DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2286 E. , 2023/2974 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2286
Karar No : 2023/2974
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-…
2-… İdaresi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 05/04/2023 tarih ve E:2022/728, K:2023/3508 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kastamonu ve Sinop illeri sınırları içerisinde bulunan ve ekli haritalar ile listelerde sınır ve koordinatları gösterilen sahalarda yer alan özel mülkiyete konu taşınmazların, bu bölgelerde meydana gelen sel ve heyelan afeti nedeniyle ihtiyaç duyulan yapılaşmanın ivedilikle gerçekleştirilmesi amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 24/08/2021 tarih ve 4415 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın, Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, … Mahallesi, … ada … , … ve … parsellere ve … ada … parsele ilişkin kısmının ve anılan taşınmazlara ilişkin İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesince verilen acele el koyma kararlarının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 05/04/2023 tarih ve E:2022/728, K:2023/3508 sayılı kararıyla;
Davaya konu taşınmazlar hakkındaki İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesinin acele el koyma kararları yönünden;
Davacı tarafından, İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen söz konusu kararlara karşı adli yargı kolunda belirlenmiş olan kanun yollarına başvurulması gerekirken, anılan mahkeme kararlarının iptali istemiyle idari yargı mercilerinde iptal davası açıldığı anlaşıldığından istemin bu kısmının incelenme olanağı bulunmadığı,
25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/08/2021 tarih ve 4415 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yönünden;
Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 1., 6. ve 27. maddesine ise yer verilerek,
Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereğinin ifade edildiği; acele kamulaştırma usulünün idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma yöntemi olduğu; acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği; acele kamulaştırma usulünün, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmediği, yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanıdığı, taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılmasının gerektiği; kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırmanın acele usulle yapıldığı,
2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabileceği; kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerektiği,
Dosyanın incelenmesinden, davalı idareler tarafından, 2021 yılı yaz aylarında ülkemizin kuzey bölgelerinde meydana gelen sel ve heyelan afeti sonucu zarar gören bölgelerde ihtiyaç duyulan yapılaşmanın bir an önce sağlanması için proje sahası olarak belirlenen bölgede yer alan uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasında kamu yararı görülmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiğinin belirtildiği,
Dairelerinin 09/02/2022 tarihli ara kararıyla, davalı idarelerden "dava konusu acele kamulaştırma işleminin dayanağı olan onaylı projesinin veya kamu yararı kararının ... imar planlarının bulunması halinde taşınmazın plandaki fonksiyonunun açıklanmasının..." istenildiği, davalı idarelerden Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca cevaben; uyuşmazlığa konu taşınmazlardan … ada, … parselin imar planında ticaret + konut alanında, … ada, … ve … parselin ayrık nizam 4 kat konut alanında, … ada, … parselin ise park ve yol alanında kaldığının bildirildiği,
Dairelerinin 13/12/2022 tarihli ara kararıyla ise, davalı idarelerden "dava konusu acele kamulaştırma işleminin dayanağı olan onaylı projesinin (ihale eki mimari projenin CD olarak gönderilmesi halinde pdf uzantılı olarak), kamu yararı kararının (işlemin tarih ve sayısı yazılarak), kamulaştırma işleminin (işlemin tarih ve sayısı yazılarak)", davalı idarelerden ve (dava dışı) Bozkurt Belediye Başkanlığından "uyuşmazlığa konu taşınmazın plandaki fonksiyonu da açıklanarak 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ("aslı gibidir" onaylı paftasının ve dava konusu acele kamulaştırma kararı öncesindeki ve sonrasındaki durumunu ayrı ayrı gösterir şekilde) gönderilmesinin" istenilmesine rağmen davalı idarelerden Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca cevaben; … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı kamu yararı kararları alındığının bildirildiği, fakat anılan kararların, bölgede ihtiyaç duyulan projelerin gerçekleşmesi amacıyla yapılaşmalara bir an önce başlanabilmesi için taşınmazların acele kamulaştırılmasında kamu kararı görüldüğüne, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı Kararının alınmasının sağlanmasına yönelik Bakan imzalı bir karar olduğu, anılan kararın kamu yararı kararı olarak nitelendirilemeyeceği, başkaca istenilen bilgi ve belgelerin gönderilmediğinin anlaşıldığı,
