DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2842 E. , 2023/2975 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2842
Karar No : 2023/2975
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-...
2-... Elektrik Dağıtım AŞ.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 31/05/2023 tarih ve E:2022/7728, K:2023/5396 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla ekli liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına ilişkin 30/12/2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29/12/2021 tarih ve 5036 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, Konya ili, Meram ilçesi, Boruktolu Mahallesi, 41429 ada 20 parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 31/05/2023 tarih ve E:2022/7728, K:2023/5396 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 35. ve 46. maddeleri; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5. 6. ve 27. maddeleri ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine yer verilerek,
Anayasa'nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereğinin ifade edildiği; acele kamulaştırma usulünün idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma yöntemi olduğu, acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği; acele kamulaştırma usulünün, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmediği, yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanıdığı; taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerektiği; kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırmanın acele usulle yapıldığı,
2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabileceği, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerektiği,
Uyuşmazlıkta; Meram Elektrik Dağıtım AŞ. faaliyetleri kapsamında Konya ili sınırları içerisindeki 2+843,90 km uzunluğundaki Hacı İnce KÖK-Kaşınhanı TR Enerji Nakil Hattı güzargahına isabet eden taşınmazlardan toplam 205,53m2'lik sahanın mülkiyetinin tescil edilebilmesi, hat emniyet sahası içinde kalan toplam 25.504,11m2'lik saha üzerinde de irtifak hakkı tesis edilebilmesi için Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ. Yönetim Kurulunca 6446 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi kapsamında, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca yürütülecek taşınmaz temini işlemlerinin gerçekleştirilmesine dair ... tarih ve ... sayılı kararın alındığı (anılan hüküm uyarınca kamu yararı kararı geçen), anılan kararda ayrıca taşınmazların bulunduğu alanların 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 14. maddesine göre "Büyük Ova Koruma Alanı" ilan edilmiş olması nedeniyle bu taşınmazlar üzerinde elektrik dağıtım tesislerinin kurulmasında kamu yararı olduğuna, bu taşınmazlarla ilgili olarak anılan Kanun hükmü gereğince işlem yapılması amacıyla konunun Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığına intikal ettirilmesine karar verildiği,
Mevcut elektrik nakil hatlarının çok eski olması nedeniyle arıza kayıtlarının bölgede artmış olması, arıza halinde şebekede meydana gelen sık ve uzun süreli kesintilerin bölge refahı ve ekonomisi üzerinde olumsuz etkilere neden olması, besleme trafoları için herhangi bir ring sisteminin de bulunmaması, toplamda 127 adet trafo bulunan şebeke yapısındaki kesintilerin hattın tamamını etkilemesi, daha fazla arıza oluşmasının önüne geçilmesinin ivediliği ve tedarik sürekliliğinin sağlanması amacıyla acele kamulaştırma usulünün tercih edilerek dava konusu işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda; dava konusu taşınmazın da yer aldığı bölgede planlanan enerji nakil hattının kurulumunun; bölgede tedarik sürekliliğinin sağlanması amacıyla yeni bir enerji nakil hattının tesis edilmesinin zorunlu hale gelmesi nedeniyle öngörülmesi ve bölgedeki enerji ihtiyaçlarının kaliteli bir şekilde karşılanabilmesinin amaçlanması, öte yandan uyuşmazlık konusu taşınmaza isabet eden güzergahın tespitine ve kamu yararı kararına karşı anılan işlemlerin iptali istemiyle herhangi bir davanın açılmaması karşısında, niteliği gereği enerji nakil hatlarının mümkün olan en kısa mesafeden ve en uygun hattan geçirilmesinde kamu yararı bulunması; her taşınmazın mülkiyet durumuna göre güzergah belirlenmesinin olanaksızlığı ve alternatif çözümlerin kamuya yükleyeceği mali külfet göz önünde bulundurulduğunda enerji nakil hattı projesi güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının irtifak hakkı tesisi suretiyle acele kamulaştırılmasında 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumun, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu ve davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin mevcut olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın, uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Diğer taraftan, her ne kadar 5403 sayılı Kanun kapsamında dava konusu taşınmazın tarım dışı kullanım iznine ilişkin işlemlerin devam ettiği, henüz sonuçlanmamış olduğu görülmüş olsa da, proje kapsamında, pilon (direk) yeri vs. nedenle mülkiyet kamulaştırılmasının planlanmadığı ve toplam 8.804,07m2 yüzölçümlü taşınmazın yalnızca hat altına isabet eden 940,75m2'lik kısmı üzerinde irtifak hakkı kurulmasının dava konusu taşınmazda tarımsal faaliyetin sürdürülmesine engel olmayacağı anlaşıldığından bu durumun dava konusu işlemin iptalini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire kararında, uyuşmazlık konusu taşınmaza isabet eden güzergahın tespitine ve kamu yararı kararına karşı anılan işlemlerin iptali istemiyle herhangi bir dava açılmadığı hususu belirtilmiş ise de, taşınmaza acele el konulmasına ilişkin kararla son aşamada durumdan haberdar olunduğu sabitken anılan işlemlerin iptaline ilişkin herhangi bir dava açılmadığından bahisle dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunun belirtilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğu; uyuşmazlığa konu taşınmazla ilgili 5403 sayılı Kanun'un 14. maddesi kapsamında tarım dışı amaca tahsis işlemlerinin sonuçlanması beklenmeden acele kamulaştırma kararı verildiği, acele kamulaştırmanın koşullarının gerçekleşmediği; geçimini çiftçilik yaparak temin ettiği ve tek gelir kaynağı çiftçilik olduğundan, işlemin uygulanması halinde maddi anlamda zor duruma düşeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararın bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.
Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "Taşınmaz temini işlemleri" başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, "Elektrik piyasasında dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak; dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir." kuralına yer verilmiştir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması" başlıklı 14. maddesinde;
"Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar; kurul veya kurulların görüşü alınarak, Cumhurbaşkanı kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenir.
Büyük ovalardaki koruma ve geliştirme amaçlı tarımsal altyapı projeleri ve arazi kullanım plânları, kurul veya kurulların görüşleri dikkate alınarak, Bakanlık ve valilikler tarafından öncelikle hazırlanır veya hazırlattırılır.
Büyük ovalarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;
a) Tarımsal amaçlı yapılar,
b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler,
için tarım dışı kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir.
(Ek fıkra: 28/10/2020-7255/22 md.) Bu madde kapsamında izin verilen yerler, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz.
Büyük ova koruma alanlarının belirlenmesi ve korunmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.
Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür.
Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.
Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.
Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir.
Öte yandan, 5403 sayılı Kanun; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuş, arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış, 14. maddesinde, tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovaların; kurul veya kurulların görüşü alınarak, Cumhurbaşkanı Kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirleneceği hüküm altına alınarak, büyük ovalarda bulunan tarım arazilerinin hiçbir surette amacı dışında kullanılamayacağı, ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla; maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır.
Bu kapsamda büyük ova kapsamındaki tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı, ancak arazinin, tarım dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenerek Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca tarım dışı kullanım izni verilmesi halinde mümkündür.
Uyuşmazlıkta; ... Elektrik Dağıtım A.Ş. faaliyetleri kapsamında Konya İli sınırları içerisindeki 2+843,90 km uzunluğundaki Hacı İnce KÖK-Kaşınhanı TR Enerji Nakil Hattı güzargahına isabet eden taşınmazlardan toplam 205,53 m2'lik sahanın mülkiyetinin tescil edilebilmesi, hat emniyet sahası içinde kalan toplam 25.504,11 m2'lik saha üzerinde de irtifak hakkı tesis edilebilmesi için Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulunca 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2.fıkrasının (a) bendi kapsamında 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca yürütülecek taşınmaz temini işlemlerinin gerçekleştirilmesine dair ... tarih ve ... sayılı kararın alındığı, anılan kararda ayrıca taşınmazların bulunduğu alanların 5403 sayılı Kanun'un 14.maddesine göre "Büyük Ova Koruma Alanı" ilan edilmiş olması nedeniyle bu taşınmazlar üzerinde elektrik dağıtım tesislerinin kurulmasında kamu yararı olduğuna, bu taşınmazlarla ilgili olarak anılan Kanun hükmü gereğince işlem yapılması amacıyla konunun Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığına intikal ettirilmesine karar verildiği, mevcut elektrik nakil hatlarının çok eski olması nedeniyle arıza kayıtlarının bölgede artmış olması, arıza halinde şebekede meydana gelen sık ve uzun süreli kesintilerin bölge refahı ve ekonomisi üzerinde olumsuz etkilere neden olması, besleme trafoları için herhangi bir ring sisteminin de bulunmaması, toplamda 127 adet trafo bulunan şebeke yapısındaki kesintilerin hattın tamamını etkilemesi, daha fazla arıza oluşmasının önüne geçilmesinin ivediliği ve tedarik sürekliliğinin sağlanması amacıyla acele kamulaştırma usulünün tercih edildiğinden bahisle, proje kapsamında kalan taşınmazlarda ihtiyaç duyulan pilon ve trafo binası yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ. Genel Müdürlüğünce acele kamulaştırılmasına ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın alındığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... D.İş, K:... sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmına acele el konulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Asliye hukuk mahkemesinde açılan acele kamulaştırma nedeniyle el koyma davasında mahkemece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda uyuşmazlığa konu taşınmazın mutlak tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve davalı idarelerce, taşınmazın 5403 sayılı Kanun'un 14.maddesine göre "Büyük Ova Koruma Alanı" ilan edilen alanda bulunduğu beyanı üzerine, Dairesince davalı idarelerden taşınmaza ilişkin olarak 5403 sayılı Kanun hükümleri gereğince tarım dışı amaçla kullanım izni alınıp alınmadığının sorulması üzerine, Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ. Genel Müdürlüğünce tarım dışı amaca tahsis işlemlerinin devam ettiğinin bildirildiği görülmektedir.
