WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/358 E.  ,  2023/2960 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/358
Karar No : 2023/2960

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait Edirne ili, Merkez, ...Mahallesi, ...ada, ...parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının taşkın sahasında kaldığından bahisle 15/12/2015 tarihine kadar rızaen yıktırılması gerektiği, aksi halde izinsiz olarak yapıldığından 4373 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre yıktırılması için işlem başlatılacağına ilişkin Devlet Su İşleri 11. Bölge Müdürlüğünün ...tarih ve ...sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla;
İşlem tarihinde yürürlükte bulunan 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu'nun 1 ve 3. maddelerine yer verilerek,
Uyuşmazlık konusu yapı ile ilgili olarak Edirne Belediyesinden alınan ...tarih ve ...sayılı yapı kullanma izin belgesinin bulunduğu, belgede yapının kullanım amacının konut - kır evi olarak belirtildiği,
26/12/1958 tarih ve 10093 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20/11/1958 tarih ve 10992 sayılı İcra Vekilleri Heyeti kararnamesiyle Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü 1. Bölge Müdürlüğü mıntıkasında bulunan ve ilişik liste ile krokide gösterilen yerlerin Nafia Vekaletinin ...tarih ve ...sayılı yazısı ile yapılan teklif üzerine 4373 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre suların taşmasıyla su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek olan saha (taşkın sahası) olarak tespit ve ilanının kararlaştırıldığı, kararnamede Meriç Nehri, Tunca Nehri, Ergene Nehri ve İpsala Deşarj Kanalı ve çevrelerinin taşkın sahası kapsamına alındığının belirtildiği,
Bu durumda, dava dosyasındaki fotoğraflar, bilgi ve belgeler ile yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu yapının bulunduğu alanın 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu uyarınca 1958 yılında taşkın sahası kapsamına alındığı, anılan taşınmaza yapı yapılırken su işleri müdürü veya nafıa müdüründen fenni mahzur olmadığına ilişkin bir rapor alınmadığı görüldüğünden ve taşkın sahası olarak ilan edilen alanlarda yapı yapılmasına ilişkin faaliyetler için anılan kurumlardan izin alınması gerektiğinden, söz konusu yapının 15/12/2015 tarihine kadar yıkılarak/yıktırılarak taşkın sahasından kaldırılması, aksi takdirde 4373 sayılı Kanun'un 3. maddesi hükmü uyarınca valinin kararıyla yıktırılacağına veya kaldırılacağına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 08/03/2022 tarih ve E:2021/8357, K:2022/2790 sayılı kararıyla;
Dava konusu işlemin dayanağı 20/11/1958 tarih ve 10992 sayılı İcra Vekilleri Heyeti Kararnamesi'nin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu'nun 1 ve 3. maddeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrası, 31. maddesi ve bu maddenin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesine yer verilerek,
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; yüksek seviye gösteren umumi ve hususi, kapalı veya akarsuların taşmasıyla su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek olan sahaların Bakanlar Kurulu kararı ile tespit ve ilan edileceği, bu doğrultuda Bakanlar Kurulu kararı ile tespit ve ilan edilen sınırlar içerisinde bulunan tesisat, inşaat veya tadilat, fidan veya ağaç dikiminin ancak su işleri müdürü, su işleri müdürünün olmadığı yerlerde ise nafia müdürü tarafından fenni mahzur olmadığına ilişkin rapor verilmiş olması durumunda izin verilmiş kabul edileceği; belirtilen biçimde izin alınmadan yapılan ve suyun akmasına veya su seviyesinin yükselmesine tesiri olan tesisat, inşaat veya tadilat, dikilen fidan veya ağaçların mahalli su işleri müdürününün, su işleri müdürünün olmadığı yerlerde ise nafia müdürünün teklifi üzerine valinin kararıyla yıktırılacağı veya kaldırılacağı ve yıkım ve kaldırmaya ilişkin masrafların söz konusu yapı, fidan veya ağaç sahiplerinden tahsil edileceğinin anlaşıldığı,
Dosyanın ve Dairelerinin E:2021/7727 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; Dairelerinin E:2021/7727 sayılı dosyasında 21/10/2021 tarihli ara kararıyla davalı idareden, 20/11/1958 tarih ve 10992 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 4373 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca tespit ve ilan edilen taşkın sahası içerisinde kaldığı belirlenen yapıları gösteren bilgi ve belgeler ile "Edirne Belediyesi hudutları dahilinde bulunan Meriç ve Tunca Nehirleri ile kenarlarında bulunan seddeler arasında kalan yaklaşık 9311 dönümlük alan üzerinde yetkili kurum ve kuruluşların mevzuatla belirlenen görev, yetki ve sorumlulukları bağlamında yapılması gereken iş ve işlemler"in tespit edilmesi amacıyla mülkiye müfettişlerince düzenlenen ...tarih ve ...sayılı inceleme raporunun istendiği, davalı idarece sunulan raporda, Edirne Belediyesi hudutları dahilindeki Meriç ve Tunca nehirleri kenarında bulunan seddeler arasında kalan alanlarda toplam 141 adet parsel üzerinde bulunan toplam 198 adet yapıya ilişkin ada, parsel, yüzölçümü, ruhsat, mülkiyet ve kullanım bilgilerinin tablo halinde detaylı olarak tespit edildiği, uyuşmazlık konusu yapının anılan tabloda yer aldığı ve dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler arasında bu yapının Şubat 2015'te gerçekleşen taşkında su altında kaldığını gösteren fotoğraflara ve taşkın sahasını gösteren haritaya yer verildiği görülmekte ise de; anılan yapının 20/11/1958 tarih ve 10992 sayılı İcra Vekilleri Heyeti Kararıyal 4373 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca tespit ve ilan edilen taşkın sahası içerisinde kaldığını açık ve tereddüte mahal bırakmayacak biçimde gösteren bir bilgi ve belgenin bulunmadığının görüldüğü,
