WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/36 E.  ,  2024/105 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/36
Karar No : 2024/105

TEMYİZ EDENLER : I-(DAVACILAR) : 1- ... Sey. Nak. Petr. San. ve Tic. Ltd.Şti.
2- … Taş. Nak. Petr. San. ve Tic. Ltd. Şti.
3- … Taş. Nak. Gıda İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.
4- … Taş. Gıda İnş. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. …
II-(DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/06/2022 tarih ve E:2019/6640, K:2022/4203 sayılı kararının, davacılar tarafından davanın reddine ilişkin kısmının, davalı idare tarafından yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 08/01/2018 tarih ve 30295 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 30. maddesinin, 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile eklenen 4. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/06/2022 tarih ve E:2019/6640, K:2022/4203 sayılı kararıyla;
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 1., 2., 4., 5., 27. ve 34. maddelerine atıfta bulunularak;
Yönetmeliğin dava konusu"A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerinin, bu fıkrayı 1 takvim yılı içerisinde ikinci kez ihlal ettiklerinin tespiti halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 2 yıl geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez." kısmı yönünden:
Dava konusu düzenlemenin, bu bölümde incelenen kısımlarının, davalı idarece yargı kararı olmaksızın değiştirilerek yürürlükten kaldırıldığı, bu nedenle düzenlemenin bahse konu kısımları yönünden, davacılar tarafından öne sürülen hukuka aykırılık nedenlerinin ortadan kalktığı, düzenlemenin güncel halinin yeni ve farklı kurallar içerdiğinin görüldüğü, bu kısım yönünden işin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı,
Dava konusu düzenlemenin diğer kısımları yönünden;
Davacının D2 yetki belgesi sahibi olduğu cihetle dava açmayı gerektiren koşulların varlığını koruduğu anlaşıldığından söz konusu düzenlemenin hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerektiği,
Yetki belgesi kapsamı dışında faaliyette bulunanlara ve/veya yetki belgesi sahibi olmaya gerçek ve tüzel kişilerin faaliyeti için taşıtlarını kullandıranlara uyarma müeyyidesi uygulanacağına ilişkin düzenlemede dayanak Kanun'a, ölçülülük ilkesine ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle,
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi ile esas Yönetmeliğin 30. maddesine eklenen 4. fıkranın "A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerinin, bu fıkrayı 1 takvim yılı içerisinde ikinci kez ihlal ettiklerinin tespiti halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 2 yıl geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez." kısmı yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısımları yönünden davanın reddine, toplam 408,70-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 204,35-TL'sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 204,35-TL'sinin ise davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara, 4.500,00-TL vekalet ücretinin de davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, dayanak Kanun'da olmayan bir cezanın öngörüldüğü, yasaklı fiili işleyen şoför olsa bile cezanın taşıma şirketlerine uygulandığı, bu haliyle öngörülen düzenlemenin, cezaların şahsiliği ilkesine ve ayrıca aynı fiilden dolayı iki yaptırım uygulanmasının "non bis in idem" ilkesine aykırı olduğu, 4925 sayılı Kanun'da yetki belgesi kapsamında taşımacılık yapmanın karşılığı idari para cezası olarak belirlenmişken dava konusu düzenleme ile daha farklı bir yaptırım kararlaştırıldığı, bu durumun normlar hiyerarşisine ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı yönünden bozulması gerektiği,
Davalı idare tarafından, davanın konusuz kaldığından bahisle verilen karar verilmesine yer olmadığı kararı nedeniyle idareleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, temyizen incelenen kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısımının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve davacı tarafın temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 16/06/2022 tarih ve E:2019/6640, K:2022/4203 sayılı kararının, davanın reddine ilişkin kısmı yönünden oybirliğiyle, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 25/01/2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir.
Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin bilahare yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin ve bu giderler arasında yer alan vekâlet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir.
Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle kısmen karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısım yönünden yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.