WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2629 E.  ,  2023/3375 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2629
Karar No : 2023/3375

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-…
2- …İdaresi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 07/06/2023 tarih ve E:2021/6834, K:2023/5639 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Datça ilçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve …tarih ve …sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/5.000 ölçekli ilave koruma amaçlı nâzım imar planı ve değişikliği, 1/1.000 ölçekli ilave koruma amaçlı uygulama imar planı ve değişikliğinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 07/06/2023 tarih ve E:2021/6834, K:2023/5639 sayılı kararıyla;
Usule ilişkin itirazlar yerinde görülmemiş,
3194 sayılı Kanun'un 9. ve Ek-3. maddeleri uyarınca, davalıların plan yapma yetkisi bulunduğu,
Diğer yandan, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden;
1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde hazırlanmaları nedeniyle, leke plan niteliğinde bulunan çevre düzeni planlarının, koruma-kullanma dengesinin sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan, genel arazi kullanım kararlarının üretildiği planlar olduğu, çevre düzeni planlarında, bölgesel ya da bazı durumlarda ülke düzeyinde etkileri olan büyük projelere yönelik alt ölçekli planları yönlendirecek temel ilke ve politikaları içeren hükümlerin düzenlenmesi, bu türden büyük yatırımların koruma-kullanma dengesinin ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla çevre düzeni planı ölçeğinde kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi diğer sektörlerle ve yerleşmeye ilişkin geliştirilen stratejilerle ilişkilerinin kurulması ve açıklanması gerektiği, bu planların bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirdiği, stratejik bir plan olması sebebiyle sadece fiziki kullanım kararları içermediği,
Nitekim, 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Çevre Düzeni Planında belirlenen arazi kullanım kararlarının, dava konusu alanda ağaçlandırma kararı ve diğer ekolojik koruma kararları ve tarım arazilerinin sürdürülmesi yaklaşımlarıyla yerleşmenin sınırlandırılması yönünde bir yeşil kuşak oluşturulması stratejisine yönelik olduğu ve yoğun yerleşik alanlar içinde yeşil alan sürekliliği sağlayan ve yerleşimleri çevreleyerek yeşil kuşak biçiminde mekânsal gelişmeyi denetleyen bir yapısal plan kararı üretilerek sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayan plan kararları oluşturulduğu, bu yönüyle söz konusu plana dayanılarak yapılacak 1/25.000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz ettiği,
Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişikliklerini yapmak Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisinde olmakla beraber; bu plan ve plan değişikliklerinin çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak, çevre düzeni değişikliklerinin plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak şekilde yapılması gerektiği, kamu yatırımlarına, çevrenin korunmasına, çevre kirliliğinin önlenmesine, planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve taleplerin; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılacağı,
Dava konusu parselin, Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesinde ve Aydın-Muğla- Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Önemli Doğa Alanı” olarak tanımlanan Datça Yarımadası bölgesinde yer aldığı,
Korunan Alanlarda Yapılan Planlara Dair Yönetmelik'te; “Özel Çevre Koruma Bölgesi: Ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan, çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı toprak ve su alanlarını, biyolojik çeşitliliğin, doğal kaynakların ve bunlarla ilgili kültürel kaynakların gelecek kuşaklara ulaşmasını emniyet altına almak üzere gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi ve bu alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma esasları ile plan ve projelerin tek elden hazırlanması amacıyla, Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilen bölgeler” tanımına yer verildiği,
Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Plan Hükümlerinde; “Önemli Doğa Alanı: canlı türlerinin sağlıklı topluluklar oluşturmaları e yaşam döngülerini devam ettirmeleri için gerekli tüm coğrafyaların, doğal özelliklerinin bozulmadan saklanması ilkesi doğrultusunda, doğadaki canlı türlerinin nesillerini sürdürebilmeleri için özel önem taşıyan, korunması gerekli coğrafyalardır. bu kavram, canlı türleri ve doğal kaynaklarla birlikte yeryüzünün en özel doğal alanlarının korunmasını amaçlamaktadır.” olarak tanımlandığı,
Bu nedenle, ekosistem bütünlüğünü korumakta olan, deniz ile üç tarafından görsel ilişki kurabilen, kısmen 1. derece doğal sit alanı kısmen 3. derece arkeolojik sit alanında kalan, içinden arkeolojik yürüyüş rotasının geçtiği, tarım ve orman alanı olarak belirlenmiş bölgenin büyük kısmının kaldırılarak kentsel gelişme alanı olarak planlanması suretiyle yapılaşmaya açılmasını içeren, dolayısıyla alanın doğal bütünlüğü, ekosistem sürekliliği, ekolojik ve tarihsel özelliklerinin bozulmasına neden olan, ayrıca 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının ana plan stratejisini zedeleyen, planın sürekliliğini, koruma ve kullanma dengesini bozan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin çevre düzeni planlarına yönelik revizyon ve değişikliklere ilişkin hükümlerine aykırılık taşıdığı, aynı zamanda ülkenin genel ekonomik kalkınma stratejileri ile turizm sektörü stratejisini şekillendiren sürdürülebilirlik ilkesine aykırı olduğu, doğal yapıyı tahrip ettiği gibi çevreyi koruma hedefini güvence altına alan bir gelişme ve kalkınma ilkesiyle bağdaşmadığından, şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı,