Bu durumda; yaşanılan sel ve heyelan afeti sonucu yaraların acilen sarılması adına acil yapılaşmaya gidilmesi gerektiği hususu şüphe götürmemekle birlikte, 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca acele kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerektiğinden, gerek davalı idareler gerekse belirtilen idareler tarafından Dairelerinin ara kararlarına verilen cevapların incelenmesinden, afetzedelerin barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla yapılacak projeye ilişkin alınmış bir kamu yararı kararının veya onaylı imar planının ve ilgili Bakanlıkça onaylı özel plan ve projesinin bulunmadığı, dolayısıyla davaya konu acele kamulaştırma kararının dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle,
Dava konusu acele el koyma kararları yönünden davanın incelenmeksizin reddine, dava konusu Cumhurbaşkanı kararının uyuşmazlık konusu taşınmazlar yönünden iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, 2021 yılı yaz aylarında bölgede meydana gelen sel ve heyelan afeti sonrasında bölge halkının hem konutlarını hem de geçim kaynaklarını yitirdiği, bölgede ihtiyaç duyulan yapılaşmanın ivedilikle sağlanması için proje sahasında yer alan özel mülkiyete konu taşınmazların acele kamulaştırılmasında kamu yararının görüldüğü, olayda acelelik halinin bulunduğu; dava konusu acele kamulaştırma kararının … tarih ve … sayılı kamu yararı kararına dayanılarak alındığı açık olup, dayanaksız olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ : Daire kararının, dava konusu 24/08/2021 tarih ve 4415 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, … Mahallesi, … ada … , … ve … parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptaline ilişkin kısmının onanması, öte yandan, … ada … parsel sayılı taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin 4566 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, temyizen incelenen davada doğrudan iptali talep edilmemiş olsa da; … ada … parsel sayılı taşınmazın acele kamulaştırma kararının, İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesinin acele el koyma kararında 4415 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı olarak gösterilmesi ve taşınmazın acele kamulaştırılması yolundaki işlemin iptal edilmesi iradesinin ortaya konulmuş olması nedeniyle, anılan taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin 4566 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yönünden bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan ve hüküm kurulmadan verilen Daire kararının, Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, … Mahallesi, … ada … parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının ise Dairesince karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
Üyeler, … , … , … ve … 'in "Danıştay Altıncı Dairesi tarafından verilecek dilekçe ret kararı üzerine uyuşmazlığın yeniden çözümlenmesi gerektiği" yolundaki usule ilişkin oylarına karşılık, dilekçe ret kararı verilmesi gerekmediğine oyçokluğu ile karar verilerek, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kastamonu, Sinop ve Bartın illerinde 2021 yılı yaz aylarında meydana gelen sel ve heyelan nedeniyle konutların zarar gördüğü ve bölgede acil konut ihtiyacının ortaya çıktığı, afete maruz kalan bölgelerde ihtiyaç duyulan yapılaşmaların gerçekleştirileceği sahaların kamulaştırılması işlemlerinin bir an önce sonuçlandırılarak projelere ait yapılaşmaların ivedilikle sağlanması amacıyla, proje sahası olarak belirlenen alanlardaki özel mülkiyete konu taşınmazların acele kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğuna yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … 2021 tarih ve … sayılı kamu yararı kararının Cumhurbaşkanlığına iletilmesi üzerine, dava konusu 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 24/08/2021 tarih ve 4415 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile uyuşmazlık konusu Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, … Mahallesi, … ada … , … ve … parsellerin de yer aldığı bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
Bölgede yürütülen proje çalışmaları kapsamında kamulaştırma ihtiyacı duyulan ilave sahaların tespit edilmesi üzerine bu kez Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı kamu yararı kararının Cumhurbaşkanlığına iletilmesi üzerine, 02/10/2021 tarih ve 31616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4566 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ilave alanlara ilişkin aralarında uyuşmazlık konusu Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, … Mahallesi, … ada … parselin bulunduğu bazı taşınmazlar için acele kamulaştırma kararı alınmıştır.
