DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/825 E. , 2024/1 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/825
Karar No : 2024/1
TEMYİZ EDENLER :I- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALI) :… Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DİĞER DAVALI :…
VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Onikinci Dairesinin 24/05/2022 tarih ve E:2018/9583, K:2022/2877 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması, davacı ve davalı idarelerden Millî Savunma Bakanlığı tarafından karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı …Donanma Komutanlığında Hrk. Asb. Kd. Başçavuş olarak görev yapan davacı tarafından, 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 8. maddesinin (a) bendinde yer alan, "akıl/ruh sağlığı ve hastalıklarından dolayı, 'Denizin Kıyı Teşkillerinde Çalışır', 'denizin kıyı teşkillerinde görev yapması uygundur', 'kara görevi' vb. fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden rapor alanlara," ibarelerinin iptali ile bu düzenlemeye dayanılarak 15/08/2018 tarihinden itibaren zam ve tazminatlarından (iş güçlüğü, iş riski ve elaman temininde güçlük zammı) kesinti yapılması ve 2018 yılı Ocak-Temmuz ayları arasındaki dönemde fazladan ödenen 6.425,47-TL tutarındaki zam ve tazminatların geri istenilmesine ilişkin işlemin iptali ile yapılan kesintilerin geri alma tarihinden ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 24/05/2022 tarih ve E:2018/9583, K:2022/2877 sayılı kararıyla;
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun Ek 3.; 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının dava konusu edilen 8. ve anılan Kararın 10. maddesi hükümleri aktarıldıktan sonra,
Düzenleyici işlem yönünden;
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun Ek 3. maddesi ile, zam ve tazminatların kimlere hangi oranda ödeneceği ve göreve devam etmesine engel teşkil etmemekle birlikte göreve yönelik faaliyetlerden belirli bir süre muaf tutulan personelin zam ve tazminatlarından kesinti yapılması hususlarında Bakanlar Kuruluna takdir ve düzenleme yetkisinin verildiği,
Görevine devam etmesine engel teşkil etmemekle birlikte, akıl/ruh sağlığı ve hastalıklarından dolayı fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden raporu bulunan personele, zam ve tazminatların 1/3 oranında ödenmesini öngören dava konusu düzenlemenin; işin niteliği, görev yerinin özelliği, hizmet gerekleri ile kamu yararı gözetilerek takdir yetkisi çerçevesinde belirlendiği ve söz konusu düzenlemede idarenin açık bir takdir hatasının bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, zam ve tazminatların kimlere hangi oranda ödeneceği ve tazminatlardan hangi oranda kesinti yapılacağı hususlarında idarenin yargı kararıyla zorlanmasının mümkün olmadığı, 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının dava konusu 8. maddesinin (a) bendinde yer alan, "akıl/ruh sağlığı ve hastalıklarından dolayı, 'Denizin Kıyı Teşkillerinde Çalışır', 'denizin kıyı teşkillerinde görev yapması uygundur', 'kara görevi' vb. fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden rapor alanlara," ibarelerinde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/04/2021 tarih ve E:2020/2751, K:2021/805 sayılı kararının da bu yönde olduğu,
Bireysel işlemin, "davacının zam ve tazminatlarından 2018 yılı Ağustos ayından itibaren kesinti yapılmasına" ilişkin kısmı yönünden;
Dava konusu 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8. maddesinin (a) bendinin hukuka uygun olduğu Daireleri kararıyla saptanmış olduğundan, … tarih ve … sayılı ön raporunda “Anksiyete Bozukluğu, tanımlanmamış” tanısı ile “16/B/1 Sınıfının Uygun Kadro Görev Yerlerinde Görevlendirilmesi Uygundur” şeklinde karar verilmesine üzerine, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında kara görevine atanması nedeniyle, davacının zam ve tazminatlarından kesinti yapılmasında hukuka aykırılık görülmediği,
Bireysel işlemin, "davacıya 2018 yılı Ocak-Temmuz ayları arasındaki dönemde fazladan ödenen 6.425,47-TL tutarındaki zam ve tazminatların geri istenilmesine" ilişkin kısmı yönünden;
