DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3114 E. , 2024/768 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/3114
Karar No : 2024/768
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI): …
II- (DAVALI): …
VEKİLİ: Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü …
DİĞER DAVALILAR: 1- … Bakanlığı
VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 12/01/2023 tarih ve E:2021/906, K:2023/137 sayılı kararının, davacı tarafından esas yönünden, davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı tarafından lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Emniyet amiri olarak görev yapan davacı tarafından, 2016 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ve 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 28. maddesine 11/04/2016 tarih ve 2016/8770 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile eklenen 4. fıkrada yer alan ''Sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır.'' düzenlemesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 12/01/2023 tarih ve E:2021/906, K:2023/137 sayılı kararıyla;
Davanın açıldığı tarihteki halleriyle Anayasa'nın 124. maddesinde; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 11. ve 18. fıkralarında; Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 12., 26. ve 28. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak,
Düzenleyici işlem yönünden,
Dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 1. ve 4. fıkraları birlikte değerlendirildiğinde, ilgililerin terfi değerlendirmesine tabi tutulabilmeleri için, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendindeki düzenlemeye uygun olarak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmaları şartının arandığı,
Dava konusu düzenleme ile yazılı sınavın tamamlayıcısı olan ve görevin gerektirdiği niteliklere en uygun personelin bir üst rütbeye terfi için mesleki bilgi ve genel kültür düzeyini ölçmeyi amaçlayan sözlü sınav notuna da önem atfedilerek, başarılı sayılmak için sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alınması şeklinde belirlenen asgari başarı kriterinin makul olduğu sonucuna ulaşıldığı,
Bu itibarla, sözlü sınav yönünden bir başarı kriteri getiren Yönetmelik'in 28. maddesinin 4. fıkrasında hukuka aykırılık görülmediği,
Davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden,
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılmasının esas olduğu, idari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetimin, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyeceği,
Bu itibarla sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesinin sağlanması gerektiği,
Dava dosyası incelendiğinde, davacının da katılmış olduğu sözlü sınavda sorulacak soruların söz konusu sınavdan önce hazırlanarak cevaplarıyla birlikte tutanağa bağlandığı, sözlü sınav komisyonu üyelerinin Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrasında belirtildiği şekilde sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olduğu, sınava alınan adaylara daha önceden hazırlanan soru havuzundan kendileri tarafından çekilen sorunun yöneltildiği, bu kapsamda davacının da çektiği soruyu cevaplandırdığı, davacı hakkında sözlü sınav komisyonu üyelerinin Yönetmelik'in 28. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen kriterler yönünden ayrı ayrı değerlendirme yaptığı ve bu değerlendirmelerin gerekçeleriyle birlikte tutanağa bağlandığı, yapılan değerlendirme sonucunda davacının sözlü sınavda başarısız sayıldığı,
Bu durumda, Yönetmelik'in 28. maddesinde yer alan düzenlemelere uygun olarak gerçekleştirilen sözlü sınavda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne verilmesine karar verilmiş, davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu; davalı idarelerin şablon niteliğinde savunmada bulunduğu; tarafına sorulan tek soruya verdiği cevap ile mevzuatta aranan kriterleri neden sağlamadığının objektif gerekçelerle ortaya konulmadığı; tek bir soru ile kendisinin değerlendirilmesinin mümkün olmadığı; sorulan soruya doğru cevap verdiği; komisyon tutanağının yeterince incelenmediği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı tarafından, İdari Yargılama Usulü Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu; 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye göre de idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği; Cumhurbaşkanlığının da bu kapsamda olduğu; bu davanın Cumhurbaşkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünce takip edilerek sonuçlandırıldığı; dolayısıyla lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği; diğer davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilirken kendileri lehine hükmedilmemiş olmasının hukuka uygun olmadığı; konuyla ilgili emsal yargı kararları bulunduğu belirtilerek, Daire kararının lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Diğer davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının kısmen onanması, kısmen düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının vekalet ücreti bakımından temyiz istemi yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde; vekâlet ücretine yargılama giderleri arasında yer verilmiş ve 326. maddesinde; Kanun'da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Danıştayda, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, "(1) Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat, kabul, davanın konusuz kalması ya da herhangi bir nedenle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir." kuralı bulunmakta olup Tarife'nin İkinci Kısım İkinci Bölümünde, Danıştayda ilk derecede duruşmasız görülen davalarda avukatlık ücreti 9.500,00 TL olarak belirlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davanın, emniyet amiri olarak görev yapan davacı tarafından, 2016 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ve 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 28. maddesine 11/04/2016 tarih ve 2016/8770 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile eklenen 4. fıkrada yer alan ''Sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır.'' düzenlemesinin iptaline karar verilmesi istemiyle açıldığı; davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının temsilcisi Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü tarafından süresinde savunma sunulduğu; Dairenin temyize konu kararıyla davanın reddine karar verildiği; davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan 2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedildiği ancak diğer davalı idare olan Cumhurbaşkanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği görülmektedir.
