DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1423 E. , 2023/1795 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1423
Karar No : 2023/1795
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … adına ... Sendikası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ: Huk. Müş. …
2- … Kaymakamlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/02/2023 tarih ve E:2019/4643, K:2023/701 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, özel motorlu taşıt sürücü kursu direksiyon eğitimi dersi uygulama sınavında görev alma istemiyle yaptığı başvurunun, alkollü olarak araç kullanımı nedeniyle ceza aldığının tespit edilmiş olduğundan bahisle Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği’nin 28/A maddesinde yer alan süre ve eğitim şartını tamamlaması gerektiği gerekçesiyle reddine ilişkin Mezitli Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün … tarih ve E….. sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 29/05/2013 tarih ve 28661 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği’ne 19/10/2017 tarih ve 30215 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 11. maddesi ile eklenen 28/A maddesinin 2. fıkrasında yer alan "... alkollü olarak araç kullanma" ibaresi ile "Bu sürenin sonunda bu kişilerin komisyonda görev alabilmeleri için Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Uygulama Sınav Sorumlusu Hizmet İçi Eğitim Tamamlama Programına katılıp sınavda başarılı olmaları gerekir." cümlesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/02/2023 tarih ve E:2019/4643, K:2023/701 sayılı kararıyla;
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
Anayasa'nın 124; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 17/2; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 8/3; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 42/3 ve 123. maddeleri ile Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği’nin 5, 24 ve 28/A/2. maddelerine yer verildikten sonra,
İlgili mevzuat hükümleri uyarınca, sürücülerin eğitimleri ve sınavları, sınav yapıcıların nitelikleri ve eğitimi ile diğer usul ve esasların belirlenmesi yetkisine sahip olan Milli Eğitim Bakanlığının, bu faaliyetin yürütümüne ilişkin olarak kural koyma ve uygulama noktasında yetki sahibi olduğunun açık olduğu,
Her ne kadar, alkollü araç kullanımı nedeniyle sürücü belgesi geri alınanlara direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonunda beş yıl süreyle görev verilmeyeceği ve bu sürenin sonunda komisyonda görev alabilmeleri için Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Uygulama Sınav Sorumlusu Hizmet İçi Eğitim Tamamlama Programına katılıp sınavda başarılı olmaları gerektiği yönünde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nda açık bir düzenlemeye ya da buna ilişkin olarak yönetmelikle düzenleme yapılabileceğine ilişkin bir kurala verilmemiş ise de, alıntısı yapılan hükümler irdelendiğinde, davaya konu kuralın, sürücülerin eğitimleri ve sınavları ile sınav yapıcıların nitelikleri ve eğitimlerine ilişkin koşulları saptama hususunda idarenin sahip olduğu yetki kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,
Zira; direksiyon eğitimi dersinin uygulayıcıları ve sınav yapıcılarının niteliklerini belirleme konusunda düzenleme yapma imkanı tanıyan yetkinin, alkollü olarak araç kullanımı nedeniyle sürücü belgesi geri alınanların, direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonunda yer alabilmeleri için süre, hizmet içi eğitim ve sınav şartına tabi kılınmaları yönünde kural koyma imkanı tanımadığının söylenemeyeceği,
Bir başka ifadeyle, idareye kanun ile tanınan yetki bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu düzenlemenin, direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonunda yer alacak kişilerin haiz olması gereken şartların açık ve net olarak ortaya konulması niteliğinde olduğu, alkollü araç kullanmama yönündeki trafik kuralına uyulmasının teşvik edilmesi suretiyle, trafik kurallarına uyan kişilere komisyonda görev verilmesi amacını taşıdığı, alkollü araç kullanmama yönündeki trafik kuralının ihlal edilmiş olması nedeniyle sürücü belgesi geri alınanlar bakımından, verilen görevin önemi ve özelliği dikkate alınarak, beş yıl süre ile görev verilmemesi ve bu sürenin sonunda ise belirli bir eğitim ve sınav şartı öngörülmesinin, bu amacın sağlanmasına yönelik olduğu,
