DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2082 E. , 2023/1910 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2082
Karar No : 2023/1910
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … AŞ
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 22/12/2022 tarih ve E:2016/2791, K:2022/4951 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 21/04/2011 tarih ve 27912 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) “Güvenlik sertifikası müracaatı ve ölçüm bildirimi” başlıklı 9. maddesinin, 09/10/2015 tarih ve 29497 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik 2. fıkrasının birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 22/12/2022 tarih ve E:2016/2791, K:2022/4951 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin, davanın süresinde açılmadığına yönelik itirazı geçerli görülmeyerek esasın incelemesine geçilmiş,
Anayasa'nın 56. maddesinin birinci fıkrasına; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 4. maddesinin (f) ve (i) bentlerine, 6. maddesinin (ğ) ve (s) bentlerine, 12. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendine, 37. maddesinin 4. fıkrasına, 60. maddesinin 3. ve 5. fıkralarına yer verildikten sonra,
Hukuk devletinde, idarenin, yargı kararlarının maksadına uygun şekilde işlem tesis etmesinin zorunlu olduğu; idarenin, idarî yargı yerlerince verilen kararların uygulanıp uygulanmaması konusunda "takdir yetkisi"nin bulunmadığı, idarenin, yargı kararlarının gereklerinin, kararın gerekçesine uygun şekilde yerine getirilmesi noktasında "bağlı yetki" içerisinde olduğu,
Dava konusu Yönetmeliğin, Dairelerinin 22/05/2015 tarih ve E:2011/2352, K:2015/1943 sayılı kısmen iptal kararının gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla çıkarıldığı dikkate alındığında, dava konusu Yönetmelik kuralının yargısal denetiminde bu hususun dikkate alınması gerektiği,
Yönetmeliğinin 9. maddesinin 2. fıkrasında, "Güvenlik Sertifikasının düzenlenme tarihinden itibaren en geç 120 gün içinde; sistem işletmeye alınır ve gerekli ölçümler yapılarak EK-3’de yer alan Ölçüm Değerleri Formunun aslı Kuruma teslim edilir. Sistemin işletmeye alınmaması nedeni ile EK-3 Ölçüm Değerleri Formunun süresi içinde gönderilmemesi hâlinde Güvenlik Sertifikası iptal edilir. Ancak, aynı yer için yeniden Güvenlik Sertifikası müracaatı yapılabilir." kuralı yer almakta iken, Dairelerinin anılan kararıyla, "Anılan fıkrada, cihazın işletmeye alınmasının ardından ölçümlerin ne kadar sürede yapılacağına ilişkin bir düzenleme yapılmadığı gibi, güvenlik sertifikasının alınması sonrasında cihazın işletmeye alınması ve ölçümlerin yapılmasına yönelik 120 günlük uzun bir süre verildiği de görülmektedir.
Sonuç olarak bu düzenlemeyle, bir işletmecinin güvenlik sertifikasını aldığı gün cihazını işletmeye açması durumunda, işletmeciye 120 gün boyunca ölçüm yapmama veya ölçüm sonuçlarını Kurum'a bildirmeme imkânı tanınmaktadır.
