WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1550 E.  ,  2023/2176 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1550
Karar No : 2023/2176

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onikinci Dairesinin 21/11/2022 tarih ve E:2019/310, K:2022/5653 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Polis Meslek Eğitim Merkezinden mezun olan ve aday polis memuru olarak atanmak amacıyla katıldığı sözlü sınav sonucunda başarısız sayılan davacının, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 3. fıkrası ve 8. maddesinin 2. fıkrasının iptali, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 21/11/2022 tarih ve E:2019/310, K:2022/5653 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 124. maddesinde; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ek 1. maddesinin 3. fıkrası ile 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5. maddesinde ve dava konusu hükümlerinde yer alan kurallar aktarılarak,
Düzenleyici işlem yönünden,
Dava konusu olayda; iptali istenen Yönetmeliğin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen ek 1. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...öğrenimine devam edenler dahil..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 tarih ve E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararıyla öğrencilerin memuriyet hakkını kazanılmış bir hak olarak elde etmedikleri, zira bunların henüz memuriyete atanmadıkları ve memuriyetin bunlar yönünden bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş kişisel bir hakka dönüşmediği, kanun koyucunun, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevine giriş koşullarıyla ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabileceği, bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği, kişilerin meşru beklentileri aleyhine bir düzenleme yapılması söz konusu olmadığından kuralın kişilerin çalışma hürriyeti ve haklarına yönelik hukuki güvenliklerini ihlal eden bir yönü bulunmadığı ve anılan düzenleme emniyet hizmetlerinin daha iyi işlemesi amacıyla yapıldığından Anayasa'ya aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verildiği;
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ek 1. maddesine 6638 sayılı Kanun ile eklenen 3. fıkrada, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, polis memuru ve komiser yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmalarının; öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şartına bağlandığı, söz konusu sınavın şeklini ve sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususunun idareye bırakıldığı;
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ek 1. maddesinin anılan hükmüne dayanılarak hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesinde, bu Yönetmeliğin, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencilerin Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanabilmeleri için yapılacak sınavla ilgili usul ve esasları kapsadığının belirtildiği, ''Sınava katılacak adaylar'' başlıklı 5. maddesinde, ''Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur.'' şeklinde kurala yer verildiği;
"Komisyonların oluşturulması ve görevleri" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Soru Hazırlama Komisyonu; rütbece en kıdemli üyenin başkanlığında 5 rütbeli personel ve hazırlanacak soru sayısı ve ders konuları dikkate alınarak yeterli sayıda öğretim elemanından oluşur. Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler ve ayrı ayrı kartlara basımını sağlar.", aynı maddenin 3. fıkrasında, "Sınav komisyonu; emniyet müdürü rütbesinde bir başkan ve üç rütbeli personel ile bir öğretim elemanından oluşur. Bu komisyon, soru hazırlama komisyonu tarafından hazırlanan sorularla sözlü sınav yapmakla görevli ve yetkilidir. İhtiyaca göre her bir polis eğitim kurumunda ve Başkanlıkta birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği gibi birden fazla polis eğitim kurumu için de tek bir komisyon görevlendirilebilir." şeklinde düzenleme yapıldığı;
Kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülebilmesi için gerekli önlemleri almakla ve bu kapsamda polis memuru ve komiser yardımcısı atamalarını kurala bağlama, kadro açıklarını kapatma, vatandaşın emniyet hizmetlerinden yararlanma hakkını korurken liyakatli personeli göreve getirme, buna göre planlar yaparak kanunlara uygun genel düzenleyici işlemler ihdas etme ile yükümlü olan idarenin, gelişen durumlar nedeniyle ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda takdir yetkisi bulunduğu dikkate alındığında ve Yönetmelik kapsamında yapılan sınavlarda, sınava tabi tutulan personel sayısının fazla olması nedeniyle sınavın, makul sürede sonuçlandırılabilmesi için sınavın birden çok komisyon marifetiyle yürütülmesinin bir zorunluluk olarak ortaya çıkmış olması karşısında, emniyet hizmetlerini etkin kılmak amacıyla hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin iptali istenilen kısmındaki düzenlemenin idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları içinde, üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığı;
