WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2229 E.  ,  2024/27 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2229
Karar No : 2024/27

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI): …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI): … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Beşinci Dairesinin 19/10/2022 tarih ve E:2017/4805, K:2022/7368 sayılı kararının, davacı tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden, davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal hakların işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve ayrıca 1.000.000,00-TL maddi ve 10.000.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi ile Danıştay Beşinci Dairesinin E:2016/56409 sayılı esasında kayıtlı bulunan dava dosyasının birleştirilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti:Danıştay Beşinci Dairesinin 19/10/2022 tarih ve E:2017/4805, K:2022/7368 sayılı kararıyla;
Dava konusu … tarih ve … sayılı karara yönelik iptal istemi yönünden:
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ve davacının birleştirme talebi yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ''ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı'' olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği,
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesinin de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlı olduğu,
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından aynı istemle Dairelerinin E:2016/56409 sayısına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve anılan davanın Dairelerinin 19/10/2022 tarih ve K:2022/7332 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
Buna göre, yukarıda belirtilen ve Dairelerinin E:2016/56409 sayısına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemi yönünden esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı,
1.000.000,00-TL maddi ve 10.000.000,00-TL manevi tazmınatın ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile göndermede bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, anılan Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan göndermelerin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağının hükme bağlandığı,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde de feragatin, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlandığı, 309. maddesinde feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, 310. maddesinde, feragat ve kabulün, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, 311. maddesinde ise, feragatin kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı hükmüne yer verildiği,
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından dosyaya sunulan ve 31/12/2018 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren 18/11/2021 tarihli (sehven 27/12/2018 tarihli yazılmış) dilekçe ile maddi ve manevi tazminat talebinden feragat edildiğinin görüldüğü,
Bu itibarla, davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi isteminden feragat edilmiş olması nedeniyle, davanın bu kısmının konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın, bu kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemi yönünden davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine, davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü 1.000.000,00-TL maddi ve 10.000.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 9.500,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Dairelerince aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, Daire kararında manevi tazminat istemi yönünden idareleri lehine ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmemiş olması nedeniyle anılan kararın lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda; vekilleri aracılığıyla 08/08/2018 tarihinde birinci savunma dilekçesinin sunulduğu, davacının 15/11/2021 tarihinde … Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı Tevzi Yazı İşleri Bürosu kayıtlarına giren dilekçesi ile manevi tazminat talebinden feragat ettiği, dava dosyasının tekemmül aşamasının tamamlanmasından sonra temyize konu kararın verildiği, karar tarihinde yürürlükte bulunan Tarife'ye aykırı bir şekilde sadece bir vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının temyize konu yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısımlarının aynen onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davacının temyiz istemi yönünden;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Beşinci Dairesi kararının, davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
2022-2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinin 4. fıkrasında, manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücretine ayrı bir kalem olarak hükmedileceği, "Danıştayda, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri genel kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat ya da kabul nedenleriyle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda Tarife'de yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedileceği kurala bağlanmış, Tarife'nin İkinci Bölüm İkinci Kısmında, Danıştayda ilk derecede duruşmasız görülen davalarda avukatlık ücreti 9.500,00-TL olarak belirlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davanın, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü manevi zararına karşılık olarak 1.000.000,00-TL maddi ve 10.000.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi istemiyle açıldığı, Dairenin temyize konu kararıyla kısmen davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine, kısmen feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davalı idare lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan 2022-2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tek bir vekalet ücretine hükmedildiği, manevi tazminat istemi açısından ayrı bir kalem olarak vekalet ücretine hükmedilmediği, diğer taraftan, dava dilekçesinin 10/07/2018 tarihinde davalı idareye tebliğ edilmesi üzerine davalı idarece 08/08/2018 tarihinde avukat aracılığıyla savunma dilekçesi verildiği, ardından davacı vekili tarafından 15/11/2021 tarihli dilekçe ile davanın manevi tazminat talebine ilişkin kısmından feragat edildiği anlaşılmaktadır.
Bu haliyle davacı vekili tarafından 2577 sayılı Kanun'da belirlenen otuz günlük savunma süresinin bitiminden çok sonra feragat dilekçesinin sunulduğu görüldüğünden, manevi tazminat talebi yönünden ayrı bir kalem olarak davalı idare lehine 2022-2023 yılı Avukatlık Agari Ücret Tarifesi'nde yer alan vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davalı idare lehine feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen manevi tazminat istemi açısından vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik söz konusu eksikliğin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, temyize konu kararın hüküm fıkrasındaki, "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 9.500.00-TL vekâlet ücretinin" ifadesinin, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 2022-2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinin 4. fıkrası, 15. maddesinin 1. fıkrası ile İkinci Kısmının İkinci Bölümü uyarınca; "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 9.500,00-TL vekalet ücreti ile feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen manevi tazminat istemi yönünden belirlenen 9.500,00-TL vekalet ücretinin" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve 9.500,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 19/10/2022 tarih ve E:2017/4805, K:2022/7368 sayılı kararının temyize konu kısımlarının vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 9.500,00-TL vekalet ücreti ile feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen manevi tazminat istemi yönünden belirlenen 9.500,00-TL vekalet ücretinin" şeklinde olmak üzere düzeltilerek ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. 17/01/2024 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesince verilen temyize konu kısımlarının kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın aynen onanması gerektiği oyuyla, karara davalı idarenin temyiz istemi yönünden katılmıyorum.

KARŞI OY
XX- Danıştay Beşinci Dairesince, 2022-2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinin 4. fıkrası, 15. maddesinin 1. fıkrası ile İkinci Kısmının İkinci Bölümü uyarınca manevi tazminat istemi yönünden ayrı bir kalem olarak davalı idare lehine anılan Tarife'de yer alan vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerekirken, feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen manevi tazminat talebi yönünden ayrı bir kalem olarak davalı idare lehine anılan Tarife'de yer alan vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Her ne kadar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde temyiz incelemesinde Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiş ise de, vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği, anılan Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında maddi hata olarak değerlendirilebilecek bir husus olmayıp, bu hususun anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, vekalet ücreti hakkında da davanın esası hakkında karar vermeye yetkili ve görevli olan Danıştay Beşinci Dairesince karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının manevi tazminat talebi yönünden vekalet ücretine ayrı bir kalem olarak hükmedilmemesine ilişkin kısmının bu yönden bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.