Buna göre, davanın ret kararıyla neticelendiği göz önünde bulundurulduğunda, süresi içerisinde temsilcisi (vekil) aracılığıyla savunma veren davalı Cumhurbaşkanlığı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik söz konusu eksikliğin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmış olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, temyize konu Daire kararının (5) numaralı hüküm fıkrasının "5. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Davacının temyiz istemi bakımından;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı ile davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 12/01/2023 tarih ve E:2021/906, K:2023/137 sayılı kararının esas yönünden ONANMASINA,
3. Anılan kararın (5) numaralı hüküm fıkrasının "5. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine," şeklinde düzeltilerek ONANMASINA,
4. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
5. 04/04/2024 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
X- 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin davanın açıldığı tarihteki haliyle 11. fıkrasında, "Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için; a) Bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması, b) Bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması, c) Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, d) Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilik ile ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması, şarttır." hükmü; 18. fıkrasında, "Rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun'a dayanılarak Bakanlar Kurulunun 2015/7685 sayılı kararıyla kabul edilen ve 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in davanın açıldığı tarihteki haliyle "Kurul gündemine alınma şartları" başlıklı 12. maddesinde, "(1) Polis amirlerinin üst rütbeye terfiinin Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülebilmesi için; a) Bulunulan rütbe için öngörülen bekleme süresinin tamamlanmış olması, b) Bulunulan rütbede, kurul gündemine alındığı tarih itibarıyla son performans puanı da dahil olmak üzere, zorunlu en az bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı alınmış olması, c) Bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılması, ç) Polis Akdemisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmetiçi eğitimde başarılı olunması,
d) Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğünden Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğü rütbesine terfi etmek için zorunlu ikinci bölge hizmetinin en az bir kez yapılmış veya halen bu bölge hizmetinin ifa ediliyor olması, şarttır. (2) 6/8/1992 tarihli ve 92/3393 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 23 üncü maddesinin yedinci fıkrası kapsamına girenler için birinci fıkranın (d) bendinde yer alan şart aranmaz." düzenlemesi; "Sözlü sınav" başlıklı 28. maddesinde, "(1) Yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur. (2) Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır. (3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli; a) Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan), b) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan), c) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan), ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan), d) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan), e) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan), konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir. (4) Sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, sözlü sınavda en önemli değerlendirme kriterini yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyinin teşkil ettiği, yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyinin ölçülebilmesinin, yazılı sınav konularıyla ilgili sorular sorulmasına bağlı olduğu, çok farklı bilgi alanları bulunan polislik mesleğinde yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyinin tek soruyla ölçülmesinin hem hayatın olağan akışına hem de bu tür sınav uygulamalarına ilişkin olarak yargı mercilerine intikal eden dava dosyalarının içeriğindeki verilere aykırı olduğu, buna göre Yönetmelik'in, sınavın tek soru sorulmak şeklinde uygulanmasını amaçlamış olmasının söz konusu olamayacağı açıktır.
Öte yandan, sınava tabi tutulacak polisin, yukarıda ifade edilen yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyinin yanı sıra 28. maddenin 3. fıkrasında belirtilen diğer kriterler açısından da durumunun, tarafına yöneltilecek tek soruyla ölçülebilmesi mümkün değildir.