''Sınav şekli ve esasları'' başlıklı 8. maddesinin 2. fıkrasında, "Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Mesleki bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler.'' kuralına yer verildiği;
Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde maddede "sözlü sınav" ibaresine ve maddenin içeriğinde ise mülakata ilişkin düzenlemelere yer verildiğinin görüldüğü; sözlü sınavın, amacı bakımından yazılı sınava benzediği ve bilgi ölçme amacıyla yapıldığı; ancak, sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı kanun ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemeler yapıldığı, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna varıldığı;
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun hükmü ile yapılacak sınavın şekli, sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususunun idareye bırakıldığı da gözetildiğinde, mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesinin yanı sıra mesleğin gerektirdiği özel niteliklere, mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemeye dair düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Bu durumda, Yönetmeliğin dava konusu 8. maddesinin, dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ek 1. maddesinin 3. fıkrası hükmüne uygun olarak hazırlanarak yürürlüğe konulduğu sonucuna ulaşıldığından, iptali istenilen Yönetmeliğin bu kısmında da hukuka aykırılık görülmediği;
Açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesinin anılan kararı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin soru hazırlama komisyonu, sınav komisyonu ve merkezi sınav komisyonunun oluşturulmasının ve görevlerinin düzenlendiği 7. maddesinde ve sınava ilişkin usul ve esasların düzenlendiği 8. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; söz konusu düzenlemede, adayların mesleki bilgi düzeyi, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu açısından değerlendirileceğinin belirtildiği, davalı idare bünyesinde çalışacak personelin seçiminde objektif kriterlerin esas alındığı, iptali istenilen Yönetmelik maddelerinin idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları içinde, üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığı;
Yukarıda belirtilenler ışığında, dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin soru hazırlama komisyonu, sınav komisyonu ve merkezi sınav komisyonunun oluşturulmasının ve görevlerinin düzenlendiği 7. maddesinde ve sınava ilişkin usul ve esasların düzenlendiği 8. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Bireysel işlem yönünden,
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılmasının esas olduğu; idari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetimin, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyeceği;
Bu itibarla davacının girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesinin sağlanması gerektiği;
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/11/2013 tarih ve E:2010/2194, K:2013/4094 sayılı kararının da bu yönde olduğu;
Öte yandan, Yönetmeliğin "Komisyonların oluşturulması ve görevleri'' başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrası ile düzenlenen soru hazırlama komisyonun oluşumu için rütbece en kıdemli üye başkanlığında beş rütbeli personel ve hazırlanan soru sayısı ve ders konuları dikkate alınarak yeterli sayıda öğretim elemanından oluşacağı şeklinde düzenleme yapıldığı, Polis Akademisi Başkanlığı tarafından da soru hazırlama komisyonu için dört rütbeli personel ile sekiz öğretim elemanı görevlendirildiği, bu haliyle adayların yeterliliğinin tespiti amacıyla yapılan sınavda sorulacak soruların hazırlanmasında yeteri kadar rütbeli personel ve öğretim elemanı görevlendirildiği, soruların Yönetmelik'te aranılan kriterlere uygun olduğu anlaşıldığından bu durumun dava konusu işlemi sakatlar mahiyette olmadığı sonucuna varıldığı;
Davalı idarelerin savunması ekinde gönderilen, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan sözlü sınav komisyonu başkanı ve üyelerince verilmiş puanlara ilişkin tutanak ve sınav sonuçlarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden sözlü sınavın nesnel olarak yapıldığı ve yargısal denetim için aranan bütün koşulları sağladığının anlaşıldığı;
Sonuç olarak davacının girdiği sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı;
