DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1197 E. , 2023/2155 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1197
Karar No : 2023/2155
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Polis Meslek Eğitim Merkezinden mezun olan davacının, eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:... sayılı kararıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'ne uygun bir şekilde sözlü sınav komisyonunun oluşturulduğu, sözlü sınavda dikkat edilmesi gereken kriterlerin ihlal edildiği ve sınav komisyonunca ayrımcılık yapıldığına dair somut bir durumun söz konusu olmadığı, komisyon üyelerince adaylara doğrudan soru sorulması yerine başka bir komisyonca hazırlanan sorulardan personelin soru kartlarından çektikleri soruların sorulduğu, belirtilen Yönetmelik'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca a) Mesleki bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu konularında değerlendirme yapılarak her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması ile davacının sözlü sınav puanının (60) olarak tespit edildiği, kaldı ki değerlendirmede dikkate alınan kriterlerin personelin tamamen sözlü sınavda göstereceği performansla doğrudan ilintili olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf istemine konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 20/04/2022 tarih ve E:2019/2170, K:2022/2227 sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen sınav puan değerlendirme karar formu incelendiğinde, bir başkan ve dört üyeden oluşan sınav komisyonu tarafından 40 puan üzerinden değerlendirilen mesleki bilgi düzeyine, bütün komisyon üyelerinin her biri tarafından (25)' er puan takdir edildiğinin anlaşıldığı; davacı hakkında her bir kriter yönünden yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen mesleki bilgi düzeyi için komisyon üyelerinin aynı puanı takdir etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı sonucuna varıldığından, davacının yapılan sözlü sınav neticesinde başarısız sayılması işleminde hukuka uygunluk görülmediği; bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; sınav komisyonunun mevzuata uygun oluşturulduğu, davacıya sınavda yöneltilen soruların önceden hazırlanarak tutanağa bağlandığı, davacıya hangi sorunun sorulduğunun tutanakla tespit edildiği, yapılan sözlü sınav sonucunda davacıya komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı not takdir edilmek ve bu notların aritmetik ortalaması alınmak suretiyle sınav değerlendirmesinin yapıldığı anlaşıldığından, davacının sözlü sınavdan başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mahkemenin görevinin tutanak tutulup tutulmadığını denetlemek değil bunların gerçeğe uygun ve objektif olup olmadığını denetlemek olduğu; kendisine trafik kazası ile ilgili soru sorulduğu ve bu soruya gerekli cevabı verdiği; kamera ile kayıt yapılmadığı; objektif bir değerlendirme yapılması halinde sınav heyetinin beş üyesinin de 40 puan üzerinden 25 puan takdir etmesinin mümkün olmayacağı; bu haliyle sınavın objektif yapıldığından söz edilemeyeceği; kararda emsal bir karardan söz edilmişse de her olayın kendisine özgü olduğu; emsal karar gerekçe gösterilerek ısrar edilmesinin idareye karşı zaten güçsüz olan bireyin haklarının yok sayılmasına ve hukuka uymayan idareyi ödüllendirme anlamına geleceği; başarılı bir eğitim dönemi geçirdiği; özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı olan bir kişinin liyakatli olmadığı, temsil kabiliyetinin ve inandırıcılığının bulunmadığı veya zayıf olduğunun hangi objektif kritere göre tespit edildiğinin açıklanmadığı; oysa temsil kabiliyetinde aranması gereken en önemli kriterin özgüven, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı olduğu; sınav kayıt altına alınmadığından yargısal denetimin de gerçekleştirilemeyeceği; davadaki asıl hukuki sorunun sınav heyetinin takdir ettiği puanların hangi hukuki gerekçelere dayandığı, idarenin bu değerlendirmelerinin maddi gerçekle uygun ve objektif olup olmadığı ve bunun denetiminin nasıl yapılacağı olduğu; takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılmadığı; konuyla ilgili emsal yargı kararları bulunduğu; başarısız sayılmasını gerektirecek olumsuz bir durumunun mevcut olmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X-Dava, Polis Meslek Eğitim Merkezinden mezun olan davacının, 07/12/2017 tarihinde yapılan eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla bitiren öğrencilere uygulanacak sınavlarla ilgili usul ve esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiş, "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Mesleki bilgi düzeyi" deyiminin; “Polis eğitim kurumları mezunlarının polis eğitim kurumunda gördüğü derslerle ilgili bilgi düzeyini, Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarından mezun olanların ise Başkanlıkça verilen mesleki eğitim dersleriyle ilgili bilgi düzeyini" ifade edeceği belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "Sınav şekli ve esasları" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında, "Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir." düzenlemesi öngörülmüş, maddenin ikinci fıkrasında ise; "Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Mesleki bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu" yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler." düzenlemeleri getirilmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, ikinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen hususların puan değerlerine işaret edilmiş, bu kapsamda mesleki bilgi düzeyinin yüz üzerinden kırk puan olduğu belirtilmiş, maddenin dördüncü fıkrasında ise, adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerektiği, başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesinin puan değerlendirme karar formuna işleneceği, sınav sonuçlarının merkezi sınav komisyonuna bildirileceği ve sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemeyeceği düzenlemeleri öngörülmüş bulunmaktadır.
