DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1509 E. , 2023/2084 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1509
Karar No : 2023/2084
TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVACI): … Turizm Taşımacılık ve Servis Ticaret A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
2-(DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2019/4637, K:2022/6373 sayılı kararının, davacı tarafından esas yönünden, davalı idare tarafından ise yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 25/10/2017 tarih ve 30221 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 6. fıkrası dayanak alınarak 10/01/2018 tarih ve 710751 sayılı "Olur" ile belirlenen Okul Servis Araçlarının Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esasların; 5. maddesinin 6. fıkrasının (d) bendinde yer alan "ve geçici teminata ilişkin tutar" ibaresinin; 5. maddesinin 7. fıkrasının; 6. maddesinin (d) ve (e) fıkralarının, 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; "geçici teminatı verip vermemiş olduklarını" ibaresi ile "ve taşıtların üçte birinin taşımacı adına tescilli olduğunu" ibaresinin; 8. maddesinin (a), (b), (c), (h) ve (g) fıkralarının; 9. maddesinin; 10. maddesinin (a), (b) ve (c) fıkralarının; Ek-1 Onay Belgesi'nin; EK-2 Eksiltme Tutanağı'nın; sözleşme özgürlüğüne aykırı olduğundan bahisle Ek-3 olarak düzenlenen Okul Servis Araçları Sözleşmesinin tamamının ve esasa ilişkin gerekçelerle Ek-3 Okul Servis Araçları Sözleşmesinin 5. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinin, 5. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinin (b) alt bendinde yer alan, "veya devam etmekte olan bir kovuşturması bulunmamak ya da kovuşturması uzlaşmayla neticelenmiş olmak" ibaresinin, 6. maddesinin (h) fıkrasının, 7. maddesinin (c) ve (d) fıkralarının, 8. maddesinin (b), (c) ve (d) fıkralarının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2019/4637, K:2022/6373 sayılı kararıyla;
25/10/2017 tarih ve 30221 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 6. fıkrası uyarınca verilen yetkiye istinaden düzenlenen 10/01/2018 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Okul Servis Araçlarının Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı davaya konu düzenlemenin, yine davalı idare tarafından … tarih ve … sayılı Makam Oluru ile Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan Okul Servis Araçlarının Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar ile değiştirilerek yeniden düzenlendiği, dava konusu düzenlemelerin; yeniden yayınlanan Usul ve Esaslarda bir kısmının hiç yer almadığı, bir kısmının kısmi değişiklikle, bir kısmının ise aynı içerikle farklı maddeler altında düzenlendiği ve de içeriği değişmeyen kısımların yine davacı şirket tarafından işbu davadan sonra açılan başka bir davada tekrar dava konusu edildiği gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 328,40-TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 19,000-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava açıldıktan sonra dava konusu düzenlemelerin değişmesi ve düzenlemelerinin yeni hallerine karşı taraflarınca dava açılmış olmasının, bakılan davanın esasının incelenmesine engel olmayacağı, işin esası incelenerek dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen kararın hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği,
Davalı idare tarafından, dava konusuz kaldığından bahisle verilen karar verilmesine yer olmadığı kararı nedeniyle, idareleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, temyizen incelenen kararın yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, Davalı idare tarafından ise, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 09/11/2022 tarih ve E:2019/4637, K:2022/6373 sayılı kararının ONANMASINA, esas yönünden oybirliği, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden oyçokluğu ile,
3. Kesin olarak, 25/10/2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir.
Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin bilahare yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin ve bu giderler arasında yer alan vekâlet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir.
Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle kısmen karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısım yönünden vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!