DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/679 E. , 2024/60 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/679
Karar No : 2024/60
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Enerji Üretim A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 08/11/2022 tarih ve E:2017/166, K:2022/4029 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, Balıkesir ili, Kepsut ilçesinde bulunan Balıkesir Rüzgar Enerjisi Santrali için 2017 yılında yerli katkı ilave fiyatından faydalanma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üreten Tesislerde Kullanılan Yerli Aksamın Desteklenmesi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin dördüncü fıkrasının iptali istenilmektedir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 08/11/2022 tarih ve E:2017/166, K:2022/4029 sayılı kararıyla;
5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'un 1., "Yerli ürün kullanımı" başlıklı 6/B maddelerine, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üreten Tesislerde Kullanılan Yerli Aksamın Desteklenmesi Hakkında Yönetmeliğin "Yerli katkı ilave fiyatı başvurusunun yapılması" başlıklı 4. maddesinin 1., 2., 3. ve 4. fıkralarına yer verilerek;
Yönetmeliğin dava konusu 4. maddesinin 4. fıkrası yönünden;
Uyuşmazlığın davalı idarenin Yönetmelik ile yerli katkı ilave fiyatından yararlanmak isteyenler için başvuru takvimi belirleyip belirleyemeyeceği; takvim belirleyebileceğinin kabulü hâlinde uyuşmazlığa konu düzenlemeyle belirlenen tarihlerin hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplandığı,
Sözlük anlamı ile "düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek" olarak tanımlanan düzenleme kavramının, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlı olduğu, kuralın ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren norm olarak tanımlandığı (ÖZAY İl Han, Günışığında Yönetim, 2017, İstanbul, s. 426),
Yasama organının yasama tasarrufları dışında, idare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile, kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahip olduğu, "Kural işlemler" (ya da diğer adıyla genel düzenleyici işlemlerin), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemler olduğu,
Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar konulmuş olması zorunlu olduğundan, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi gerektiği,
İdarelerin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları düzenleyici işlemler ile objektif bir şekilde düzenlemesi gerektiği, idarelerin, işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir yetkilerini kullanmaları ve bu yetkilerini kullanırken kamu hizmetinin gereklerini ve kamu yararını göz önünde bulundurmaları gerektiğinin açık olduğu,
Bu itibarla, davalı idare tarafından yürürlüğe konan Yönetmelik'te yer verilen düzenlemelerin, 5346 sayılı Kanun'un 1. maddesinde öngörülen yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımının yaygınlaştırılması, bu kaynakların güvenilir, ekonomik ve kaliteli biçimde ekonomiye kazandırılması, kaynak çeşitliliğinin artırılması, sera gazı emisyonlarının azaltılması, atıkların değerlendirilmesi, çevrenin korunması ve bu amaçların gerçekleştirilmesinde ihtiyaç duyulan imalat sektörünün geliştirilmesi amacına uygun olması ve 5346 sayılı Kanun'un 6/B maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen "yurt içinde imalatın kapsamının tanımı, standartları, sertifikasyonu ve denetimi ile ilgili usûl ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir" kuralı ile belirlenen kapsamda olması gerektiği,
5346 sayılı Kanun'un 6/B maddesinde, Kanun'un 6. maddesinde yer verilen YEK destekleme mekanizmasından ayrı bir teşvik olan yerli ürün kullanımı ile ilgili ilave fiyat verilmesi hususunun kurala bağlandığı, buna göre, şayet üretim tesislerinde kullanılan mekanik ve/veya elektro-mekanik aksam yurt içinde imâl edilmiş ise bu tesislerde üretilerek sisteme verilen elektrik enerjisi için Kanun'un ekinde yer alan I sayılı Cetvelde belirtilen fiyatlara yine Kanun'un ekinde yer alan II sayılı Cetvelde belirtilen fiyatın ilave edileceği, bu iki teşvik birbirine eklenmiş olsa da, Kanun'da uygulama esaslarının farklı olarak ortaya konulduğu, üreticilerin söz konusu teşviklerden faydalanabilmeleri için ayrı ayrı başvuruda bulunmaları gerektiği, bu nedenle, YEK destek mekanizması için yapılan başvurunun kendiliğinden yerli katkı ilave fiyatından da yararlanmak için başvuru yapıldığı anlamına geldiğinin kabulünün mümkün olmadığı,
