WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/403 E.  ,  2023/1741 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/403
Karar No : 2023/1741

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Birliği Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Sekizinci Dairesinin 22/09/2022 tarih ve E:2022/5763, K:2022/5095 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idareye yapılan 10/05/2022 tarihli başvurunun zımnen reddi ile bu işlemin dayanağı olan davalı idarece yayınlanan ... tarih ve ... sayılı birleştirilmiş Genelgenin Onaylama işlemler başlıklı bölümünün (e) bendinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti:Danıştay Sekizinci Dairesinin 22/09/2022 tarih ve E:2022/5763, K:2022/5095 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3/e bendine, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine, 7. maddesine, 10. maddesine ve 11. maddesine yer verildikten sonra,
Yukarıda yer alan Kanun hükümleri uyarınca, ilgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin düzeltilmesini isteme hakkına sahip olduklarının açık olduğu; yasa koyucu tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılacak başvuruya konu edilebilecek işlemin niteliği bakımından düzenleyici ya da bireysel işlem ayrımı gibi bir ayrıma gidilmediği, 11. maddenin kapsamının salt bireysel işlemlerle sınırlandırılmadığı,
Bu itibarla, düzenleyici işlemlerin ilan edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine, düzenleyici işlemin ilan edildiği tarih ile 11. madde kapsamında başvuruda bulunulduğu tarih arasında geçen süre de dikkate alınmak suretiyle kalan dava açma süresi içerisinde açılan davalarda süre aşımı bulunmadığı; öte yandan, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra düzenleyici işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi, kapsamının genişletilmesi gibi istemlerle yapılan ve 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan başvuruların, cevap verilmek suretiyle ya da zımnen reddi yolundaki işlemlerin iptali istemiyle açılan davalar yönünden, bu işlemlerin uygulama işlemi olarak kabulüne olanak bulunmadığından, bu davalarda süre aşımı bulunduğunun kabulü gerektiği,
Türkiye Noterler Birliği'nin 2019/5 sayılı Genelgesinin 12/06/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği; buna göre, en geç 12/06/2019 tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde dava açılması ya da altmış günlük dava açma süresi içerisinde idareye başvuruda bulunularak, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması talebi ile başvurulması gerekirken, davacı tarafından 10/05/2022 tarihinde davalı idareye başvurulduğu, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra yapılan başvuru sonucunda tesis edilen dava konusu işlemin, sona ermiş olan dava açma süresini canlandırmayacağının görüldüğü gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu yapılan düzenleyici işlemin, gerek dernek üyeleri açısından, gerekse genel anlamda görme engelliler açısından noterlerde işlem yapıldıkça aktif olarak uygulanan ve görme engellilerin başta aktif hukuksal işlem ehliyeti olmak üzere onların tasarruf ehliyetini sınırlandırması nedeniyle temel hak ve özgürlüklerin kullanılması bakımından kısıtlayıcı sonuçları ortaya çıkmış olduğundan her zaman birel işlem konusu yapılabileceği; Ayasofya Camii ile ilgili yargı kararının bu konuda emsal teşkil ettiği; dava konusu 2019/5 sayılı Genelgenin Onaylama işlemler başlıklı bölümünün (e) bendi hükmünün Kanuna açıkça aykırı olduğu, uygulanması nedeniyle her geçen gün birçok görme engelli vatandaşın hukuki işlem ehliyetini kısıtladığı; dolayısıyla, hak kaybına uğramasına sebebiyet verdiği, eşitlik ilkesine uygun olarak noterde bütün vatandaşlarla aynı şartlarda işlem yapmak isteyen görme engelli vatandaşların haklarının ağır şekilde ihlal edildiği, dava konusu işlemin yürürlükte olduğu sürece telafisi güç veya imkansız sonuçlar doğurduğu veya doğuracağı göz önüne alındığında zımni red işleminin dava açma süresini canlandıramayacağı yönündeki değerlendirmenin tamamen yüzeysel ve aceleci bir değerlendirme olduğu; 500.000 görme engelliyi ilgilendiren ve okuma yazma bilen, imza atabilen görme engelli bireylerin temel hak ve özgürlüklerini, mülkiyet haklarını, hak ve fiil ehliyetlerini kısıtlayan dava konusu işlemin iptal sürecinde süre aşımının da aynı esaslarda değerlendirilerek, çözüme kavuşturulmasının esas olması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 22/09/2022 tarih ve E:2022/5763, K:2022/5095 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 27/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.