WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1603 E.  ,  2023/3286 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1603
Karar No : 2023/3286

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-…
2-…Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
3-…Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E:2021/903, K:2022/6697 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, emniyet amiri olarak görev yapmakta iken bir üst rütbeye terfi için 2016 yılında katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 28. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E:2021/903, K:2022/6697 sayılı kararıyla;
Dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 1 . fıkrası yönünden,
Fıkrada, "Yazılı sınava giren adaylar, sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur." kuralı yer almakta iken Danıştay Onaltıncı Dairesince anılan düzenlemede yer alan "Yazılı sınava giren adaylar" ibaresinin yürütmesinin durdurulduğu; 05/05/2016 tarih ve 29703 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesiyle söz konusu düzenlemenin "Yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur." şeklinde değiştirildiği,
Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla söz konusu düzenlemenin önceki halinde yer alan "Yazılı sınava giren adaylar, ..." ibaresinin iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği,
Yukarıda aktarılan yargı kararları üzerine fıkranın "...dan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur." halini aldığı ve bu haliyle uygulama kabiliyeti kalmadığından anılan düzenleme yönünden bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek görülmediği,
2. fıkrası yönünden,
Düzenlemede sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyelerinin sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorunda olduğu kuralına yer verildiği, söz konusu düzenleme uyarınca sözlü sınava çağrılan adayların yeterliliğinin tespiti amacıyla yapılan sınavda görevlendirilen personelin sınava girenlere göre daha üst rütbede olmasının, sınava girecek personelin objektif değerlendirilmesi bakımından memur güvencesine hizmet ettiği gibi değerlendirmeyi yapacak personel açısından da kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olduğu,
Öte yandan, idarenin 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi uyarınca kendisine verilmiş olan sözlü sınav yapma görev ve yetkisini yerine getirebilmesi amacıyla anılan Kanun'a uygun olarak yönetmelikle düzenleme yapma konusunda takdir yetkisi bulunduğu, bu kapsamda söz konusu Yönetmelik hükmü ile sınava girenlere göre daha üst rütbedeki kişilerin sınavda görevlendirilmesi öngörülmek suretiyle takdir yetkisinin objektiflik ilkesine uygun olarak kullanıldığı,
Bu nedenle, Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı,
3. fıkrası yönünden,
Fıkrada, "(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli; a) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği, b) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği, d) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri, konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir." kuralı yer almakta iken Danıştay Onaltıncı Dairesince anılan düzenlemenin yürütmesinin durdurulduğu, 05/05/2016 tarih ve 29703 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesiyle söz konusu düzenlemenin "(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli; a) Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan), b) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan), c) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan), ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan), d) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan), e) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan), konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir." şeklinde değiştirildiği,
Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla anılan düzenlemenin değişiklikten önceki halinin iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği,
Yukarıda aktarılan yargı kararları üzerine Yönetmelik'in 28. maddesinin 3. fıkrasının tamamen yürürlükten kaldırıldığı ve halihazırda söz konusu fıkranın karşılığında herhangi bir düzenleme yer almadığından anılan düzenleme yönünden bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek görülmediği,
4. fıkrası yönünden,
Anayasa'nın 124. maddesi uyarınca, kanun koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanmasını ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesini yürütmeye, bir başka ifadeyle idarelere bırakmasının mümkün olduğu, ancak, idarelerin düzenleme yapma yetkisinin, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak kullanılabileceği,
Normlar hiyerarşisi kuramına göre hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almakta olduğu, bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmelerinin mümkün olmadığı, bu kuramın en belirgin özelliklerinden birinin de, bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamaması olduğu, dolayısıyla normlar hiyerarşisinde kanunlardan alt sırada gelen yönetmeliklerin de üst norm olan kanunlara aykırı olamayacağı,
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 28. maddesinin 1. ve 4. fıkraları birlikte değerlendirildiğinde, ilgililerin terfi değerlendirmesine tabi tutulabilmeleri için, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendindeki düzenlemeye uygun olarak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmaları şartının arandığı,
