DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2370 E. , 2024/90 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2370
Karar No : 2024/90
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACILAR):
1- ... Derneği
2- ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
II-(DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 20/12/2022 tarih ve E:2021/7201, K:2022/6208 sayılı kararının, davacılar tarafından yargılama giderleri ile lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi bakımından, davalı idare tarafından aleyhlerine hükmedilen yargılama giderleri bakımından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 20/07/2013 tarih ve 28713 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, aynı fıkranın (d) bendinde yer alan "Uzaktan" ibaresinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinin, 14. maddesinin 2. fıkrasının, 17. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Tam süreli" ibaresinin, 19. maddesinin 2. fıkrasının ilk cümlesinin, aynı maddenin 3. fıkrasının ikinci cümlesinin, 30. maddesinin 7. fıkrasının ilk cümlesinin, 33. maddesinin, 36. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 20/12/2022 tarih ve E:2021/7201, K:2022/6208 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/03/2021 tarih ve E:2020/939, K:2021/562 sayılı kararıyla Dairelerinin 12/06/2019 tarih ve E:2018/4681, K:2019/4677 sayılı kararının esas bakımından onanması, yargılama giderlerinin tamamının davacı üzerinde bırakılmasına ilişkin kısmının ise bozulması üzerine bozma kararına uyularak;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. ve 326. maddeleri ile 331. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kurallar aktarılmış,
6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlemesine yer verildiği; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esasının benimsendiği,
Bu duruma göre, idarenin iptal davasının konusunu oluşturan genel düzenleyici nitelikteki işlemlerinin, değiştirildiği, geri alındığı, ortadan kaldırıldığı durumlarda, konusu kalmadığından esası incelenemeyen davada, davacının haksız çıktığından, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olacağından söz edilemeyeceği,
Belirtilen hukuksal durum karşısında, bakılan uyuşmazlıkta davacıların, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısım yönünden, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı,
Bu itibarla, kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen davanın reddi ile sonuçlanan davada, yargılama giderlerinin haklılık oranında paylaştırılması gerektiği gerekçesiyle,
Yargılama giderinin haklılık oranlarına göre belirlenen 1/8'inin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, 7/8'inin ise davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacılar tarafından, yapılan haklılık oranı tespitinin hatalı olduğu, aynı maddenin iki alt bendi yönünden davanın konusuz kaldığının dikkate alınmamasının hakkaniyete aykırı bir sonuç doğurduğu, temyiz sonucunda tayin edilecek haklılık oranı doğrultusunda lehlerine karşı vekalet ücretine de hükmedilmesi gerektiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmedilen vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilerek Daire kararının bu yönlerden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olarak tesis edildiği, davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri, haklılık haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın aleyhe yargılama giderlerine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, davalı idarenin; davalı idare tarafından, davacıların isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/03/2021 tarih ve E:2020/939, K:2021/562 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Yargılama giderinin haklılık oranlarına göre belirlenen 1/8'inin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, 7/8'inin ise davacılar üzerinde bırakılmasına yönelik Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 20/12/2022 tarih ve E:2021/7201, K:2022/6208 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 24/01/2024 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin ikinci fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 323. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin birinci fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir.
Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek, davanın bu kısmının konusunun kalmadığı gerekçesiyle bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olup bozma kararı sonrası, yargılama giderlerinin haklılık oranında paylaştırıldığı fakat bu giderler arasında yer aldığında şüphe bulunmayan vekalet ücreti yönünden davacılar lehine hüküm kurulmadığı görülmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin birinci fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlık hakkında kısmen “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, bu kısım yönünden, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin birinci fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir.
Bu durumda, kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısım yönünden davacılar lehine yargılama giderleri arasında yer alan vekâlet ücretine hükmedilmemiş olduğundan, temyiz başvurusuna konu kararın bu yönden bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!