WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/3179 E.  ,  2024/184 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/3179
Karar No : 2024/184

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ... YİBF nolu yapının denetim görevini üstlenen ... Yapı Denetim Ltd. Şti.'nde proje uygulama denetçisi-inşaat mühendisi olarak görev yapan davacının, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 4. fıkrasının (c), (d), (e) ve (g) bentlerinde öngörülen esaslara göre denetim görevini yerine getirmediğinden bahisle 1 (bir) yıl süre ile denetim faaliyetlerinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Diyarbakır İl Yapı Denetim Komisyon Kararı ile ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Olurunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararıyla; aynı olay nedeniyle davacının da aralarında bulunduğu grubun 4708 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan yargılandıkları ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında görülen davada alınan bilirkişi raporundaki tespitler değerlendirildiğinde davacıya isnat edilen, denetim yükümlülüğünün 4708 sayılı Kanun'a uygun olarak yerine getirilmediği hususunun söz konusu olmadığı sonucuna varıldığından, davacının denetim faaliyetinin bir yıl süre ile geçici olarak durdurulmasına ilişkin ... tarih ve ... karar sayılı Komisyon Kararı ile ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Makamı Olurunda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin olarak ... İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 17/02/2022 tarih ve E:2019/712, K:2022/1793 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak,
Uyuşmazlıkta, dava konusu bir yıl denetim faaliyetinin durdurulması yaptırımının tesis edilmesi için gerekli şartlarının oluşup oluşmadığı irdelendiğinde, davacı hakkında tesis edilen söz konusu yaptırımın uygulanmasına neden olan eylemlerin gerçekleştiği, diğer bir ifade ile davacının denetim sorumluluğunu Kanun'da öngörülen esaslara uygun olarak yerine getirmediği anlaşıldığından, davacıların eylemine karşılık işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 4708 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca faaliyetin durdurulması yaptırımına yönelik tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Ancak işlem tarihinde yürürlükte bulunan 4708 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 23/04/2015 tarih ve 29335 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6645 sayılı ve 20/02/2020 tarih ve 31045 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Kanunlar ile yapılan değişiklikler ile yapı denetim kuruluşlarının kanuna aykırı fiillerine uygulanacak idari yaptırım türlerinin bütünüyle değiştiği; söz konusu Kanun değişikliklerinden sonra, her iki yaptırım türü yeni iş almaktan men cezası ve idari para cezasının, geçici olarak faaliyetin durdurulması yaptırımına göre lehe olduğundan 4708 sayılı Kanun'un 2. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) ve (g) bentlerine aykırılık hallerinde lehe sonuçlar doğduğunun görüldüğü, ancak lehe hükümlerin uygulanabilmesi için, 20/02/2020 tarih ve 31045 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile getirilen Geçici 5. madde uyarınca değişiklikten önceki kanun hükmü uyarınca faaliyetin durdurulması yaptırımının uygulanmamış olması gerektiği,
İdari yaptırımın uygulanıp uygulanmadığının tespiti üzerine şayet davaya konu yaptırım hiç uygulanmamışsa ya da uygulanması tamamlanmamışsa davacı hakkında lehe hükümler içeren yürürlükteki Kanuna göre işlem tesis edilmesi gerekmekte olup, idari yaptırımın tamamen uygulanmış olması halinde ise, yeni düzenleme lehe hükümler içerse bile buna göre yeniden bir idari yaptırım işlemi tesis edilemeyeceğinden, diğer bir ifade ile lehe hükümlerin infazı tamamlanmış yaptırımlara uygulanma imkanı bulunmadığından işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Kanun hükümlerine göre uyuşmazlığın çözümleneceği,
Olayda, davacının, "denetim faaliyetlerinin 1 (bir) yıl süre ile geçici olarak durdurulmasına" ilişkin 30/06/2014 tarih ve 5321 sayılı Bakanlık Olurunun, 10/07/2014 tarih ve 29056 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, dava konusu işlemde belirtildiği üzere denetim faaliyetinin durdurulmasına esas sürenin işlemin Resmi Gazete'de ilan tarihinden başlayacağı dikkate alındığında, yaptırımının 10/07/2014 ile 09/07/2015 tarihleri arasında uygulanacağı, bu arada 23/04/2015 tarih ve 29335 sayılı Resmi Gazete'de 4708 sayılı Kanun'un 8. maddesinde yapılan ve lehe düzenleme içeren değişikliğin yayımlandığı, dolayısıyla davacıya verilen denetim faaliyetlerinin 1 (bir) yıl süre ile geçici olarak durdurulması yaptırımının infazı tamamlanmadan lehe olan hükümlerin yürürlüğe girdiği,
Bu durumda, lehe olan hükümler çerçevesinde yaptırımın infazının durdurularak yeniden işlem tesis edilmesi gerektiğinden, işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükmüne dayalı olarak davacının denetim faaliyetlerinin 1 (bir) yıl süre ile geçici olarak durdurulmasına ilişkin dava konusu işlemlerde bu yönden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 12/04/2023 tarih ve E:2023/1300, K:2023/3779 sayılı kararıyla; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararıyla, "davacının denetim faaliyetini yerine getirmediğinin anlaşılması karşısında faaliyetin durdurulması yaptırımına yönelik tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 8. maddesinin 23/04/2015 tarihli değişikliklerinden sonra 4708 sayılı Kanunun 2. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırılık hallerinde denetçi açısından lehe sonuçlar doğurduğunun görüldüğü, ancak burada lehe hükümlerin uygulanabilmesi için değişiklikten önceki kanun hükmü uyarınca faaliyetin durdurulması yaptırımının uygulanmamış olması gerektiği, bu bakımdan, mahkemece yapılacak araştırma sonucunda idari yaptırımın uygulanıp uygulanmadığının tespiti üzerine şayet davaya konu yaptırım hiç uygulanmamışsa, ya da uygulanması tamamlanmamışsa davacı hakkında lehe hükümler içeren yürürlükteki Kanuna göre işlem tesis edilmesi gerektiğinden dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi, idari yaptırımın tamamen uygulanmış olması halinde ise, yeni düzenleme lehe hükümler içerse bile buna göre yeniden bir idari yaptırım işlemi tesis edilemeyeceğinden, diğer bir ifade ile lehe hükümlerin infazı tamamlanmış yaptırımlara uygulanma imkanı bulunmadığından işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Kanun hükümlerine göre uyuşmazlığın çözümlenmesi, bu durumda da eyleme karşılık tesis edilen işlem hukuka uygun bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulduğu; Dairelerinin temyiz üzerine verilen kararı dikkate alınarak, idari yaptırımın uygulanıp uygulanmadığının tespiti için araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde araştırma yapılmadan verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya verilen denetim faaliyetlerinin 1 (bir) yıl süre ile geçici olarak durdurulması yaptırımının infazı tamamlanmadan lehe olan hükümlerin yürürlüğe girdiği görüldüğünden, lehe olan hükümler çerçevesinde yaptırımın infazının durdurularak yeniden işlem tesis edilmesi gerekirken, idarece bu yönde bir işlem tesis edilmediği açık olup hukuka aykırılığı nedeniyle bu dönem için ilgilinin tazminat hakları doğacağından, işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükmüne dayalı olarak davacının denetim faaliyetlerinin 1 (bir) yıl süre ile geçici olarak durdurulmasına ilişkin dava konusu işlemlerde 23/04/2015-09/07/2015 döneminde uygulanması yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemlerin mevzuatta belirtilen usul ve esaslara uygun şekilde tesis edilmiş olup, maksadı can ve mal emniyetini temin olan Kanun çerçevesinde iptalini gerektiren bir durum bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki ... YİBF sayılı yapıda yapılan inceleme neticesinde; radye temel beton dökümü esnasında temel kalınlığının 70 cm olması gerekirken 2-A aksında 62cm olduğu, projesinde bulunan subasman perdelerinin temel içerisindeki tevzi donatı ve çirozlarının uygulamada olmadığı, radye temel içerisindeki sehpaların projedeki sehpa sayısından yaklaşık 2/3 oranında eksik olduğu yönündeki iddianın, beton dökülmüş olmasında ve çekilen fotoğraflardan tespitinin yapılamadığı, beton dökümü esnasında kalıp donatı ve beton tutanaklarının olmadığı ve beton dökümü esnasında yapı denetim firmasında görevli kontrol elemanının olmadığı hususları tespit edilmiş, yapının denetim görevini üstlenen ... Yapı Denetim Ltd. Şti.'nde proje uygulama denetçisi-inşaat mühendisi olarak görev yapan davacının 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 4. fıkrasının (c), (d), (e) ve (g) bentlerinde öngörülen esaslara göre denetim görevini yerine getirmediğinden bahisle 1 (bir) yıl süre ile denetim faaliyetlerinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin dava konusu işlemler tesis edilmiş, "denetim faaliyetlerinin 1 (bir) yıl süre ile geçici olarak durdurulmasına", durdurma süresinin Resmi Gazete’de ilan tarihinden itibaren başlatılmasına ilişkin 30/06/2014 tarih ve 5321 sayılı Bakanlık Oluru, 10/07/2014 tarih ve 29056 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Davacı tarafından, 08/02/2016 tarihli dilekçe ile savunmasının istenmesine ilişkin yazı üzerine savunmasını verdiği tarihten sonra tarafına herhangi bir bilgi-belge gönderilmediği, 1 yıl yasaklama yaptırımı uygulandığını ve suç duyurusunda bulunulduğunu haricen öğrendiği belirtilerek, davalı idareden, Resmi Gazete'de yayımlanan işlem ile ilgili teknik rapor, komisyon kararı ve makam olurunun tarafına gönderilmesi istenmiş, davalı idarenin 18/02/2016 tarihli yazısı ekinde istenilen belgelerin davacıya gönderilmesi üzerine, 09/05/2016 ve 10/05/2016 tarihinde kayda giren dilekçeler ile yaptırımın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek teknik inceleme raporuna ait eklerin kendisine gönderilmediği belirtilmiş, davalı idarenin 03/06/2016 tarihli yazısıyla, eklerin teknik inceleme raporunun içeriğine yansıtıldığı ve konu savcılığa intikal ettiğinden yapılacak işlem bulunmadığının belirtilmesi üzerine 08/08/2016 tarihinde temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrasında, devletin işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmış; 125. maddesinin 3. fıkrasında ise, 40. maddedeki düzenlemeyle uyumlu olarak idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden itibaren başlayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, "Dava açma süresi" başlıklı, 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 2. fıkrasında, bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, 11. maddesinin işlem tarihindeki halinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde istenebileceği; yapılan başvurunun, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı; altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmiş veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İlgili mevzuat başlığı altında belirtilen Anayasa ve 2577 sayılı Kanun hükümleri uyarınca; özel kanunlarında aksine bir hüküm bulunmadıkça, idari işlemlerde dava açma süresinin başlamasında yazılı bildirimin esas olduğu, dava açma süresi hesabında ilân tarihinin, ancak "ilanı gereken" düzenleyici nitelikteki işlemler açısından dikkate alınacağı, bireysel/subjektif nitelikteki işlemlere karşı ilgililerin, bu işlemlerin kendilerine yazılı olarak bildirildiği tarihten itibaren dava açabilecekleri açıktır.