Uyuşmazlığa konu taşınmazlara acele el koyma talebiyle yapılan başvuru üzerine … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… D.İş, K:… sayılı; E:… D.İş, K:… sayılı; E:… D.İş, K:… sayılı ve E:… D.İş, K:… sayılı kararları ile mahkemece belirlenen bedelin davalı idare tarafından bankaya yatırılması sonrasında mahkemece taşınmazlara el koyma kararının verilmesi üzerine acele kamulaştırma kararından haberdar olan davacı tarafından temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.
Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık konusu Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, … Mahallesi, … ada … , … ve … parsel sayılı taşınmazlar yönünden;
2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerekmektedir.
Dairece, her ne kadar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı kararının, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı Kararının alınmasının sağlanmasına yönelik Bakan imzalı bir karar olduğu ve kamu yararı kararı olarak nitelendirilemeyeceğinden bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; "Kastamonu, Sinop ve Bartın illerinde meydana gelen sel ve heyelan nedeniyle, afete maruz kalan bölgelerde ihtiyaç duyulan yapılaşmaların gerçekleştirileceği sahaların kamulaştırılması işlemlerinin bir an önce sonuçlandırılarak projelere ait yapılaşmaların ivedilikle sağlanması amacıyla, proje sahası olarak belirlenen alanlardaki özel mülkiyete konu taşınmazların acele kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğuna yönelik" Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 23/08/2021 tarih ve 105099 sayılı kararının, kamu yararı kararı niteliğinde olduğu ve anılan karar üzerine Cumhurbaşkanınca davaya konu acele kamulaştırma kararının alındığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edilme usulünün konuya ilişkin kanunlarda öngörülen sistematiğe uygun olduğu ve bu itibarla Dairece yer verilen gerekçede hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ancak, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın, "kamu yararı" ve "acelelik hali" yönünden ayrıca incelenmesi gerekmektedir.
Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.
Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurabilmeleri mümkündür.
Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.
Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda; acele kamulaştırma kararının, Kastamonu ili, Bozkurt ilçesinde 2021 yılı yaz aylarında meydana gelen sel ve heyelan nedeniyle konutların zarar görmesi, bölgede acil konut ihtiyacının ortaya çıkması nedeniyle, konut ihtiyacının karşılanması için hazırlanan projenin gerçekleştirilebilmesi ve yapılaşmaya başlanabilmesi amacıyla alındığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, afetzedelerin konut ihtiyacının karşılanmasında ve bu amaçla gerekli taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğu açık olup, olağanüstü bir durum olan doğal afet nedeniyle, afete maruz kalan bölgelerde ihtiyaç duyulan sahaların kamulaştırılması işlemlerinin bir an önce sonuçlandırılarak projelere ait yapılaşmaların tamamlanarak, afetzedelerin barınma ihtiyaçlarının giderilmesinde acelelik halinin de bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, Merkez Mahallesi, 521 ada 10, 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık konusu Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, Merkez Mahallesi, 522 ada 46 parsel sayılı taşınmaz yönünden;
Davacı tarafından, maliki olduğu taşınmazların acele kamulaştırılması yolunda tesis edilen Cumhurbaşkanı Kararı'ndan acele el koyma kararları ile haberdar olunması üzerine temyizen incelenen dava açılmış olup, 24/08/2021 tarih ve 4415 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ... ve ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali talep edilmiş, Daire tarafından da 4415 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın anılan dört parsel yönünden iptaline karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden uyuşmazlık konusu Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... , ... ve ... parsel sayılı taşınmazların, dava konusu 24/08/2021 tarih ve 4415 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmasına karar verilmişse de, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın, 02/10/2021 tarih ve 31616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4566 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından 4566 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali talep edilmemişse de, davacının ... ada ... parselin acele kamulaştırılması işleminin iptaline yönelik iradesini temyizen incelenen dava ile ortaya koyduğu, kaldı ki bu durumun da ... ada ... parsele yönelik ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... D.İş, K:... sayılı acele el koyma kararında dayanak olarak 4415 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın gösterilmesinin neden olduğu açık olup, 4566 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın ... ada ... parsel yönünden incelenerek bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde sayma yoluyla belirtilen davalar yönünden ivedi yargılama usulünün öngörülmesindeki -bu davaların özelliği gereği bir an önce sonuçlandılmasına yönelik- amacın gerçekleşmesi için, temyiz incelemesine konu olan kararda hukuki isabet görülmediğinin temyiz mercii tarafından saptanması halinde, dosyanın kararı veren mahkeme veya Daireye geri gönderilmesi yerine, uyuşmazlığın esasının bizzat çözümlenerek nihai olarak karara bağlanması genel kural olup; kararın bozularak dosyanın geri gönderilmesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlarla sınırlı tutulmuştur.