01/01/2018 tarihinden itibaren yürürlüğe konulması öngörülen 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, davacının zam ve tazminatlarının 01/01/2018 tarihinden itibaren 1/3 oranında ödenmesi gerekirken; anılan Kararın, Başbakanlığın … tarih ve … sayılı yazısı ekinde, Millî Savunma Bakanlığına gönderilerek 2018 yılı Ağustos ayından itibaren geç uygulanmaya başlanması nedeniyle, 2018 yılı Ocak-Temmuz ayları arası dönemde davacının zam ve tazminatlarının tam olarak ödenmesinin açık hata kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gibi, söz konusu ödemelerin yapılmasında davacının herhangi bir gerçek dışı beyanı ve hilesi de bulunmadığından, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararı gereği, davacıya yapılan hatalı ödemelerin, ancak işlem tarihinden geriye doğru 60 gün içinde kalan sürede gerçekleşen kısmının geri istenebileceği, bu durumda, davacıya fazladan yapılan en son ödemenin 2018 yılı Temmuz ayında ödendiği dikkate alındığında, işlem tarihinden geriye doğru 60 günlük süreyi geçen 2018 yılı Ocak-Temmuz ayları arası dönemde yapılan yersiz ödemelerin geri istenilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, bu nedenle, dava konusu bireysel işlemin "davacıya 2018 yılı Ocak-Temmuz ayları arası dönemde fazladan ödenen 6.425,47-TL tutarındaki zam ve tazminatların geri istenilmesine" ilişkin kısmının hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptandığından, anılan döneme ilişkin davacıdan geri istenen tutarın, idareye iade edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, nitekim, benzer nitelikteki bir uyuşmazlıkta, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 19/04/2021 tarih ve E:2020/3157, K:2021/804 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçeleriyle,
29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8. maddesinin (a) bendinde yer alan, "akıl/ruh sağlığı ve hastalıklarından dolayı, 'Denizin Kıyı Teşkillerinde Çalışır', 'denizin kıyı teşkillerinde görev yapması uygundur', 'kara görevi' vb. fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden rapor alanlara," ibarelerinin iptali istemi ile dava konusu bireysel işlemin "davacının zam ve tazminatlarından 2018 yılı Ağustos ayından itibaren kesinti yapılmasına" ilişkin kısmının iptali istemi ile bu kısma ilişkin tazmin istemi yönünden davanın reddine, dava konusu bireysel işlemin "davacıya 2018 yılı Ocak-Temmuz ayları arasındaki dönemde fazladan ödenen 6.425,47-TL tutarındaki zam ve tazminatların geri istenilmesine" ilişkin kısmının iptaline, anılan döneme ilişkin davacıdan geri istenen tutarın, idareye iade edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile sadece akıl ve ruh hastalıklarından dolayı fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden rapor alanlara mahsus kısıtlamalara gidildiği, emsallerine göre 1000 TL civarında eksik maaş almaya başladığı, diğer rahatsızlıklar nedeniyle fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden rapor verilenler hakkında hiçbir kısıntıya gidilmediği, bunun eşitlik, ölçülülük ilkelerine aykırı olduğu, bunun yanında hiç gemi kadro görevi olmayan sadece kıyı teşkillerinde görev yapan bando, mühendis, teknisyen, istihkâm sınıfı personele tam ödeme verilirken söz konusu rapora istinaden gemi görevinden kara birliklerinde bir göreve atanan ve görev yapanlara kesinti yapılmasının hukuki olmadığı, idarenin savunmasından psikiyatrik rahatsızlığı olanların gerçek dışı rapor aldığı varsayımı ile bu kesintinin yapılması yoluna gidildiğinin anlaşıldığı, bu mantığın hukuken kabul edilemez olduğu, dava konusu karar ile personelin gelir kaybı olması nedeniyle yaşadığı psikiyatrik rahatsızlıklarını saklama yolunu seçecekleri, bunun da büyük zararlara neden olabileceği, yüzer birlik görevinde olan personele sair ödemelerin haklı olarak zaten yapıldığı, tarafına tazminatın tam olarak ödenmesi hâlinde çalışan personelin haksızlığa uğramasının söz konusu olmadığı,
