DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2986 E. , 2024/947 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2986
Karar No : 2024/947
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Organik Uluslararası Organik Ürünler Kontrol ve Sertifikasyon Hizmetleri Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onuncu Dairesinin 15/03/2023 tarih ve E:2018/2341, K:2023/1305 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının ve bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen Organik Tarım Komitesinin … tarih ve … sayılı kararının davacı şirketin uyarılmasına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 15/03/2023 tarih ve E:2018/2341, K:2023/1305 sayılı kararıyla;
18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının ilk cümlesinde yer alan "...ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir." ibaresi ile devamındaki cümleleri yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükümlerine yer verilerek,
İptal davalarının, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olduğu, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucunun, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aradığı,
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerektiği,
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabul edildiği,
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunmasının dava açma ehliyeti için gerekli sayıldığı,
Davacı tarafından, 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının tamamının iptali istenilmesine rağmen, anılan düzenlemede yer alan; yazılı olarak uyarma, aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilmesi, çalışma izninin azami altı ay süre ile askıya alınması ve yetki iptali yaptırımlarından sadece uyarmaya ilişkin kısmının davacıya uygulandığı, düzenlemede yer alan diğer yaptırımların ise davacıya uygulanmadığının görüldüğü,
Bu durumda, Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının, "...ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar verilen bu süre içerisinde yapılan düzeltmeleri Bakanlığa bildirir. Aykırılığın zamanında düzeltilerek Bakanlığa bildirilmemesi durumunda konu Organik Tarım Komitesinde değerlendirilir ve yetkilendirilmiş kuruluşa verilen çalışma izni azami altı ay süre ile askıya alınır. Bu süre içerisinde yetkilendirilmiş kuruluş, yeni müteşebbislerle sözleşme yapamaz, kontrol ve sertifikasyon faaliyetinde bulunamaz. Yetkilendirilmiş kuruluş askıya alınma tarihi itibarıyla geçerlilik süresi devam eden sertifikalara ilişkin görev ve sorumluluklarını yerine getirir. Ancak, bu sertifikalarda hiçbir şekilde yeni süre uzatımına gidemez. Askı süresi sonunda aykırılığın giderilmemesi durumunda Organik Tarım Komitesince yetkilendirilmiş kuruluşun yetkisi iptal edilir." şeklindeki düzenlemesinin, davacının kişisel menfaatini doğrudan etkilemesinin söz konusu olmadığı sonucuna varıldığı,
Bu itibarla, 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının, ilk cümlesinde yer alan "...ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir." ibaresi ile devamındaki cümleleri bakımından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği,
Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır..." ibaresinin incelenmesinden;
Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının dava konusu "Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır..." ibaresiyle, yetkilendirilmiş kuruluşların uyarılması yaptırımının düzenlendiği,
Davacı tarafından, idari yaptırımların ve hangi fiillerin idari yaptırımı gerektirdiğinin 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu'nda belirtilmesi gerektiği, bu belirlemenin Yönetmelik ile yapılmasının kanunilik ilkesine aykırı olacağının ileri sürüldüğü,
Öncelikle, 5262 sayılı Kanun hükümlerine göre davalı idarenin, yetkilendirilmiş kuruluşlar ile kontrolör ve sertifikerlerin; çalışma izni, izin süresi, süre uzatımı, izinlerinin iptali, görev ve yetkileri, yetki kullanımı, kontrol ve sertifikasyon sistemi ile kontrolör ve sertifiker çalıştırmaya ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda yetkili olduğunun açık olduğu,
