WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2964 E.  ,  2024/793 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2964
Karar No : 2024/793

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- … Televizyonculuk ve Medya Hizmetleri AŞ
2- … Net AŞ
VEKİLLERİ: Av. …, Av. …, Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 09/05/2023 tarih ve E:2019/12787, K:2023/2466 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 22/10/2019 tarih ve 30926 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 09/05/2023 tarih ve E:2019/12787, K:2023/2466 sayılı kararıyla;
5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. ve 2. maddesi, 3 . maddesinin 1. fıkrasının (n) bendi, 4. maddesinin 1. fıkrası, 7., 13. ve Geçici 4. maddesi ile 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Sinema Genel Müdürlüğü" başlıklı 284. maddesine yer verilerek;
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verildiği,
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabildikleri,
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içerdiği ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı, normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceğinin hukukun genel ilkelerinden olduğu,
İdare Hukukunda "yetki"nin, idareye Anayasa ve yasalarla tanınmış olan karar alma gücünü ifade ettiği, idari işlemin en temel unsurunu oluşturan "yetki"nin, kanuni idare ilkesinin bir gereği olarak yasayla hangi makama verilmiş ise ancak onun tarafından kullanılabileceği; kural olarak "yetkisizlik kural, yetkili olmanın istisna" olduğu,
Öte yandan; Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği; bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağının hükme bağlandığı; "Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" başlıklı 26. maddesinde, herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu; bu hürriyetlerin kullanılmasının, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabileceği; düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usullerin kanunla düzenleneceğinin kurala bağlandığı; "Bilim ve sanat hürriyeti" başlıklı 27. maddesinde, herkesin, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahip olduğunun belirtildiği; "Basın hürriyeti" başlıklı 28. maddesinde de, basının hür olduğu, sansür edilemeyeceği, basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasa'nın 26. ve 27. maddelerinde yer verilen hükümlerinin uygulanacağının kural altına alındığı,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 29/03/2005 tarih ve Başvuru No:40287/98 sayılı Alınak - Türkiye kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğüne ilişkin 10. maddesinin, özellikle bilgi ve fikir edinme ve yayma özgürlüğü kapsamında, kültürel, siyasi ve sosyal bilgi ve fikirlerin değiş tokuşuna katılma fırsatı yaratan sanatsal ifade özgürlüğünü de içerdiği, sanat eserleri yaratan, sergileyen veya dağıtan kişilerin demokratik bir toplum için büyük önem taşıyan fikir ve görüşlerin yayılmasına katkıda bulunduğunun ifade edildiği,
Anayasa Mahkemesinin 12/11/2014 tarih ve Başvuru No:2013/1461 sayılı kararında da, ifade özgürlüğünün, insanın serbestçe haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine ulaşabilmesi, edindiği düşünce ve kanaatlerden dolayı kınanamaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına geldiği; bu kapsamda sanatsal ifadelerin de Anayasa'nın 26. ve 27. maddelerinin koruması altında olduğunun ifade edildiği,
Yukarıda yer verilen Anayasa hükümlerinden ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi kararlarından, sinema filmlerinin de ifade özgürlüğü kapsamında yer aldığının, buna bağlı olarak sınırlandırılmasının ancak kanunla mümkün olduğunun anlaşıldığı,
