme alınmasına yönelik … tarih ve … sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; idare mahkemelerinde açılan iptal davalarında, dava konusu edilen idari işlemin, icraî, kesin ve yürütülebilir nitelikte olup olmadığı, uygulanması hâlinde hukuki sonuç doğuran bir işlem olup olmadığı yönlerinden incelenmesi gerektiği, icraî işlemlerin kamu gücüyle tek yanlı olarak hukuksal sonuçlar doğurabildiği, icraî işlemin iptal davasına konu olması için idari işlemin kesin ve yürütülebilir olması gerektiği;
Dava konusu işlemin, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin kısmının incelenmesinden; yargılamanın önünü açtığından ve ceza yargılaması sürecinin başlatılması için adli makamlara duyuru niteliği taşıdığından, Kurul’a yalnızca ilgili mercilere intikal ettirme yetkisinin verilmiş bulunması nedeniyle, bu işlemlerin hukuk alanında değişikliğe yol açan idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem olarak kabul edilmesine imkân bulunmadığı, dava konusu işlemin Şirketin uğramış olduğu 3.728.799,00-TL zararın Şirket tarafından H. İ. Ö.'den olan alacağın tahsil ve takibine yönelik işlem yapılmaması durumunda mevcut yönetim kurulu üyeleri hakkında Kurul kararına uyulmaması nedeniyle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 103. ve 105. maddeleri çerçevesinde işlem yapılabileceği konusunda bilgilendirilmesine ilişkin kısmıyla, söz konusu zararın bir kısmının ve/veya tamamının iadesine ilişkin dava açılması hususunda Hukuk İşleri Dairesinin yetkilendirilmesine ilişkin kısmının ve 11/11/2015 tarihli yönetim kurulu toplantısına, müzakere konusu şirket dışı kişisel menfaatiyle çatışan yönetim kurulu başkanı davacının katılmasına itiraz etmeyen üyelerin bu sebeple şirketin uğradığı zararı tazminle yükümlü olduğunun, örtülü kazanç aktarımına yol açan bu işlem neticesinde (varsa) zarara uğrayan yatırımcıların, genel hukuk hükümleri çerçevesinde, yasal koşulların oluşması hâlinde, mevzuata aykırılık teşkil eden bahse konu işlemlerde sorumluluğu bulunan Şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açabileceklerinin Kurul bülteni ile kamuya duyurulmasının ve söz konusu hususta Şirket ortaklarının bilgilendirilmesini teminen konunun Şirket tarafından yapılacak olan ilk genel kurul toplantısının gündemine alınmasının Şirketten istenmesine ilişkin kısmının, idari davaya konu olması bakımından aranılan özellikleri taşımayan tavsiye, mütalaa, teklif, düşünce belirtme gibi bilgi verici nitelikte olduğu, bu kısımların da idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem olarak kabul edilmesine imkân bulunmadığı; bu itibarla, dava konusu işlemin davacıya yönelik kısımlarının icraî nitelikte, kesin ve yürütülebilir, hukuksal sonuç doğuran bir işlem niteliği taşımadığı gerekçesiyle, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 12/05/2022 tarih ve E:2022/1188, K:2022/1995 sayılı kararıyla;
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Kurul kararının A/i ve A/iii bölümlerinde yer alan işlemler bakımından kesin ve yürütülebilir işlem niteliğinde olmadıkları gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmına dair istinaf başvurusunun reddine yönelik kısmında hukukî isabetsizlik bulunmadığı,
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Kurul kararının A/ii ve B bölümlerinde yer alan işlemler bakımından davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısma dair istinaf başvurusunun reddine yönelik kısmına gelince;
Öğretide, idarenin ilgili kişiyi uyardığı, mevzuat düzenlemelerini hatırlattığı uyarı veya ihtar işlemlerinin icraî nitelikte işlemler olmadığı, bu işlemlerin ilgililerin hakları üzerinde sonuç doğurmadığı dolayısıyla idari davaya konu olamayacakları, ancak idarenin uyarıda bulunma veya hatırlatmanın ötesinde muhataptan bir şey yapmasını talep ettiği ve muhatabın talebe uymaması hâlinde müeyyide uygulanacağını belirttiği işlemlerin idari davaya konu olabilecek icraî işlemler olduğunun kabul edildiği, (Kemal Gözler, İdare Hukuku, Cilt I, 3. Baskı, Bursa, Ekin Basım Yayın Dağıtım, 2019, s. 837)
Dava konusu Kurul kararının A/ii bölümünde yer alan, 6362 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 4. fıkrası uyarınca; Şirketin uğramış olduğu 3.728.799,00-TL'lik zararın pay devri tarihi olan 11/11/2015'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Kurul kararından itibaren 3 ay içinde Şirkete ödenmesinin H.İ.Ö.'den istenmesine, Kurul'ca verilen süre içinde Şirket tarafından H.İ.Ö.'den olan alacağın tahsil ve takibine yönelik işlem yapılmaması durumunda mevcut yönetim kurulu üyeleri hakkında Kurul kararına uyulmaması nedeniyle 6362 sayılı Kanun'un 103. ve 105. maddeleri çerçevesinde işlem yapılabileceği konusunda bilgilendirilmesine ilişkin kısmının incelenmesinden;
6362 sayılı Kanun'la, mevzuata aykırı görülen durum ve işlemler sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açıldığının Kurul'ca tespit edilmesi hâlinde, bu işlemlere taraf olan ve bu işlemler neticesi menfaat elde eden kişilerden, elde edilen menfaatin ne şekilde takip ve tahsil edileceği hususunda usûl ve esasların belirlenmesi ile bunlarla ilgili genel veya özel kararların alınması konularında Kurul'a bir kısım görev ve yetkilerin verildiği, alınan bu kararlara karşı bir onay veya izin müessesesi öngörülmeden, kararın tesisi ile muhatabın bu karara karşı uyma yükümlülüğünün doğduğu, bu yükümlülüğe uyulmaması hâlinde ise, 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereğince sorumlu kişilere idarî para cezası verilmesi gerektiğinden, söz konusu işlemler kesin, yürütülmesi gereken ve icraî özelliklere sahip ve idarî davaya konu edilebilecek nitelikte işlem olduğu sonucuna varıldığı,