Öte yandan davacı tarafından, Edirne Belediye Başkanlığınca ...tarih ve ...sayılı yapı kullanma izin belgesi verilmiş taşınmazın bulunduğu alanın, 1958 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile taşkın sahası ilan edilen alan içerisinde kalıp kalmadığının açıklığa kavuşturulması amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinin ileri sürüldüğü,
Bu durumda; 26/12/1958 tarih ve 10093 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20/11/1958 tarih ve 10992 sayılı İcra Vekilleri Heyeti Kararnamesi'yle tespit ve ilan edilen taşkın sahasında kalan yapıları (toplam 141 adet parsel üzerindeki toplam 198 adet yapı) tespit eden ve mülkiye müfettişlerince düzenlenen ...tarih ve ...sayılı inceleme raporunda, uyuşmazlık konusu yapının bulunduğu taşınmazın ada ve parsel bilgileri yer almakla birlikte davacı tarafından anılan yapının 1958 tarihli Bakanlar Kurulu kararnamesiyle ilan edilen taşkın sahası içerisinde kalıp kalmadığının açıklığa kavuşturulması amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına yönelik itirazda bulunulduğu ve anılan yapının 20/11/1958 tarih ve 10992 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi'yle 4373 sayılı Kanun'un 1. maddesi tespit ve ilan edilen uyarınca taşkın sahası içerisinde kaldığını açık ve tereddüte mahal bırakmayacak biçimde gösteren bir bilgi ve belgenin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; tespite konu Edirne ili, Merkez, ...Mahallesi, ...ada, ...parsel sayılı taşınmazın, 20/11/1958 tarih ve 10992 sayılı İcra Vekiller Heyeti kararnamesi eki ilişik liste ve krokide gösterilen ve taşkın sahası ilan edilen alan içerisinde kalıp kalmadığı hususunun, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle açıklığa kavuşturulması ve bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılarak ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu yapıya inşa edildiği dönemdeki yasa ve imar yönetmeliklerine uygun olarak Edirne Belediyesinin ilgili kurumlarla yazışmaları sonucunda onay alınmak suretiyle yapı ruhsatı verildiği, İdare Mahkemesi kararında Devlet Su İşlerinden (DSİ) veya nafia müdüründen izin alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu konuda gerekli araştırma yapılmadığı gibi bozma kararına da uygun davranılmadığı, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi Edirne Belediyesi tarafından verilmekle birlikte yetkili mercii olarak gerekli yazışmaları yapan belediyenin DSİ veya Bayındırlık Müdürlüğü ile gerekli yazışmaları yaptığında kuşku bulunmadığı, davalı idare kendisinden izin alınmadığını ileri sürmekte ise bunu ispat etmekle yükümlü olduğu, ayrıca uyuşmazlık konusu yapının Bakanlar Kurulunun 26/12/1958 tarihli Kararnamesi ile ilan ettiği taşkın sahası içerisinde bulunmadığı, ...Caddesinin üzerinde ve tarımsal faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığı bölgede kaldığı, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi içtihadına göre bir idarenin izin verdiği yapının diğer bir idarenin kararıyla yıktırılamayacağı, zira böylesi bir uygulamanın idarelerin çelişkili davranma yasağının ihlali anlamına geleceği ve hukuk güvenliğini zedeleyeceği, uyuşmazlık konusu yapının suyun akmasına veya su seviyesinin yükselmesine tesir etmediği, konumu nedeniyle tesir etmesinin de mümkün olmadığı, kot olarak su seviyesinin üzerinde yer aldığı, İdare Mahkemesince mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın belirtilen bu hususlarda sonuca varılmasının hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararda davanın reddine gerekçe gösterilen Teftiş Raporunun subjektif ve taraflı olduğu, DSİ'nin verdiği alan bilgileri doğrultusunda hazırlanmış olması nedeniyle objektif değerlendirmeden uzak olduğu, dava konusu yazının uyuşmazlık konusu yapının maliki olan kendisi yerine eşine hitaplı olarak tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu ve mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile konu İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
26/12/1958 tarih ve 10093 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20/11/1958 tarih ve 10992 sayılı İcra Vekilleri Heyeti Kararnamesi'yle Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü 1. Bölge Müdürlüğü mıntıkasında bulunan ve ilişik liste ile krokide gösterilen yerlerin 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu'nun 1. maddesine göre suların taşmasıyla su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek olan saha (taşkın sahası) olarak tespit ve ilanına karar verilmiştir.
