DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2100 E. , 2024/101 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2100
Karar No : 2024/101
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kaymakamlığı
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ... plakalı aracının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 60 gün trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı trafikten men tutanağının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararıyla;
Anayasa Mahkemesi'nin 11/08/2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararına deyinilerek anılan karar sonrasında; 2918 sayılı Yasanın Ek 2. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dâhilinde ticari amaçlı yolcu taşıma fiilinin araç sahibi dışındaki üçüncü kişi tarafından işlenmesi halinde, diğer bir deyişle yolcu taşıyan kişinin (araç sürücüsü) aracın sahibi olmadığı durumda, sadece sürücü hakkında trafik idari para cezası uygulanacağı, ancak 2918 sayılı Yasanın Ek 2. maddesinin 3. fıkrası hükmünün "araç sahibi" yönünden ceza olmaktan çıkarıldığı; tespit anında aracı kullananın aynı zamanda araç sahibi olması halinde anılan yasa hükmünde öngörülen para cezası ve trafikten men yaptırımlarının birlikte araç sahibi hakkında uygulanması yoluna gidilmesinin mümkün olacağı sonucuna varıldığı,
Anayasa'nın 153. maddesinde, Anayasa Mahkemesi'nce verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralının, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların korunmasına yönelik olduğu, öte yandan; Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmelerinin Anayasanın üstünlüğü ve Hukuk Devleti ilkesine aykırı olduğu gibi hukuki incelemenin Anayasaya aykırılığı belirlenerek iptal edilen kurallara göre yapılmasına da olanak bulunmadığı,
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait ... plakalı aracın, sürücüsü U.D. yönetiminde iken 04/03/2016 günü saat 09:15 sıralarında görevli polis memurlarınca durdurulduğu, araçta yapılan denetimde ticari amaçlı yolcu taşıdığının tespit edildiği, bu tespite dayanılarak ilgili belediyeden izin ve ruhsat alınmaksızın ticari amaçlı taşımacılık yapıldığından bahisle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin tesis edildiği,
Bu durumda; davacıya ait araçla, davacı adına belediyeden alınmış çalışma ruhsatı bulunmadan, sürücü U.D.'nin sevk ve idaresinde iken ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığının tespiti üzerine, aracın altmış gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemde, araç sahibi aynı zamanda araç sürücüsü olmadığından hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Anayasa Mahkemesinin 11/09/2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararıyla; 2918 sayılı Kanunun Ek 2. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "araç sahibine" ibaresi yönünden cezaların şahsiliği ilkesine ve Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesine, 31/05/2012 tarih ve 6321 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle eklenen üçüncü fıkranın; birinci cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile ikinci cümlesinin "araç sahibine" yönünden Anayasa'ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar verildiği,
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait olan ve şoför U.D.'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 04/03/2016 tarihinde Bergama İlçesinde, … Caddesi (…) güzergahı üzerinde izinsiz yolcu taşımacılığı yaptığının tespiti nedeniyle 2918 sayılı Kanunu'nun Ek 2/3. maddesi uyarınca aracın altmış gün süre ile trafikten men edildiği, dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, araç sürücüsünün gerçekleştirdiği taşımacılık faaliyetinin, araç sahibi olan davacının bilgisi ve izni dahilinde yapıldığı, aksine bir durumun davacı tarafından ileri sürülmediği,