Dava konusu düzenleme incelendiğinde; söz konusu kuralın, yetkilendirilmiş kuruluşların Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda, doğrudan izinlerinin askıya alınması veya iptali yerine öncelikle uyarılmalarını öngörerek ihlale daha hafif bir yaptırım uygulanması amacına yönelik olduğu ve 5262 sayılı Kanun'da yer verilen izin iptali yaptırımına ilişkin hükmün tamamlayıcısı niteliğinde bulunduğu, daha açık bir ifadeyle, dayanak Kanun'da yetkilendirilmiş kuruluşların izninin iptali konusunda davalı idareye yetki verildiği gözetildiğinde, dava konusu Yönetmelik düzenlemesiyle, yetkilendirilmiş kuruluşların uyarılmasının evleviyetle (çoğun içinde az da vardır) mümkün olduğunun anlaşıldığı, ayrıca düzenlemenin, yetkilendirilmiş kuruluşların Yönetmelik hükümlerine aykırılığı gidermesine fırsat tanınması ve doğrudan cezalandırılmaması amacına da hizmet ettiği anlaşıldığından, bu haliyle düzenlemede dayanağı Kanun'a ve kamu yararı amacına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Organik Tarım Komitesinin … tarih ve … sayılı kararının davacı şirketin uyarılmasına ilişkin kısmının incelenmesinden;
Davacı firmanın, Keşap Ziraat Odası ile imzaladığı Organik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Sözleşmesi kapsamında 2017 yılında yapması gereken zorunlu kontrolleri yapmadığı ve bazı çiftçilere ait alanların statü bilgilerini -sehven de olsa- yükselttiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı,
Davacı firma tarafından, Keşap Ziraat Odası ile aralarında imzalanan sözleşmeden doğan haklarını kullanmasına müdahale edildiği ve bu hakların kullanılması nedeniyle cezalandırıldığı, sözleşme ile her iki tarafa da karşılıklı asli edimler yüklendiği, kontrol ve sertifikasyon hizmetlerine ilişkin ücret ödenmeden hizmet etmelerinin mümkün olmadığının ileri sürüldüğü,
Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikle, organik tarım faaliyetlerinin, müteşebbis ile yetkilendirilmiş kuruluş arasında imzalanan sözleşmeye dayalı olarak yürütüleceği düzenlenmekle birlikte; tarafların, sözleşme hükümlerine dayanarak, Organik Tarım Kanunu ve Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik düzenlemeleri ile kendilerine yüklenen ödevlerden kaçınamayacağı, daha açık bir ifade ile, taraflar arasında imzalanan ve özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmeden bağımsız olarak, tarafların Organik Tarım Kanunu ve Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik hükümlerine de uyma mecburiyeti bulunduğu, bu nedenle, taraflardan birinin sözleşme hükümlerine uymaması hâli, diğer tarafın mevzuatla kendisine yüklenen ödevlerden kaçınmasına gerekçe olamayacağı,
Uyuşmazlık konusu olayda da, davacı şirket ile Keşap Ziraat Odası arasında imzalanan sözleşmede, tarafların hak ve yükümlülüklerine yer verilerek, sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek uyuşmazlıkların çözümünde Muğla Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun belirtildiği, nitekim, davacı tarafından 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olarak hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediği iddiasıyla açılan dava neticesinde de … Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin 14.000,00 TL hizmet bedelinin Keşap Ziraat Odasından alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği,
Ayrıca, anılan kararın gerekçesinde, Keşap Ziraat Odası tarafından 2017 yılına ilişkin olarak 14/02/2017 tarihinde 6.500,00 TL ödeme yapıldığına ve taraflar arasındaki sözleşmenin 2017 yılı 5. ayı itibarıyla sona erdiğine de yer verildiği,
Bu nedenle, sözleşmeden kaynaklı alacaklarını alamadığı gerekçesiyle sözleşmeyi feshederek alacaklarının tahsili için yargı yoluna başvurabilecek olan davacının, sözleşmeyi feshettiği 5. aya kadar kontrol ve sertifikasyon hizmetine ilişkin olarak bütün yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmekteyken, yapması gereken zorunlu kontrolleri yapmayarak üreticilerin mağduriyetine sebep olduğu sonucuna varıldığı,
