DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3115 E. , 2024/69 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/3115
Karar No : 2024/69
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ: ...
3- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ..
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 16/02/2023 tarih ve E:2021/9311, K:2023/486 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, 10/06/2016 tarihinde 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile 03-10/06/2016 tarihlerinde yapılan sözlü sınavların; bu işlemin dayanağı olan 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 28. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 16/02/2023 tarih ve E:2021/9311, K:2023/486 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 124. maddesinde; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 11. ve 18. fıkralarında; Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 28. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak,
Dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 1. fıkrası yönünden,
Dava konusu düzenlemede "Yazılı sınava giren adaylar, sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur." kuralı yer almakta iken Danıştay Onaltıncı Dairesince anılan düzenlemede yer alan "Yazılı sınava giren adaylar" ibaresinin yürütmesinin durdurulduğu; 05/05/2016 tarih ve 29703 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesiyle söz konusu düzenlemenin "Yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur." şeklinde değiştirildiği,
Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla söz konusu düzenlemenin önceki halinde yer alan "Yazılı sınava giren adaylar," ibaresinin iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği,
Anılan yargı kararları üzerine, dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 1. fıkrasının yargı kararlarına uygun olarak yeniden düzenlendiği, bu doğrultuda yürürlüğe konulan düzenleme ile objektif niteliğe sahip olan yazılı sınavdan en az elli puan alınmasının gerektiği, bu haliyle düzenlemenin liyakat ilkesine, üst hukuk normu niteliğindeki 3201 sayılı Kanun ile hukuka uygun olduğu,
28. maddesinin 2. fıkrası yönünden,
Söz konusu düzenleme uyarınca sözlü sınava çağrılan adayların yeterliliğinin tespiti amacıyla yapılan sınavda görevlendirilen personelin sınava girenlere göre daha üst rütbede olmasının, sınava girecek personelin objektif değerlendirilmesi bakımından memur güvencesine hizmet ettiği gibi, değerlendirmeyi yapacak personel açısından da kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olduğu, öte yandan, idarenin 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi uyarınca kendisine verilmiş olan sözlü sınav yapma görev ve yetkisini yerine getirebilmesi amacıyla anılan Kanun'a uygun olarak yönetmelikle düzenleme yapma konusunda takdir yetkisi bulunduğu, bu kapsamda söz konusu Yönetmelik ile sınava girenlere göre daha üst rütbedeki kişilerin sınavda görevlendirilmesi öngörülmek suretiyle söz konusu takdir yetkisinin objektiflik ilkesine uygun olarak kullanıldığı, bu nedenle anılan Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrasında hukuka aykırı bir yön görülmediği,
28. maddesinin 3. fıkrası yönünden,
Dava konusu düzenlemede "(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli; a) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği, b) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği, d) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri, konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir." kuralı yer almakta iken Danıştay Onaltıncı Dairesince anılan düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, 05/05/2016 tarih ve 29703 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesiyle söz konusu düzenlemenin "(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli; a) Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan), b) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan), c) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan), ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan), d) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan), e) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan), konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir." şeklinde değiştirildiği,
Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla anılan düzenlemenin değişiklikten önceki halinin iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği,
Anılan yargı kararları üzerine ve kararın iptal gerekçesi doğrultusunda dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 3. fıkrasının yeniden düzenlendiği, anılan düzenlemeyle liyakat ilkesine uygun olarak ile sözlü sınav kriterleri getirildiği, söz konusu kriterlerin ölçme ve değerlendirme amacına hizmet ettiği, bu haliyle düzenlemenin liyakat ilkesine, üst hukuk normu niteliğindeki 3201 sayılı Kanun ile hukuka uygun olduğu,
28. maddesinin 4. fıkrası yönünden,
Dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 1. ve 4. fıkraları birlikte değerlendirildiğinde, ilgililerin terfi değerlendirmesine tabi tutulabilmeleri için, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendindeki düzenlemeye uygun olarak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmaları şartının arandığı,
