WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/237 E.  ,  2023/1907 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/237
Karar No : 2023/1907

TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI): … Odası
VEKİLİ: Av. …
2-(DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

İSTEMLERİN KONUSU :Danıştay Onuncu Dairesinin 19/04/2022 tarih ve E:2017/4205, K:2022/2209 sayılı kararının, davacı tarafından davanın reddine, davalı idare tarafından ise yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 09/11/2017 tarih ve 30235 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bitki Koruma Ürünleri İle İlgili Yapılacak Denemeler Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ile 7. ve 8. maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 19/04/2022 tarih ve E:2017/4205, K:2022/2209 sayılı kararıyla;
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 18. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 19., 20. ve 39. maddelerine; 09/11/2017 tarih 30235 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulan Bitki Koruma Ürünleri İle İlgili Yapılacak Denemeler Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç), (g) ve (k) bentlerine, 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine, 7. ve 8. maddelerine; 7472 sayılı Ziraat Mühendisliği Hakkında Kanun'un 2. maddesine; Ziraat Mühendislerinin Görev ve Yetkilerine İlişkin Tüzüğün 2. ve 5. maddelerine; 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Kanunu'nun 33. maddesine; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ziraat Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin 10. ve 12. maddelerine yer verildikten sonra,
Yönetmeliğin dava konusu 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden;
Ziraat Mühendislerinin Görev ve Yetkilerine İlişkin Tüzüğün hükümleri incelendiğinde, biyolojik etkinlik ve kalıntı analizi konusunda ziraat mühendislerine münhasır bir yetki verilmediği, dava konusu düzenleme ile biyologlara verilen yetkinin ise sadece biyolojik etkinlik ve kalıntı denemelerine ilişkin olduğu; biyolojik etkinlik ve kalıntı denemelerine dair analizin doğrudan zirai mücadele olarak kabulüne de imkan bulunmadığı,
Nitekim, savunma dilekçesi ekinde sunulan ve düzenlemenin hazırlık aşamasında alınan görüşler arasında yer verilen Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlığının, 20/12/2016 tarih ve E.16191 sayılı Yönetmelik taslağına ilişkin görüş yazısında, "Sadece kalıntı analizi yapabilecek kişilere ise Bitki Koruma Bölüm mezunları dışında Gıda Mühendisi, Biyolog, Kimyager ve Kimya Mühendislerinin ilave edilmesi gerekmektedir." şeklinde görüşe yer verildiği,
Öte yandan, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü'nün ders programı incelendiğinde; tohumlu bitkiler, bitki morfolojisi, bitki fizyolojisi dersleri ile bahçe bitkileri zararlıları, tarla bitkileri zararlıları ve bitki yetiştirme ortamları derslerini de içeren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Modülü Üniversite Seçmeli Ders Grubu'nun da zorunlu olarak alınması gereken dersler arasında yer aldığı, bitki embriyolojisi, tıbbi bitkiler, bitki büyüme ve gelişme fizyolojisi, tohumsuz bitkiler, bitki nematolojisi, bitki biyoteknolojisi gibi derslerin de seçmeli olarak alınabildiği, dolayısıyla biyologların lisans eğitiminin zararlı organizmalara ve bunlara yönelik geliştirilen bitki koruma ürünlerinin biyolojik etkinlik ve kalıntı analiz / denemelerini yapma konusunda yeterli bulunduğu; kaldı ki, davalı idarece, bitki koruma ürünlerinin biyolojik etkinlikleri ve kalıntı ile ilgili denemelerde görev yapacak (deneme yetki belgesi verilecek) biyologlar için aynı konuda (biyolojik etkinlik ve kalıntı konularında) yürütülen projelerde veya yapılan biyolojik etkinlik ve kalıntı denemelerinde en az sekiz denemede görev yapma ve en az dört yıl süre ile çalışmış olma, başka bir ifadeyle belirtilen alanda yeterli bilgi, tecrübe ve buna bağlı olarak yetkinlik şartı getirildiğinin görüldüğü,
Bu itibarla, Bitki Koruma Ürünleri İle İlgili Yapılacak Denemeler Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde hukuka aykırılık görülmediği,
Yönetmeliğin dava konusu 7. maddesi yönünden;
Yönetmeliğin, davacının eksik düzenleme iddiasına konu 7. maddesinin 1. fıkrasının, 18/02/2020 tarih ve 31043 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bitki Koruma Ürünleri İle İlgili Yapılacak Denemeler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle değiştirildiği,
Bu nedenle, iptali istenen Yönetmelik maddesi değiştirilmiş olduğundan, bu kısım bakımından esasının incelenme olanağı kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı,
Yönetmeliğin dava konusu 8. maddesi yönünden;