Davalılardan Millî Savunma Bakanlığı tarafından, 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 18/04/2018 tarihi itibarıyla yayımlandığında bilgi sahibi olunduğu, mutemetliklerce kesinti yapabilmesi için personelin sağlık bilgilerini edinmesi ve bu kapsamda yazışmalar yapması gerektiğinden kesintinin hemen gerçekleştirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, uygulamada, Askeri Personel Yan Ödeme Kararı’nın yayımı tarihine kadar, önceki yıla ait karar uyarınca ödeme yapıldığı, yeni mali yıla ait Kararın yayımlanması ile birlikte fazla/eksik ödemelerin, yeni BKK kararı ve 926 sayılı Kanun gereği 1 Ocak tarihinden itibaren revize edildiği, yargı yerlerince fazla yapılan ödemelerin tahsili konusunda idareleri lehine kararların var olduğu, Daire kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, dava ile ulaşılmak istenen hedefin para mücadelesi olmadığı, davacı ve davacı gibi ruh hastalıklarından muzdarip personelin negatif ayrımcılıkla uğratıldığı haksızlığı gidermek ve idarenin hukuk devleti çizgisinde hareket etmesini sağlayabilmek olduğu, personel arasında birbirlerini ötekileştirmeden, eksiklik ve noksanlık hissi vermeden adil bir uygulama yapılması gerektiği, davanın reddine yönelik kısmının bozulması gerektiği,
Davalı idareler tarafından, Dairece verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı Millî Savunma Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi ayrıca görüşülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Danıştay Onikinci Dairesinin 24/05/2022 tarih ve E:2018/9583, K:2022/2877 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 15/01/2024 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı … Donanma Komutanlığında Hrk. Asb. Kd. Başçavuş olarak görev yapan davacı tarafından, 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 8. maddesinin (a) bendinde yer alan, "akıl/ruh sağlığı ve hastalıklarından dolayı, 'Denizin Kıyı Teşkillerinde Çalışır', 'denizin kıyı teşkillerinde görev yapması uygundur', 'kara görevi' vb. fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden rapor alanlara," ibarelerinin iptali ile bu düzenlemeye dayanılarak 15/08/2018 tarihinden itibaren zam ve tazminatlarından (iş güçlüğü, iş riski ve elaman temininde güçlük zammı) kesinti yapılması ve 2018 yılı Ocak-Temmuz ayları arasındaki dönemde fazladan ödenen 6.425,47-TL tutarındaki zam ve tazminatların geri istenilmesine ilişkin işlemin iptali ile yapılan kesintilerin geri alma tarihinden ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun "İş güçlüğü ve riski zammı" başlıklı Ek 3. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükteki şeklinde;
"Subay, astsubay, uzman erbaş ve uzman jandarmalardan;
Niteliği ve çalışma şartları bakımından güç olan işlerde çalışanlara iş güçlüğü zammı,
Hayat ve sağlık için tehlike arz eden hizmetlerde çalışanlara iş riski zammı,
Temininde, görevde tutulmasında veya belli yerlerde istihdam edilmesinde güçlük bulunan elemanlara temininde güçlük zammı,
Sayıştaya hesap vermekle yükümlü olan saymanlara mali sorumluluk tazminatı ödenir. Ancak;
a) Sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri,
b) Kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinleri,
c) Hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak tedavi gördükleri tedavi süreleri ile terörle mücadele veya hudut birliklerindeki görevleri nedeniyle yaralanan personel, hariç olmak üzere bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 15 günü aşması halinde, aşan günlere isabet eden zam ve tazminatlar ödenmez.
Bu tazminat ve zamların hangi işi yapanlara, hangi görevde bulunanlara ödeneceği, miktarları, ödeme usul ve esasları ile görevine devam etmesine engel teşkil etmemekle birlikte göreve yönelik faaliyetlerden belirli bir süre muaf tutulan personelin zam ve tazminatlarından hangi oranda kesinti yapılmasına ilişkin hususlar her yıl Genelkurmay Başkanlığı ve Millî Savunma Bakanlığının müştereken lüzum göstermesi üzerine Maliye Bakanlığının görüşü alındıktan sonra Millî Savunma Bakanlığının teklifi ile Bakanlar Kurulunca yılda bir defa tespit edilir. Ve bu tespiti izleyen mali yılbaşından itibaren yürürlüğe girer." hükmüne yer verilmiştir.