Yapılan sözlü sınavda tarafına yöneltilen tek bir soru ile davacının hem yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyinin ölçülmeye çalışıldığı, hem de Yönetmelik'in 28. maddesinin 3. fıkrasında yer verilen diğer hususlar yönlerinden değerlendirilme yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Davacının, tabi tutulduğu sınavda kendisine yöneltilen tek soru ile değerlendirilmeye çalışılmasının, söz konusu Yönetmelik'in yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde aktarılmaya çalışılan amacına ve içeriğine aykırı olduğu, kendisine yöneltilen tek bir soru ile davacının yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyinin ölçülmesi mümkün olmadığı gibi, diğer değerlendirme kriterleri yönünden de bir soru sorulmak suretiyle yeterli kanaat edinilmesinin söz konusu olamayacağı hususları birlikte dikkate alındığında, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 12/01/2023 tarih ve E:2021/906, K:2023/137 sayılı kararının bireysel işleme yönelik kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin davanın açıldığı tarihteki haliyle 11. fıkrasında, "Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için; a) Bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması, b) Bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması, c) Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, d) Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilik ile ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması, şarttır." hükmü; 18. fıkrasında, "Rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun'a dayanılarak Bakanlar Kurulunun 2015/7685 sayılı kararıyla kabul edilen ve 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in davanın açıldığı tarihteki haliyle "Kurul gündemine alınma şartları" başlıklı 12. maddesinde, "(1) Polis amirlerinin üst rütbeye terfiinin Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülebilmesi için; a) Bulunulan rütbe için öngörülen bekleme süresinin tamamlanmış olması, b) Bulunulan rütbede, kurul gündemine alındığı tarih itibarıyla son performans puanı da dahil olmak üzere, zorunlu en az bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı alınmış olması, c) Bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılması, ç) Polis Akdemisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmetiçi eğitimde başarılı olunması,
d) Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğünden Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğü rütbesine terfi etmek için zorunlu ikinci bölge hizmetinin en az bir kez yapılmış veya halen bu bölge hizmetinin ifa ediliyor olması, şarttır. (2) 6/8/1992 tarihli ve 92/3393 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 23 üncü maddesinin yedinci fıkrası kapsamına girenler için birinci fıkranın (d) bendinde yer alan şart aranmaz." düzenlemesi; "Sözlü sınav" başlıklı 28. maddesinde, "(1) Yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur. (2) Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır. (3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli; a) Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan), b) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan), c) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan), ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan), d) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan), e) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan), konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir. (4) Sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Sözlü sınav, yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte, bilgi ve liyakatı ölçmek, kişinin mesleğe uygun yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Bu çerçevede, sözlü sınavın temel amacı, yazılı sınav yapılmak suretiyle nesnel bir biçimde tespit edilenler arasından en başarılı olan kişiden başlayarak en uygun olanların seçilmesidir.
Dava konusu olan düzenlemede, her ne kadar sözlü sınavda başarılı olabilmek için en az elli puan almış olmak kaydı aranmasının makul bir başarı puanı olduğu düşünülse bile, nihai başarı listesinin oluşumunda sözlü sınavın büyük oranda belirleyici olacağı açıktır.
Bu durumda söz konusu düzenlemenin, bu haliyle somut olarak değerlendirilebilecek ve adaylar arasında objektifliği sağlayabilecek nesnel bir değerlendirme ölçütü olan yazılı sınav puanını, değerlendirmede etkisiz kılacağı ve yazılı sınavın tamamlayıcısı niteliğinde olması gereken sözlü sınavı, seçimin tek belirleyici unsuru haline getireceğinden dava konusu düzenlemede yukarıda yer verilen Kanun hükmüne uyarlık bulunmaktadır.
Öte yandan, söz konusu hukuka aykırı düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 12/01/2023 tarih ve E:2021/906, K:2023/137 sayılı kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
KARŞI OY
XXX- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesinde Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiş ise de, davacının iptal isteminin reddine karar verilen davada davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, anılan Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında maddi hata olarak değerlendirilebilecek bir husus olmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, vekalet ücreti hakkında da davanın esası hakkında karar vermeye yetkili ve görevli olan Danıştay İkinci Dairesince karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!