Dava konusu edilen düzenleme incelendiğinde, yeni deneme konuları için yetki alacak veya daha önceden aldığı yetki belgesinde değişiklik yapacak tüzel kişilerden istenecek belgelerin belirlendiğinin görüldüğü, yapılan düzenleme uyarınca, yetki almak istenilen konuya ilişkin Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen belgelerin istenildiği, Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının ilk halinde ise, Bitki Koruma Ürünleri Deneme Yetki Belgesi almak isteyen tüzel kişilerce, deneme yetkisi alınacak konularla ilgili her farklı konu için, bünyesinde 5. maddede belirtilen nitelikleri taşıyan en az bir eleman çalıştırdığına dair sözleşmenin aslı veya firma yetkilisi tarafından onaylı sureti, bu kişinin firma bordrosunda olduğunu gösteren Sosyal Güvenlik Kurumu belgesi, kimlik fotokopisi ile personele ait imza sirküleri sunulması şartı arandığı; 6235 sayılı Kanun ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ziraat Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğine göre, ziraat mühendislerinin çalışılabilmesi için ziraat mühendisleri odasına kayıt yaptırması ve her yıl kaydını yenileyerek vize ettirmesi gerektiği, aksi takdirde ziraat mühendisi sıfatı ile (kamu görevi hariç) çalışamayacağının anlaşıldığı,
Her ne kadar, madde metninde açıkça ifade edilmemişse de, çalışacak kişilerin eğitim durumu, yapacakları işler ve sözleşmelerinin ilgili Bakanlığa sunulması gerektiği dikkate alındığında, yapılan genel düzenleme açısından ziraat mühendisi olarak çalışanların buna dair belgeleri de başvuru sırasında sunması gerekeceği sonucuna ulaşıldığı,
Bu nedenle, dava konusu Yönetmeliğin amacı ve kapsamı dikkate alındığında, başvuru dilekçesi ekinde yer alacak belgeler arasında odaya kayıt (üyelik) belgesinin istenilmemiş olmasının eksik düzenleme sayılamayacağından, davacının bu iddiasının yerinde görülmediği, söz konusu Yönetmelik maddesinin, dayanağı Kanun'a ve hukuka aykırılık taşımadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
davanın kısmen reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; toplam 390,30 TL yargılama giderinin, haklılık oranına göre 1/2'si olan 195,15 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 195,15 TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, 4500,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden; biyologlara yetki verilmesinin ziraat mühendislerinin görev alanına müdahale olduğu, ziraat fakültesinin de tıp fakülteleri gibi uygulamalı bir bilim olduğu, biyoloji bölümünün ise temel bilim olduğu, ziraat fakültelerinde tarım ilaçlarının kullanıldığı kimyasal mücadele konusunda ayrıntılı dersler olduğu, biyoloji bölümlerinde ve biyoloji bölümlerinin bulunduğu fen fakültelerinde ise bu derslerin bulunmadığı, konu sadece kimyasal mücadele açısından ele alınsa dahi, bu yetkinin biyologlara verilmesinin doğru olmadığı; bir biyologun ilaç denemesi esnasında zadece zararlıyı hedef alarak bir ilaca ruhsat vermesinin, doğru bir yaklaşım olmayacağı ve dört yıl alanda çalışması ile bu bilgilere de ulaşmasının da mümkün olmadığı, söz konusu yetkinin, biyolojik çeşitliliğe çok önemli zararlara neden olabilecek bir uygulama olduğu; Yönetmeliğin 8. maddesinin eksik düzenleme nedeniyle iptali talebinin de reddedilmesinin hukuka uygun olmadığı, "oda üyeliği"nin Anayasal ve yasal bir zorunluluk olup bunun zaten aranması gerektiği görüşüyle hukuki bir karara varmanın hak kaybına yol açtığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, yargılama sürecinde, davacının yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği; davacı tarafından yapılan itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca reddedildiği; Danıştay Savcısının görüşünün de davanın reddi yönünde olduğu ve bu durumda idarenin haksızlığından söz edilemeyeceğinden, temyize konu kararın, "karar verilmesine yer olmadığı" yolundaki kısmı yönünden de yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği ve davacı lehine de avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın, davanın reddine ilişkin kısmının, usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 19/04/2022 tarih ve E:2017/4205, K:2022/2209 sayılı kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmı ile davalı idare aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 12/10/2023 tarihinde, Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmı yönünden oybirliği, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin kısmı yönünden ise oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir.
Temyiz başvurusuna konu kararda, Bitki Koruma Ürünleri İle İlgili Yapılacak Denemeler Hakkında Yönetmeliğin dava konusu edilen 7. maddesinin 1. fıkrasının değiştirildiğinden söz edilerek anılan madde yönünden davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderleri ve bu giderler arasında yer alan vekalet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, Bitki Koruma Ürünleri İle İlgili Yapılacak Denemeler Hakkında Yönetmeliğinin dava konusu edilen 7. maddesinin 1. fıkrasının, 18/02/2020 tarih ve 31043 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bitki Koruma Ürünleri İle İlgili Yapılacak Denemeler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle değiştirildiğinden bahisle uyuşmazlığın bu kısmı hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, davanın sözü edilen kısmı yönünden başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir.
Bu durumda; kısmen davanın reddi, kısmen konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, Bitki Koruma Ürünleri İle İlgili Yapılacak Denemeler Hakkında Yönetmeliğin dava konusu 7. maddesi yönünden, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, yargılama giderlerinin 1/2 oranında davalı idareye yükletilmesine ve davacı lehine de vekalet ücretine karar verilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyiz başvurusuna konu kararın bu yönlerden bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.