DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/40 E. , 2024/1 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/40
Karar No : 2024/1
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR
İzmir Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 27/09/2023 tarih ve E:2023/26, K:2023/26 sayılı kararıyla; ... vekili Av. ... tarafından, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 28/01/2022 tarih ve E:2021/1246, K:2022/66 sayılı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 14/10/2022 tarih ve E:2022/695, K:2022/4312 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenilmesi nedeniyle, aykırılığın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi ...'ün açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'a 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek" bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış; aynı Kanun maddesinin, 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişik 5. fıkrasında ise, 4. fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemlerin, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletileceği; ilgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verileceği; aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu kurala bağlanmıştır.
Anılan maddenin gerekçesinde de, bölge idare mahkemesi dairelerinin benzer konularda birbiriyle çelişen kararlar vermesini önlemek amacıyla bu tür kararların Danıştay Başkanlığına gönderilmesinin sağlanması konusunda bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevlendirildiği belirtilmiştir.
2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun Danıştaydan aykırılığın giderilmesi başvurusunda bulunabilmesi koşullarından birisi, başvuruya konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararlarının benzer olaylara ilişkin olmasıdır.
Konusu farklı olan ve farklı hukuki irdeleme ve incelemeye tabi tutularak çözümlenecek olan davaların, yukarıda metnine yer verilen Kanun hükmünde belirtilen "benzer olay" kapsamında değerlendirilebilmesine hukuken olanak bulunmadığından, bu mahiyetteki davalarda bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kararlar arasında aykırılık bulunduğundan bahisle aykırılığın giderilmesi de hukuken mümkün değildir.
Başvuruya konu aykırılığın giderilmesi istenilen İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 28/01/2022 tarih ve E:2021/1246, K:2022/66 sayılı kararına ilişkin uyuşmazlıkta;
"2021 yılı EKPSS/kura ile engelli kamu personeli yerleştirme sonuçlarına göre Rize il emrine atanmak üzere yerleştirilmesi yapılan, ancak atanma şartlarını taşımadığı gerekçesiyle görevine başlatılmayan davacı tarafından, söz konusu atama işleminin gerçekleştirilmesi istemiyle yapılan 26/04/2021 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile atama kararından itibaren hak kazandığı aylıkların tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; "dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerle birlikte Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği tarafından gönderilen ... tarih ve ... sayılı görüş yazısının değerlendirilmesinden, davacı yapmış olduğu sınav başvurusunda her ne kadar engelini "Zihinsel (MR)" olarak belirtmiş ise de; ... tarih ve ... rapor numaralı Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporunda davacının engelinin, "MS" olarak belirtildiği ve fiziksel engelinin bulunduğunun görüldüğü, yine Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından gönderilen ... tarih ve ... sayılı görüş yazısında da, anılan raporun içeriğinin "Zihinsel (MR)" rahatsızlığı ile bir ilgisinin olmadığı, raporda "MS (Multiple Skleroz)" teşhisinin mevcut olduğu ve bu teşhisin de "zeka işlev bozukluğu" rahatsızlığı ile bir ilgisinin olmadığı anlaşılmakla, gerçek duruma aykırı beyanda bulunmak suretiyle (E-KPSS) sınavına başvuruda bulunan davacının, Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkındaki Yönetmelik'in 15/4 maddesine göre atamasının iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Öte yandan, davacının, Mahkememizce hukuka uygun olduğu anlaşılan dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş alacaklarının ödenmesine ilişkin talebinin de reddi gerektiği açıktır." gerekçesiyle Uşak İdare Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, bu karar ile aykırılık veya uyuşmazlık içerdiği ileri sürülen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 14/10/2022 tarih ve E:2022/695, K:2022/4312 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta ise;
