DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1494 E. , 2024/81 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1494
Karar No : 2024/81
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Altıncı Dairesinin 01/03/2023 tarih ve E:2023/663, K:2023/2150 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 5. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti : Danıştay Altıncı Dairesinin 01/03/2023 tarih ve E:2023/663, K:2023/2150 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/11/2022 tarih ve E:2022/1834, K:2022/3296 sayılı bozma kararına uyularak;
Uyuşmazlık dava konusu bentte yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedelinin tamamını ödeyen yapı maliki genel hükümler çerçevesinde diğer yapı maliklerinden kendi paylarına düşen miktarı talep etme hakkına sahiptir." ibaresi yönünden incelenmiş,
Dava konusu kuralın, dayanağı olan 3194 sayılı Kanun'da yer almayan bir düzenleme getirdiği, birlikte mülkiyet halinde eşya ile ilgili herhangi bir yönetim işinin 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre aranacak çoğunluklar ile karara bağlanması gerektiği, belirli istisnai durumlarda ise paydaşlardan/ortaklardan her birinin tedbir almaya yetkili olduğu, uyuşmazlık halinde ise, aranacak çoğunluk ve eğer bu hükümlere uyulmadan hareket edilmişse tek başına hareket eden malikin rücu hakkının bulunup bulunmadığının, yapılacak işin ve uyuşmazlığın niteliğine göre, her olay özelinde adli yargı yerlerince karara bağlanacağı, uyuşmazlığın konusunu oluşturan yapı kayıt belgesi alınması ve bunun bedelinin ödenmesi konusunda da; bu işin eğer paylı mülkiyet söz konusu ise olağan, önemli ya da olağanüstü yönetim işi olup olmadığı ya da yapının ruhsatsız olması veya yapı kullanma izni bulunmamasının sonuçları dikkate alındığında, eşyayı bir zarar tehlikesinden korumak maksadı ile paydaşlardan yalnızca biri tarafından alınabilecek bir önlem olup olmadığı, böyle bir önlem olduğu değerlendirilirse derhal alınması gereken bir önlem olup olmadığı, elbirliği mülkiyeti halinde oybirliği ile karar alma esası geçerli olduğundan, bunu tek başına yapan malikin tutumunun topluluğun haklarının korunmasına ilişkin yetkisi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, bu değerlendirmelere göre de tek başına hareket eden malikin rücu hakkının bulunup bulunmadığı gibi hususların her uyuşmazlık özelinde 4721 sayılı Kanun çerçevesinde adli yargı merciilerince karara bağlanması gereken hususlar olduğu, bu durumda, kanuni dayanağı bulunmaksızın getirilen ve 4721 sayılı Kanun'un birlikte mülkiyet kurallarını tümüyle tek düze hale indirgeyerek anılan Kanun ile çelişen kuralda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu kuralın iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idarelerden Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca, afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız ve/veya ruhsat eklerine aykırı yapıların tespiti amacıyla kayıt altına alınmasının ve bu yapıların yıktırılıp yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulanmasına kadar malikler ile idareler arasında imar mevzuatından kaynaklanan sorunların ortadan kaldırılarak imar barışının sağlanmasının amaçlandığı; herhangi bir konunun ana hatlarıyla kanunlar tarafından düzenlenebileceği, kanunların uygulanmasını sağlamak ve kanun hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla, kanunda verilen yetkiye dayalı olarak yönetmelik, tebliğ, usul ve esas, genelge, vb. düzenleyici işlemler tesis edilebileceği; bu kapsamda "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 4. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda maliklerden herhangi biri tarafından başvuru yapılması ve bu bağlamda yapının tamamı için tahakkuk eden yapı kayıt belgesi bedelinin maliklerden biri tarafından ödenmesi suretiyle yapı kayıt belgesi alınması imkanı tanındığı, böyle bir durumda tüm maliklerin hak sahibi olduğu, bu bağlamda yapıya ilişkin tüm hak ve sorumlulukların paylaşılması gerektiği; başka bir ifade ile, yapı kayıt belgesi düzenlenmesi talebi ile yapılan başvuru sırasında ödenen bedelin, yalnızca başvuru yapan malik üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olacağı, bu kapsamda Tebliğ'in dava konusu edilen 5. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin hukuka uygun olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, davacının hissedar olduğu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz için imar barışı kapsamında yapılan başvuru sonrasında tahakkuk eden bedelin ödenmesiyle 01/03/2019 tarihinde yapı kayıt belgesi verildiği, Tebliğ'in dava konusu edilen 5. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin hukuka uygun olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/11/2022 tarih ve E:2022/1834, K:2022/3296 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 01/03/2023 tarih ve E:2023/663, K:2023/2150 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 24/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!