Dava konusu düzenleme ile yazılı sınavın tamamlayıcısı olan ve görevin gerektirdiği niteliklere en uygun personelin bir üst rütbeye terfisi için mesleki bilgisini ve genel kültür düzeyini ölçmeyi amaçlayan sözlü sınav notuna da önem atfedilerek, başarılı sayılmak için sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alınması şeklinde belirlenen asgari başarı kriterinin makul olduğu sonucuna ulaşıldığı,
Bu itibarla, sözlü sınav yönünden bir başarı kriteri getiren Yönetmelik'in 28. maddesinin 4. fıkrasında hukuka aykırılık görülmediği,
Davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden,
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılmasının esas olduğu, idari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetimin, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyeceği,
Bu itibarla sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesinin sağlanması gerektiği,
Dava dosyası incelendiğinde, davacının da katılmış olduğu sözlü sınavda sorulacak soruların söz konusu sınavdan önce hazırlanarak cevaplarıyla birlikte tutanağa bağlandığı, sözlü sınav komisyonu üyelerinin Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrasında belirtildiği şekilde sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olduğu, sınava alınan adaylara daha önceden hazırlanan soru havuzundan kendileri tarafından çekilen sorunun yöneltildiği, bu kapsamda davacının da çektiği soruyu cevaplandırdığı, davacı hakkında sözlü sınav komisyonu üyelerinin Yönetmelik'in 28. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen kriterler yönünden ayrı ayrı değerlendirme yaptığı ve bu değerlendirmelerin gerekçeleriyle birlikte tutanağa bağlandığı, yapılan değerlendirme sonucununda davacının sözlü sınavda başarısız sayıldığı,
Bu durumda, Yönetmelik'in 28. maddesinde yer alan düzenlemelere uygun olarak gerçekleştirilen sözlü sınavda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği,
Rütbe terfi sözlü sınavları yönünden,
Her ne kadar davacı tarafından, dava dilekçesinde 2016 yılı rütbe terfi sözlü sınavının tamamının iptali istenilmiş ise de, davacının durumu ve menfaati gözetilerek dava dilekçesinde belirttiği iddialar da dikkate alındığında, anılan ifadenin "03-10/06/2016 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının" iptali istemi olarak ele alınması ve incelemenin bu çerçevede yapılması gerektiği sonucuna varıldığı,
Davacının da katılmış olduğu sözlü sınavda sorulacak soruların söz konusu sınavdan önce hazırlanarak cevaplarıyla birlikte tutanağa bağlandığı, sözlü sınav komisyonu üyelerinin Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrasında belirtildiği şekilde sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olduğu, sınava alınan adaylara daha önceden hazırlanan soru havuzundan kendileri tarafından çekilen sorunun yöneltildiği, sınava katılan adaylar hakkında sözlü sınav komisyonu üyelerinin Yönetmelik'in 28. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen kriterler yönünden ayrı ayrı değerlendirme yaptığı ve bu değerlendirmelerin gerekçeleriyle birlikte tutanağa bağlandığı dikkate alındığında, Yönetmelik'in 28. maddesinde yer alan düzenlemelere uygun olarak 03-10/06/2016 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik gerçekleştirilen sözlü sınavlarda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, karşı oyun ve Savcı düşüncesinin haklılığını gösterdiği; sınav neticesinde ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun bir değerlendirme yapılmadığı; sorulan soru ve alınan cevabın mevzuatta belirtilen kriterlerin ölçülmesine uygun olmadığı; sözlü sınavda sadece bir soru ile kısa sürede yapılan değerlendirmenin kanaat edinmeye elvermeyeceği; mevzuattaki kriterlerin bazılarının sahada ve pratikte oluşabileceği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Üye ...'ın, dava dilekçesinde, 2016 yılı rütbe terfi sözlü sınavının tamamının iptali istenilmesine rağmen, Daire tarafından hasren inceleme yapılmasında hukuken isabet olmadığı ve eksik inceleme yapıldığı yönündeki usule yönelik oyuna karşılık, davacının dava dilekçesindeki iddiaları dikkate alındığında, Dairece hasren inceleme yapılarak karar verilmesinde, yargılama usulüne bir aykırılık görülmeyerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 16/02/2023 tarih ve E:2021/9311, K:2023/486 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 24/01/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, davacının, hukuki durumunda değişiklik meydana getirerek menfaatini etkilemesi nedeniyle rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işleme karşı dava açma ehliyeti bulunmakta ise de, bulunduğu rütbede yapılan tüm sözlü sınavların iptalini istemekte meşru ve güncel bir menfaatinin ve dolayısıyla ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının, davacının rütbesine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının iptali istemi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmının da, belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin davanın açıldığı tarihteki haliyle 11. fıkrasında, "Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için; a) Bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması, b) Bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması, c) Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, d) Polis Akademisi Başkanlığınca için düzenlenecek yöneticilik ile ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması, şarttır." hükmü; 18. fıkrasında, "Rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun'a dayanılarak Bakanlar Kurulunun 2015/7685 sayılı kararıyla kabul edilen ve 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in davanın açıldığı tarihteki haliyle "Kurul gündemine alınma şartları" başlıklı 12. maddesinde, "(1) Polis amirlerinin üst rütbeye terfiinin Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülebilmesi için; a) Bulunulan rütbe için öngörülen bekleme süresinin tamamlanmış olması, b) Bulunulan rütbede, kurul gündemine alındığı tarih itibarıyla son performans puanı da dahil olmak üzere, zorunlu en az bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı alınmış olması, c) Bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılması, ç) Polis Akdemisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmetiçi eğitimde başarılı olunması,
d) Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğünden Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğü rütbesine terfi etmek için zorunlu ikinci bölge hizmetinin en az bir kez yapılmış veya halen bu bölge hizmetinin ifa ediliyor olması, şarttır. (2) 6/8/1992 tarihli ve 92/3393 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 23 üncü maddesinin yedinci fıkrası kapsamına girenler için birinci fıkranın (d) bendinde yer alan şart aranmaz." düzenlemesi; "Sözlü sınav" başlıklı 28. maddesinde, "(1) Yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur. (2) Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır. (3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli; a) Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan), b) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan), c) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan), ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan), d) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan), e) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan), konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir. (4) Sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, sözlü sınavda en önemli değerlendirme kriterini yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyinin teşkil ettiği, yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyinin ölçülebilmesinin, yazılı sınav konularıyla ilgili sorular sorulmasına bağlı olduğu, çok farklı bilgi alanları bulunan polislik mesleğinde yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyinin tek soruyla ölçülmesinin hem hayatın olağan akışına hem de bu tür sınav uygulamalarına ilişkin olarak yargı mercilerine intikal eden dava dosyalarının içeriğindeki verilere aykırı olduğu, buna göre Yönetmelik'in, sınavın tek soru sorulmak şeklinde uygulanmasını amaçlamış olmasının söz konusu olamayacağı açıktır.
Öte yandan, sınava tabi tutulacak polisin durumunun, yukarıda ifade edilen yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyinin yanı sıra 28. maddenin 3. fıkrasında belirtilen diğer kriterler açısından da, tarafına yöneltilecek tek soruyla ölçülebilmesi mümkün değildir.
Yapılan sözlü sınavda tarafına yöneltilen tek bir soru ile davacının hem yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyinin ölçülmeye çalışıldığı, hem de Yönetmelik'in 28. maddesinin 3. fıkrasında yer verilen diğer hususlar yönlerinden değerlendirilme yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Davacının, tabi tutulduğu sınavda kendisine yöneltilen tek soru ile değerlendirilmeye çalışılmasının, söz konusu Yönetmelik'in yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde aktarılmaya çalışılan amacına ve içeriğine aykırı olduğu, kendisine yöneltilen tek bir soru ile davacının yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyinin ölçülmesi mümkün olmadığı gibi, diğer değerlendirme kriterleri yönünden de bir soru sorulmak suretiyle yeterli kanaat edinilmesinin söz konusu olamayacağı hususları birlikte dikkate alındığında, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuki uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kısmen kabulü ile Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 16/02/2023 tarih ve E:2021/9311, K:2023/486 sayılı kararının davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işleme yönelik kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XXX- 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin davanın açıldığı tarihteki haliyle 11. fıkrasında, "Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için; a) Bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması, b) Bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması, c) Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, d) Polis