Anılan Yönetmelik'in dava konusu 28. maddesinin 4. fıkrası ile yazılı sınavın tamamlayıcısı olan ve görevin gerektirdiği niteliklere en uygun personelin bir üst rütbeye terfisi için mesleki bilgisini ve genel kültür düzeyini ölçmeyi amaçlayan sözlü sınav notuna da önem atfedilerek, başarılı sayılmak için sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alınması şeklinde belirlenen asgari başarı kriterinin makul olduğu,
Bu itibarla, sözlü sınav yönünden bir başarı kriteri getiren Yönetmelik'in 28. maddesinin 4. fıkrasında hukuka aykırılık görülmediği,
Bireysel işlem yönünden,
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in dava konusu sözlü sınavın yapıldığı tarihteki haliyle "Sözlü sınav" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanların sözlü sınava tabi tutulacağının kurala bağlandığı, 2. fıkrasında, sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyelerinin, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorunda olduğunun belirtildiği, 3. fıkrasında, sözlü sınava yönelik değerlendirme kriterlerine yer verildiği ve 4. fıkrasında da sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanların başarılı sayılacağının kurala bağlandığı,
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılmasının esas olduğu, idari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetimin, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyeceği,
Bu itibarla, sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların ve cevaplarının önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesinin sağlanması gerektiği,
Dava dosyası incelendiğinde, davacının da katılmış olduğu sözlü sınavda sorulacak soruların sınavdan önce hazırlanarak cevaplarıyla birlikte tutanağa bağlandığı, sözlü sınav komisyonu üyelerinin Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrasında belirtildiği şekilde sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olduğu, sınava alınan adaylara daha önceden hazırlanan soru havuzundan kendileri tarafından çekilen sorunun yöneltildiği, bu kapsamda davacının da 490 sıra numaralı soruyu çektiği ve cevaplandırdığı, davacı hakkında sözlü sınav komisyonu üyelerinin Yönetmelik'in 28. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen kriterler yönünden ayrı ayrı değerlendirme yaptığı ve bu değerlendirmelerin gerekçeleriyle birlikte tutanağa bağlandığı, yapılan değerlendirme sonucununda davacının 40 puan takdir edilmek suretiyle sözlü sınavda başarısız sayıldığının görüldüğü,
Bu durumda, Yönetmelik'in 28. maddesinde yer alan düzenlemelere uygun olarak gerçekleştirilen sözlü sınavda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,
Dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 1. ve 3. fıkralarının iptali istemine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına, anılan maddenin 2. ve 4. fıkralarının iptali istemi ile bireysel işlem yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında adli bir dosya bulunmadığı; başarılı bir meslek hayatı olduğu; 2016 yılı terfisinde terfi etmesinin idarece engellendiği; Daire kararının haksız olduğu; emniyet personelinin motivasyon kaynağı olan kariyer ve rütbe unsurlarının hakkaniyete uygun olmayan idari tasarruflarla değişime uğratıldığı; bu konudaki takdir yetkisinin objektif kriterlere bağlanmadığı; dava konusu hükümlerin daha önce yargı kararlarıyla hukuka aykırı bulunduğu ve akabinde de değişikliklere uğradığı; 2015 terfilerinde de benzer süreçlerin yaşandığı; başarısız sayılmasına ilişkin işlemin kanuni dayanağının bulunmadığı; sözlü sınavda ölçülen kriterlerin zaten idari süreç içerisinde de değerlendirildiği ve sicil dosyalarına işlendiği; buna göre sicil ve performans notlarının hep iyi olduğu; buna karşın aynı kriterlerin sadece birkaç dakika içinde ölçülmeye çalışıldığı sözlü sınavın objektif olarak icra edilmediği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, diğer idareler tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Daire kararının kısmen bozulması, kısmen onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Emniyet amiri olarak görev yapan davacı, 2016 yılında bir üst rütbeye terfi için katıldığı rütbe terfi yazılı sınavında başarılı olmuş, 07/06/2016 tarihinde rütbe terfi sözlü sınavına katılmış ve 40 puan takdir edilerek başarısız sayılmıştır.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 28. maddesinin davacının sözlü sınava girdiği tarihte ve halen yürürlükte olan halinde,
"(1) Yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur.
(2) Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır.
(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli;
a) Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan),
b) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan),
c) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan),
ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan),
d) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan),
e) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan),
konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir.
(4) Sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır." kuralı yer almaktadır.
Öte yandan, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu Daire kararının, dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 1. ve 3. fıkralarına yönelik dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve bireysel işlem bakımından davanın reddine ilişkin kısımları yönünden,
10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Sözlü sınav" başlıklı 28. maddesinde,
"(1) Yazılı sınava giren adaylar, sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur.