Belirtilen duruma göre, Bergama Belediye Başkanlığı tarafından 24/02/2006 tarihinde yapılan, "Denetimli Özel Halk Aracı Sözleşmesi" ile davacıya, "Denetimli Özel Halk Aracı Sistemi" içinde bir araç ile çalışmak üzere ruhsat hat kullanım hakkının verilmesine ilişkin taraflar arasında yapılan Sözleşmenin 4. maddesi ile hat kullanım hakkının sözleşme tarihinden itibaren on (10) yıl süreli olarak sınırlandırılması, davacının adına kayıtlı ... plakalı otobüsü ile Bergama şehir içinde on yıllık sözleşme süresinin sona ermesinden sonra ilgili belediyeden izin almaksızın yolcu taşımacılığına devam ettiğinin tespiti nedeniyle 2918 sayılı Yasanın Ek 2/3. maddesi uyarınca aracın altmış gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onbeşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2017/605, K:2018/5949 sayılı kararıyla;
Anayasa Mahkemesinin 11/09/2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 kararıyla, dava konusu aracın geçici trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin dayanağı kanun hükmü iptal edilmiş olup, ortaya çıkan yeni hukuki durum nedeniyle işlemin hukuka aykırı hale geldiği gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Anayasa Mahkemesinin 11/09/2014 tarih ve E:2016/52, K:2014/139 sayılı kararından korsan tabir edilen yasa dışı taşımacılığın yapıldığının tespit edildiği durumlarda, araç sürücüsü aynı zamanda araç sahibi değilse, sürücünün belgesiz olarak ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapmasına izin veren ve yasa dışı taşımacılık yapılmasında kusuru bulunan araç sahibine de aynı miktarda ceza verilebileceği kabul edilmekte, ancak itiraz konusu kuralda araç sahibi açısından suç ile illiyet bağı aranmaksızın sadece ruhsat sahibi olmaları nedeniyle yaptırım uygulanmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı bulunduğu,
Bu hale göre, yasa dışı taşımacılık yaptığı ileri sürülen araç sürücüsünün taşımacılık faaliyetinden bilgisi olan ve buna izin veren araç sahibi yönünden, başka kanuni dayanağın bulunması ve sorumluluk esaslarının belirtilmesi halinde idari yaptırım kararı verilebileceğinin açık olduğu,
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; aynı Kanun'un "Genel Kanun Niteliği" başlıklı değişik 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde; diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı düzenlenmiş; "Organ veya temsilcinin davranışından dolayı sorumluluk başlıklı" 8. maddesinin 1. fıkrasında ise; organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, 2.fıkrasında; temsilci sıfatıyla hareket eden kişinin bu sıfatla bağlantılı olarak işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı temsil edilen gerçek kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, gerçek kişiye ait bir işte çalışan kişinin bu faaliyeti çerçevesinde işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı, iş sahibi kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabileceği, 3.fıkrasında; Kanunun, organ veya temsilcide ya da temsil edilen kişide özel nitelikler aradığı hallerde de yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanacağı, 4.fıkrasında; birinci ve ikinci fıkra hükümlerinin, organ veya temsilcilik ya da hizmet ilişkisinin dayanağını oluşturan işlemin hukuken geçerli olmaması halinde de uygulanacağının hüküm altına alındığı,
5326 sayılı Kanun'un yukarıda anılan hükümlerinin değerlendirilmesinden, sahip olduğu aracın izinsiz yolcu taşımacılığında kullanılması hususunda bilgi sahibi olduğu saptanan araç sahibi ile ilgili 5326 sayılı Kanunun 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan temsil ilişkisinin sonucu olarak temsil edilene de yaptırım uygulanabileceği, 4. fıkrasında ise tespit edilen temsil ilişkisinin hukuken geçerli olmadığı durumlarda da bu yaptırımın uygulanabileceğinin düzenlenmesi karşısında, sahip olduğu aracın izinsiz yolcu taşımacılığında kullanılması hususunda bilgi sahibi olduğunun dosya kapsamından anlaşılması halinde araç sahibine de izinsiz ticari amaçlı taşımacılık fiili için kanunda öngörülen yaptırımın uygulanabilmesinin mümkün olduğu,