5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun'un 4., 7., 13. ve geçici 4. maddesine dayanılarak hazırlandığı belirtilen ve 22/10/2019 tarih ve 30926 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik"te genel olarak, sinema sektörünün güçlendirilmesi, desteklenmesi amacına yönelik olarak kayıt ve tescile esas olacak şekilde sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılması konusunda davalı Bakanlığın görev, yetki ve sorumluluğunun düzenlendiği, bu kapsamda Bakanlığın ilgili birimince yapılacak değerlendirme ve sınıflandırma esasları ile bu incelemeler sonrasında uygun bulunan veya istenilen gerekli düzeltmeleri yapılan filmlerin kayıt ve tescilinin yapılması, değerlendirme ve sınıflandırma sonucunda filmlerin taşıması gereken işaret veya ibarelerin tespiti, bu şekilde belirlenen taşınması zorunlu olan işaret veya ibarelerin her türlü tanıtım ve gösterim alanında ve taşıyıcı materyal üzerinde kullanılmasına yönelik denetimlerin ve bu zorunluluğa uyulmadığı takdirde uygulanacak yaptırımlara ilişkin usul ve esasların kural altına alındığı; davacılar tarafından iptali istenilen Yönetmeliğin 13. maddesinin 2. fıkrasında ise, sinema salonlarında ilk kez ticari dolaşıma girecek değerlendirme ve sınıflandırması yapılmış sinema filmlerinin, gösterime girdiği tarihten itibaren ücretli yayın yapılan kablo, uydu, karasal, internet ve diğer ortamlarda beş ay geçmeden, ücretsiz yayın yapılan uydu, karasal, internet ve diğer ortamlarda ise altı ay geçmeden ticari amaçla yayınlanamayacağının veya umuma iletilemeyeceğinin kurala bağlandığı,
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; davalı Bakanlığın, ülke içinde üretilen veya ithal edilen sinema filmlerinin ticarî dolaşıma veya gösterime sunulmadan önce, gösterim ve iletim biçimleri dikkate alınarak kayıt ve tescile de esas olacak şekilde kamu düzeni, genel ahlâk ile küçüklerin ve gençlerin ruh sağlığının korunması, insan onuruna uygunluk ve Anayasada öngörülen diğer ilkeler doğrultusunda denetlenmesi, değerlendirilmesi ve sınıflandırılması, zorunlu tutulan işaret ve ibarelerin değerlendirme ve sınıflandırma sonrasında her türlü tanıtım ve gösterim alanında ve taşıyıcı materyal üzerinde kullanılmaması veya yanıltıcı şekilde kullanılması halinde mahallin mülki idare amiri tarafından yapılacak denetim ve uygulanacak yaptırımlar konusunda düzenleme yapmaya yetkili olduğu hususunda tereddüt bulunmamakta ise de; dava konusu düzenlemenin, davalı idarece değerlendirme ve sınıflandırması yapılmış ve sinemada ilk kez gösterime girecek sinema filmlerinin, sinema dışındaki diğer mecralarda belli bir süre geçmeden ticari amaçla yayınlanamayacağına veya umuma iletilemeyeceğine yönelik olduğu, bu hususun ise davalı idareye 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun ile tanınan sinema filmlerinin değerlendirilmesi, sınıflandırılması ile zorunlu tutulan işaret ve ibarelerin kullanımının denetimine ilişkin olarak verilen yetkinin dışında kaldığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı,
Diğer taraftan, her ne kadar davalı idarece 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Sinema Genel Müdürlüğü" başlıklı 284. maddesinde yer verilen hükümlerin, idarelerini dava konusu düzenlemeyi yapma konusunda yetkili kıldığı iddia edilmekte ise de; anılan Kararname hükümlerinin de davalı idareye ifade özgürlüğü kapsamında yer alan sinema filmlerinin yayınlanacağı mecraları kısıtlama ve sinema dışında diğer mecralardaki yayın hizmetlerini düzenleme konusunda yetki vermediği görüldüğünden, davalı idarenin bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Sinema Genel Müdürlüğünün görev ve yetkilerinin 10/07/2018 tarih ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 284. maddesinde düzenlendiği, söz konusu Kararname'nin 284. maddesinin 1. fıkrasının (b) beninde; “Sinema sektörüne ilişkin yatırım destek ve tanıtım faaliyetlerini koordine etmek ve bu alandaki kültür mirasımızın gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak”, (8) bendinde; “Sinema sektöründe mesleki standartlar ile çalışma koşullarını belirlemek ve bu esaslar doğrultusunda belgelendirme ve denetim faaliyetlerini yürütmek”, (h) bendinde; “Sinema sektöründe yapım, dağıtım ve gösterime ilişkin eğitim programları hazırlamak, uygulamak ve uygulanmasını