Akademisi Başkanlığınca için düzenlenecek yöneticilik ile ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması, şarttır." hükmü; 18. fıkrasında, "Rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun'a dayanılarak Bakanlar Kurulunun 2015/7685 sayılı kararıyla kabul edilen ve 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in davanın açıldığı tarihteki haliyle "Kurul gündemine alınma şartları" başlıklı 12. maddesinde, "(1) Polis amirlerinin üst rütbeye terfiinin Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülebilmesi için; a) Bulunulan rütbe için öngörülen bekleme süresinin tamamlanmış olması, b) Bulunulan rütbede, kurul gündemine alındığı tarih itibarıyla son performans puanı da dahil olmak üzere, zorunlu en az bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı alınmış olması, c) Bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılması, ç) Polis Akdemisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmetiçi eğitimde başarılı olunması,
d) Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğünden Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğü rütbesine terfi etmek için zorunlu ikinci bölge hizmetinin en az bir kez yapılmış veya halen bu bölge hizmetinin ifa ediliyor olması, şarttır. (2) 6/8/1992 tarihli ve 92/3393 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 23 üncü maddesinin yedinci fıkrası kapsamına girenler için birinci fıkranın (d) bendinde yer alan şart aranmaz." düzenlemesi; "Sözlü sınav" başlıklı 28. maddesinde, "(1) Yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur. (2) Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır. (3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli; a) Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan), b) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan), c) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan), ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan), d) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan), e) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan), konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir. (4) Sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen Kanun hükmünde ve Yönetmelik'in 28. maddesinin başlığında "sözlü sınav" ifadesine yer verildiği halde, anılan Yönetmelik maddesinin içeriğinde "mülakat"a ilişkin esas ve usullere yer ve ağırlık verilmiştir.
Davranış ve düşüncelere ilişkin bilgi edinme amacıyla bir kişiyle yapılan sorulu cevaplı görüşme olan mülakat, esas itibarıyla, yazılı olarak yapılan bir sınavı tamamlayıcı nitelikte olup, yazılı sınavla bilgisi ölçülen kişilerin, mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Sözlü sınav ise, amacı bakımından yazılı sınava benzemekte olup, adayın bilgisini ölçme amacıyla yapılmaktadır. Ancak sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı kanun ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacakların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemelere de yer verildiği, böyle olmakla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsayacak şekilde hukuksal bir dayanağa kavuşturmak amacıyla düzenlemeler yapıldığı sonucuna varılmaktadır.
Dava konusu Yönetmelik'in dayanağı olan Kanun hükmünde açıkça "sözlü sınav" şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmelik'in 28. maddesinin başlığında da "sözlü sınav" ibaresine yer verildiği halde, madde içeriğinde ağırlıklı olarak mülakata yönelik değerlendirmelere yer verilmiş ve bu kriterler ön plana çıkarılmış olup, sözlü sınavın amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmemiştir.
Maddenin son fıkrasındaki düzenleme yönünden konu değerlendirildiğinde ise, sözlü sınav, yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte, bilgi ve liyakatı ölçmek, kişinin mesleğe uygun yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Bu çerçevede, sözlü sınavın temel amacı, yazılı sınav yapılmak suretiyle nesnel bir biçimde tespit edilenler arasından en başarılı olan kişiden başlayarak en uygun olanların seçilmesidir.
Dava konusu olan düzenlemede, her ne kadar sözlü sınavda başarılı olabilmek için en az elli puan almış olmak kaydı aranmasının makul bir başarı puanı olduğu düşünülse bile, nihai başarı listesinin oluşumunda sözlü sınavın büyük oranda belirleyici olacağı açıktır.
Bu durumda söz konusu düzenlemenin, bu haliyle somut olarak değerlendirilebilecek ve adaylar arasında objektifliği sağlayabilecek nesnel bir değerlendirme ölçütü olan yazılı sınav puanını, değerlendirmede etkisiz kılacağı ve yazılı sınavın tamamlayıcısı niteliğinde olması gereken sözlü sınavı, seçimin tek belirleyici unsuru haline getireceğinden dava konusu düzenlemede yukarıda yer verilen Kanun hükmüne uyarlık bulunmaktadır.
Öte yandan, söz konusu hukuka aykırı düzenlemelere dayanılarak tesis edilen davacının rütbesine yönelik yapılan tüm sözlü sınavlarda ve davacının sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin bireysel işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 16/02/2023 tarih ve E:2021/9311, K:2023/486 sayılı kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!