Alt ölçekli planların ise; 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliklerinde belirlenen genel arazi kullanımı kararları doğrultusunda geliştirildiği görülmüş ise de, çevre düzeni planları değişikliklerinin, Dairelerince hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından, belirtilen değişikliklerin alt ölçekli planlara yansıtılmasının uygun olmadığı, ekolojik açıdan duyarlılıkla ele alınması gereken, doğal çevrenin ve arkeolojik değerlerin korunması yaklaşımının baskın olduğu bir bölgede plan değişikliği yapılarak yapılaşmaya olanak tanınmasının, üst ölçekli planlarda kentsel yerleşik alan biçiminde bir karar getirilmesinin çevre ve imar bütünlüğünü olumsuz etkilediği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ayrıntılı bir ulaşım-dolaşım şeması üretilmediği ve 1/5000 ölçekli nâzım imar planın genel şemasıyla yetinildiği, yaya dolaşım sistemine ilişkin kararların bulunmadığı, kıyıyla ilişkilerin yapılı çevre oluşumunu yönlendiren bir veri olarak plan kapsamında çözülmediği, davaya konu taşınmazın mevcut yerleşik alanlardan uzak mesafede ve kopuk konumda olduğu, bu alanda yapılı bir çevrenin oluşmasına olanak tanıyacak olan turizm tesis alanı kararının doğru bir yer seçimi olmadığı, belirtilen nedenlerle, 1/5.000 ölçekli nazım ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planları yönünden de koruma-kullanma dengesine, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu edilen imar planı değişiklikleri ile tüm ölçeklerdeki planların uyumlu hale getirildiği, planların kademeli birlikteliğinin sağlandığı, ilgili kurum görüşlerinin alındığı, alınan görüşler doğrultusunda revize edilen değişikliklerin Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ile Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunca uygun bulunduğu, uyuşmazlık konusu taşınmazın 1. derece doğal sit alanı olan kısmının hem bu niteliği hem de bulunan endemik bitkiler dikkate alınarak doğal karakteri korunacak alan olarak planlandığı, arkeolojik sit alanında kalan kısmının koruma mevzuatına uygun olarak planlandığı, yine parseldeki zeytinlik olan kısımların Muğla Tarım ve Orman İl Müdürlüğü görüşleri doğrultusunda zeytinlik alan olarak planlandığı, yapılan imar planı değişikliği çalışmalarında koruma amaçlı imar planı amaç, ilke ve hedeflerine uygun hareket edilerek plan çalışması yapıldığı, gerekli tüm teknik ve bilimsel çalışmaların eksiksiz olarak yerine getirildiği, turizm alanının azaltıldığı ve emsal oranı düşürülerek inşaat alanı belirlendiği, planlama alanının %18,16'lık kısmının otel alanı olarak ayrıldığı, geri kalan kısmının ise doğal yapıya zarar gelmeyecek şekilde planlandığı, kıyı kenar çizgisinin pafta üzerine mevzuata uygun olarak aktarıldığı, plan onama sınırı içerisinde yer alan her ada için mevzuata uygun olarak gösterim yapıldığı, Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun olarak taşınmazın sahil şeridinde kalan kısmının planlandığı, dava konusu alanın orman alanı olmadığı ya da ağaçlandırılacak alan kapsamında yer almadığının Orman ve Su İşleri Bakanlığınca bildirildiği, sonuç olarak taşınmaza yönelik hazırlanan 1/100.000 ölçekli ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planları ile koruma amaçlı ilave 1/5000 ölçekli nâzım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve değişikliklerinin hukuka ve kamu yararına uygun olarak hazırlandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davalıların temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu kararın bozulmasına ve davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY :
Maliye Hazinesi mülkiyetinde bulunan Muğla ili, Datça ilçesi, …Mahallesi, …ada …sayılı parsel sayılı taşınmaz, …tarih ve …sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.
128.640,00 m² büyüklüğündeki taşınmaz açısından, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve …tarih ve …sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planları, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı ilave nâzım imar planı ve değişikliği ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı ilave uygulama imar planı ve değişikliği 06/04/2021 tarih ve 31446 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Taşınmaz, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında "tarım alanı" ve "orman alanı" kullanımında kalmakta iken, değişiklik ile "kentsel yerleşik alan (Daire kararında kentsel gelişme alanı olarak yazılmıştır), özel ürün arazisı, doğal karakteri korunacak alan" olarak belirlenmiş, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında "kentsel yerleşim alanı", “doğal karakteri korunacak alan" ve "ağaçlandırılacak alan" olarak belirlenmiş iken, değişiklik ile "kentsel yerleşik alanı (Daire kararında kentsel gelişme alanı olarak yazılmıştır), özel ürün arazisi, doğal karakteri korunacak alan" olarak planlanmıştır.
