WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2520 E.  ,  2024/66 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2520
Karar No : 2024/66

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF : I-(DAVALI) : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
II-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : ... ve Gayrimenkul Geliştirme A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 08/06/2023 tarih ve E:2021/3501, K:2023/2949 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın pazarlık usulüyle satışına ilişkin ihale kararı ile kararın dayanağı olan taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına dair ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 08/06/2023 tarih ve E:2021/3501, K:2023/2949 sayılı kararıyla;
Davalı idare ile müdahilin usule ilişkin itirazları geçerli bulunmamış,
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde, 2. maddesinde, 3. maddesinin 2. fıkrasının (a), (c) ve (d) bentlerinde, 17. maddesinin 1. fıkrasının (B) bendinde, 18. maddesinin 1. fıkrasının (A) ve (C) bentlerinde; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 4. maddesinin 1. fıkrasında ve geçici 16. maddesinde; Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 1. maddesinde ve 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kurallar aktarılarak,
4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadî teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığının belirtildiği,
Anılan Kanun'a göre, özelleştirme kapsam ve programına alınan kuruluşların, belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde, satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi yöntemleriyle özelleştirilmelerinin, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazine'ye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etme amaçlarıyla yapılabileceği, özelleştirme programına alınarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na devredilen kuruluşların (somut olayda ihaleye konu taşınmazın), bu hususa ilişkin Kurul kararının alındığı tarihte başka bir işleme gerek olmadan ve bedel alınmaksızın idareye devredilmiş sayılacağı ve Kurul kararı tarihinden itibaren bağlı oldukları bakanlık ve kurumla ilişkileri kesilerek idareye bağlanmış sayılacağı,
Dava konusu ÖYK kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazın tamamının Hazine adına kayıtlı olduğu, taşınmazın bulunduğu konum ve özelleştirilmesinde kullanılacak yöntem birlikte değerlendirildiğinde, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin işlemin, 4046 sayılı Kanun'un ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklinde genel amacına ve Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca uygun olduğu ve Kanun'a aykırı bir yönünün bulunmadığı,
İhaleye konu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alındığı 02/04/2018 tarihli Kurul kararı itibarıyla davalı idareye devredilerek bağlı oldukları bakanlık ve kurumla ilişkileri kesilerek idareye bağlanmış sayıldığı, bu kapsamda davalı idarece ihaleye konu taşınmazın tapu kaydının "Taşınmaz Şerh/Beyan/İrtifak" bölümünün "Beyan" hanesine ... tarih ve ... yevmiye numarası ile “Kullanım amacı: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümlerine tâbidir.” açıklamasının da eklendiği dikkate alındığında, 3194 sayılı Kanun'a Kurul karar tarihinden sonra 18/05/2018 tarihinde eklenen geçici 16. maddenin davacıya bir hak sağlamayacağı; öte yandan, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesine dayanılarak hazırlanan Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin 1. fıkrasında, yapı kayıt belgesi alınan yapıların Hazineye ait taşınmazlar üzerinde inşa edilmiş olması hâlinde, bu taşınmazlardan özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanların Bakanlığa tahsis edileceğinin kurala bağlandığı, diğer taraftan, ihaleye konu taşınmaza ilişkin olarak davacı adına düzenlenen yapı kayıt belgelerinin iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu kararının iptali istemiyle açılan dava ile taşınmaza ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davaların reddedilerek kesinleştiği hususları da birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazın 4046 sayılı Kanun'da yer alan usul ile ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazine'ye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etme amacıyla satışı için ihaleye çıkarılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Bu itibarla, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın pazarlık usulüyle satışına ilişkin ihale kararı ile kararın dayanağı olan taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına dair ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Dairece anılan taşınmazın yeşil alan iken konut kullanımına ayrılmış olmasına ilişkin itirazlarına dair hiçbir gerekçeye yer verilmediği; Hazine arazisinin satılarak paraya çevrilmesi ve bu yolla ekonomide verimliliğin arttırılmasını, yeşil alan statüsünün korunmasına yeğleyen bir gerekçe oluşturulduğu; bu haliyle kararın, arazinin yeşil alan olarak sürdürülebilir bir kamu yararındansa, kısa vadeli ve geçici bir kamu yararı sağlayan ihale işlemine üstünlük tanıdığı; bu nedenle Dairenin, dava konusu işlemin hukuka uygunluk denetimini yaparken takdir hakkını hukuka aykırı kullandığı; İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinin, kendisinde ve aynı taşınmazda yapısı bulunan diğer şahıslarda bu taşınmazın mülkiyetini devralma yönünde meşru bir beklenti yarattığı; bu beklenti ile kanuni başvurularını yapan kişilerin ilgili kanundan kaynaklanan haklarının, anılan taşınmazın özelleştirme kapsamına alınması nedeniyle yapı kayıt belgelerinin iptali ile ihlal edildiği; konuyla ilgili lehine emsal kararlar bulunduğu; taşınmaz üzerinde yapıları inşa ettiği tarihin 31/12/2017'den daha önce olduğu, geçici 16. maddenin yürürlük tarihinin 18/05/2018, yapı kayıt belgelerinin düzenlendiği tarihlerin 28/11/2018 ve 19/12/2018 olduğu ve 31/12/2018'den önce yapı kayıt bedellerinin ilgili idareye ödendiği; bu konuda Dairece hukuken yanılgılı değerlendirme yapıldığı; zira taşınmazın özelleştirme kapsamına alındığına dair tapu kaydının beyanlar hanesine konulan şerhin tarihinin 26/02/2019 olduğu ve bu tarihin, yapısını inşa ettiği, yapı kayıt başvurusunda bulunduğu, yapı kayıt bedellerini ödediği ve satın alma talebinde bulunduğu tarihlerden çok sonra olduğu; bu taşınmazın özelleştirme kapsamına alındığından, bütün bu başvuruları ve ödemeleri yaptıktan çok sonra haberi olduğu; taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkının özelleştirme kararı ile birlikte Hazineden Özelleştirme İdaresine geçtiğine dair kanuni düzenlemenin, idareler arasındaki kamu hukuku alanını ilgilendiren işlemler açısından anlam ifade ettiği; tapu kaydında halen Hazine adına kayıtlı görünen taşınmazın, bu kaydına güvenerek, yapı kayıt belgesi başvurusu yaparak bedellerini ödediği, bütün bu işlemlerden çok sonra 26/02/2019 tarihinde tapu kaydına konulan şerhle alenileşen özelleştirme kararı gerekçe gösterilerek İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi ile tanınan haklardan mahrum edilmesinin hukuka uygun olmadığı; üstelik davalı idarenin kusuruyla tapu kaydına geç konulan şerh nedeniyle yapı kayıt bedeli ödediği ve bu bedelleri de geri alamadığı; bu yanıyla mülkiyet hakkının ihlal edildiği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 08/06/2023 tarih ve E:2021/3501, K:2023/2949 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 24/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.