Nitekim; can ve mal güvenliği bakımından trafik düzeninin sağlanması için sürücü adaylarının eğitiminde kalitenin yükseltilmesi amacıyla sürücü adaylarına örnek teşkil edecek olan, direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonunda yer alacak kişilerde, trafik kurallarına uyum noktasında belirli niteliklerin aranmasının tabii olduğu,
Bununla birlikte; kanun koyucu ve idarelerin, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlı olduğu, bu ilkenin ise; “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluştuğu, “elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını ve “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade ettiği, bir kurala uyulmaması nedeniyle kanun koyucu veya idareler tarafından öngörülen düzenleme ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunmasının zorunlu olduğu,
Bu çerçevede; dava konusu düzenleme ile, direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonunda görev alacak kişilerin niteliklerinin belirlenmesinde, alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi alınanlar yönünden tamamen bir yasaklama getirilmediği, beş yıllık bir süre şartına bağlanmak suretiyle, komisyonda yer almak isteyen kişiler bakımından alkollü olarak araç kullanılmaması yönünde caydırıcı bir önlem öngörüldüğü, bu kapsamda; beş yıllık sürenin sonunda, hizmet içi eğitim ile eksikliklerin tamamlanarak, sürücü adaylarına eğitim verecek, onları değerlendirecek ve trafiğe kazandıracak kişilerde standardın yükseltilmesinin amaçlandığı,
Bu itibarla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesinde yer alan, sürücülerin alkollü olarak, karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu yönündeki amir hüküm dikkate alındığında, direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonunda yer alacak kişilerin, trafik kuralına uygun davranan kişiler olmaları suretiyle nihai anlamda trafik düzeni ve güvenliğinin sağlanması amacıyla, dava konusu düzenlemede öngörülen ve tamamen bir yasaklama içermediği anlaşılan şartlar arasında ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği,
Bu bağlamda; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 42. maddesi ile sürücülerin eğitimleri ve sınavları ile sınav yapıcıların nitelikleri konusunda düzenleme yapma yetkisi tanınan Milli Eğitim Bakanlığınca, İçişleri Bakanlığının uygun görüşünün alınması suretiyle tesis edilen düzenlemede, direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonunda görev alacak kişiler yönünden öngörülen davaya konu nitelikler ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin bulunması nedeniyle hukuk devletinin bir gereği olarak ölçülülük ilkesine ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı, düzenlemenin trafik kuralına uygun davranan kişilerin komisyonlarda görevlendirilmesine imkan tanıması nedeniyle nihai anlamda trafik düzeni ve güvenliğinin sağlanması kapsamında kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunun anlaşıldığı,
Davacının, 20/08/2017 tarihinde alkollü araç kullanımı nedeniyle 6 ay süreyle sürücü belgesinin alınmış olması ve özel motorlu taşıt sürücü kursu direksiyon eğitimi dersi uygulama sınavında görev alma istemiyle başvuruda bulunduğu 09/03/2018 tarihi itibarıyla Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği’nin hukuka uygun bulunan davaya konu 28/A maddesinin 2. fıkrasında yer alan beş yıllık süre şartını taşımadığının anlaşılmış olması nedeniyle, Mezitli Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işleminin de üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınanlara özel motorlu taşıt sürücü kursu direksiyon eğitimi dersi uygulama sınavında beş yıl süreyle görev verilmemesinin kademeli bir cezalandırma sistemi getirilmemesi nedeniyle ölçüsüz olduğu ve kanuna aykırılık teşkil ettiği, öte yandan, sınav görevi alabilmek için tekrardan hizmet içi eğitim programına katılıp sınavda başarılı olma şartının da ölçüsüz bir cezalandırma koşulu olduğu, zira, halihazırda bu sınav için gerekli hizmet içi eğitimi almış kişilere, anılan kural ihlallerinden sonra bu eğitimlerinin neden iptal edilerek tekrar eğitim alma koşulu ve sınava girme koşulu getirildiğinin davalı idarece ortaya konulamadığı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 21/02/2023 tarih ve E:2019/4643, K:2023/701 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 04/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!