Öte yandan, düzenleyici işlemler ile buna dayalı tesis edilen bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından idarenin bu konuda tazminle yükümlü tutulmasına da hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mesleki eğitimini başarı ile tamamlayarak mezun olduğu; davalı idarece hiçbir neden belirtilmeksizin 25 saniye sürdüğü belirtilen mülakat sınavında başarısız sayılarak ilişiğinin kesilmesine karar verildiği; işlemin mevzuata ve içtihatlara uygun olmadığı; Kanun'da sınavın ne şekilde yapılacağı konusunda herhangi düzenlemeye ya da belirlemeye gidilmediği; dava konusu hükümlerin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu; aday polis memurluğuna kabul edilmemesine neden olacak tek bir somut gerekçe, bu duruma dair bir bilgi ve belge sunulmayarak takdir hakkının kötüye kullanıldığı; sözlü sınavın objektif yapılmadığı; oysa yargısal denetime imkân tanıyacak şekilde yapılması gerektiği; başarılı bir eğitim dönemi geçirdiği; sözlü sınavda sorulan soruya çok net ve doyurucu bilgi verdiği; sınavın kayıt altına alınmadığı; neden elendiğinin somut olarak ortaya koyulmadığı; soru hazırlama komisyonunun Yönetmelik'te belirtilen şekil şartına uygun olarak oluşturulmadığının tespiti durumunda usulüne uygun hazırlanmayan sorulara dayalı olarak yapılan sözlü sınavda hukuka uyarlık bulunmaması nedeniyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği; konuyla ilgili emsal yargı kararları bulunduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3201 sayılı Kanun'un ek 1. maddesinde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dâhil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır." hükmüne yer verilmiş olmakla birlikte, bu sınavın yazılı olması gerektiği yolunda bir kurala yer verilmemiş olduğundan, öğrenimi öncesinde yapılan sınavları geçen ve öğrenimini başarıyla bitirenler yönünden, idarece kanun hükmü uyarınca yapılması gereken sınavın Yönetmelik'te sözlü sınav olarak belirlenmesinde ve uygulanmasında hukuka aykırılık bulunduğundan söz etmek mümkün değildir.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 21/11/2022 tarih ve E:2019/310, K:2022/5653 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 30/10/2023 tarihinde, bireysel işlem yönünden oyçokluğu, düzenleyici işlem yönünden oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY
X- Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla bitiren öğrencilere uygulanacak sınavlarla ilgili usul ve esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiş, "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Mesleki bilgi düzeyi" deyiminin; “Polis eğitim kurumları mezunlarının polis eğitim kurumunda gördüğü derslerle ilgili bilgi düzeyini, Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarından mezun olanların ise Başkanlıkça verilen mesleki eğitim dersleriyle ilgili bilgi düzeyini" ifade edeceği belirtilmiştir.
Aynı Yönetmelik'in "Sınav şekli ve esasları" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında, "Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir." düzenlemesi öngörülmüş, maddenin ikinci fıkrasında ise; "Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Mesleki bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu" yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler." düzenlemeleri getirilmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, ikinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen hususların puan değerlerine işaret edilmiş, bu kapsamda mesleki bilgi düzeyinin yüz üzerinden kırk puan olduğu belirtilmiş, maddenin dördüncü fıkrasında ise, adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerektiği, başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesinin puan değerlendirme karar formuna işleneceği, sınav sonuçlarının merkezi sınav komisyonuna bildirileceği ve sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemeyeceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yönetmelik'te yer verilen ve metinleri yukarıda aktarılan düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla bitirenlere uygulanacak sınavın, adaya, soru hazırlama komisyonunca bastırılan sorular arasından çektirilecek soru kartındaki soruları cevaplaması istenilmek suretiyle gerçekleştirileceği, bu uygulamada, gerek puansal ağırlık gerekse 8. maddenin ikinci fıkrasındaki sıralama göz önünde bulundurulduğunda en önemli değerlendirme kriterini “mesleki bilgi düzeyi” başlıklı kısmın teşkil ettiği, "mesleki bilgi düzeyi"nin polis eğitim kurumları mezunlarının polis eğitim kurumunda gördüğü derslerle ilgili bilgi düzeyini ifade edeceği, mesleki bilgi düzeyinin ölçülebilmesinin ise; polis eğitim kurumunda görülen derslerle ilgili sorular sorulmasına bağlı olduğu, çok sayıdaki dersten başarılı olunması sonucunda edinilen kazanımı ifade eden mesleki bilgi düzeyinin tek soruyla ölçülmesinin hem hayatın olağan akışına hem de bu tür sınav uygulamalarına ilişkin olarak yargı mercilerine intikal eden dava dosyalarının içeriğindeki verilere aykırı olduğu, nitekim Yönetmelik'in 8. maddesinin birinci fıkrasında "Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplamasının istenileceği" belirtilmiş olmakla, aday polis memuruna "tek soru sorulacağına" değil "soru kartındaki soruların sorulması gerektiğine" işaret edildiği, komisyon tarafından adaya sorulan soru/sorular sonucunda mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesi hususunda yeterli kanaat edinilememesi halinde adaya ilave sorular sorulabileceği yönündeki düzenleme de göz önünde bulundurulduğunda, Yönetmelik'in; sınavın tek soru sorulmak şeklinde uygulanmasını amaçlamış olmasının söz konusu olamayacağını teyit ettiği açıktır.