Bu itibarla, çevre ve insan sağlığının korunması amacıyla, piyasanın yeterince denetlenmesine imkân sağlayacak ve tüketicileri koruyabilecek nitelikte usul ve esasların belirlenmediği dava konusu fıkrada hukuka uygunluk bulunmamaktadır." gerekçesiyle anılan fıkranın iptaline karar verildiği; 09/10/2015 tarih ve 29497 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasının, "Güvenlik Sertifikasının düzenlenme tarihinden itibaren en geç 120 gün içinde sistem işletmeye alınır ve sistemin faaliyete geçmesini müteakip 7 iş günü içerisinde gerekli ölçümler yapılarak EK-3’de yer alan Ölçüm Değerleri Formunun aslı Kuruma teslim edilir. Sistemin işletmeye alınmaması nedeni ile EK-3 Ölçüm Değerleri Formunun süresi içinde gönderilmemesi hâlinde Güvenlik Sertifikası iptal edilir. Ancak, aynı yer için yeniden Güvenlik Sertifikası müracaatı yapılabilir." şeklinde değiştirildiğinin anlaşıldığı,
Davacı şirket tarafından, uygulanacak idarî yaptırım konusunda belirsizlik bulunduğu ileri sürülmekte ise de, gene söz konusu Yönetmeliğinin 9. maddesinin 3. fıkrasında, "Sistemin işletmeye alınmasına rağmen EK-3’de yer alan Ölçüm Değerleri Formunun süresi içinde gönderilmemesi durumunda 23'üncü maddenin birinci fıkrası hükümleri uygulanır."; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 48. maddesinde, "İlgili mevzuatta, (...) 21/4/2011 tarih ve 27912 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmeliğin İdarî yaptırımlar başlıklı 23'üncü maddesine yapılan atıflar bu Yönetmeliğe yapılmış sayılır."; 36. maddesinin 2. fıkrasında ise, "Kurumun belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde elektronik haberleşme tesisleri ile ilgili bildirimlerin yapılmaması veya güvenlik sertifikası alınmadan kurulması veya montajına başlanması veya izinsiz revizyon yapılması veya Kurum ya da Kurum tarafından yetki verilen kuruluşlarca yapılacak ölçümler sonucu Kurum tarafından belirlenen elektromanyetik alan şiddeti limit değere uygun bulunmaması veya konuya ilişkin diğer düzenleme hükümlerinin ihlali hallerinde, bunların sahibine her bir cihaz için ayrı ayrı olmak üzere ruhsatname ücretinin elli katı idarî para cezası uygulanır." kurallarının yer aldığının görüldüğü, Yönetmelik ekinde yer alan Ölçüm Değerleri Formun'un faaliyete geçme tarihinden itibaren 7 iş günü içerisinde Kurum'a iletilmemesi durumunda uygulanacak yaptırıma ilişkin herhangi bir belirsizliğin bulunmadığı,
Davacı şirketin diğer iddialarının dava konusu işlemi kusurlandırıcı mahiyette görülmediği,
Bu itibarla, Dairelerinin anılan iptal kararının gereklerine ve belirlilik ilkesine uygun bir düzenleme yapıldığı anlaşıldığından dava konusu Yönetmelik kuralında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin, elektromanyetik alan şiddeti maruziyet değerleri kontrol ve denetimi yaparken yönetmelikle bağlı olduğu, bu çerçevede, yapılan düzenlemenin açıklık ve belirlilik ilkeleri çerçevesinde net olması gerektiği, uygulamada karışıklığa yol açmaması gerektiği; idarenin önceki düzenlemeden farklı bir düzenleme yapmadığı; sistemin, güvenlik sertifikasının düzenlenme tarihinden itibaren en geç 120 gün içinde işletmeye alınacağı, istasyon aktif olduktan sonra gerekli optimizasyon ve alt yapı çalışmalarının tamamlanmasını müteakip sistemin stabil olarak çalıştığı tarihten itibaren 7 iş günü içerisinde gerekli ölçümler yapılarak ölçüm değerleri formunun aslının Kurum'a teslim edilmesi gerektiği, sistem işletmeye alınamamışsa, yani istasyon aktif olmamışsa ve bu nedenle "Ölçüm Değerleri Formu" süresi içinde Kurum'a gönderilememişse güvenlik sertifikasının iptal edilmesi gerektiği; davalı Kurum tarafından yaptırımın hangi durumda uygulanacağının belirsiz olduğu, sistemin ne zaman faaliyete geçtiğinin açıkça ortaya konulmamasına rağmen sistemin faaliyete geçmesine müteakip 7 iş günü içerisinde "Ölçüm Değerleri Formu"nun Kuruma teslim edilmemesinin yaptırıma bağlanmış olmasının hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 22/12/2022 tarih ve E:2016/2791, K:2022/4951 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 12/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!