sağlamak; sinema filmleri ile görsel-işitsel yapımları üretenler ve dağıtanlar ile gösterimin yapıldığı alan ve mekânlara izin belgeleri vermek ve bu mekânları denetlemek” hükümlerinin yer aldığı, aynı maddenin 1. fıkrasının (a) bendi ise, Sinema Genel Müdürlüğüne, “74/7/2004 tarihli ve 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bakanlığa verilen görevleri yürütmek” görevinin verildiği, diğer taraftan, 30/01/2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18/01/2019 tarih ve 7163 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 14/7/2004 tarih ve 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun'un bazı maddelerinde düzenlemeler yapıldığı, bu değişiklikler ile Türk sinemasında Devlet desteği ile sağlanan gelişme ve büyümenin sürdürülebilir hale getirilebilmesi için uygulanmakta olan destek mekanizmasının yenilenmesi, çeşitlendirilmesi ile eser sayısı ve niteliğinde artış oluşturacak, üretilen eserlerin daha fazla seyirciyle buluşması ve sinema sektörünü stratejik bir sektör haline getirilmesinin amaçlandığı, 5224 sayılı Kanun'un “Amaç” başlıklı 1. maddesi dikkate alındığında açıkça görüleceği üzere, yasa koyucunun sinema sektörünün tüm bileşenlerini gözeterek düzenleme yaptığını ve sektörünün gelişimini sürdürebilir kılmanın ve güçlendirmenin esas olduğunun görüleceği, burada temel amacın, ulusal sinemanın güçlendirilebilmesi için sinema filmlerinin seyirci ile buluştuğu birinci ve en temel mecra olan sinema salonlarının korunması, yerli film üretiminin desteklenmesi ve sinemaya giden kişi sayısının artırılması olduğu, nitekim, Kanunla tanınan Bakanlığın sinema üretiminde, dağıtımında, gösteriminde, desteklenmesinde ve sınıflandırılmasında düzenleyici yetkiye sahip kamu idaresi olması yetkisiyle sinema sektöründe yer alan paydaşların menfaatlerini koruyacak nitelikte tedbir alınarak sinema filmlerinin gösterimi hususunda düzenlemenin getirildiği, amacın sinema sektörünü korumak olduğu, düzenlemenin ticari gösterime ilk kez sinema salonlarında girecek sinema filmleri için getirildiği, bu bağlamda, daha önce film yapımcılarının sinema salonlarında gösterimi yapılmadan ilgili platformlarda filmlerini yayınlamasının ya da önce ilgili platformlarda yayınlayıp daha sonra sinema salonlarında gösteriminin yapılmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığı, bu açıdan değerlendirildiğinde herhangi bir sözleşme özgürlüğü kısıtlamasının mevzu bahis olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, 5224 sayılı Kanun'da davalı idareye süreli yayın yasağı/yayın sınırlaması içeren dava konusu düzenlemeyi yapma yetkisinin verilmediği, bilakis, platform işletmecilerinin yayın hizmetlerine yönelik düzenleme yapma yetkisinin Kanun ve Anayasa ile Radyo ve Televizyon Üst Kurumuna verildiği, söz konusu Yönetmelik hükmünün yetki unsuru yönünden sakat olduğu, düzenlemenin 5224 sayılı Kanun'un amacına da aykırılık teşkil ettiği, yapılan düzenlemenin sinema sektörünü geliştirmeyi değil, sinema salonu işleticilerini korumayı amaçladığı, bu düzenleme nedeniyle sinema filmlerinin her türlü dağıtım ve gösterim alanında gelişmesinin önüne engel konulduğu, bu nedenle temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun ve 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Sinema Genel Müdürlüğü" başlıklı 284. maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sinema sektörünün eğitim, yatırım, girişim, yapım, dağıtım ve gösterim alanlarında geliştirilmesi ve güçlendirilmesi ile kayıt ve tescile de esas olacak şekilde sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılmasını ve bu alanda yerli ve yabancı yatırım ve girişimlerin desteklenmesinin amaçlandığı, bu amaca yönelik olarak Bakanlığa görev, yetki ve sorumluluklar verildiği, verilen sorumluluklardan birisinin ise sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılmasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim, "Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik"te genel olarak, sinema sektörünün