Kaldı ki, davacı tarafın bazı çiftçilere ait alanların statü bilgilerini önce yükseltip, sonra bu durumun sehven yapıldığı fark edilerek düzelttiğine yönelik tespitin bile tek başına davacının uyarılması bakımından yeterli olduğu, ayrıca, uygulama işlemine konu "uyarma" kararının, dayanak Yönetmelik kuralındaki gibi düzeltme süresine ve dolayısıyla askı ile iptal yaptırımına bağlanmadığı, bu açıdan idari cezalardan farklı olarak cezalandırmanın değil, kamu hizmeti alanında kurulan düzeni korumak; sistemin işleyişinin bozulmasını önlemek, kısaca davacının eksik/yanlış yaptığı iş ve işlemlerin tekrarlanmamasını sağlamaktan ibaret idari bir tedbir olduğu kanaatine varıldığı,
Öte yandan; her ne kadar Yönetmelik kuralında, yetkilendirilmiş kuruluşların "Bakanlık" tarafından uyarılacağı belirtilmiş ise de; Yönetmeliğin genel sistematiğine, Organik Tarım Komitesinin görev, yetki ve oluşumuna bakıldığında; daha geniş katılımın olduğu, kurul usulü inceleme ve oylamanın gerçekleştirildiği, yetkili kuruluşların çalışma iznini iptal etmeye yetkili bulunan Komite tarafından uyarma kararı verilebileceği,
Son olarak, 23/03/2018 tarihli raporda, davacının, odanın yeni sözleşme imzaladığı ECAS Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşu'na ilgili müteşebbis bilgilerini vermediği yönünde bir tespite yer verilmişse de, hem raporun sonuç kısmında bu tespite yönelik bir yaptırım önerisinde bulunulmamış olması hem de dava konusu Organik Tarım Komitesi kararında bu hususa yer verilmemiş olması göz önüne alındığında, bu hususun işlemin sebep unsurları arasında yer almadığı anlaşıldığından, davacının ECAS Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşu'na ilgili müteşebbis bilgilerini verip vermediği yönünde bir inceleme yapılmasına gerek görülmediği,
Bu itibarla, Organik Tarım Komitesi tarafından alınan kararın, 2017 yılında yapması gereken zorunlu kontrolleri yapmadığı ve bazı çiftçilere ait alanların statü bilgilerini -sehven de olsa- yükselttiği görülen davacının uyarılmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen ehliyet yönünden, kısmen esastan reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu edilen Yönetmelik hükmünün menfaatlerini doğrudan etkilediği, dava konusu düzenlemenin idareye ucu açık bir takdir yetkisi tanıdığı ve ölçülü olmadığı, özel hukuk sözleşmesi kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmeyen idare karşısında kendilerinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle idari yaptırıma maruz bırakılamayacağı, sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinin eksiksiz olarak yerine getirildiği, dava konusu işleme gerekçe olarak gösterilen hususların gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı firma ile Keşap Ziraat Odası Başkanlığı arasında 06/02/2015 tarihli Organik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Sözleşmesi imzalanmış ve odaya üye olan fındık üreticileri tarafından (oda nezdinde grup çalışması olarak) organik tarım faaliyetlerine başlanmıştır.
Keşap Ziraat Odası tarafından 2016 yılı ödemelerinin eksik yapılması, 2017 ödemelerinin ise hiç yapılmaması gerekçe gösterilerek davacı şirket tarafından, 06/09/2017 tarihi itibarıyla sözleşme feshedilmiştir.
Davalı idare tarafından düzenlenen 23/03/2018 tarihli raporda; davacının kontrol yapmadığını açıkça beyan etmesi, yapılması gereken zorunlu kontrollerin yapılmaması, kontrol formlarının organik Tarım Bilgi Sistemine girmediğinin tespit edilmesi nedeniyle, grup üreticilerinin destekleme ödemelerinden yararlanmalarının mümkün olmadığı, mağduriyetini yasal olarak arayabileceği, davacının ise, Keşap Ziraat Odası Başkanlığının kendilerine yapılması gereken ödemelerin yapılmamasını gerekçe göstererek, fındık üretim sezonu içerisinde yapması gereken kontrolleri yapmayarak üreticilerin mağduriyetine neden olduğu belirtilerek Organik Tarım Komitesine, bazı üreticilere ait alanların statü bilgilerini yükseltilmesinin, yanlışlık ve sehven yapılmış olsa bile yapılmaması gereken bir husus olduğu, Organik Tarım Kanunu'nda bu kusurlardan dolayı cezai yaptırım uygulanması yönünde bir düzenleme bulunmadığı, ancak davacının iş ve işlemlerini Kanun ve Yönetmelik hükümleri doğrultusunda zamanında, eksiksiz, dikkatli bir şekilde yapması gerektiği konusunda uyarılması önerilmiştir.