"2021-EKPSS Kura ile engelli kamu personeli yerleştirme sonuçlarına göre Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezince 26/01/2021 tarihinde Düzce İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine hizmetli olarak yerleştirilen davacı tarafından, başvuru esnasında ibraz edilen engelli sağlık kurul raporunda zeka işlev bozukluğu rahatsızlığı teşhisi bulunmadığından bahisle atamasının yapılmasının uygun görülmemesine ilişkin 15/03/2021 tarihli komisyon kararı ile atamasının yapılmamasına dair Düzce Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; "davacının gerek daha önceden aldığı 13/03/2018 tarihli Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Düzce İl Müdürlüğünce hazırlanan Ön Kabul ve Taahhüt Beyanındaki engel grubunun genel engelli olarak açıkça belirtildiği, gerekse 2020 EKPSS başvurusuna dayanak alınan 02/05/2019 tarihli sağlık raporunda engel grubunun ruhsal ve duygusal olarak belirtildiği, davacının engel durumunda bir değişiklik olmadığından, daha önce aldığı ön kabul ve taahhüt beyanıyla birlikte bu belgelerin başvuru esnasında ÖSYM Düzce Kayıt Bürosuna sunulduğu görülmekte olup, buradaki görevlinin davacının engel durumunu bu belgelere göre değil, başka bir grupta değerlendirilerek sisteme Engel Durumu-Zihinsel (MR) olarak bu şekilde kayıt yaptığı, davacının söz konusu sınava ilişkin başvurusunun kendisi tarafından doldurulup idareye sunulmadığı, Kılavuz hükümleri gereğince başvuru merkezi görevlisi tarafından bilgilerinin elektronik ortama aktarıldığı, ilgili Sınav Kılavuzunun davacıya yüklediği yükümlülüğün (Adaylar, başvuru işlemi için ÖSYM Başvuru Merkezine gitmeden önce, aday ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüğü (varsa ilçe) görevlisi tarafından imzalanmış Ön Kabul ve Taahhüt Beyanı belgesini edinmek) yerine getirildiği, ancak Başvuru Merkezi tarafından Kılavuzun "Başvuru merkezi görevlisi tarafından, adayın tüm belgeleri kontrol edilecek, adayın Ön Kabul ve Taahhüt Beyanı belgesindeki bilgiler ve Aday Başvuru Formu ile Engel Bilgi Formundaki bilgilerle birlikte web kamerayla alınacak fotoğrafı da elektronik ortama aktarılacaktır." yönündeki düzenlemesine uygun olarak işlemlerin gerçekleştirilmediği, başvuru sırasında davacının Ön Kabul ve Taahhüt Beyanının istenilerek buna göre işaretleme yapılmamasının ve bilgilerin elektronik ortama aktarılmamasının, Kılavuz hükümlerine uygun olmadığı gibi, yine Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik'in gerek "İdare, sunduğu kamu hizmetlerinin özürlüler tarafından kolayca erişilebilir olması için gerekli tedbirleri alır." hükümlerine, gerekse "İş sınavlarına müracaat safhasında sadece sınav için gerekli belgeler istenir" hükmüne de uygun olmadığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde, davacının gerçeğe aykırı belge verdiğine veya beyanda bulunduğuna ya da davalı idareyi veyahut sınava başvurusunda ÖSYM Başkanlığını yanılttığına dair heyette kanaat oluşmadığı, öte yandan Kılavuzda "Başvuru merkezi görevlisi, adayın bilgilerini ve fotoğrafını elektronik ortama aktardıktan sonra yazıcıdan alacağı Aday Başvuru Kayıt Bilgileri adlı belgeyi kontrol etmesi için adaya verecektir. Aday, bu belgeyi, dikkatlice kontrol etmeli, fotoğrafı uygun çekilmiş ve diğer bilgileri sisteme doğru olarak işlenmiş ise imzaladıktan sonra onaylaması için görevliye geri vermelidir. Fotoğraf uygun çekilmemiş ve/veya bilgiler sisteme doğru olarak işlenmemiş ise görevliden