WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1503 E.  ,  2023/2114 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1503
Karar No : 2023/2114

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) … İletişim Hizmetleri A.Ş.
2) ... Telekomünikasyon A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Teknolojileri ve İletişim Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Onüçüncü Dairesinin 22/12/2022 tarih ve E:2016/4861, K:2022/4950 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının 2. ve 3. maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 22/12/2022 tarih ve E:2016/4861, K:2022/4950 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin, davanın süresinde açılmadığına yönelik itirazı geçerli görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 1. maddesine, 4. maddesinin (a), (b), (ç), (d) ve (ı) bentlerine, 6. maddesinin (a), (b) ve (g) bentlerine, 14. maddesinin (g) bendine, 13. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine yer verildikten sonra,
Aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, Kurum'a, elektronik haberleşme ve altyapı hizmeti sunan işletmecilerin faaliyetlerini mevzuata uygun olarak yürütmelerini denetleme, bu hususta ilgili makamları harekete geçirmek ve gereken hâllerde kanunlarda öngörülen yaptırımları uygulama hususunda görev; elektronik haberleşme hizmetlerinin yürütülmesi ve alt yapısının işletilmesi ile ilgili olarak sektörün faaliyetlerini tam bir rekabet ortamı içinde gerçekleştirmelerini sağlama konusunda yetki verildiği, Kurum'un kanunlar ile kendisine verilen bu düzenleme ve denetleme yetkisi kullanılırken dikkate alınması gereken ilkelerden birinin "tüketici hak ve menfaatinin gözetilmesi" ilkesi olduğu, elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmeciler tarafından uygulanacak tarifelerin ise (ilgili mevzuat ve) Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirlenebileceğinin anlaşıldığı,
Dava konusu düzenlemenin, elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmecilerin müşteri hizmetlerine doğru başlatılan çağrıların ücretlendirilmesi nedeniyle tüketici mağduriyetleri oluştuğuna dair tüketici şikayetlerinin artması üzerine, tüketici mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla tesis edildiğinin görüldüğü, abonelerin hizmet aldıkları işletmeciye ait ücretli aranabilen müşteri hizmetleri numarasına doğru şebeke içi arama yapması halinde, uygulanacak ücretlerin ilgili abonelik paketlerinin şebeke içi yönüne doğru arama ücretlerinden yüksek belirlenmemesi ve abonelerin farklı bir şebekedeki ücretli aranabilen müşteri hizmetleri numarasına doğru arama yapması halinde, uygulanacak ücretlerin ilgili abonelik paketlerinin çağrının sonlandırıldığı şebeke yönüne doğru arama ücretlerinden yüksek belirlenmemesine yönelik düzenlemenin, işletmeciler arasındaki uygulama farklılıklarının ortadan kaldırılması ve abonelerin karşılaşabileceği sürpriz faturaların engellenmesi suretiyle tüketici hak ve menfaatlerinin korunması amacına hizmet ettiği anlaşıldığından 5809 sayılı Kanun'da öngörülen temel ilkelere uygun olarak tesis edilen dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,
Davacı şirket tarafından ileri sürülen diğer iddialar dava konusu düzenlemeyi kusurlandırıcı mahiyette görülmediğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, temyize konu kararın davalı idarenin beyanlarına dayanılarak verildiği; dava konusu Kurul kararı ile yapılan düzenlemenin işletmecilere ciddi bir mali yükümlülük getireceği; öte yandan, mali yükümlülüklerin kanunla konulabileceğine dair açık Anayasa hükmü olduğu ve bu nedenle dava konusu Kurul kararının Anayasa'ya da aykırı olduğu; Kurul Kararının tüketici haklarını koruma amacını aştığı ve işletmecinin zararına sebep olduğu; düzenlemelerin açık olmadığı, belirlilik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 22/12/2022 tarih ve E:2016/4861, K:2022/4950 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 30/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.