WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2855 E.  ,  2024/721 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2855
Karar No : 2024/721

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü emrinde daire başkanı olarak görev yapan davacı tarafından, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü emrine Tarım ve Orman Uzmanı olarak atanmasına ilişkin ... tarih ve… sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla;
Davalı idare tarafından, davaya konu işlemin idareye tanınan takdir yetkisi uyarınca tesis edildiğinin belirtildiği, ancak idareye tanınan takdir yetkisinin bu yönde kullanımını gerektirecek nitelikte davacının görevinde başarısızlığına, disiplinsizliğine veya liyakaten yetersiz olduğuna ilişkin hukuken kabul edilebilir herhangi bir durumun olmadığı, diğer bir deyişle daire başkanlığı kadrosunun hiyerarşik olarak altında olan kadrolarda uzun yıllar çalışarak anılan göreve atanan, dolayısıyla kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde daire başkanlığına atanmış olan davacı hakkında tesis edilen işlemin sebebi olarak somut herhangi bir bilginin ve belgenin dosyaya sunulmadığı, daire başkanlığı görevinden salt takdir yetkisine dayanılarak uzman olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ….İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla;
Üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen kişiler ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları; 657 sayılı Kanun'un 76. maddesiyle ise atama yapma ve görevden alma konusunda idareye takdir yetkisi tanınmış olduğu; davacının tedviren yürüttüğü şube müdürlüğü görevini asaleten veya görevde yükselme sınavı ile atanarak yürütmediğinden, bu görevde bulunmanın davacıya kazanılmış hak sağlayacağından söz edilemeyeceği; üst düzey yöneticilik görevine atanmadan önce bulunduğu görevler ile kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde daire başkanlığı kadrosuna atanmadığı ve daire başkanlığı görevini de (3) yıl yaptığı hususları göz önüne alındığında ve idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusunda yasalarla ve idare hukuku ilkelerine dayalı olarak sahip olduğu takdir yetkisini, dava konusu işlemin tesisi sırasında, kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında, subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı anlaşılmakla, kadro derecesi de korunmak suretiyle davacının, daire başkanlığı görevinden alınarak, Tarım ve Orman Uzmanı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusun kabulü ile .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E...; K:... sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 06/10/2022 tarih ve E:2022/1003, K:2022/4907 sayılı kararıyla;
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, 28/09/2016-11/10/2019 tarihleri arasında daire başkanlığı görevini yürüttüğü, daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, söz konusu göreviyle ilgili hakkında hiçbir adli ve idari soruşturma açılmadığı gibi, disiplin cezası da almadığı ve görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde nesnel ve hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığının görüldüğü,
Bu durumda; davalı idarece, bilgi birikiminden faydalanmak üzere göreve atandığı belirtilen davacının daire başkanlığı görevinden alınmasını gerektirecek somut bir sebebin sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak tesis edildiği sonucuna varılan ve sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire Başkanı olarak yapılan atamasının liyakat ve kariyer ilkeleri göz önünde bulundurularak yapıldığı, vekaleten atandığı süreçler, geçmiş hizmetleri ve bu görevlerin niteliği dikkate alındığında, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde sırasıyla alt görevlerde (9 yıl mühendis, başmühendis, kontrol mühendisi ve 17 yıl Bakanlık görevlendirilmesiyle şube müdürü) belli süreyle tecrübe elde ettikten sonra Daire Başkanlığı görevine kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak atandığı, bununla birlikte, Daire Başkanlığı görevinde başarısız ya da yetersiz olduğunu veya görevini mevzuat çerçevesinde yapamadığını gösterecek nitelikte herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmamış olması karşısında, somut bir sebep gösterilmeden, salt takdir yetkisine dayanılarak, Daire Başkanlığı görevinden alınmasında sebep ve maksat yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı, görev yerinin ve unvanının değiştirilmesinde davalı İdarenin takdir yetkisini kötüye kullandığı, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı; 29/11/1990-24/09/2008 tarihleri arasında DSİ Şanlıurfa 15. Bölge Müdürlüğü emrinde, 01/12/2008-28/09/2016 tarihleri arasında ise DSİ Emlak ve Kamulaştırma Daire Başkanlığı emrinde, (17) yıl (8) ay tedviren şube müdürlüğü görevi yürütmek üzere mühendis kadrosunda görev yapmış; kurumlar arası naklen atama yoluyla atandığı daire başkanlığı görevinden alınarak, Tarım ve Orman Uzmanı olarak atanmıştır.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile idarelere, personelini atama konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olup; bu yetkinin ancak, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yargı içtihadıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, 28/09/2016-11/10/2019 tarihleri arasında daire başkanlığı görevini yürüttüğü, daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, söz konusu göreviyle ilgili hakkında hiçbir adli ve idari soruşturma açılmadığı gibi, disiplin cezası da almadığı ve görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde nesnel ve hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda; davalı idarece, bilgi birikiminden faydalanmak üzere göreve atandığı belirtilen davacının, daire başkanlığı görevinden alınmasını gerektirecek somut bir sebebin sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak tesis edildiği sonucuna varılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile iptal kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu .. tarih ve E:.., K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının, mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, bir idari işlem, dava konusu edilmesi halinde diğer unsurları yanında sebep unsuru yönünden de yargı merciince hukuka uygunluk denetimine tabi tutulacak olup, sebep unsuru, idareyi işlem tesis etmeye sevk eden maddi veya hukuki durumlardır. İdare hukukunda sebepsiz idari işlemin olamayacağı, idarenin tüm işlemlerinin, idari faaliyetlerin nihai amacı olan kamu yararını gerçekleştirmeye yönelen bir sebebe dayanması gerektiği, bu anlamda, hakkında idari işlem tesis edilenlerce hukuka aykırılık iddialarının etkin bir biçimde ileri sürülebilmesi ve yargı mercii tarafından idari işlemin hukuki denetiminin gerçekleştirilebilmesi için idarece, tesis edilen işlemin maddi ve hukuki sebeplerinin ortaya konulması gerektiği açıktır.
Somut olayda, davacının Devlet Su İşleri (DSİ) bünyesindeki Kamulaştırma Şube Müdürlüğü görevini asaleten veya görevde yükselme sınavı ile atanarak değil tedviren yürüttüğü, öte yandan tedviren yürüttüğü şube müdürlüğünün Şanlıurfa DSİ 15. Bölge Müdürlüğü ile DSİ Genel Müdürlüğü Emlak ve Kamulaştırma Daire Başkanlığı bünyesinde bulunduğu, Daire Başkanı olarak görev yaptığı birimin ise naklen atama yoluyla geldiği davalı idare bünyesindeki Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Toprak Koruma ve Arazi Değerlendirme Dairesi Başkanlığı olduğu görülmektedir. Davalı idarece bu Dairenin en önemli görevinin tarım arazilerinin korunması olduğu ve bu işin idaresinin konusunda uzman ziraat mühendislerince yürütülmesinde kamu yararının bulunduğunun belirtildiği, davacının ise Jeodezi ve Fotogrametri (Harita) Mühendisliği mezunu olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusunda sahip olduğu takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair hukuken geçerli herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca takdir yetkisi kapsamında davacının Daire Başkanlığı görevinden alınarak, kadro derecesi de korunmak suretiyle gerek 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 6. maddesinin (4) fıkrasının (b) bendi gerekse 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 18. maddesi gereği Tarım ve Orman Uzmanı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde davacının geçmiş hizmetleri de dikkate alındığında; kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bu itibarla, ısrar kararının, usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, belirtilen gerekçe ile temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.