düzeltilmesi istenmelidir." düzenlemeleri de bulunmakta ise de; gerek Anayasa'nın, gerekse ilgili mevzuatın engelli vatandaşların yaşamlarını kolaylaştırmaya yönelik hükümleri gözetildiğinde, bir kamu kurumu olan ilgili Başvuru Merkezince, başvuru işlemleri mevzuat hükümlerine uygun olarak yerine getirilmemişken, bunun tespiti, kendi engel grubunun başvuru sırasında görmediği başvuru sistemindeki karşılığının doğru olup olmadığını anlamasının ve düzeltilmesini istemesinin engelli olan davacıdan beklenilmesinin ve temelde ilgili Merkezin hatalı işleminden doğan yanlışlığın sonucu ile külfetinin, engelli olan davacıya yükletilmesinin de hakkaniyete ve hukuka uygun düşmeyeceği, dolayısıyla davacının gerçeğe aykırı bilgi ve beyanda bulunduğundan bahisle atanmasının uygun görülmemesine yönelik tesis edilen davaya konu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin Bolu İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun; "davacının gerek Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına, gerekse ÖSYM'ye sunduğu Engelli Sağlık Kurulu raporunda engel grubu "Ruhsal ve Duygusal" olarak gösterilmiş, bu rapor dikkate alınarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca düzenlenen "ön kabul ve taahhüt beyanı"nın bu rapora uygun olarak düzenlenmesine karşın ÖSYM Başvuru merkezi görevlisi tarafından, adayın tüm belgeleri kontrol edilerek hazırlanan "Aday Başvuru Kayıt Bilgileri" adlı belgesine sağlık raporundaki bilgiye aykırı şekilde engel durumunun "ruhsal ve duygusal-genel engelli" yerine "zihinsel MR1" olarak işlenmiş, bu belge davacı tarafından kontrol edilmiş, ancak adı geçen hatayı düzelttirmeden imzalamış ve onaylamış ise de, davacı, gerçeğe aykırı belge vermemiş veya beyanda bulunmamış, davalı idareyi veyahut sınava başvurusu esnasında ÖSYM Başkanlığını yanıltmamış, sadece belge kontrolünde gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olup, ÖSYM görevlisinin başvuru sırasındaki işlemlerini mevzuat hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesinden doğan yanlışlığın sonucu ile külfetinin sadece davacıya yükletilmesinin hakkaniyete ve hukuka uygun düşmeyeceği, davacının bu süreç sonucunda hak kaybına uğradığı, davacının kolay soruların olduğu zihinsel engelliler için hazırlanan kitapçıktan sınava girerek başarılı olduğu, "ruhsal ve duygusal-genel engelli" engel grubu için hazırlanan soru kitapçığından sınava girmeyerek açık hatanın meydana gelmesine sebep olunduğu açıktır. Ancak açık hata, kişinin gerçek dışı beyanı veya hilesi dışında meydana gelmiştir. Yönetimlerin, hukuka aykırı ve açık hata bulunan işlemleri her zaman geri alabilecekleri, yönetim hukukunun genel ilkelerindendir.
Bu kapsamda, davacının "gerçek engel grubu/ruhsal ve duygusal-genel engelli grubu" için hazırlanan soru kitapçığından sınava girmemesi, bunun yerine belgede yapılan açık hata sonucu daha kolay soruların bulunduğu zihinsel engelliler için hazırlanan kitapçıktan sınava katılarak bu şekilde başarılı olması nedeniyle, bu sınav sonucuna göre atamasının yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmamakta ise de, idarece, davacı için yeni bir sınav yapılarak veya yapılacak olan bir sınava dahil edilerek "ruhsal ve duygusal-genel engelli" engel grubu için hazırlanan soru kitapçığından sınava girmesinin sağlanmasının ve sınavı kazanması ve mevzuat gereği aranan diğer koşulları sağlaması durumunda ise atamasının yapılmasının hukuka uygun olacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Aksi takdirde, idarenin açık hatasının tüm olumsuz sonuçları davacıya yüklenerek, hem hatalı kitapçıktan girdiği sınav geçersiz sayılacak, hem de gerçek engel durumuna uygun kitapçıktan sınava girmesi ve başarılı olabilmesi olanağı ortadan kaldırılmış olacaktır. Bunun ise, davacının çalışma özgürlüğüne ve kamuda görev alabilme hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturacağı kuşkusuzdur." şeklindeki değişik gerekçeyle reddine karar verildiği görülmektedir.
