WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1303 E.  ,  2023/3227 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1303
Karar No : 2023/3227

TEMYİZ EDEN (DAVACI):
1- (Davacı): …
VEKİLİ: Av. …

2-(Davalı): … Bakanlığı
VEKİLİ: Huk. Müş. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onikinci Dairesinin 24/03/2022 tarih ve E:2018/9394, K:2022/1452 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Mersin Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünde biyolog olarak görev yapmakta iken 06/01/2017 tarih ve 29940 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca devlet memurluğundan çıkarılan davacı tarafından; 2016 yılına ilişkin üretimi teşvik priminin ödenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin 04/10/2017 tarihli işlem ile bu işlemin dayanağı olarak gösterilen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığının 16/02/2017 tarih ve E:340670 sayılı "Üretimi Teşvik Primi" konulu Genel Yazısının üçüncü maddesindeki, " ...ihraç edilenlere ödenecek tutar ise, 336- Diğer Çeşitli Borçlar Hesabına kaydedilerek bekletilecektir." ibaresinin iptali ve yoksun kaldığı tutarın başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 24/03/2022 tarih ve E:2018/9394, K:2022/1452 sayılı kararıyla;
969 sayılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Merkez ve Taşra Kuruluşlarına Döner Sermaye Verilmesi Hakkında Kanun'un 3. maddesinin son fıkrasına; 31/01/2015 tarih ve 29253 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, 01/05/2015 tarihinden itibaren yürürlüğe giren, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Uygulama Yönetmeliğinin 1. , 41. ve 42. maddelerine, 679 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesine, 18/02/2006 tarih ve 26084 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 1., 5.ve 27. maddelerine yer verildikten sonra,
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığının dava konusu Genel Yazısı incelendiğinde, terör örgütlerine yönelik yürütülen soruşturmalarda (FETÖ/PDY,PKK,DHKPC vb.) açığa alınan veya ihraç edilen personele, Kanun ve Yönetmelik çerçevesinde üretimi teşvik pirimi ödenip ödenmeyeceğine dair Bakanlığın Strateji Dairesi Başkanlığı tarafından Maliye Bakanlığına görüş sorulduğu ve cevap alındığında bildirileceği, konuyla ilgili Maliye Bakanlığından görüş gelene kadar, FETÖ/PDY,PKK,DHKPC vb. açığa alınan ve ihraç edilen personele üretimi teşvik piriminin tahakkuk ettirileceği, ancak açığa alınan personele ödenecek tutarın 335- Personele Borçlar Hesabına, ihraç edilene ödenecek tutar ise 336- Diğer Çeşitli Borçlar Hesabına kaydedilerek bekletileceğinin bildirildiğinin görüldüğü,
Aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; strateji geliştirme birimlerinin 2006/9972 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'le belirlenen fonksiyonları ve görevleri de dikkate alındığında, olağanüstü hal döneminde yapılacak ödemelerle ilgili uygulamayı yönlendirmek için Strateji Geliştirme Başkanlığınca Maliye Bakanlığından görüş istenmesinde ve Bakanlıktan görüş gelene kadar açığa alınan ve ihraç edilen personele, üretimi teşvik priminin tahakkuk ettirilip ödeme yapılmayarak, borçlar hesabında bekletilmesi yolundaki uyuşmazlığa konu Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığının 16/02/2017 tarih ve 340670 sayılı "Üretimi Teşvik Primi" konulu Genel Yazısının, dayanağı Yönetmelik ve diğer mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen "...ihraç edilenlere ödenecek tutar ise 336- Diğer Çeşitli Borçlar Hesabına kaydedilerek bekletilecektir." ibaresinde de hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı,
Davacının 2016 yılına ilişkin "Üretimi Teşvik Primi"nin ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 04/10/2017 tarihli bireysel işlemin iptali istemi yönünden;
Davacının talebinin, 2016 yılı fiili çalışma karşılığında verilen üretimi teşvik primine (ihraç edilmeden önce görev yaptığı döneme) ilişkin olduğu, üretimi teşvik priminin fiili çalışma karşılığında ödendiği, bu ödemenin, Anayasa'nın 18. maddesinde düzenlenen angarya yasağı ve 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, 679 sayılı KHK'nin "Kamu Personeline İlişkin Tedbirler" başlıklı 1. maddesinde parasal hakların ödenmemesi yönünde bir sınırlama getirilmediği ve dava açıldıktan sonra mevzuatta herhangi bir değişiklik olmaksızın, 16/04/2021 tarihinde davalı idare tarafından davacıya, 8.003,39 TL tutarında üretimi teşvik priminin ödendiği gözetildiğinde, belirtilen nedenlerle, yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi istemine ilişkin karar verilmesine yer olmadığı,
Davacının faiz talebi yönünden;
Faizin, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem veya işlemlerinden dolayı uğradığı zararların giderilmesi sırasında, idarenin temerrüde düştüğü tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade ettiği; başka bir ifadeyle, faizin, idari işlem dolayısıyla hakları ihlal edilen davacıların bu işlem nedeniyle uğradıkları mali kayıplarının veya yoksun kaldıkları mali haklarının gecikerek ödenmesi karşısında, bu gecikmeden doğacak zararı karşılayan meblağ olup bu niteliği itibarıyla yasal faizin, yoksun kalınan mali haklara bağlı olan fer'i bir alacak olduğu,
Bir idari işlem veya eylemden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru var ise, bu başvuru tarihinin, idareye başvuru yok ise, davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiğinin, istikrar kazanmış Danıştay içtihatlarıyla kurala bağlandığı,