YEK destekleme mekanizmasına katılma başvurularının alınması ve sonuçlandırılmasına ilişkin takvim 5346 sayılı Kanun'un 6. maddesinde açıkça kurala bağlanmış iken, 6/B maddesinde yerli katkı ilave fiyatından yararlanılmak için başvuruların usûl ve esaslarına ilişkin açık bir kurala yer verilmediği, Kanun'un 6/B maddesinin 2. fıkrasında yer alan, "II sayılı Cetvelde yer alan yurt içinde imalatın kapsamının tanımı, standartları, sertifikasyonu ve denetimi ile ilgili usul ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir" kuralı uyarınca davalı Bakanlığa verilen yetkinin kapsamı incelendiğinde, Bakanlığın yerli katkı ilave fiyatından yararlanılmasına yönelik başvuru süreci ve takvime ilişkin belirleme yapma yetkisinin bulunduğunun kabulü gerektiği, nitekim, 5346 sayılı Kanun'a 6094 sayılı Kanun ile eklenen 6/B maddesinin gerekçesinde de, "II sayılı Cetvel gereğince ilave bir ödemenin de yapılmasının kararlaştırıldığı, söz konusu ödemeye ilişkin usûl ve esasların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yönetmelikle düzenlenmesinin kabul edildiği" belirtilerek, bir bütün olarak yerli katkı ilave fiyatının ödenmesine ilişkin usûl ve esaslardan bahsedilmekte olduğu,
Bununla birlikte, yerli katkı ilave fiyatından bir önceki dönem faydalanmış ve elektrik üretim tesisinde, kapasite artışı, modernizasyon, yenileme veya kısmi geçici kabuller ile işletmeye giren üniteler gibi değişiklikler olmayan ve bir sonraki dönemde yerli ilave katkı fiyatından yararlanmak isteyen başvuru sahipleri tarafından, santrale ait yerli ekipmanlarda veya yerli aksam oranlarında herhangi bir değişiklik olup olmadığına dair Yönetmeliğin 2. fıkrasındaki belgeler ile Ek-3’te yer alan beyan yazısının 1 Ağustos tarihine kadar sunulması gerektiği kuralının, yerli ilave katkı fiyatından daha önce yararlanmış olan lisans sahiplerinin tesislerinde yerli aksam oranında veya kurulu güçte herhangi bir değişiklik olup olmadığının takip edilmesi için getirildiğinin görüldüğü,
Bu itibarla, 5346 sayılı Kanun'un 6/B maddesi ile Bakanlığa verilen yetki sınırları içinde, 5346 sayılı Kanun'un amacına uygun olarak tesis edilen ve Kanun'un 6. maddesinde kurala bağlanan YEK destekleme mekanizmasında öngörülen başvuru süreleri ile uyumlu olacak şekilde düzenlenen dava konusu Yönetmelik maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Davacı şirketin 16/11/2016 tarihli başvurusunun reddine ilişkin davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemi yönünden;
Davacı tarafından 16/11/2016 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğüne (YEGM) başvurularak yerli katkı ilave fiyatından yararlandırılmasının istenildiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğünün … tarihli …sayılı yazısı ile, davacı şirket tarafından Yönetmeliğin 4. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 01/08/2016 tarihine kadar beyanda bulunulmadığından talebinin değerlendirmeye alınmadığının bildirildiğinin anlaşıldığı,
Dava konusu işlemin, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Üretim Tesislerinde Kullanılan Yerli Aksamın Desteklenmesi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 4. fıkrasına dayanılarak tesis edildiği, anılan kuralın yukarıda belirtilen gerekçelerle hukuka uygun bulunduğu,
Bu itibarla, davacı şirket tarafından, Yönetmeliğin 4. maddesinin 4. fıkrası uyarınca süresinde Bakanlığa beyanda bulunulmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5346 sayılı Kanun kapsamında yer almayan bir kısıtlamanın dava konusu Yönetmelik ile öngörüldüğü, kanun koyucu tarafından davalı idareye verilen yönetmelik yapma yetkisinin salt olarak II sayılı cetvelde yer alan yurt içinde imalatın kapsamının tanımı, standartları, sertifikasyonu ve denetimi ile ilgili hususlarla sınırlı tutulduğu, davalı idare tarafından ise verilen yetkinin dışına çıkılarak bir süre kısıtlamasının getirildiği, Kanun kapsamında 5 yıllık dönem itibarıyla yerli katkı ilave fiyatından yararlanmak için kendileri tarafından irade koyulmuş olmasına rağmen sırf "beyan verme/başvuruda bulunma" süresinin geçirildiğinden bahisle hakkın ortadan kaldırılmasının Anayasa'nın ve Kanun'un yerli kaynak ile yenilenebilir enerji üretiminin desteklenmesi yönündeki amacıyla bağdaşmadığı, söz konusu Yönetmelik hükmünün kamu yararı amacı taşımadığı gibi ölçülülük ilkesine de aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 08/11/2022 tarih ve E:2017/166, K:2022/4029 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 22/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!