WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/38 E.  ,  2023/38 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/38
Karar No : 2023/38

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN
GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR

Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 26/05/2023 tarih ve E:2023/86, K:2023/86 sayılı kararıyla;
... vekili Av. ... tarafından, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2022/3685, K:2022/6144 sayılı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 28/09/2022 tarih ve E:2022/1005, K:2022/1911 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenilmesi nedeniyle,
"Aykırılığın, davanın reddi yolundaki Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği" görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştay'a gönderilmesi üzerine,
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi ...'ın açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'a 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek" bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış; aynı maddenin 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişik 5. fıkrasında ise, dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemlerin, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletileceği; ilgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verileceği; aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu kurala bağlanmıştır.
Anılan maddenin gerekçesinde de, bölge idare mahkemesi dairelerinin benzer konularda birbiriyle çelişen kararlar vermesini önlemek amacıyla bu tür kararların Danıştay Başkanlığına gönderilmesinin sağlanması konusunda bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevlendirildiği belirtilmiştir.
Bu kapsamda, yukarıda yer verilen Kanun metni ve gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amacın, aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukukî istikrarın sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
İncelemeye konu başvuruda giderilmesi istenen aykırılık, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi kararları arasında ortaya çıkmış olup, söz konusu aykırılığın, iptal kararları neticesinde görevlerine başlayan kamu görevlilerinin göreve başlama tarihleri ile göreve başlamaları gereken tarih arasındaki yoksun kaldıkları parasal haklarının tazmini istemiyle açılan davalarda verilen farklı kararlardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlar arasında, yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca bir aykırılık olduğundan bahsedebilmek için, uyuşmazlıklarda gelişen ve vuku bulan tüm olay ve olguların da her iki dava dosyasında benzer olması gerekmektedir. Bu nedenle, öncelikle, anılan uyuşmazlıklarda, davacıların statülerinin, güvenlik soruşturması hususunun ve aykırılığın giderilmesine konu edilen yargı kararlarında bahsedilen iptal davalarına ilişkin yargılama süreçlerinin, kararlarının içeriklerinin değerlendirilmesi ve buna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin dosyasındaki davacı, Mersin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne Psikolog kadrosuna açıktan atanmış olup, göreve başlatılmaması nedeniyle Ankara 16. İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır. Açılan davada verilen "yürütmenin durdurulmasının kabulü" kararı üzerine göreve başlatılmıştır. Yargılama sürecinin sonunda ise, Ankara 16. İdare Mahkemesi tarafından, 25/02/2021 tarih ve E:2020/1425, K:2021/277 sayılı kararı ile iptal kararı verilmiş; anılan karara ilişkin istinaf istemi ise, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 23/12/2021 tarih ve E:2021/2251, K:2021/4256 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Anılan yargı kararlarında, davacının hakkında süren güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması süreci nedeniyle göreve başlatılmadığı belirtilmiş, fakat dava konusu işlemin esasına yönelik bir inceleme yapılmamıştır; işlemin yasal dayanağı olan, "657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği" gerekçesiyle iptal kararı verilmiştir. Öte yandan, gerek idare mahkemesi kararında gerek Bölge İdare Mahkemesi Dava Dairesi kararında iptal kararının, davacının doğrudan atanması sonucunu doğurmayacağı yönünde bir gerekçeye de yer verilmemiştir.
Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 4. İdari Dava Dairesinin dosyasındaki davacı ise, askeri okulda öğrenciyken hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle öğrencilik ile ilişiği kesilmiştir. Davacı, ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle Ankara 18. İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Anılan İdare Mahkemesi tarafından 06/05/2021 tarih ve E:2021/92, K:2021/876 sayılı karar ile "dava konusu işleme dayanak gösterilen sebebin işlem tesisine yeterli olmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle esas yönünden inceleme yapılarak iptal kararı verilmiş ve davacı anılan karar üzerine, yeniden ASTASAK eğitimine alınmış, başarıyla tamamlaması üzerine de astsubay çavuş nasbedilerek mezun olmuş ve astsubaylık statüsüne girmiştir. Bu süreçte, anılan iptal kararına ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine ise, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi 26/11/2021 tarih ve E:2021/2288, K:2021/2708 sayılı kararı ile "657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği"ni belirtilerek, mahkeme kararının