Bu itibarla, İzmir Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunca, aykırılığın giderilmesi istemine konu edilmek istenilen "hatalı iş ve işlemler sonucu engel grubuna uygun olmayan sınavlara girerek aldıkları puanlara göre yerleştirilmesi yapılan, ancak ilgili komisyon incelemesi sonucu bu durumun fark edilmesi üzerine göreve başlatılmayan davacıların atamalarının yapılmamasına dair işlemlerin" iptali istemiyle açılan davaların benzer olaylara ilişkin olduğundan bahisle başvuru yapılmış ise de; başvuruda bahsi geçen uyuşmazlıklara konu davalarda, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince karara bağlanan uyuşmazlıkta, başvuru merkezi tarafından davacının beyanı esas alınarak işlemlerin tamamlandığı görülmekte olup Mahkeme tarafından, engelli sağlık kurulu raporundaki engel durumu ile ilgili irdeleme yapılmış, engelli sağlık kurulu raporu ile ilgili olarak ara kararı ile görüş alınarak sonuca ulaşılmış iken, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince karara bağlanan uyuşmazlıkta, engelli sağlık kurulu raporu ile ilgili bir irdeleme yapılmadığı, hatalı yapıldığı belirtilen başvuruda, başvuru merkezinin hatalı işlemi ile bu konudaki hatasının ve davacının özen yükümlülüğünün irdelendiği görülmüştür. Buna göre, her iki uyuşmazlıkta maddi olaylar ve irdelenen hususlar farklı olduğundan, sözü edilen uyuşmazlığın, Kanun'un öngördüğü "benzer olay" olarak kabul edilebilmesine olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararlar arasındaki aykırılığın, 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesi kapsamında giderilmesi hukuken mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle; 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunmayan aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, kesin olarak 24/01/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek." bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış, aynı maddenin 5. fıkrasında, "(Değişik:17/10/2019-7188/7 md.) Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir." kuralına yer verilmiştir.
Anılan kurala göre, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunuyorsa ve usulüne uygun olarak Danıştay Başkanlığına yapılmış bir başvuru varsa uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amaç, benzer olaylarda, aynı veya farklı idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki aykırılıkların giderilmesi suretiyle hukuki istikrarın sağlanmasıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, her iki Bölge İdare Mahkemesi dairesince çözümlenen aykırılığın giderilmesi istemine konu edilmek istenilen "hatalı iş ve işlemler sonucu engel grubuna uygun olmayan sınavlara girerek aldıkları puanlara göre yerleştirmesi yapılan ancak ilgili komisyon incelemesi sonucu bu durumun fark edilmesi üzerine göreve başlatılmayan davacıların atamalarının yapılmamasına dair işlemlerin" iptali istemiyle açılan davalarda, atamanın yapılmaması işleminin irdelendiği ve engel durumlarına uygun sınavlara girmedikleri için atamaları gerçekleştirilmeyerek aynı durumda olan davacıların atamalarının yapılmaması hususunun, aralarında aykırılık bulunduğu ileri sürülen Bölge İdare Mahkemesi dairelerince aynı mevzuat çerçevesinde incelenerek ve farklı yorumlanmak suretiyle çözüldüğü görüldüğünden, bu şart bakımından oluşan içtihat aykırılığının giderilmesi gerekmektedir. Aksi halin kabulü, Kanun'da öngörülen amacın gerçekleşmesine, hukuki güvenliğin ve hukuki istikrarın sağlanmasına engel olacak niteliktedir.
Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlıklarda, yukarıda irdelenen kısım bakımından Kanun'da öngörülen şartların gerçekleştiği ve aykırılığın giderilmesi istemi hakkında işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, istemin reddi yolundaki karara katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!