Bu durumda, faiz istemi yönünden davanın kabulü ile davacıya ödenmiş olan üretimi teşvik primi tutarına, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizin davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle,
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığının 16/02/2017 tarih ve 340670 sayılı "Üretimi Teşvik Primi" konulu Genel Yazısı'nın üçüncü maddesindeki, " ...ihraç edilenlere ödenecek tutar ise, 336- Diğer Çeşitli Borçlar Hesabına kaydedilerek bekletilecektir." ibaresinin iptali istemi yönünden davanın reddine; dava konusu 04/10/2017 tarihli bireysel işlemin, davacının 2016 yılına ilişkin üretimi teşvik priminin ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davacının faiz talebine ilişkin kısmı yönünden ise davanın kabulüne, davacıya ödenmiş olan üretimi teşvik pirimi tutarına, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davacı tarafından, davalı idarenin üretim teşvik priminin anaparasını ödediği ve bu durumun haklı olduğunun göstergesi olduğu; işlemin düzenlendiği tarihteki hukuksal duruma göre karar verilmesini isteme zorunluluğu olduğu; temyize konu kararın davanın kısmen reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımlarının yerinde olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, 679 sayılı KHK hükmü, diğer mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde, ihraç tarihinden sonra davacıya yapılacak ödemelerin, terörür finansmanı kapsamında olması ihtimali yüksek olduğu için, kendisi hakkında yapılacak inceleme ve değerlendirmelerin sonunda aklanması ve yeniden devlet memurluğu görevine iadesine kadar, bloke edilmesinde hukuki yarar bulunduğu; davacı adına tahakkuk ettirilen 2016 yılı üretimi teşvik priminin iptal edilmediği, "336-Diğer Çeşitli Borçlar” hesabına kaydedildiği ve beklemeye alındığı; dava konusu işlemin, “kesin ve yürütülebilir' nitelikte değil, 'geçici tedbir' niteliğinde olduğu; davacının faiz talebinin kabulüne karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI:
Davacı tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın kabule ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idarenin savunması alınmamıştır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
Davacının temyiz istemi yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz dilekçesinin 3. madde esaslarına göre düzenlenmesi gerektiği, düzenlenmemiş ise eksikliklerin onbeş gün içinde tamamlattırılması hususunun kararı veren Danıştay veya mahkemece ilgiliye tebliğ olunacağı, bu sürede eksikliklerin tamamlanmaması durumunda temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına Danıştay veya mahkemece karar verileceği; 3. fıkrasında, temyize cevap verenin, kararı süresinde temyiz etmemiş olsa bile düzenleyeceği dilekçesinde, temyiz isteminde bulunabileceği, bu takdirde bu dilekçelerin temyiz dilekçesi yerine geçeceği; aynı maddenin 7. fıkrasında da, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediği ve temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı hususlarının dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması hallerinde de 2. ve 6. fıkralarda sözü edilen kararların dairece ve kurulca verileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından imzalanan ve Danıştay Genel Yazı İşleri Kalemi kayıtlarına 14/05/2023 tarihinde giren temyize cevap dilekçesinde, "Daire kararının 'kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığına' ilişkin kısmının yerinde olmadığı, dava konusu işlem ile Anayasa'nın ihlal edildiği, yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi gerektiği" belirtilerek, istemi doğrultusunda karar verilmesi talebinde bulunulduğu ancak dilekçe içeriğinden kararın temyizen incelenmesinin istenilip istenilmediğinin net olarak ortaya konulamadığının anlaşıldığı ve temyiz dilekçesindeki bu eksikliğin (yanlışlığın) 2577 sayılı Kanun'un yukarıda açıklanan 48. maddesinin 2. fıkrası uyarınca giderilmesi ve dilekçenin aynı madde uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde 3. madde esaslarına uygun hale getirilmesi gerektiği, aksi halde temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verileceği yönünde ara karar yapıldığı; anılan ara kararın davacı vekiline 23/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının verilen süre içerisinde söz konusu eksikliği gidermemiş olması nedeniyle, yukarıda anılan Yasa hükmü uyarınca temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, temyize konu davacının faiz talebine ilişkin kısmı yönünden davanın kabulü ile davacıya ödenmiş olan üretimi teşvik pirimi tutarına, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizin davacıya ödenmesine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminde bulunmamış sayılmasına, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın kabulü ile davacıya ödenmiş olan üretimi teşvik pirimi tutarına, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizin davacıya ödenmesine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin 24/03/2022 tarih ve E:2018/9394, K:2022/1452 sayılı kararının temyize konu davanın kabulü ile davacıya ödenmiş olan üretimi teşvik pirimi tutarına, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizin davacıya ödenmesine ilişkin kısmının ONANMASINA,
4. Kesin olarak, 25/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.