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait olan ve şoför U.D.'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 04/03/2016 tarihinde Bergama İlçesinde, … Caddesi (…) güzergahı üzerinde izinsiz yolcu taşımacılığı yaptığının tespiti nedeniyle 2918 sayılı Kanunu'nun Ek 2/3. maddesi uyarınca aracın altmış gün süre ile trafikten men edildiği, dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, araç sürücüsünün gerçekleştirdiği taşımacılık faaliyetinin, araç sahibi olan davacının bilgisi ve izni dahilinde yapıldığı, aksine bir durumun davacı tarafından ileri sürülmediği,
Belirtilen duruma göre, Bergama Belediye Başkanlığı tarafından 24/02/2006 tarihinde yapılan, "Denetimli Özel Halk Aracı Sözleşmesi" ile davacıya, "Denetimli Özel Halk Aracı Sistemi" içinde bir araç ile çalışmak üzere ruhsat hat kullanım hakkının verilmesine ilişkin taraflar arasında yapılan Sözleşmenin 4.maddesi ile hat kullanım hakkının sözleşme tarihinden itibaren on (10) yıl süreli olarak sınırlandırılması, davacının adına kayıtlı ... plakalı otobüs ile Bergama şehir içinde on yıllık sözleşme süresinin sona ermesinden sonra ilgili belediyeden izin almaksızın yolcu taşımacılığına devam ettiğinin tespit edilmesi nedeniyle 2918 sayılı Yasanın Ek 2/3. maddesi uyarınca aracın altmış gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından Anayasa Mahkemesince dava konusu işleme dayanak olan kanuni düzenlemenin araç sahipleri yönünden iptal edildiği, Anayasa Mahkemesi kararı gereğince yalnızca araç sürücüsü aynı zamanda araç sahibi ise aracın 60 gün süreyle trafikten men edilebileceği, Emniyet Genel Müdürlüğünün yayınladığı 2017 Ceza Rehberinde de bu durumun açıkça düzenlendiği, bu nedenle yasal dayanağı kalmayan dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
04/03/2016 tarihinde trafik ekiplerince yapılan denetimde, davacıya ait olup aracın sürücüsü U.D. tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı araç ile ilgili belediyeden izin ve ruhsat alınmaksızın ticari amaçlı taşımacılık yapıldığının tespit edilmesi üzerine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aracın altmış gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Araçların tescil edildikleri amacın dışında kullanılması" başlıklı Ek 2. maddesinin 3. fıkrasında; ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına 1. fıkrada gösterilen idari para cezasının üç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde tekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanacağı, ayrıca, aracın her defasında altmış gün süre ile trafikten men edileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 11/09/2014 tarih ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararıyla; alınması gereken izin veya ruhsatı olmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapılması ve sürücünün araç sahibi olmaması hâlinde tescil plakası sahiplerine sadece ruhsat sahibi olmaları nedeniyle yaptırım uygulanmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturduğu, Anayasa ve ceza hukukunun temel kuralları uyarınca, kişilere ceza verilebilmesi için aranan koşullardan birinin, hukuka aykırı eylemin kanunda belirtilmiş olması, diğerinin ise bu eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun kanıtlanmasını gerektirdiği; itiraz konusu kuralda araç sahiplerinin hangi eylemlerinin suç sayıldığı için başkasının eyleminden sorumlu tutulduğunun açık bir şekilde gösterilmediği gibi, araç sahibi olma ile suç arasındaki illiyet bağının da ne suretle oluştuğunun belirtilmediği; kuralın bu yönleriyle açık ve belirgin olmadığı, bu nedenlerle itiraz konusu kuralın birinci cümlesinde yer alan "araç sahibine" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "araç sahibine" ibaresi yönünden cezaların şahsiliği ilkesine ve Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, iptallerine karar verilmiştir.
Söz konusu Anayasa Mahkemesi kararıyla, dava konusu işlemin dayanağı olan, sadece "araç sahibi" olunması sebebiyle müeyyide uygulanmasına ilişkin yasal düzenleme iptal edilmiş olduğundan, ortaya çıkan yeni hukuki durum nedeniyle dava konusu işlemin hukuka aykırı hale geldiği açıktır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/01/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Bölge İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!