güçlendirilmesi, desteklenmesi amacına yönelik olarak kayıt ve tescile esas olacak şekilde sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılması konusunda davalı Bakanlığın görev, yetki ve sorumluluğunun düzenlendiği, bu kapsamda Bakanlığın ilgili birimince yapılacak değerlendirme ve sınıflandırma esasları ile bu incelemeler sonrasında uygun bulunan veya istenilen gerekli düzeltmeleri yapılan filmlerin kayıt ve tescilinin yapılması, değerlendirme ve sınıflandırma sonucunda filmlerin taşıması gereken işaret veya ibarelerin tespiti, bu şekilde belirlenen taşınması zorunlu olan işaret veya ibarelerin her türlü tanıtım ve gösterim alanında ve taşıyıcı materyal üzerinde kullanılmasına yönelik denetimlerin ve bu zorunluluğa uyulmadığı takdirde uygulanacak yaptırımlara ilişkin usul ve esasların kural altına alındığı görülmekle birlikte; iptali istenilen Yönetmeliğin 13. maddesinin 2. fıkrasında, sinema salonlarında ilk kez ticari dolaşıma girecek değerlendirme ve sınıflandırması yapılmış sinema filmlerinin, gösterime girdiği tarihten itibaren ücretli yayın yapılan kablo, uydu, karasal, internet ve diğer ortamlarda beş ay geçmeden, ücretsiz yayın yapılan uydu, karasal, internet ve diğer ortamlarda ise altı ay geçmeden ticari amaçla yayınlanamayacağı veya umuma iletilemeyeceği yönünde kurala yer verilmiştir.
Davalı idare tarafından sunulan 02/07/2021 tarihli dilekçede, söz konusu düzenlemenin yapılışındaki ilk amacın, ulusal sinemanın güçlendirilmesi için sinema filmlerinin seyirci ile buluştuğu birinci ve en temel mecra olan sinema salonlarının korunması, yerli film üretiminin desteklenmesi ve sinemaya giden kişi sayısının artırılması olduğu, ilgili hükmün konulmasındaki diğer bir amacın ise; sinema salonu işletmelerinin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak olduğu, bu durumu ortaya koyan somut bir durum olarak ise, sinema sektöründe 2019 yılında krize sebebiyet veren "Organize İşler 2 Sazan Sarmalı” isimli filmin sinema salonlarında vizyona girmesinden sonra kısa bir süre içerisinde internet ortamından yayın yapan bir platformda yayınlanmasının sinema salonu işletmecilerini zarara uğratması ve sinema izleyici sayısında da ciddi bir düşüşe neden olması gösterilmiştir.
5224 sayılı Kanun ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde yer alan Sinema Genel Müdürlüğünün görevleri ile sinema sanatına özgü dil ve yöntemler ile meydana getirilen belgesel, kurgu, animasyon ve benzeri türlerde; konulu veya konusuz, uzun veya kısa metrajlı, tespit edildiği materyale bakılmaksızın elektronik, mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisinden ibaret filmleri, ifade eden sinema filmlerinin tanımı birlikte değerlendirildiğinde Bakanlığa verilen görev, yetki ve sorumluluğun sinema salonlarının, dolayısıyla sinema işleticilerinin korunması değil sinema sektörünün eğitim, yatırım, girişim, yapım, dağıtım ve gösterim alanlarında geliştirilmesi ve güçlendirilmesi olduğu, nitekim sinema sektöründe sadece sinema salonlarının değil platform işletmecilerinin de faaliyette bulunma yetkisine sahip olduğu dikkate alındığında yapılan düzenleme ile getirilen süreli yayın yasağı-yayın sınırlaması içeren düzenlemenin sinema filmlerinin gösterin alanlarının geliştirilmesi ve güçlendirilmesini sağlamaya yönelik değil, tam aksine sınırlandırmaya ve bir süreliğine engellemeye yönelik olduğu, sektöre ilişkin paydaşların menfaatleri arasında adil bir dengenin gözetilmediği, nitekim, ilk kez sinema salonlarında gösterime girecek sinema filmleri için sadece diğer mecralara yönelik yayın yasağının getirilmiş olması, bu bağlamda, daha önce film yapımcılarının sinema salonlarında gösterimi yapılmadan ilgili diğer mecralarda filmlerini yayınlaması durumuna ilişkin olarak ya da önce ilgili diğer mecralarda yayınlayıp daha sonra sinema salonlarında gösteriminin yapılmasına ilişkin olarak bir yayın yasağının öngörülmemiş olması da söz konusu dengenin sinema salon işleticileri lehine bozulduğunun açık bir göstergesidir.