İdari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kuralı, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılır bir biçimde duyurulması ve bu işlemlere karşı idari yollara veya dava yoluna başvurmalarına olanak sağlama amacını taşımaktadır.
Bununla birlikte, idari işlemin niteliğinin ve hukuki sonuçlarının davacı tarafından bütünüyle öğrenildiği kimi davalarda, bilgi edinmenin (ıttılanın) yazılı bildirimin sonuçlarını doğuracağı ve dava açma süresine başlangıç alınacağı Danıştay içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Ancak, bilgi edinmenin (ıttılanın) idari dava açma süresine başlangıç alınacağı şeklindeki genel bir kabul, Anayasa'nın 125. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'la bağdaşmadığından, bu istisnai durumun oluştuğu kabul edilerek bilgi edinmenin dava açma süresine başlangıç alınması, idari işlemin niteliği ve doğurduğu hukuki sonuç itibarıyla davacılar tarafından öğrenildiğinin kanıtlanması koşuluna bağlı olup, bu koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği de açılan davada idari yargı merciince karara bağlanacaktır.
4708 sayılı Kanun'da denetim faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin kararların Resmi Gazete'de yayımlanacağı düzenlenmiş ancak Resmi Gazete'de yayımlanmasının ilgililere tebliğ hükmünde olduğuna dair bir hükme yer verilmemiştir.
Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan denetim faaliyetinin durdurulmasına ilişkin kararların, yazılı bildirim veya öğrenme üzerine Anayasa'da güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereği olarak yasal dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği açıktır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, uyuşmazlıkta, dava konusu edilen denetim faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin karar davacıya tebliğ edilmediğinden, bu işleme karşı öğrenme tarihinden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içerisinde dava açılabileceğinin kabulü gerekmektedir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığından bahisle reddine karar verilen dava dilekçesindeki, "...10/07/2014 tarih ve 29056 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren davalı Bakanlık işlemiyle davacı müvekkilin işinden olduğu ve 1 yıllık yasaklamaya maruz kaldığı bu arada toplam 2 yıl mühendislik yapamadığı (işten çıkarılması yeni iş bulmakta zorlanması ve işe kabulünün mesleki yönden basiretsizleştirilmesi nedeniyle zorlaşması vs.)..." şeklindeki ifadelerden, 1 (bir) yıl süre ile denetim faaliyetlerinin geçici olarak durdurulmasına kararının Resmi Gazete'de ilan tarihinden itibaren olmak üzere 10/07/2014 ile 09/07/2015 tarihleri arasında uygulandığı, davanın açıldığı 08/08/2016 tarihinde 2 yıldır mesleğini icra edemediğini beyan eden davacının da yaptırımın uygulanmaya başlandığından diğer bir ifade ile hakkında tesis edilen işlemden haberdar olduğu açıktır. Nitekim bu husus dava konusu işlem nedeniyle işinden olduğunu beyan etmesinden de anlaşılmaktadır.
Bu durumda, işlemden haberdar olmasından yaklaşık 2 yıl sonra açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Kaldı ki, hakkında tesis edilen işlemden haricen haberdar olduğunu belirterek davalı idareye yaptığı ilk başvuru tarihi olan 08/02/2016 tarihinin öğrenme tarihi olarak kabulü halinde dahi, 09/05/2016 ve 10/05/2016 tarihinde kayda giren dilekçeler ile yapılan başvurular sonucu davalı idarenin 03/06/2016 tarihli yazısı üzerine 08/08/2016 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu açık olup, davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2.Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.