(2) Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır.
(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli;
a) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği,
b) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti,
c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,
ç) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği,
d) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri,
konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir." hükmü yer almakta iken, anılan hükmün iptali istemiyle açılan davalar neticesinde, maddenin, 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar," ibaresi ile 3. fıkrası yönünden Danıştay Onaltıncı Dairesinin 25/01/2016 tarih ve E:2015/21285 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Bu karar üzerine, 05/05/2016 tarih ve 29703 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 11/04/2016 tarih ve 2016/8770 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile maddenin 1. ve 3. fıkraları değiştirilmiş, maddeye 4. fıkra eklenerek madde halen yürürlükte olan halini almıştır.
Maddenin değişiklik sonrası hali şu şekildedir:
"Sözlü sınav
MADDE 28- (1) (Değişik:11/4/2016-2016/8770 K.) Yazılı sınava giren adaylardan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur.
(2) Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede
olmak zorundadır.
(3) (Değişik:11/4/2016-2016/8770 K.) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli;
a) Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan),
b) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan),
c) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan),
ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan),
d) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan),
e) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan),
konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik
ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir.
(4) (Ek: 11/4/2016-2016/8770 K.) Sözlü sınavda yüz üzerinden elli ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır.".
Daha sonra, dava konusu edilen aynı ibareler Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptal edilmiş, anılan karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Dairece, 1. fıkra bakımından yargı kararları üzerine fıkranın "...dan yüz üzerinden en az elli puan almış olanlar, sözlü sınava tabi tutulur." halini aldığı ve bu haliyle uygulama kabiliyeti kalmadığı; 3. fıkra bakımından ise, yargı kararları üzerine Yönetmelik'in 28. maddesinin 3. fıkrasının tamamen yürürlükten kaldırıldığı ve halihazırda söz konusu fıkranın karşılığında herhangi bir düzenleme yer almadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Ancak, davacının sözlü sınava katıldığı 07/06/2016 tarihinde, dava konusu düzenlemenin değişiklik sonrası hali yürürlüktedir ve sınav gerçekleştirilirken değişiklik sonrasındaki bu düzenlemeler uygulanmıştır.
O halde, dava konusu düzenleyici işlemin davacının sözlü sınava katıldığı 07/06/2016 tarihinde yürürlükte olan değişik halinin hukuki denetimi yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yargı kararlarıyla yürütmenin durdurulmasına ve iptaline karar verilen hükümlerin uygulama kabiliyeti kalmadığı ve tatbik edilecek herhangi bir düzenleme yer almadığından bahisle verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Buna göre, Dairece, davacının sözlü sınava katıldığı 07/06/2016 tarihinde yürürlükte bulunan halleri incelenmek suretiyle dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 1. ve 3. fıkralarına yönelik yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Temyizen incelenen Daire kararında, düzenleyici işlem belirtilen çerçevede değerlendirildikten sonra bireysel işlemin esası incelenerek bu kısım bakımından davanın reddine karar verilmiş ise de, bireysel işlemin esası hakkında ancak işlemin hukuki denetiminin yapılmasında doğrudan dayanak teşkil eden Yönetmelik'in 28. maddesinin 1. ve 3. fıkralarının bireysel işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halleri hakkında, bozma kararımız üzerine yeniden yapılacak yargılama neticesinde varılacak karara göre karar verilebileceğinden, kararın bireysel işleme yönelik kısmı da hukuka uygun bulunmamaktadır.
Bu çerçevede, Dairece, dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 1. ve 3. fıkralarına yönelik yeniden bir karar verildikten sonra dava konusu bireysel işlemin esası yeniden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Daire kararının dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. ve 4. fıkralarına ilişkin kısımları yönünden,
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay İkinci Dairesi kararının, dava konusu Yönetmelik hakkındaki davanın reddine ilişkin diğer kısımları, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davanın kısmen reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 21/12/2022 tarih ve E:2021/903, K:2022/6697 sayılı kararının dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 1. ve 3. fıkralarına yönelik dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve bireysel işlem bakımından davanın reddine ilişkin kısımlarının BOZULMASINA,
3. Anılan kararın diğer kısımlarının ONANMASINA,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. 25/12/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.