Bu bakımdan, temyiz isteminin reddi ile temyize konu Daire kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, bireyin ve toplumun sinema sanatı ürünlerinden verimli bir biçimde yararlanabilmesi ve sinema sanatının sunduğu olanaklardan yararlanarak çağdaş ve etkin bir kültürel iletişim ortamının yaratılması için sinema sektörünün eğitim, yatırım, girişim, yapım, dağıtım ve gösterim alanlarında geliştirilmesi ve güçlendirilmesi ile kayıt ve tescile de esas olacak şekilde sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılmasını ve bu alanda yerli ve yabancı yatırım ve girişimlerin desteklenmesini sağlamaktır."; "Kapsam" başlıklı 2.maddesinde, "Bu Kanun sinema sektörünün güçlendirilmesi, desteklenmesi, kayıt ve tescile de esas olacak şekilde sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılması ile Bakanlığın görev, yetki ve sorumluluğuna ilişkin hükümleri kapsar." hükmü; "Tanımlar" başlıklı 3 . maddesinin 1.fıkrasının (n) bendinde, "Değerlendirme ve sınıflandırma: Ülke içinde üretilen veya ithal edilen sinema filmlerinin ticarî dolaşıma ve gösterime sunulmadan önce, gösterim ve iletim biçimleri dikkate alınarak kayıt ve tescile de esas olacak şekilde kamu düzeni, genel ahlâk ile küçüklerin ve gençlerin ruh sağlığının korunması, insan onuruna uygunluk ve Anayasada öngörülen diğer ilkeler doğrultusunda denetlenmesi, değerlendirilmesi ve sınıflandırılmasını,... ifade eder."; "Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulu" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "Sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılması, Bakanlık bünyesinde oluşturulan Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulunca yapılır."; son fıkrasında, "Değerlendirme ve sınıflandırma işlemleri ile kurullara ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir."; 7163 sayılı Kanunla değişik "Değerlendirme ve sınıflandırma" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Ülke içinde üretilen veya ithal edilen sinema filmlerinin, ticarî dolaşıma veya gösterime sunulmasından önce değerlendirilmesi ve sınıflandırılması yapılır. Değerlendirme ve sınıflandırma sonucunda uygun bulunmayan filmler, ticarî dolaşıma ve gösterime sunulamaz. (2) Değerlendirme ve sınıflandırması yapılmamış olan sinema filmleri; festival, özel gösterim ve benzeri kültürel ve sanatsal etkinliklerde ancak 18+ yaş işareti ile gösterilir. Daha önce Bakanlıkça değerlendirme ve sınıflandırması yapılan filmler, ilgili etkinliklerde aldıkları işaret ve ibarelere uygun olarak gösterilir. Söz konusu etkinliklerde gösterimi yapılacak olan filmlerin taşımaları gereken işaret ve ibarelerin her türlü tanıtım ve gösterim alanında kullanılması zorunludur."; "İşaret ve ibarelerin kullanılmaması ve denetim" başlıklı 13. maddesinde, "Değerlendirme ve sınıflandırma yükümlülüğüne uyulmaması, zorunlu tutulan işaret ve ibarelerin değerlendirme ve sınıflandırma sonrasında her türlü tanıtım ve gösterim alanında ve taşıyıcı materyal üzerinde kullanılmaması veya yanıltıcı şekilde kullanılması halinde mahallin mülki idare amiri tarafından filmlerin gösterim ve dağıtımı, işaret ve ibareler kullanılıncaya kadar durdurulur ve ilgililer hakkında bu maddede öngörülen idari para cezaları uygulanır.
Sinema filmi öncesinde gösterilen reklamların süresi en fazla on dakikadır. Fragman gösterim süresi en az üç, en fazla beş dakikadır. Kamu spotları ve sosyal sorumluluk projelerine ilişkin gösterimler belirtilen sürelere dahiledilmez. Sinema filmi gösterim arası on beş dakikayı aşamaz.
