WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1946 E.  ,  2024/169 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1946
Karar No : 2024/169

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Dağıtım AŞ
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 29/03/2023 tarih ve E:2019/3641, K:2023/1489 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin 2011-2014 dönemi yatırımları için düzenlemeye esas net yatırım gerçekleşmelerinin onaylanmasına ilişkin 22/12/2015 tarih ve 5962-1 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının, Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in Geçici 5. maddesinin, mülga Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Düzenlemeye Esas Yatırım Harcamalarının Belirlenmesi ve Gerçekleşmesinin İzlenmesine İlişkin Usul ve Esasların 24. maddesinin 1. fıkrasının, Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Yatırımlarına İlişkin Usul ve Esasların Geçici 1. maddesinin ve Tebliğ'in 13. maddesinin kaldırılması talebiyle gerekli düzenlemelerin yapılmasına yönelik 27/01/2016 tarih ve 7285 sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 29/03/2023 tarih ve E:2019/3641, K:2023/1489 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule yönelik itirazı ile davacının bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin talebi yerinde görülmemiş,
Davacı şirket tarafından, mükerrer hesaplama yapılmasının geriye yürümezlik ve hukukî belirlilik ilkelerine aykırı olduğunun ileri sürüldüğü.
Bu noktada, geriye yürümezlik ilkesinin maddî olay üzerindeki etkisine değinilmesi gerektiği, öğretide ve uygulamada geriye yürümezlik ilkesinin hukukun genel bir ilkesi olduğunun kabul edildiği, yeni kuralın, eski kural yürürlükte iken başlamış, ancak henüz oluşumunu tamamlamamış hukukî işlem, durum ve olaylara, yürürlük tarihinden itibaren uygulanmasının geniş anlamda geriye yürüme; yürürlüğe giren yeni kuralın sonuçlarını ve etkilerini, yürürlük tarihinden önceki zamanda tamamlanmış hukukî ilişki ve olaylara karşı uygulanmasının ise dar anlamda geriye yürüme anlamına geldiği,
Kanunlar için öngörülen geriye yürümezlik ilkesinin, idarî işlemlerin söz konusu olduğu tüm alanlarda temel bir ilke olduğu, bu ilke gereğince, idarî işlemlerin yürürlüğe girdiği andan başlayarak etkilerini doğuracağı, bu etkilerin yürürlük öncesi döneme ilişkin olmamaları gerektiği, zira idarenin, geçmişi değil, ancak geleceği düzenlemek ve etkilemek yetkisine sahip olduğu, gerek bireysel gerek düzenleyici nitelikteki idarî işlemlerin, tesis edildikleri tarihten daha eski bir tarihe yönelik olarak hüküm ve sonuç doğuramayacağı,
İdarî işlemlerin geriye yürümezliği ilkesinin, yargısal kararları ve öğretide kabul edilmiş bir idare hukuku kuralı olduğu, bu kuralın geçmişe yürümezlik ve belirlilik unsurlarını içeren hukukî güvenlik ilkesine uygun kullanılması, hukuk devleti olmanın doğal ve zorunlu bir gereği olduğu, kuralın, bir idarî kararın tamamlandığı anda yürürlüğe girmesi ve o andan itibaren geleceğe yönelik hüküm ve sonuç doğurması anlamına geldiği,
Tebliğ'in 13. maddesi ile hurda varlıkların kabul edilen net yatırım harcaması hesaplamasında dikkate alınacağı belirtilmek suretiyle esasen Elektrik Piyasasında Gelir ve Tarife Düzenlemesi Kapsamında Düzenlemeye Tabi Unsurlar ve Raporlamaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'deki düzenlemenin korunduğu; Geçici 5. maddesinin, 2011-2015 II. Uygulama Dönemine yönelik geçiş düzenlemesi mahiyetinde olduğu ve kapanış hesabının hangi Tebliğ'e göre yapılacağını belirleme amacıyla düzenlendiği; Usul ve Esaslar'ın 24. maddesinin 1. fıkrasında, hurda satışlarının dağıtım şirketlerinin gelir düzenlemesinde dikkate alınacağının belirtildiği; Usul ve Esaslar'ın Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının, 2011-2015 II. Uygulama Döneminde başlayan ancak tamamlanamayan projeler için hangi mevzuat kapsamında düzeltme işlemi yapılacağını açıkladığı; 5962-1 sayılı Kurul kararıyla ise, şirketin II. Uygulama Döneminde yer alan 2011-2014 dönemine ait yatırım gerçekleşmelerin belirlendiği,