Organik Tarım Komitesinin … tarihli ve … sayılı kararı ile 23/03/2018 tarihli rapordaki tespitlere yer verilerek davacının iş ve işlemlerini Kanun ve Yönetmelik hükümleri doğrultusunda, zamanında, eksiksiz ve dikkatli bir şekilde yapması gerektiği konusunda uyarılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Tüketiciye güvenilir, kaliteli ürünler sunmak üzere organik ürün ve girdilerin üretiminin geliştirilmesini sağlamak için gerekli tedbirlerin alınmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 03/12/2004 tarih ve 25659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu'nun 2. maddesinde, Kanun'un, organik tarım faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin kontrol ve sertifikasyon hizmetlerinin yerine getirilmesi ve Bakanlığın denetim usul ve esasları ile yetki, görev ve sorumluluklara dair hususları kapsadığı belirtilmiş; 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Organik tarım faaliyetleri"nin, toprak, su, bitki, hayvan ve doğal kaynaklar kullanılarak organik ürün veya girdi üretilmesi ya da yetiştirilmesi, doğal alan ve kaynaklardan ürün toplanması, hasat, kesim, işleme, tasnif, ambalajlama, etiketleme, muhafaza, depolama, taşıma, pazarlama, ithalat, ihracat ile ürün veya girdinin tüketiciye ulaşıncaya kadar olan diğer işlemlerini; (c) bendinde, "Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu"nun, organik ürünün veya girdinin, üretiminden tüketiciye ulaşıncaya kadar olan tüm aşamalarını kontrol etmek ve sertifikalandırmak üzere Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişileri; (f) bendinde, "Yetkilendirilmiş kuruluş"un, kontrol ve sertifikasyon kuruluşu, kontrol kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu olarak Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişileri; (g) bendinde, "Kontrol"ün, organik tarım faaliyetlerinin bu Kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, düzenli kayıtların tutulması, sonuçların rapor edilmesi, gerek görülmesi halinde ürünün organik niteliğinin laboratuvar analizleri ile test edilmesini; (l) bendinde, "Müteşebbis"in, organik tarım faaliyeti yapan gerçek veya tüzel kişiyi; (m) bendinde, "Sertifikasyon"un, bütün kontrol yöntemlerinin uygulanması sonucu işletmenin, organik ürünün ve girdinin mevzuata uygun olarak belgelendirilmesini ifade ettiği düzenlemesine;
"Komitelerin oluşumu, yetki, görev ve sorumlulukları" başlıklı 4. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasında; organik tarımın geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapmak ve Bakanlık içi koordinasyon ve değerlendirme hizmetleri ile yetkilendirilmiş kuruluşların, işletmelerin, müteşebbislerin, kontrolör ve sertifikerlerin faaliyetlerini izlemek üzere Bakanlık bünyesinde Organik Tarım Komitesi kurulur.
Organik tarımın ticaretini, tanıtımını, araştırmalarını ve diğer organik tarım faaliyet stratejilerini belirlemek ve Bakanlık dışı kurum ve kuruluşlarla koordinasyon ve izleme hizmetlerini yapmak üzere Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi kurulur. Bu Komite; ilgili kamu kurum ve kuruluşları, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve özel sektör temsilcilerinden olmak üzere en az on kişiden oluşur.
Bu komitelere bağlı olarak, yeter sayıda alt komite oluşturulabilir.
Organik Tarım Komitesi ve Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesinin oluşumu ve çalışma şekli ile ilgili usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." kuralına;
"Yetkilendirilmiş kuruluşlar" başlıklı 5. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasında; organik tarım faaliyetlerinin her türlü kontrol ve sertifikalandırma işlemleri, Bakanlıkça veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş kuruluşlarca yapılır. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, yeterli ve tecrübeli personel ile teknik alt yapıya sahip olmak zorundadır.
...
Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Kanuna uygun olarak çıkarılacak yönetmelikte belirlenen dönemlerde Bakanlığa rapor vermek, bilgi ve belgelerini Bakanlık yetkililerine göstermek zorundadırlar.
Yetkilendirilmiş kuruluşlar ile kontrolör ve sertifikerlerin; çalışma izni, izin süresi, süre uzatımı, izinlerinin iptali, görev ve yetkileri, yetki kullanımı, kontrol ve sertifikasyon sistemi ile kontrolör ve sertifiker çalıştırmaya ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." kuralına;
"Müteşebbis" başlıklı 6. maddesinde, "Müteşebbisler, yetkilendirilmiş kuruluş kontrolünde çalışmak zorunda olup, bu Kanun kapsamında Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunamazlar.
Müteşebbisler, kontrol veya denetim amacı ile Bakanlık yetkilileri ile Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kuruluşların yetkililerine; işletmeye giriş izni vermek ve muhasebe kayıtları ile diğer ilgili dokümanlarını göstermek zorundadırlar. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, elde ettikleri bu bilgi ve belgeleri, Bakanlık dışında üçüncü şahıslara veremezler." kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun'a dayanılarak; ekolojik dengenin korunması, organik tarımsal faaliyetlerin yürütülmesi, organik tarımsal üretimin ve pazarlamanın düzenlenmesi, geliştirilmesi, yaygınlaştırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendinde, "Organik Tarım Bilgi Sistemi (OTBİS)"in, Organik tarım yapan müteşebbis, arazi, ürün, hayvansal üretim, su ürünleri üretimi ve sertifika bilgilerinin bulunduğu Bakanlıkça oluşturulan veri tabanını; (aa) bendinde, "Organik tarım faaliyetleri"nin, toprak, su, bitki, hayvan ve doğal kaynaklar kullanılarak organik ürün veya girdi üretilmesi ya da yetiştirilmesi, doğal alan ve kaynaklardan ürün toplanması, hasat, kesim, işleme, tasnif, ambalajlama, etiketleme, muhafaza, depolama, taşıma, pazarlama, ithalat, ihracat ile ürün veya girdinin tüketiciye ulaşıncaya kadar olan diğer işlemlerini; (bb) bendinde, "Organik tarım metodu"nun, organik tarım uygulamaları esnasında yapılması gereken bilimsel ve teknik uygulamaların tamamını veya bölümlerin her birini ifade ettiği kuralına; "Organik tarımın genel kuralları" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Organik tarım faaliyetleri, müteşebbis ile yetkilendirilmiş kuruluş arasında imzalanan sözleşmeye dayalı olarak yürütülür. Bu sözleşme; tarımsal faaliyetin bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılacağını belirleyen yazılı anlaşmayı ifade eder. Yetkilendirilmiş kuruluş sözleşme yaptığı müteşebbis ile ilgili bilgileri kırk beş gün içerisinde OTBİS’e kaydeder." düzenlemesine; "Kontrol sisteminin özellikleri" başlıklı 33. maddesinde, "Organik üretimin özelliği, her aşamasının kontrollü olması ve ürünün sertifikalandırılmasıdır. Bu Yönetmelik hükümlerine göre, ürünün güvence altına alınmasındaki iki temel unsur, kontrol ve sertifikasyondur. Kontrol ve sertifikasyon işlemi, aynı kuruluş tarafından yapılabileceği gibi ayrı ayrı kuruluşlar tarafından da yapılabilir." düzenlemesine; "Kontrol yetkisi" başlıklı 34. maddesinde, "Bakanlık kontrole ilişkin yetkisini, yetkilendirilmiş kuruluşa devredebilir. Kontrol yetkisi verilen kuruluşlar ve kontrolörler yetkilerini başka bir kurum ve/veya kuruluşa veya kişiye devredemez." düzenlemesine; "Kontrol işlemi" başlıklı 36. maddesinin 1. fıkrasında, "Kontrol işlemi; yazılı belgeleri, planları, defterleri, raporları, kayıtları, arazi, işletme ve depo gibi kritik kontrol noktaları ve gözlemleri içerir." kuralına; "Yetkilendirilmiş kuruluşların çalışma esasları" başlıklı 41. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde, yetkilendirilmiş kuruluşların, bitkisel ve hayvansal ürünler ile su ürünleri üretimi yapan, orman alanlarından ve doğadan ürün toplayan, ürün işleyen, ambalajlayan, depolayan, nakleden, pazarlayan, sözleşme yaptığı geçiş sürecindeki veya bu süreci tamamlamış bütün müteşebbisleri ve müteşebbislere ait her türlü bilgi ve belgeyi kontrol edeceği düzenlenmesine; (i) bendinde, "Kontrol sisteminden ayrılan müteşebbislere ait faaliyetin statüsünü gösteren onaylı üretici listesi, üretim ve ürün bilgileri, parsel bilgileri, sertifika bilgileri, uygunsuzluk ve düzeltici faaliyetler, ilgili yıla ait varsa onaylı stok raporu önceki yetkilendirilmiş kuruluş tarafından müteşebbisin yeni sözleşme yaptığı yetkilendirilmiş kuruluşa bildirilir." düzenlenmesine; aynı maddenin 2. fıkrasında, "Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar verilen bu süre içerisinde yapılan düzeltmeleri Bakanlığa bildirir. Aykırılığın zamanında düzeltilerek Bakanlığa bildirilmemesi durumunda konu Organik Tarım Komitesinde değerlendirilir ve yetkilendirilmiş kuruluşa verilen çalışma izni azami altı ay süre ile askıya alınır. Bu süre içerisinde yetkilendirilmiş kuruluş, yeni müteşebbislerle sözleşme yapamaz, kontrol ve sertifikasyon faaliyetinde bulunamaz. Yetkilendirilmiş kuruluş askıya alınma tarihi itibarıyla geçerlilik süresi devam eden sertifikalara ilişkin görev ve sorumluluklarını yerine getirir. Ancak, bu sertifikalarda hiçbir şekilde yeni süre uzatımına gidemez. Askı süresi sonunda aykırılığın giderilmemesi durumunda Organik Tarım Komitesince yetkilendirilmiş kuruluşun yetkisi iptal edilir." düzenlemesine; "Yetkilendirilmiş kuruluşların göndermekle yükümlü oldukları bilgi ve belgeler" başlıklı 43. maddesinde, "... (2) Yetkilendirilmiş kuruluş ile müteşebbisin sözleşme imzalamasını müteakip yetkilendirilmiş kuruluş tarafından müteşebbisin OTBİS’te tanımlanmış bilgileri kaydedilir ve güncel tutulur. Yetkilendirilmiş kuruluşlar sözleşme kapsamındaki gerekli kontrolleri gerçekleştirir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, OTBİS’de kayıtlı bilgilerdeki her türlü güncellemeler ile sözleşmesi iptal edilen müteşebbise ait silme işlemlerini on beş gün içerisinde yapar. ..." düzenlemesine yer verilmiş, "Organik Tarım Komitesinin oluşumu, görevleri, çalışma usul ve esasları" başlıklı 48. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, Organik Tarım Komitesinin görevleri arasında, "1) Yetkilendirilecek kuruluşlara faaliyet göstereceği kapsamlarda çalışma izni vermek, çalışma iznini uzatmak, askıya almak, iptal etmek ve/veya gerekli idari para cezasının uygulanması için karar almak" sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Daire kararının Organik Tarım Komitesinin … Tarih ve … Sayılı Kararının Davacı Şirketin Uyarılmasına İlişkin Kısmı yönünden;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Onuncu Dairesi kararının, Organik Tarım Komitesinin … Tarih ve … Sayılı Kararının Davacı Şirketin Uyarılmasına ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Daire kararının, 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasına ilişkin kısmına gelince;
Temyize konu kararda, Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının, "...ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar verilen bu süre içerisinde yapılan düzeltmeleri Bakanlığa bildirir. Aykırılığın zamanında düzeltilerek Bakanlığa bildirilmemesi durumunda konu Organik Tarım Komitesinde değerlendirilir ve yetkilendirilmiş kuruluşa verilen çalışma izni azami altı ay süre ile askıya alınır. Bu süre içerisinde yetkilendirilmiş kuruluş, yeni müteşebbislerle sözleşme yapamaz, kontrol ve sertifikasyon faaliyetinde bulunamaz. Yetkilendirilmiş kuruluş askıya alınma tarihi itibarıyla geçerlilik süresi devam eden sertifikalara ilişkin görev ve sorumluluklarını yerine getirir. Ancak, bu sertifikalarda hiçbir şekilde yeni süre uzatımına gidemez. Askı süresi sonunda aykırılığın giderilmemesi durumunda Organik Tarım Komitesince yetkilendirilmiş kuruluşun yetkisi iptal edilir." şeklindeki düzenlemesinin, davacının kişisel menfaatini doğrudan etkilemesinin söz konusu olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının, ilk cümlesinde yer alan "...ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir." ibaresi ile devamındaki cümleleri bakımından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının tamamının iptali istenilmesine rağmen, anılan düzenlemede yer alan; yazılı olarak uyarma, aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilmesi, çalışma izninin azami altı ay süre ile askıya alınması ve yetki iptali yaptırımlarından sadece uyarmaya ilişkin kısmının davacıya uygulandığı, düzenlemede yer alan diğer yaptırımların ise davacıya uygulanmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın niteliği ve dava konusu Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; yazılı olarak uyarma, aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilmesi, çalışma izninin azami altı ay süre ile askıya alınması ve yetki iptali yaptırımlarından sadece uyarmaya ilişkin kısmının davacıya uygulandığı, düzenlemede yer alan diğer yaptırımların ise davacıya uygulanmadığı dikkate alındığında, temyizen incelenen dava konusu uygulama işleminin sebebinin, dava konusu Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır..." ibaresi olduğu anlaşıldığından anılan hüküm ile sınırlı inceleme yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Dava Konusu Yönetmeliğin 41. Maddesinin 2. Fıkrasında Yer Alan "Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır..." İbaresinin İncelenmesinden;
Dava konusu Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır..." ibaresiyle, yetkilendirilmiş kuruluşların uyarılması yaptırımı düzenlenmiştir.
Davacı tarafından, idari yaptırımların ve hangi fiillerin idari yaptırımı gerektirdiğinin 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu'nda belirtilmesi gerektiği, bu belirlemenin Yönetmelik ile yapılmasının kanunilik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
5262 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davalı idarenin, yetkilendirilmiş kuruluşlar ile kontrolör ve sertifikerlerin; çalışma izni, izin süresi, süre uzatımı, izinlerinin iptali, görev ve yetkileri, yetki kullanımı, kontrol ve sertifikasyon sistemi ile kontrolör ve sertifiker çalıştırmaya ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda yetkili olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Dava konusu düzenleme incelendiğinde; söz konusu kuralın, yetkilendirilmiş kuruluşların Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda, doğrudan izinlerinin askıya alınması veya iptali yerine öncelikle uyarılmalarını öngörerek yetkili firmaların mevzuat hükümlerine uygun hizmet sunmalarının sağlanması amacına yönelik olduğu ve 5262 sayılı Kanun'da yer verilen izin iptali yaptırımına ilişkin hükmün tamamlayıcısı niteliğinde bulunduğu, daha açık bir ifadeyle, dayanak Kanun'da yetkilendirilmiş kuruluşların izninin iptali konusunda davalı idareye yetki verildiği gözetildiğinde, dava konusu Yönetmelik düzenlemesiyle, yetkilendirilmiş kuruluşların uyarılmasına yönelik düzenleme yapılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, temyize konu kararın 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasına ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 15/03/2023 tarih ve E:2018/2341, K:2023/1305 sayılı kararının Organik Tarım Komitesinin … Tarih ve … Sayılı Kararının Davacı Şirketin Uyarılmasına İlişkin Kısmının ONANMASINA oybirliğiyle,
3. Temyize konu Daire kararının, 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA oyçokluğuyla,
4. 02/05/2024 tarihinde kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının tamamının iptaline karar verilmesinin istenildiği dikkate alındığında, hasren inceleme yapılmasında hukuken isabet olmadığı ve eksik inceleme yapıldığı, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasına ilişkin kısmının da aynen onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!