Sinema salonu işletmecileri, filmin yapımcısı ve varsa dağıtımcısı ile yapılacak sözleşme ile belirlenecek indirimli bilet fiyatlandırmaları hariç olmak üzere sinema biletini içeren abonelik, promosyon, kampanya ve toplu satış faaliyetleri gerçekleştiremez.
Sinema salon işletmecileri, sinema filmi bileti ile birlikte başka bir ürünün satışını aynı anda yapamaz.
Sinema salonu işletmecileri, film gösterimleri ile ilgili bilgileri Bakanlığa iletmek üzere Bakanlıkça belirlenen donanım ve yazılımı işler halde bulundurmakla yükümlüdür. Yapılan denetimlerde belirlenen eksiklerin giderilmesi için sinema salonu işletmecilerine altmış gün süre verilir.
Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak;
a) Değerlendirme ve sınıflandırma yükümlülüğüne uymayan, zorunlu tutulduğu halde gerekli işaret ve ibareleri kullanmayan veya yanıltıcı şekilde kullanan film yapımcısına yirmi bin Türk lirası,
b) Değerlendirme ve sınıflandırma yükümlülüğüne uyulmayan filmlerin dağıtımını yapanlara yirmi bin Türk lirası,
c) Değerlendirme ve sınıflandırma yükümlülüğüne uyulmayan filmlerin gösterimini yapanlar ile gerekli işaret ve ibareleri kullanmadan veya yanıltıcı şekilde kullanarak film gösterimi yapanlara elli bin Türk lirası,
d) Gösterim ve tanıtım alanlarında gerekli işaret ve ibareleri kullanmadan etkinlik düzenleyenlere film başına yirmi bin Türk lirası,
e) Reklam, fragman ve film arası sürelerine uymadan gösterim yapan sinema salonu işletmecilerine salon başına elli bin Türk lirası,
f) Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümlerine aykırı hareket eden sinema salonu işletmecilerine işletmenin sahibi olduğu salon başına elli bin Türk lirası,
g) Beşinci fıkrada yer alan yükümlülüğü yerine getirmeyen sinema salonu işletmecilerine salon başına elli bin Türk lirası, idari para cezası verilir.
Bu maddede öngörülen idari para cezaları mahallin mülki idare amiri tarafından verilir. İdari para cezaları, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasının ödenmiş olması yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Bu Kanun kapsamında, denetimleri gerçekleştirmek üzere mahallin mülki idare amirlerince denetim komisyonları kurulur.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir."; Geçici 4. maddesinde, "Bu maddeyi ihdas eden Kanunda öngörülen kurullar ve komisyonlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde oluşturulur. Bu kurullar ve komisyonlar oluşturuluncaya kadar mevcut kurullar ve komisyonlar görevine devam eder.
Bu maddeyi ihdas eden Kanunda öngörülen yönetmelikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yürürlüğe konulur. Yönetmelikler yürürlüğe konuluncaya kadar, mevcut yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilmiş olan destekler ve bunların geri ödemeleri için bu Kanunun bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilmeden önceki hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
Film çekim koordinasyon komisyonu kurulan illerde, komisyonca tarife belirlenmesinden önce yapılan film çekim başvuruları hariç olmak üzere daha önce belirlenmiş tarifeler uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Sinema Genel Müdürlüğü" başlıklı 284. maddesinde "(1) Sinema Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: a) 14/7/2004 tarihli ve 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bakanlığa verilen görevleri yürütmek, b) Sinema sektörüne ilişkin yatırım destek ve tanıtım faaliyetlerini koordine etmek ve bu alandaki kültür mirasımızın gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak, c) Bakanlığın ulusal sinema sektörünün korunması, desteklenmesi ve geliştirilmesine yönelik uluslararası kuruluşlarla işbirliği faaliyetlerini yürütmek, ç) Ulusal sinema eserlerinin yaygın olarak izleyiciye ulaştırılmasını sağlama ve sanat bilincini yükseltme yönünde politikaların üretilmesi amacıyla çalışmalar yapmak, bu amaca hizmet eden projeleri desteklemek, nitelikli eser üretimini teşvik etmek, d) Ülke