29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1. maddesinde, "926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun Ek 3. maddesi gereğince subay (hakim subaylar hariç), astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlara hangi rütbe ve görevler için ne miktarda iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük zammı ve mali sorumluluk tazminatı ödeneceği EK-1 ve EK-2 sayılı Çizelgelerde puan olarak gösterilmiştir." hükmü yer almaktadır.
Anılan Kararın 8. maddesinin (a) fıkrasında ise, "Görevine devam etmesine engel teşkil etmemekle birlikte; 'Silah taşıyamaz/Silahlı görev yapamaz', akıl/ruh sağlığı ve hastalıklarından dolayı 'Denizin Kıyı Teşkillerinde Çalışır', 'denizin kıyı teşkillerinde görev yapması uygundur', 'kara görevi' vb. fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden rapor alanlara, bu raporların bir takvim yılında 15 günü aşması halinde, aşan sürelere isabet eden zam ve tazminatlar 1/3 oranında ödenir." düzenlemesi yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 2005 yılında başlayan ruhsal rahatsızlıkları sebebiyle tedavi gördüğü, düzenlenen sağlık kurulu raporlarıyla "Denizin kara teşkillerinde görev yapması uygundur." kararı verildiği, bu raporların izleyen yıllarda yinelendiği, bunun üzerine kıyı birliklerinde göreve devam etmesi sebebiyle kıyı birliklerinde çalışan personele ödenen zam ve tazminatlardan yararlandığı, davacıya … tarih ve … sayılı ön raporunda “Anksiyete Bozukluğu, tanımlanmamış” tanısı ile “16/B/1 Sınıfının Uygun Kadro Görev Yerlerinde Görevlendirilmesi Uygundur” şeklinde karar verilmesi üzerine, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında kara görevine atanması nedeniyle de 01/01/2018 tarihinden itibaren zam ve tazminatların 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 2/3 oranında kesinti yapılarak, 1/3 oranında ödenmeye başlandığı, bunun üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kurulumuzun E:2020/2751 esasına kayıtlı temyiz dosyasının incelenmesinden, Danıştay Onikinici Dairesince verilen 23/05/2019 tarih ve E:2018/3809 sayılı ara kararı ile davalı idareden; davacının emsali yüzer birlikte görev yapan personele ödenen miktarı ile kıyı birliğinde emsali personele ödenen miktarın ne olduğu, davacıya sağlık kurulu tarafından verilen "bir yıl süreyle denizin kara teşkillerinde görev yapması uygundur" konulu muafiyet raporu üzerine, Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca yapılan 2/3 oranındaki kesintinin yüzer birliğindeki görevi nedeniyle ödenen zam ve tazminatlar üzerinden mi, fiilen kıyı birliğinde görev yapması nedeniyle ödenen zam ve tazminat tutarı üzerinden mi tatbik edildiği hususlarının sorulduğu, davalı idarece ara kararına verilen … tarih ve … sayılı cevabi yazıda, davacının raporu nedeniyle ilgili Karar'ın 8/1. maddesi uyarınca yapılan 2/3 oranındaki kesintinin kıyı birliğindeki emsali personelin aldığı yan ödemeler üzerinden yapıldığının belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, yüzer birlikte çalışan personelin teşvik edilmesi amacına matuf olarak getirilen düzenlemenin amacı hukuka uygun olmakla birlikte, düzenlemenin, hakkında sağlık raporu ile kıyı birliklerinde görev yapması öngörülen personelin yan ödemelerinde yapılacak kesintinin yüzer birlikteki emsalinin aldığı yan ödemeler üzerinden mi yoksa kıyı birliğindeki emsalinin aldığı yan ödemeler üzerinden mi yapılacağı konusunda bir açıklık getirmediği, bu durumun Kararın yanlış yorumlanması sonucu raporu nedeniyle sürekli veya rapor süresince kıyı birliğinde çalışması gerekebilecek personelin kıyı birliğindeki emsallerinden daha az yan ödeme alması sonucunu doğurabileceği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle dava konusu düzenleyici işlemde ve buna bağlı olarak tesis edilen bireysel işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması, iptal-kabule ilişkin kısmının bu gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