Öte yandan; sınava tabi tutulacak aday memurun, yukarıda ifade edilen mesleki bilgi düzeyinin yanı sıra ifade ve muhakeme yeteneği, temsil kabiliyeti, liyakati gibi özellikler bakımından gerekli yeterliliğe sahip olup olmadığının da tarafına yöneltilecek tek soruyla ölçülebilmesi mümkün değildir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Polis Meslek Eğitim Merkezindeki eğitimini tamamlaması üzerine yukarıda ilgili düzenlemelerine yer verilen Yönetmelik uyarınca sözlü sınava tabi tutulduğu, davalı idare savunmasından ve ekinde yer verilen belgelerden anlaşılacağı üzere, 29/12/2018 tarihindeki sınavda, çektiği 264 numaralı soru kartında yer alan; “İl İdare Kurulu üyeleri kimlerden oluşmaktadır?” sorusunun davacıya sorulduğu, yine aynı belgelerde davalı idarece bu sorunun; “Vali başkanlığında Hukuk İşleri Müdürü, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü, Defterdar, Milli Eğitim Müdürü, Çevre ve Şehircilik Müdürü ve Sağlık Müdüründen (1 başkan 6 üye) oluşur." şeklinde cevabının bulunduğu, Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Puan Değerlendirme Karar Formu'nda komisyon başkan ve üyeleri tarafından sırasıyla davacıya; "mesleki bilgi düzeyi" ile ilgili olarak "10, 15, 20, 15, 15"; "bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü" ile ilgili olarak "5, 5, 15, 15, 10"; "özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı" ile ilgili olarak "10, 10, 5, 10, 15" ve "liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu" ile ilgili olarak 15'er puan ile değerlendirildiği ve sınav puan ortalamasının 50 puan olduğu belirlenmek suretiyle başarısız kabul edildiği görülmektedir.
Davacının tabi tutulduğu sözlü sınavda, tarafına, “İl İdare Kurulu üyeleri kimlerden oluşmaktadır?” şeklinde tek soru sorulduğu ve yaklaşık on ay devam eden ve çok sayıda dersi kapsayan bir eğitim sürecinin sonunda elde edilen mesleki bilgi düzeyinin, bu soru ile ölçülmeye çalışıldığı tartışmasızdır. Yapılan sözlü sınavda tarafına yöneltilen tek bir soru ile, davacının hem mesleki bilgi düzeyinin ölçülmeye çalışıldığı, hem de Yönetmelik'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen diğer hususlar olan, "bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü", "özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı" ve "liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu" yönlerinden değerlendirilme yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Eğitim döneminde gördüğü derslerin genel akademik ortalaması, 88,16 olan davacının, eğitim dönemi sonunda tabi tutulduğu sınavda kendisine yöneltilen tek soru ile değerlendirilmeye çalışılmasının, Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde aktarılmaya çalışılan amacına ve içeriğine aykırı olduğu, kendisine yöneltilen tek bir soru ile davacının mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesi mümkün olmadığı gibi, diğer değerlendirme kriterleri yönünden de bir soru sorulmak suretiyle yeterli kanaat edinilmesinin söz konusu olamayacağı hususları birlikte dikkate alındığında, davacının aday memur olarak atanacaklara uygulanacak sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuki uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kısmen kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 21/11/2022 tarih ve E:2019/310, K:2022/5653 sayılı kararının davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işleme yönelik kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.