gerekçesini değiştirmiş ve istinaf isteminin reddine karar vermiştir. Ayrıca, anılan kararına, "iptal kararının, davacının doğrudan atanması sonucunu doğurmayacağı, idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılabileceği" açıklamasını da eklemiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında aykırılığın giderilmesine konu edilen iki dosyadaki davacıların konumlarının aynı olmadığı; bir davacı kamu görevine ilk defa açıktan atanırken, diğer davacının askeri okulda öğrenci konumundayken ilişiğinin kesildiği anlaşılmıştır. Bunun yanı sıra, davacılar hakkında yürütülen güvenlik soruşturması süreçlerinin de aynı olmadığı; açıktan ilk defa kamu görevine atanan davacının hakkında yapılan güvenlik soruşturması süreci devam ettiği ve bu sürecin uzaması nedeniyle atamasının yapılamadığı; diğer dosyadaki askeri öğrenci konumundaki davacının ilişiğinin ise, hakkında yürütülen güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle kesildiği; yani bir dosyada süreç devam ederken diğer dosyada güvenlik soruşturması sürecinin tamamlandığı ve olumsuz neticelendiği görülmüştür. Öte yandan, anılan işlemlerin iptaline ilişkin mahkeme kararlarının gerekçeleri aynı olsa da içeriklerinin farklı olduğu çünkü davacıların kamu görevlerine başlatılmalarını sağlayan iptal kararlarının birisinde "iptal kararının doğrudan atanma sonucunu doğurmayacağı" yönünde bir açıklamaya yer verilerek tekrar bir değerlendirme yapma hakkı tanındığı fakat diğer kararda bu tür bir açıklamaya yer verilmediği dolayısıyla bu dosyada, idarenin, yargı kararının gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, aralarında aykırılık olduğu öne sürülen kararlarda, somut olaylar özelinde değerlendirme yapılması gerektiği; her bir dava dosyasındaki davacıların statülerinin, davacılara ilişkin yürütülen güvenlik soruşturması süreçlerinin ve davacıların kamu görevine başlamalarını sağlayan iptal kararlarının içerikleri birbirinden farklı olduğundan, göreve başlamaları gereken tarih ile yargı kararı neticesinde göreve başladıkları tarih arasında yoksun kaldıkları parasal hakların tazmini istemiyle açılan davaların da belirli bir ilke ve esasa bağlanmasına olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunmayan aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, 12/10/2023 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY :
X- 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek." bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış, aynı maddenin 5. fıkrasında, "Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir." kuralına yer verilmiştir.
Metnine yer verilen kanun hükmü ile kanun koyucunun, aykırılık veya uyuşmazlığa konu edilebilecek kararlarda bulunması gereken unsurları "olayların benzer nitelikte olması", "kararların kesin olması" (yani temyiz kanun yoluna kapalı olması) ve "kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması" bir başka ifade ile birbirlerine aykırı hüküm ve sonuç içermeleri gerektiği şeklinde üç başlık altında düzenlediği görülmüştür. Bu itibarla, bölge idare mahkemelerinin dava dairelerince veya farklı bölge idare mahkemelerince verilen kararlar bakımından, belirtilen hususiyetlerin gerçekleşmesi durumunda aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesi yoluna başvurulabilmesinin önünde bir engel bulunmadığından, bu nitelikteki başvuruların esas bakımından incelenmesi gerekmektedir.
Olayda, uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu edilen kararların özü, iptal kararları neticesinde görevlerine başlayan kamu görevlilerinin göreve başlama tarihleri ile göreve başlamaları gereken tarih arasındaki yoksun kaldıkları parasal haklarının tazmini istemine ilişkindir. Başvuruya konu edilen Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 26/05/2023 tarih ve E:2023/86, K:2023/86 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, belirtilen hususla ilgili olarak açılan davalarda Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince verilen karar ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince verilen kararın birbirlerine aykırı hüküm ve sonuçlar içermekte olduğu, dolayısıyla kararlar arasında aykırılık ve uyuşmazlık bulunduğu açıktır. Sözü edilen bölge idare mahkemesi kararlarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 ve 46. maddeleri kapsamında "kesin olduğu" da tartışmasızdır.
Aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amaç, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki aykırılıkların giderilmesi suretiyle hukuki istikrarın sağlanmasıdır. Her ne kadar, aykırılığın giderilmesi istemine konu olan uyuşmazlıklardaki davacıların statüleri, güvenlik soruşturmasına ilişkin süreçleri ve göreve başlamalarına neden olan yargı kararlarının içerikleri birbirinden farklı gibi görünse de nihayetinde davacılar, idare mahkemeleri tarafından verilen iptal kararları neticesinde idareler tarafından görevlerine başlatılmıştır. Bu itibarla, kesin nitelikteki somut kararlar arasında var olan aykırılık ve uyuşmazlığın, çözüme kavuşturulması gerekir. Aksi halin kabulü, Kanun'da öngörülen amacın gerçekleşmesine, hukuki güvenliğin ve hukuki istikrarın sağlanmasına engel olacak niteliktedir.
Açıklanan nedenlerle, olayda Kanun'da öngörülen şartların gerçekleştiği ve aykırılığın giderilmesi istemi hakkında işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, istemin reddi yolundaki karara katılmıyoruz.