KARŞI OY
XX- Dava, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı … Donanma Komutanlığında Hrk. Asb. Kd. Başçavuş olarak görev yapan davacı tarafından, 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 8. maddesinin (a) bendinde yer alan, "akıl/ruh sağlığı ve hastalıklarından dolayı, 'Denizin Kıyı Teşkillerinde Çalışır', 'denizin kıyı teşkillerinde görev yapması uygundur', 'kara görevi' vb. fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden rapor alanlara," ibarelerinin iptali ile bu düzenlemeye dayanılarak 15/08/2018 tarihinden itibaren zam ve tazminatlarından (iş güçlüğü, iş riski ve elaman temininde güçlük zammı) kesinti yapılması ve 2018 yılı Ocak-Temmuz ayları arasındaki dönemde fazladan ödenen 6.425,47-TL tutarındaki zam ve tazminatların geri istenilmesine ilişkin işlemin iptali ile yapılan kesintilerin geri alma tarihinden ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı dava konusu Bakanlar Kurulu Kararıyla, 01/01/2018 tarihinden geçerli olmak üzere, askeri personelin zam ve tazminatlarına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş; anılan Kararın 8. maddesinin (a) fıkrasında ise; görevine devam etmesine engel teşkil etmemekle birlikte; “silah taşıyamaz/silahlı görev yapamaz”, akıl/ruh sağlığı ve hastalıklarından dolayı “denizin kıyı teşkillerinde çalışır”, “denizin kıyı teşkillerinde görev yapması uygundur”, “kara görevi” vb. şekilde fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden rapor alanlara, bu raporların bir takvim yılında 15 günü aşması halinde, aşan sürelere isabet eden zam ve tazminatların 1/3 oranında ödenmesi öngörülmüştür.
Anılan Bakanlar Kurulu Kararı, Başbakanlığın … tarih ve …sayılı yazısı ekinde, Millî Savunma Bakanlığına gönderilmiştir.
Millî Savunma Bakanlığınca, söz konusu Kararın 8. maddesinin (a) fıkrası gereği, 2018/Mayıs ayından itibaren, davacının zam ve tazminatları 1/3 oranında ödenmeye başlanmış ve 2018 yılı Ocak-Temmuz dönemine ait fazladan ödenen zam ve tazminat tutarlarının da geri isteneceği davacıya bildirilmiştir.
Dava konusu Bakanlar Kurulu kararı 29/12/2017 tarihinde alınmış ve bu kararın 01/01/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe gireceği belirtilmiş ise de; Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı üst yazısı ile muhatap Millî Savunma Bakanlığına gönderilen Bakanlar Kurulu kararının icraîliği, bu kararı uygulayacak olan Millî Savunma Bakanlığına ulaşması ile başlamıştır. Söz konusu kesintinin yapabilmesi için personelin sağlık bilgilerinin edinilmesi ve bu kapsamda yazışmaların yapması nedeniyle davacının zam ve tazminatlarından kesintilerin ancak 15/08/2018 tarihinden itibaren yapılmaya başlanmıştır.
Bu durumda, davacıya yapılan ödemelerin; dava konusu Bakanlar Kurulu kararının yürürlükte olmadığı 2018 yılı Ocak-Nisan dönemine ait kısmının kesilmesi suretiyle, anılan kararın geçmişe yönelik etki doğuracak şekilde uygulanmasında hukuka uyarlık, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının yürürlük tarihinden davacının zam ve tazminatlarından kesinti yapıldığı 15/08/2018 tarihine kadarki kısmına ilişkin olarak ise, bu dönemde davacıya yapılan ödemenin açık hata kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararı gereği, davacıya 2018 yılı Mayıs-Temmuz ayları arası dönemde yapılan yersiz ödemelerin geri istenilmesinde de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyize konu Daire kararının, dava konusu bireysel işlemin "davacıya 2018 yılı Ocak-Nisan ayları arasındaki döneme yönelik kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması, aynı yılın Mayıs-Temmuz aylarına yönelik kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın anılan kısmına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!