WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/483 E.  ,  2024/120 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/483
Karar No : 2024/120

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
(… Genel Müdürlüğü)
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 20/06/2022 tarih ve E:2017/1884, K:2022/3328 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sürekli nitelikte basın kartı sahibi basın mensubu davacı tarafından, hizmet damgalı (gri) pasaport başvurusunun reddine ilişkin 04/07/2017 tarihli işlem ile Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönerge'nin 10. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 20/06/2022 tarih ve E:2017/1884, K:2022/3328 sayılı kararıyla;
Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönerge'nin 10. maddesinin 4. fıkrasının incelenmesi:
İdari faaliyetlerin amacının kamu yararının sağlanması olduğu, bu nedenle idarenin, idari işlemlerin hangi sebebe ve hukuki nedenlere dayalı olarak tesis edildiğini ve hangi amaca yönelik olduğunu açıklaması gerektiği, aynı zamanda, gösterilen sebep ve amacın gerekli ve yeterli inceleme, araştırma ve somut nedenlere dayanmasının gerektiği, bu ilkelerin, bireysel işlemler gibi düzenleyici işlemler açısından da uygulanması gerektiği,
Öte yandan, idarelerin tesis ettikleri işlemlerin (bireysel-düzenleyici) unsurlarından olan sebep unsurunun, idareyi işlem yapmaya iten hukuki neden, bir başka ifadeyle, tüm idari işlemlerde olduğu gibi işlemle gerçekleştirilmeye çalışılan kamu yararına dayanan hukuki, somut durum olduğu, idari işlemin sebep ögesindeki hukuka aykırılığın, işlem, yargı mercii önüne getirildiğinde resen dikkate alınacağı,
Bu bağlamda; idari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden olduğundan, bu ilkenin, genel anlamda düzenleyici veya bireysel işlemi yapan idareyi, uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorladığı, işlemlerde gösterilen sebep ve gerekçenin, işlemin yasaya uygunluğunu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konularında ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları, idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahip olduğu,
Ayrıca, idarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları, ancak bu takdir hakkının, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmesi gerektiği, idarenin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılması ve yeni düzenleme yapılan alanda, bu duruma temel olan, bir başka ifadeyle kamu yararını gerçekleştirecek bu düzenlemeyi gerektiren olguların somut olarak ortaya konulmasının şart olduğu,
Diğer taraftan, "idarenin sahip olduğu takdir yetkisi"nin bir idari işlemin sebebi olamayacağı, takdir yetkisinin; diğer unsurları ile birlikte sebep unsuruna da sahip bir işlemin tesis edilip edilmeyeceği noktasında idareye tercih hakkı tanıyan yetki olduğu, kısacası, idarenin takdir yetkisinden söz edilmeden önce, idarenin "bu yetkiyi kullanmasının sebebi"nin açıklanması gerektiği,
Dava konusu Yönerge fıkrasında, Genel Müdürlüğün, olumsuz değerlendirilen başvurular için bir gerekçe bildirmek zorunda olmadığının düzenlendiği, dava konusu düzenlemenin, bir önceki fıkrayla birlikte ele alındığında, davalı idarenin takdir yetkisinin, işlemin sebep unsuru için yeterli görüldüğü, başka bir anlatımla görev onayı talebinin ret gerekçesinin "takdir yetkisi" olarak kabul edildiği sonucuna ulaşıldığı, bu haliyle, idarenin gerekçesiz işlem tesis edebilmesini kural haline getirdiği görülen bu düzenlemenin, kararda detaylıca açıklanan ve hukukun genel ilkeleri arasında yer alan idari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması ilkesine aykırı olduğunun açık olduğu, kaldı ki, düzenlemenin gerekçesiz değil, sadece gerekçe bildirmeksizin işlem tesis edilmesine yönelik kural getirdiği kabul edilse dahi, bu halde de ilgililerin etkili başvuru haklarını gereği gibi kullanmalarının önüne geçilmiş olacağı anlaşıldığından, ilgililerin etkili başvuru hakkı ve hak arama hürriyetlerini kullanmalarını zorlaştırmak suretiyle anılan hakların özüne ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle de dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmediği,
Bu itibarla, Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönerge'nin 10. maddesinin 4. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığı,
Davacının hizmet damgalı pasaport (gri) başvurusunun reddine ilişkin 04/07/2017 tarihli işlemin incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarında hukuka uygunluk denetiminin idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları üzerinde yapılacağının öngörüldüğü, gerek yargısal kararlarda gerekse öğretide sebep unsurunun, işlemin yapılmasını gerektiren hukuki veya maddi olay olarak tanımlandığı, sebebin, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olduğu, işlemin bir tür gerekçesi olduğu, idari işlemin dayanağı olan sebebin yasalarda açıkça belirtilmemiş olması halinde dahi idari dava açılması durumunda yargı mercii önünde idare tarafından bildirilmesinin zorunlu olduğu, esasen 2577 sayılı Kanun'un 20. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak mahkemelerin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeyi kendiliklerinden yapmakla yükümlü bulunması nedeniyle bu görev ve yetkiye dayanarak idareden işlemin dayanağı olan sebebin gösterilmesini istemesi ya da bu sebebi kendiliğinden araştırması gerektiği,
Dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 20. maddesinin yargıca tanıdığı resen araştırma yetkisinin aynı zamanda davacılara da güvence sağlayacağının kuşkusuz olduğu,
Bireysel işlemde, işlemin sebep unsurunun gösterilmemiş olmasının, o işlemin doğrudan hukuka aykırılığı sonucunu doğurmadığı; yargı merciince resen araştırma ilkesi çerçevesinde tespit edilerek ortaya konulacak olan işlemin sebep unsurunun hukuka uygunluğunun denetlenmesini gerektirdiği,
Yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, yurt dışına gidecek gazetecilere hizmet damgalı pasaport verilmesi için gerekli olan görev onayının düzenlenmesinde davalı idarenin takdir yetkisinin bulunduğunun açık olduğu,
Buna göre, dava konusu işlemde, işlemin gerekçesine yer verilmemiş ise de; davalı idarece dava dosyasına sunulan savunma ve ara kararı cevaplarından, 20/07/2016 tarihinde ilan edilen olağanüstü hal sonrasında basın kartı sahiplerinin hizmet damgalı pasaport alabilmeleri amacıyla yaptıkları görev onayı başvurularında daha hassas davranıldığı, davacının başvurusunun da takdir yetkisi çerçevesinde, aktarılan hassas durum ve kamu yararı gözetilmek suretiyle milli güvenlik gerekçesiyle reddedildiğinin anlaşıldığı,
Bu itibarla, davacıya, genel yayın yönetmeni olduğu gazete tarafından yapılan görevlendirmenin davalı idarenin görev onayı olmadan tek başına resmi vazife olarak nitelendirilmesi mümkün olmayacağından, görev onayı verme açısından davacının durumunu, takdir yetkisi ve 231 sayılı KHK'nın 5. maddesi çerçevesinde yaptığı değerlendirme sonucunda uygun görmeyen davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,
Basın Kartı Sahibi Basın Mensuplarının Hizmet Damgalı Pasaport Başvurularında Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönerge'nin 10. maddesinin 4. fıkrasının iptaline, davacının hizmet damgalı (gri) pasaport başvurusunun reddine ilişkin 04/07/2017 tarihli işlem yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idari işlemde takdir hakkının keyfi şekilde kullanıldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, idarenin takdir yetkisini kamu yararına uygun bir şekilde kullanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen dava konusu işlemin iptaline, kısmen davanın reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 20/06/2022 tarih ve E:2017/1884, K:2022/3328 sayılı kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 25/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.