İdarî yargıda geçerli olan resen araştırma ilkesi uyarınca mahkemelerin her türlü araştırmayı kendiliğinden yapacağı, bu ilke uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu olay veya olgular taraflarca ispatlanamadığı takdirde mahkemenin ilgili yerlerden her türlü bilgi ve belgeyi isteyebileceği,
Davacı şirketin iddiasının hurda varlık satış gelirlerinin işletme gelirleri kaleminden düşüldükten sonra tekrar yatırım gelirleri kaleminden düşülerek mükerrer hesaplama yapıldığına yönelik olduğu, bu iddianın incelenmesi için davacının mükerrer hesaplandığını iddia ettiği hurda varlık satış gelirleri kalemlerini ortaya koyması ve ispata yarayan diğer delilleri mahkemeye ulaştırması gerektiği,
Dairelerinin 26/10/2021 tarihli ara kararı ile, davacı ve davalı idareden, dava konusu … tarih ve … sayılı Kurul kararının EK-1 (B) bölümünde yer alan "Düzenlemeye Esas Varlık Satış Gelirleri" hesabındaki "Hurda Varlık Satış Gelirlerinin" tutarının ve anılan gelirin hangi hurda malzemelerin satışından kaynaklandığının sorularak, bu hususa ilişkin ayrıntılı açıklama yapılmasının ve konuyla ilgili hesaplamalar dâhil tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği; davacı tarafından ara kararına cevaben 21/12/2021 tarihinde evrak kaydına giren dilekçe ekinde, Konya Elektrik Mühendisleri Odası'nın 2010 ve 2012 yıllarına ait yaptıkları tespitlere ilişkin raporlar ve 2011-2014 dönemine ait hurda satış detaylarını gösteren tabloların sunulduğu; davalı idare tarafından ara kararına cevaben 21/12/2021 tarihinde evrak kaydına giren dilekçe ekinde, şirketin 2011-2014 dönemine ait hurda varlık satış gelirlerinin toplam tutarlarını gösteren bila tarihli bilgi notunun sunulduğu, söz konusu bilgi notunda yer alan tutarların hangi hurda malzemelerin satışından kaynaklandığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığının belirtildiği,
Bunun üzerine, uyuşmazlığın çözümlenebilmesini teminen bu defa 06/12/2022 tarihli ara kararı ile, davacıdan, hurda varlık satış gelirlerinin hangi hesapta dikkate alındığını gösteren gerçek tutarları ile birlikte 2011-2014 döneminde yıllar itibarıyla ayrıştırılmış ve muhasebe tekniğine uygun olarak tutulmuş resmî defter kayıtlarının ve mükerrer hesaplama yapıldığı iddiasını tevsik edecek ilgili tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin; davalı idareden ise, Dairelerinin 26/10/2021 tarihli ara kararına cevaben alınan davacı şirketin 21/12/2021 tarihli beyanı ve ekinde sunulan belgeler hakkındaki Kurum görüşlerinin ayrıntılı ve gerekçeli olarak açıklanmasının istenildiği,
Davacının 17/01/2023 tarihli ara kararı cevabında, şirket defterlerinin aşırı derecede hacimli ve işlem yapılmaya devam edildiği için fiziken gönderilemediği belirtilerek 2011-2014 dönemine ait hurda satış detaylarını gösteren tabloların tekrar sunulduğu,
Davalı idarenin 05/01/2023 tarihli ara kararı cevabında ise, Elektrik Mühendisleri Odası raporlarının ne amaçla alındığı, tarife hesaplamaları ile ilişkisinin bulunup bulunmadığı, 2011-2014 yılları arası hurda satış varlık detayı excel tabloları ile ilişkisine dair herhangi bir açıklamanın yer almadığı; 16/09/2010 tarihli raporda hangi yöntemler ile söz konusu trafoların kullanılamaz, hurda veya arızalı olup olmadığının belirlendiğine dair teknik bir raporda bulunması gereken bilgilerin yer almadığı, sadece raporu hazırlayan kişiler tarafından gözlem yapıldığının belirtildiği, yine rapor ekindeki trafo listesinde "demontaj sağlam" ifadesinin yer aldığı, sağlam trafoların neden hurda olarak değerlendirildiğine dair hiçbir açıklamanın bulunmadığı, bununla birlikte, raporun sadece trafolara ait bir rapor olup, davacı şirketin trafo dışında da hurda malzemeleri olduğundan tüm hurda