Dava konusu Kurul kararının B bölümünde yer alan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 393. maddesine aykırı olarak, Şirket'in nominal sermayesinin %45'ine iştirak ettiği ...ın %5'ine karşılık gelen hisselerinin 4.861.281,00-TL bedelle H.İ.Ö.'den alınmasına ilişkin kararın görüşüldüğü 11/11/2015 tarihli yönetim kurulu toplantısına, müzakere konusu şirket dışı kişisel menfaatiyle çatışan yönetim kurulu başkanı H.İ.Ö.'nün katılmasına itiraz etmeyen üyelerin bu sebeple şirketin uğradığı zarârı tazminle yükümlü olduğunun, örtülü kazanç aktarımına yol açan bu işlem neticesinde zarara uğrayan yatırımcıların, genel hukuk hükümleri çerçevesinde, yasal koşulların oluşması hâlinde, mevzuata aykırılık teşkil eden bahse konu işlemlerde sorumluluğu bulunan Şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açabileceklerinin Kurul bülteniyle kamuya duyurulmasına ve söz konusu hususta Şirket ortaklarının bilgilendirilmesini teminen konunun Şirket tarafından yapılacak olan ilk genel kurul toplantısının gündemine alınmasının Şirketten istenilmesine, ilişkin kısmının incelenmesinden;
6362 sayılı Kanun'un genel kurul toplantılarına ilişkin esasları düzenleyen 29. maddesinin 4. fıkrasında, halka açık ortaklıkların genel kurullarında gündeme bağlılık ilkesine uyulmaksızın Kurul'un görüşülmesini veya ortaklara duyurulmasını istediği hususların genel kurul gündemine alınmasının zorunlu olduğunun kurala bağlandığı, genel kurul gündemine almama durumunda, Kurul tarafından, 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereği, Kurul'ca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket etmekten dolayı ilgili kişilerin idarî para cezası yaptırımıyla karşılaşabileceklerinden, bu işlemin de kesin, yürütülmesi gereken, icraî özelliklere sahip ve idarî davaya konu edilebilecek nitelikte olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Davanın incelenmeksizin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının A/ii ve B bölümlerinde yer alan işlemlere ilişkin kısmında hukukî isabet bulunmadığı gerekçesiyle,
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu Kurul kararının A/i ve A/iii bölümlerine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından, belirtilen kısımlar yönünden temyize konu kararın onanmasına; dava konusu Kurul kararının A/ii ve B bölümlerine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Aynı nitelikteki işlemlerin kesin işlem olmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddi gerektiğinden bahisle istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolunda verilen Dairelerinin 31/01/2019 tarih ve E:2018/1361, K:2019/206 sayılı kararının, davacının temyizi nedeniyle Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/12/2019 tarih ve E:2019/1716, K:2019/4465 sayılı kararı ile kısmen onanıp, kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım yönünden yeniden yapılan inceleme sonucunda, Dairelerinin 18/02/2021 tarih ve E:2020/586 K:2021/409 sayılı kararıyla anılan kararda ısrar edilmesine karar verildiği, anılan kararın davacı tarafından temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/04/2022 tarih ve E:2021/1153 K2022/1385 sayılı kararıyla, davacıların temyiz isteminin reddine, ısrar kararının onanmasına karar verildiği,
Benzer başka bir uyuşmazlıkta da, davanın incelenmeksizin reddi gerektiğinden bahisle istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolunda verilen Dairelerinin 30/11/2017 tarih ve E:2017/608, K:2017/958 sayılı kararının, davacının temyizi nedeniyle Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/12/2019 tarih ve E:2018/895, K:2019/4467 sayılı kararı ile kısmen onanıp, kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım yönünden yeniden yapılan inceleme sonucunda, Dairelerinin 03/02/2021 tarih ve E:2020/587 K:2021/300 sayılı kararıyla anılan kararda ısrar edilmesine karar verildiği, anılan kararın davacı tarafından temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, 13/04/2022 tarih ve E:2021/1711 K2022/1384 sayılı kararıyla, davacıların temyiz isteminin reddine, Dairelerinin 03/02/2021 tarih ve E:2020/587 K:2021/300 sayılı ısrar kararının onanmasına karar verildiği açıklaması eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu Kurul kararının sadece bilgilendirme niteliğinde olduğundan söz edilemeyeceği, dava konusu Kararın içerisinde "bilgilendirilmesine", "yetkilendirilmesine", "bilgi verilmesine" şeklindeki ifadelerin kullanılmasından anılan kararın icrai nitelikte olmadığı sonucunun çıkarılmayacağı ve dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 12/05/2022 tarih ve E:2022/1188, K:2022/1995 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/02/2024 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının Danıştay Onüçüncü Dairesinin 12/05/2022 tarih ve E:2022/1188, K:2022/1995 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!