tanıtımına katkı sağlayacak yabancı film projelerini desteklemek, e) Bakanlık adına ulusal ve uluslararası festivaller, film haftaları, yarışmalar, gösterimler, seminer ve benzeri etkinlikler düzenlemek ya da düzenlenmesini sağlamak, maddi katkıda bulunmak ve bu etkinliklere ilişkin ödüller vermek, f) Müze, arşiv, kütüphane ve gözlemevi gibi birimler aracılığıyla sinematografik eserlerin paylaşılmasını ve korunmasını sağlamak ve bunları kamunun istifadesine sunmak, g) Ulusal ve uluslararası düzeyde kamu ve özel medya kuruluşları ile sektörel ilişkileri geliştirecek faaliyetleri yürütmek; görev alanında bankalar, finans kuruluşları, meslek birlikleri, birlikler, dernekler, vakıflar ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapmak, ğ) Sinema sektöründe mesleki standartlar ile çalışma koşullarını belirlemek ve bu esaslar doğrultusunda belgelendirme ve denetim faaliyetlerini yürütmek, h) Sinema sektöründe yapım, dağıtım ve gösterime ilişkin eğitim programları hazırlamak, uygulamak ve uygulanmasını sağlamak; sinema filmleri ile görsel-işitsel yapımları üretenler ve dağıtanlar ile gösterimin yapıldığı alan ve mekanlara izin belgeleri vermek ve bu mekanları denetlemek, ı) Görev alanına giren konularda her türlü bilgi ve veriyi oluşturmak veya ilgili kurum ve kuruluşlardan toplamak, güncellemek ve dağıtmak, ulusal ve uluslararası kuruluşlarla bu konuda işbirliği yapmak, basılı veya elektronik yayınlar yapmak ve bu tür yayınları desteklemek, i) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak." kuralına yer verilmiştir.
5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun'un 4., 7., 13. ve geçici 4.maddesine dayanılarak hazırlanan Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, 22/10/2019 tarih ve 30926 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarenin, ülke içinde üretilen veya ithal edilen sinema filmlerinin ticarî dolaşıma veya gösterime sunulmadan önce, gösterim ve iletim biçimleri dikkate alınarak kayıt ve tescile de esas olacak şekilde kamu düzeni, genel ahlâk ile küçüklerin ve gençlerin ruh sağlığının korunması, insan onuruna uygunluk ve Anayasa'da öngörülen diğer ilkeler doğrultusunda denetlenmesi, değerlendirilmesi ve sınıflandırılması, zorunlu tutulan işaret ve ibarelerin değerlendirme ve sınıflandırma sonrasında her türlü tanıtım ve gösterim alanında ve taşıyıcı materyal üzerinde kullanılmaması veya yanıltıcı şekilde kullanılması halinde mahallin mülki idare amiri tarafından yapılacak denetim ve uygulanacak yaptırımlar konusunda düzenleme yapmaya yetkili olduğu açıktır.
Dava konusu Yönetmelik ile sinema salonlarında ilk kez ticari dolaşıma girecek değerlendirme ve sınıflandırması yapılmış sinema filmlerinin, gösterime girdiği tarihten itibaren ücretli yayın yapılan kablo, uydu, karasal, internet ve diğer ortamlarda beş ay geçmeden, ücretsiz yayın yapılan uydu, karasal, internet ve diğer ortamlarda ise altı ay geçmeden ticari amaçla yayınlanamayacağı veya umuma iletilemeyeceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkta, davalı idarenin 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Sinema Genel Müdürlüğü" başlıklı 284. maddesinde yer verilen hükümler gereğince dava konusu düzenlemeyi yapma konusunda yetkili olduğu, öte yandan dava konusu düzenlemenin sinema sektörünün ve sinema izleyicisinin menfaatlerinin korunması amacıyla tesis edildiği, bu amacın 5284 sayılı Kanun'un 1. maddesinde yer verilen amaca uygun olduğu, nitekim sinema salonlarının sinema sektörünün geçmişten günümüze gelişim süreci dikkate alındığında en önemli parçalarından biri olduğu ve Yönetmelik'te düzenlenen sürelerin sektör bileşenlerinin katılımıyla belirlendiği görüldüğünden, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 09/05/2023 tarih ve E:2019/12787, K:2023/2466 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Daireye gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 16/04/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.