malzemelerini kapsamadığı, ayrıca, söz konusu raporun düzenlenme tarihi itibarıyla da güvenilirliği bulunmadığından dikkate alınmaması gerektiği; 09/03/2012 tarihli raporda hangi yöntemler ile söz konusu malzemelerin kullanılamaz, hurda veya arızalı olup olmadığının belirlendiğine dair teknik bir raporda bulunması gereken bilgilerin yer almadığı, yine rapor ekindeki tablolarda yer alan açıklama sütununda ekseriyetle açıklama bulunmayıp değerlendirmenin nasıl yapıldığının belli olmadığı, kullanılmış demirbaş malzeme listesinde "hurda" ifadesinin yer aldığı, hurda listesinde "demontaj sağlam", "sağlam" ifadelerinin yer aldığı, sağlam malzemelerin hurda, hurda malzemelerin sağlam olarak değerlendirilerek güvenilir olmayan bir değerlendirme yapıldığı, bununla birlikte raporun sadece Aksaray ambarı ile ilgili olup şirketin diğer sorumluluk alanındaki diğer malzemelere ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı, bu itibarla söz konusu raporun güvenilir olmadığı; hesap ekstresi listesinde ise bazı firma isimlerine ait kayıtların yer aldığı, söz konusu tutarların malzeme listelerinde belirtilen malzemelere ait olup olmadığının anlaşılamadığı, söz konusu tutarlar ile malzeme listelerindeki kalemlerin eşleştirilemediği, tutarların yeni malzeme, kullanılmış malzeme, hurda malzemelere mi ait olduğunun belli olmadığı anlaşıldığından malzeme listeleri ile hesap ekstresinin tutarlı olmadığı, bu itibarla değerlendirmeye alınamayacağı; raporlarda belirtilen malzemelerin hangi yıllara ait olduğuna ilişkin de hiçbir bilgi bulunmadığı, dolayısıyla davacı şirketin beyanı ve ekinde sunduğu belgelerin maddî ve hukukî yönden geçerliliklerinin tartışmalı olduğu ve davacının iddialarını ispat niteliğini haiz olmadığının belirtildiği,
Davalı idarece kabul edilmeyen mükerrer hesaplama iddiasının incelenebilmesi (hesabın mahkemece karşılaştırılması) ve gerekirse diğer delil araçlarına (gerekirse bilirkişiye) başvurulabilmesi için mükerrer hesabın muhasebe tekniğine uygun şekilde gerçek tutarıyla birlikte ortaya konulmasının zorunluluk arz ettiği, aksi durumda, mükerrer olduğu iddia edilen hurda varlık satış gelirlerinin hesabının mahkemece incelenme imkânı bulunmadığı,
Bu itibarla, dava konusu işlemlerin idarenin düzenleme yapma yetkisi içinde olduğu ve üst hukuk kurallarına aykırılık taşımadığı, Konya Elektrik Mühendisleri Odası'nın 2010 ve 2012 yıllarına ait yaptıkları tespitlere ilişkin raporlar ve 2011-2014 dönemine ait hurda satış detaylarını gösteren tabloların davacı şirketin mükerrer hesaplama iddiasının haklılığını kanıtlayacak nitelikte olmadığı ve söz konusu iddiayı tevsik edici başkaca bir bilgi ve/veya belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire tarafından yapılan ara kararlarına verilen cevapların iddialarının ispatı açısından yeterli olduğu, temyize konu kararda yalnızca davalı idare tarafından ileri sürülen savunmalara itibar edilerek karar verildiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler mükerrer hesaplama yapıldığını ortaya koyabilecek nitelikte olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın verilen kararın eksik inceleme niteliği taşıdığı, 2011-2015 II. Uygulama Dönemi için "işletme gelirleri" kaleminden hurda gelirleri düşülmesine rağmen, dava konusu işlemler ile geriye dönük uygulama yapılarak bu defa "yatırım gelirleri" kaleminden hurda gelirleri tekrar düşülerek mükerrer hesaplama yapıldığı, mükerrer hesaplama yapılmasının geriye yürümezlik ve hukukî belirlilik ilkelerine aykırı olduğu, maliyetlerin tarifeye yansıtılması esasına göre hareket etmesi gereken davalı idarenin hurda satış gelirleri ile ilgili olarak dağıtım şirketlerinin zararına neden olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 29/03/2023 tarih ve E:2019/3641, K:2023/1489 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 01/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.