Bu itibarla, ivedi yargılama usulüne ilişkin uyuşmazlıklarda verilen kararların temyiz incelemesinin esastan yapılabilmesi, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın tüm unsurları yönünden bir inceleme yapılarak davanın esası hakkında bir karar verilmiş olması halinde mümkündür. Başka bir deyişle ilk derece mahkemesince, dava konusu edilen işlemlerin tamamına yönelik bir inceleme ve hukuki değerlendirme yapılmadan karar verilmesi durumunda, temyiz merciinin, ilk derece mahkemesi kararını, yargılaması hiç yapılmamış kısım yönünden de bir denetime tabi tutup uyuşmazlığın esası hakkında ilk derece mahkemesinin yerine geçerek karar vermesi mümkün bulunmamaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan "verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." düzenlemesinde yer alan "nihai kararlar" ibaresi de, davaya konu edilen tüm işlemler yönünden yargılaması yapılmış ve hüküm kurulmuş bir kararın varlığına işaret etmekte olup, ilk derece mahkemesince davanın bir kısmının hiç incelenmemesi ve eksik hüküm kurulmuş olması halinde, davanın bu kısmı, temyiz incelemesi aşamasında ilk kez yargılamaya tabi tutulup esası incelenmek suretiyle doğrudan çözümlenemeyecektir.
Zira aksi bir kabul, yasa koyucu tarafından benimsenen iki dereceli yargılama sistemi dışında bir yargılama usulünün benimsenmesi ve ivedi yargılama usulünün getiriliş amacının dışına çıkılması sonucunu doğuracağı gibi ivedi yargılama usulüne tabi davalarda temyiz üzerine verilen kararların kesin nitelikte olduğu ve bu kararlara karşı başka bir kanun yolunun öngörülmediği de dikkate alındığında, kararın kanun yoluyla denetiminin yapılabilmesini de engelleyecek ve Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde vurgulanan adil yargılanma ilkesine aykırı sonuçlar doğurabilecektir.
Yukarıda belirtilen değerlendirmeler çerçevesinde; ilk derece mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığa bakan Danıştay Altıncı Dairesince davada, doğrudan iptali talep edilmemiş olsa da; ... ada ... parsel sayılı taşınmazın acele kamulaştırma kararının, İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesinin acele el koyma kararında 4415 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı olarak gösterilmesi ve taşınmazın acele kamulaştırılması yolundaki işlemin iptal edilmesi iradesinin ortaya konulmuş olması nedeniyle, anılan taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin 4566 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yönünden bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan ve hüküm kurulmadan verilen Daire kararının, Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmında, usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne;
2.Davanın kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu taşınmazlar yönünden iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 05/04/2023 tarih ve E:2022/728, K:2023/3508 sayılı kararının, temyize konu iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3.Dava konusu 24/08/2021 tarih ve 4415 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... , ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden DAVANIN REDDİNE,
4.Aşağıda dökümü yapılan temyiz aşamasına ilişkin ... -TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığına verilmesine,
5.Daire tarafından, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısım nedeniyle davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedildiği görüldüğünden, yeniden vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
6.Kullanılmayan ... -TL yürütme harcının istemi halinde davalı idarelerden Toplu Konut İdaresi Başkanlığına iadesine,
7.Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin 4566 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine,
8.06/12/2023 tarihinde, kesin olarak usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!