DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1290 E. , 2023/1790 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1290
Karar No : 2023/1790
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 13/04/2022 tarih ve E:2020/1592, K:2022/2147 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yargıtay üyesi iken Yargıtay tetkik hakimi olarak atanan ve Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu …Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin … tarih ve K:… sayılı kararının ve bu karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurul kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 13/04/2022 tarih ve E:2020/1592, K:2022/2147 kararıyla;
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarının görev aldıkları soruşturma ve kovuşturmalarda örgütün amaçları doğrultusunda ve örgüt yararını gözeterek işlemler tesis ettikleri, kumpas davalarıyla örgüt mensubu olmayanları tasfiye ederek devlette monopol olmaya çalıştıkları, mensuplarının hizmet aidiyetini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından üstün gördükleri ve kendi mensuplarına alan açmak amacıyla örgüt mensubu olmayan kişiler hakkında soruşturma açılmasına imkan sağladıklarının birçok somut olayda görüldüğü,
Olayda, davacının Adana ilinde hakim olarak görev yaptığı dönemde nöbetçi hakim olarak görevli olduğu 27/09/2008 tarihinde "... soruşturmasında, tutuklamaları gerçekleştirirken kürsüye kolluk görevlilerinin getirdiği notları kabul ederek tutuklama kararlarını buna göre verdiği, vermiş olduğu tutuklama kararları ile paralel yapının daha önceden almış olduğu kararların uygulanmasını sağladığı" gerekçesiyle hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
… yargılamalarını yapan … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının, Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve … sayılı kararıyla, “yan deliller ile desteklenmeyen, kişisel kanaate dayalı, somut olgularla örtüşür nitelikte olmayan beyanların tek başına suçun sübutuna yeterli delil olarak kabul edilmesinin olanaklı olmadığı” gerekçesiyle bozulduğu, bozma sonrası … Ağır Ceza Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada da … sayılı karar ile tüm sanıkların beraat ettiklerinin görüldüğü,
… olarak adlandırılan yargılamalarda görev yapan hakimler tarafından verilen kararlardaki hukuka aykırılıkların HSK müfettişlerince yapılan soruşturmalarda ayrıntılı olarak ortaya koyulduğu, aynı soruşturma raporunda, davacının nöbetçi hakim olarak görevli olduğu 27/09/2008 tarihinde … soruşturması kapsamında tutuklamaları gerçekleştirirken kürsüye kolluk görevlilerinin getirdiği notları kabul ederek tutuklama kararlarını buna göre verdiği, vermiş olduğu tutuklama kararları ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün daha önceden almış olduğu kararların uygulanmasını sağladığı yönünde tespitlere yer verildiği,
… olarak isimlendirilen soruşturmanın başlangıcına neden olan iddia ve olaylar zincirine bir bütün olarak bakıldığında, davacının bu eylemini yargısal takdir kapsamında değil, FETÖ terör örgütünün amaç ve menfaatleri doğrultusunda FETÖ terör örgütünün zihniyetine yarayacak bir bilinçten hareketle yerine getirdiği ve bu yönüyle eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varıldığı,
Kaldı ki, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, Dairelerinin 14/02/2022 tarih ve E:2018/5075, K:2022/455 sayılı kararı ile, "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,
Öte yandan, dava konusu uyuşmazlık 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesinde düzenlenen zaman aşımına ilişkin hükümler çerçevesinde incelendiğinde; davacının disiplin soruşturmasına konu eyleminin 27/09/2008 tarihinde gerçekleştiği, Dairelerinin 14/02/2022 tarihli ara kararıyla davalı idareye, davacının dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasına neden olan eylemi ile ilgili herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturması açılıp açılmadığının sorulması üzerine verilen 01/04/2022 tarihli cevapta, davacının anılan eylemi ile ilgili olarak herhangi bir kovuşturma izninin bulunmadığının belirtildiği, dolayısıyla dava konusu disiplin cezasına konu eylemle ilgili olarak, disiplin cezası verme yetkisi bakımından zaman aşımı süresinin uzamasını gerektirecek herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturmasının bulunmadığı dikkate alındığında, 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesinde düzenlenen "Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez." hükmü uyarınca, dava konusu disiplin cezasının verildiği 30/04/2019 tarihi itibarıyla ceza verme yetkisi bakımından beş yıllık zaman aşımı süresinin geçirildiği sonucuna ulaşıldığı,
Bu durumda, her ne kadar davacının dava konusu meslekten çıkarma cezasına konu eyleminin sabit olduğu anlaşılmakta ise de, eylemin işlendiği tarih itibarıyla 2802 sayılı Kanun'un 72. maddesi uyarınca disiplin cezası verme yetkisi zaman aşımına uğradığından, davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, anılan işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığı gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemlere karşı açtığı davada, davacının terör örgütü ile irtibatı ve iltisakını sürdürdüğüne ilişkin birçok delil bulunduğu ve ceza yargılaması sonucunda davacının mahkumiyetine karar verildiği, bu durum dikkate alındığında dava konusu işlem açısından zaman aşımının aşıldığının söylenemeyeceği, 2802 sayılı Kanun'da meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezaları yönünden herhangi bir zaman aşımı süresinin belirlenmediği, temyize konu kararda Kanun hükmünün hatalı yorumlandığı, disiplin cezasını gerektiren fiilin ilgili merci tarafından öğrenilmesine kadar zaman aşımı süresinin başlamayacağı, benzer nitelikteki durumlarda meydana gelen uyuşmazlıklarda davaların esasının incelenerek davanın reddine karar verilerek söz konusu kararların onandığı, bu nedenle istikrar kazanan uygulamalardan vazgeçilmesi halinde yargı mercilerinin önceki kararından ayrılma gerekçelerini açıklamaları gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesinin davanın reddine ilişkin 14/02/2022 tarih ve E:2018/5075, K:2022/455 sayılı kararı, Kurulumuzun 14/09/2023 tarih ve E:2023/442, K:2023/1666 sayılı kararı ile onanmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 13/04/2022 tarih ve E:2020/1592, K:2022/2147 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 02/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!