5403 sayılı Kanun ile ülkemiz açısından kıt bir kaynak olan tarım arazilerinin verimli, dengeli ve ekonomik olarak değerlendirilmesi amaçlanarak, tarım arazilerinin ve özellikle büyük ova koruma alanında kalan arazilerin, amaç dışı kullanımı için birden çok koşulun bir arada bulunması öngörülmüş, bu bağlamda; tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, ancak alternatif alan bulunmaması ve sayma suretiyle belirtilen şartların bulunması durumunda; Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca tarım dışı kullanım izni verileceği düzenlenmiştir.
Acele kamulaştırma işleminin iptali istemiyle açılan davada, acele kamulaştırma kararının kurucu unsuru olan kamu yararı kararının da değerlendirmesinin yapılacağı açık olup, bu kapsamda, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kamu yararı kararı, enerji nakil hattı güzergahına rastlayan Konya ili sınırları dahilindeki taşınmazların kamulaştırılabilmesine yani enerji yatırımına ilişkin olup, tarım dışı kullanım izni sürecinin tamamlanabilmesi için de alınması gereken bir karardır.
Dava konusu taşınmazların da yer aldığı bölgede planlanan enerji nakil hattı kurulumunun; mevcut elektrik nakil hatlarının çok eski olması nedeniyle arıza kayıtlarının bölgede artmış olması, toplamda 127 adet trafo bulunan şebeke yapısındaki kesintilerin hattın tamamını etkilemesi, daha fazla arıza oluşmasının önüne geçilmesi, bölgede yeni bir hattın tesis edilmesinin zorunlu hale gelmesi nedeniyle öngörülmesi ve bölgedeki enerji ihtiyaçlarının kaliteli bir şekilde karşılanmasında kamu yararı bulunduğu açık olmakla birlikte, uyuşmazlık konusu parselin büyük ova koruma alanında kaldığı dikkate alındığında, tarım arazisinin amaç dışı kullanımına izin verilebilmesi için, Devlete yüklenilen tarım arazilerinin korunması ödevi ile sosyal veya ekonomik bazı zorunlu ihtiyaçlar arasında makul bir denge kurulması ve arazinin, tarım arazisi olarak mı amaç dışı kullanımının mı sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının ortaya konulması suretiyle tarım dışı kullanım izin prosedürünün tamamlanmış olması gerekmektedir.
Öte yandan, Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabilmesi mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemelerin öncelikle kamu yararına dayanması gerekmekte, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması, kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu nedenle de taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunması halinde, tarım dışı kullanımı gerektiren bir amaç için yapılan kamulaştırmalarda, 5403 sayılı Kanun uyarınca alınması gereken tarım dışı kullanım izninin alınmamış olması, mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabileceği yolundaki anayasal hükme de aykırı olacaktır.
Bu durumda, enerji nakil hattı bölgesindeki tarım arazilerinin enerji nakil hattı tesisi için tarım dışı amaçla kullanılabilmesi, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na göre tarım dışı amaçla kullanım izni alınmasına yani bu arazilerin tarım dışı amaçla kullanılmasında kamu yararının bulunduğu hususunun tespitine bağlı olup, gerekli izin işlemleri sonrasında kamulaştırma kararı alınması gerekirken, tarım dışı amaçla kullanım izni başvurusu sonuçlanmadan alınan acele kamulaştırma kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 31/05/2023 tarih ve E:2022/7728, K:2023/5396 sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Dava konusu 29/12/2021 tarih ve 5036 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, Konya ili, Meram ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden İPTALİNE,
4.Kurulumuzca yeniden bir karar verildiğinden, aşağıda dökümü yapılan dava ve temyiz aşamasına ilişkin ... -TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ... -TL avukatlık ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5.Posta gideri avansından artan tutarın istemi hâlinde davacıya iadesine,
6.Dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine,
7.06/12/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın, usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!