Dava konusu parseli kapsayan alanda, Özel Çevre Koruma Kurulu Başkanlığının 07/07/2004 tarihli kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli Datça-Kargı Mevkii Koruma Amaçlı Nâzım İmar Planı'nda taşınmaz, “turizm tesis alanı”, “günübirlik tesis alanı”, “rekreasyon alanı”, “ağaçlandırılacak alan”, “yol” ve “otopark” kullanımlarına ayrılmış ve kısmen de plan onama sınırı dışında bırakılmış, 1/5000 ölçekli nâzım imar planı değişikliği ile "turizm alanı, günübirlik tesis alanı, park alanı, otopark alanı, zeytinlik alan, doğal karakteri korunacak alan, kumsal-plaj, dere, trafo alanı" olarak belirlenmiş, benzer şekilde, 2004 yılında onaylanan 1/1000 ölçekli Datça-Kargı Mevkii Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı'nda “turizm tesis alanı”, “günübirlik tesis alanı”, "ağaçlandırılacak alan”, “yol” ve “otopark” ve kısmen de plansız alan olarak bırakılan kullanımı, değişiklik ile “otel alanı”, “günübirlik tesis alanı", “park”, “zeytinlik alan”, “doğal karakteri korunacak alan”, “kumsal-plaj”,“otopark”, “trafo alanı”, “dere” ve “yol” olarak planlanmıştır.
1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile 1/5000 ölçekli koruma amaçlı ilave nâzım imar planı ve değişikliği, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı ilave uygulama imar planı ve değişikliği ise Datça Belediye Başkanlığı tarafından 20/04/2021-20/05/2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.
1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişiklikleri ile alt ölçekli imar planı değişiklikleri, Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından 29/04/2021-29/05/2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde; "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" hükmüne, aynı fıkranın (i) bendinde, "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" hükmüne yer verilmek suretiyle "derdestlik" ve "kesin hüküm" olmaması halleri doğrudan dava açma şartları arasında sayılmış, Kanun'un 115. maddesinde, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış; 303. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir" hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda; "derdestlik" ve "kesin hüküm" müesseseleri düzenlenmemiş ve Kanun'un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine; bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükme karşın tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan ikinci bir dava açılmış olması durumunda ise bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, dava konusu taşınmaza ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve ... tarih ve ... sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planları, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı ilave nâzım imar planı ve değişikliği, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı ilave uygulama imar planı ve değişikliği ile anılan taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının iptali istemiyle 04/05/2021 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçe ile açılan ve Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/4810 sayılı dosyasına kaydedilen dava görülmeye devam ederken, iş bu davanın; imar planlarının askıda ilan edilmeleri üzerine, ... Asliye Hukuk Mahkemesi kayıtlarına giren 28/06/2021 tarihli dilekçe ile açıldığı ve Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6834 sayılı dosyasına kaydedildiği, dolayısıyla ... tarih ve ... sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yönünden konusu ve sebepleri aynı olan iki dava açıldığı, görülmekte olan davada ise, mükerrer olması sebebiyle derdestlik bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, aynı davacı tarafından aynı (... tarih ve ... sayılı Cumhurbaşkanı Kararı) işlemin iptali istemiyle açılan dava derdest iken, konusu ve tarafları aynı olan ve sonradan açılan iş bu davanın derdestlik nedeniyle incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/4810 sayılı dosyasında K:2023/5635 sayılı kararla söz konusu ... tarih ve ... sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptaline karar verilmiş, anılan kararın bu kısmı Kurulumuzun 28/12/2023 tarih ve E:2023/2713, K:2023/3371 sayılı kararıyla bozularak, bu kısım yönünden kesin olarak davanın reddine karar verilmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne;
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 07/06/2023 tarih ve E:2021/6834, K:2023/5639 sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Davanın DERDESTLİK NEDENİYLE İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
4.Kurulumuzca yeniden bir karar verildiğinden, ayrıntısı aşağıda gösterilen dava aşamasına ilişkin ... -TL yargılama gideri ile temyiz aşamasına ilişkin ... -TL yargılama gideri olmak üzere toplam ... -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... -TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6.Keşif ve bilirkişi incelemesi için yatırılan ... -TL'den ve posta gideri avansından artan tutarların davacıya, davalılardan Özelleştirme İdaresince yatırılan posta gideri avansından artan tutarın anılan İdare'ye iadesine,
7.Dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine,
8.Kesin olarak, 28/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.