Devlet Su İşleri 11. Bölge Müdürlüğünün ...tarih ve ...sayılı işlemi ile davacıya ait Edirne ili, Merkez, ...Mahallesi, ...ada, ...parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının, yukarıda zikredilen İcra Vekilleri Heyeti Kararnamesiyle tespit ve ilan edilen taşkın sahasında kaldığı ve izinsiz olarak yapıldığından bahisle 15/12/2015 tarihine kadar rızaen kaldırılması gerektiği, aksi halde 4373 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre yıktırılması için işlem başlatılacağı davacının eşi ve bakılan davada vekili durumunda olan Coşkun Molla'ya bildirilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlemin dayanağı 20/11/1958 tarih ve 10992 sayılı İcra Vekilleri Heyeti Kararnamesi'nin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu'nun 1. maddesinde, "Yüksek seviye gösteren umumi ve hususi, kapalı veya akarsuların taşmasiyle su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek olan sahaların sınırları Nafia Vekaletinin teklifi üzerine İcra Vekilleri Heyetinin kararı ile tesbit ve ilan edilir." hükmüne; 3. maddesinde ise, "Birinci madde hükümleri dairesinde tesbit ve ilan edilmiş olan sınırlar içerisinde tesisat, inşaat veya tadilat yapmak, fidan veya ağaç dikmek yasaktır. Müsaade verilmesi, Su İşleri Müdürünün, bulunmıyan yerlerde Nafıa Müdürünün fenni mahzur olmadığı hakkında rapor vermiş olmasına bağlıdır. Birinci fıkra hükmüne muhalif olarak izin istihsal edilmeden yapılan ve suyun akmasına veya su seviyesinin yükselmesine tesiri olan tesisat, inşaat veya tadilat, dikilen fidan veya ağaçlar mahalli Su İşleri Müdürünün, yoksa Nafıa Müdürünün teklifi üzerine valinin karariyle yıktırılır veya kaldırılır ve bu hususta yapılan masraflar sahiplerinden alınır." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyada bulunan, mülkiye müfettişlerince düzenlenen "Edirne Belediyesi hudutları dahilinde bulunan Meriç ve Tunca Nehirleri ile kenarlarında bulunan seddeler arasında kalan yaklaşık 9311 dönümlük alan üzerinde yetkili kurum ve kuruluşların mevzuatla belirlenen görev, yetki ve sorumlulukları bağlamında yapılması gereken iş ve işlemler" konulu, ...tarih ve ...sayılı inceleme raporunda; Edirne Belediyesi hudutları dahilindeki Meriç ve Tunca Nehirleri kenarında bulunan seddeler arasında kalan alanlarda toplam 141 adet parsel üzerinde bulunan toplam 198 adet yapıya ilişkin ada, parsel, yüz ölçümü, ruhsat, mülkiyet ve kullanım bilgllerinin tablo halinde detaylı olarak verildiği, uyuşmazlık konusu yapının da anılan tabloda yer aldığı ve bu yapının Şubat 2015'te gerçekleşen taşkında su altında kaldığını gösteren fotoğraflar ile taşkın sahasını gösteren haritanın dosyaya sunulduğu görülmekte ise de; dosyada, söz konusu yapının 20/11/1958 tarih ve 10992 sayılı İcra Vekilleri Heyeti Kararnamesi'yle 4373 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca tespit ve ilan edilen taşkın sahası içerisinde kaldığını açık ve tereddüte mahal bırakmayacak biçimde gösteren bir bilgi ve belgenin bulunmadığı görülmüştür.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlık konusu yapının İcra Vekilleri Heyeti Kararnamesi'nin tespit ve ilan edilen (Kararname'nin eki ilişik liste ve krokide gösterilen) taşkın sahası içerisinde kalıp kalmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, İdare Mahkemesince yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sırasında yapının 4373 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca yıktırılması veya kaldırılması için anılan maddede öngörülen koşulların bulunup bulunmadığının da incelenmesi ve Mahkemece karar verilirken bu hususun da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ...İdare Mahkemesinin temyize konu ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.