Yönetmelik'te yer verilen ve metinleri yukarıda aktarılan düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla bitirenlere uygulanacak sınavın, adaya, soru hazırlama komisyonunca bastırılan sorular arasından çektirilecek soru kartındaki soruları cevaplaması istenilmek suretiyle gerçekleştirileceği, bu uygulamada, gerek puansal ağırlık gerekse 8. maddenin ikinci fıkrasındaki sıralama göz önünde bulundurulduğunda en önemli değerlendirme kriterini “mesleki bilgi düzeyi” başlıklı kısmın teşkil ettiği, "mesleki bilgi düzeyi"nin polis eğitim kurumları mezunlarının polis eğitim kurumunda gördüğü derslerle ilgili bilgi düzeyini ifade edeceği, mesleki bilgi düzeyinin ölçülebilmesinin ise; polis eğitim kurumunda görülen derslerle ilgili sorular sorulmasına bağlı olduğu, çok sayıdaki dersten başarılı olunması sonucunda edinilen kazanımı ifade eden mesleki bilgi düzeyinin tek soruyla ölçülmesinin hem hayatın olağan akışına hem de bu tür sınav uygulamalarına ilişkin olarak yargı mercilerine intikal eden dava dosyalarının içeriğindeki verilere aykırı olduğu, nitekim Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasında "Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenileceği" belirtilmiş olmakla aday polis memuruna "tek soru sorulacağına" değil "soru kartındaki soruların sorulması gerektiğine" işaret edildiği, komisyon tarafından adaya sorulan soru/sorular neticesinde mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesi hususunda yeterli kanaat edinilememesi halinde adaya ilave sorular sorulabileceği yönündeki düzenleme de göz önünde bulundurulduğunda, Yönetmeliğin; sınavın tek soru sorulmak şeklinde uygulanmasını amaçlamış olmasının söz konusu olamayacağını teyit ettiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; sınava tabi tutulacak aday memurun, yukarıda ifade edilen mesleki bilgi düzeyinin yanı sıra ifade ve muhakeme yeteneği, temsil kabiliyeti, liyakati gibi özellikler bakımından gerekli yeterliliğe sahip olup olmadığının da tarafına yöneltilecek tek soruyla ölçülebilmesi mümkün değildir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Polis Meslek Eğitim Merkezinden mezun olması üzerine yukarıda ilgili düzenlemelerine yer verilen Yönetmelik uyarınca sözlü sınava tabi tutulduğu, davalı idare savunmasından ve ekinde yer verilen belgelerden anlaşılacağı üzere, 07/12/2017 tarihindeki sınavda, çektiği 74 numaralı soru kartında yer alan; "Suça teşebbüs halini ve teşebbüs halindeki sorumluluğu örneklerle anlatınız?" sorusunun davacıya sorulduğu, yine aynı belgelerde davalı idarece bu sorunun cevabının; "Kişi işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Örnek; Öldürme veya yaralama kasdıyla tabancayla birine ateş etti. İsabet ettiremedi. İlkinde adam öldürmeye teşebbüs, ikincisinde ise adam yaralamaya teşebbüs suçu gerçekleşmiştir." şeklinde belirtildiği, Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Puan Değerlendirme Karar Formu'nda komisyon başkan ve üyeleri tarafından sırasıyla davacıya; "mesleki bilgi düzeyi" ile ilgili olarak 25'er; "bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü" ile ilgili olarak 15, 10, 15, 15, 10; "özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı" ile ilgili olarak 15, 15, 10, 15, 15; "liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu" ile ilgili olarak 5, 10, 10, 5, 10 puan takdir edildiği ve sınav puan ortalamasının 60 puan olduğu belirlenmek suretiyle başarısız kabul edildiği görülmektedir.
Davacının tabi tutulduğu sözlü sınavda, tarafına, "Suça teşebbüs halini ve teşebbüs halindeki sorumluluğu örneklerle anlatınız?" şeklinde tek soru sorulduğu ve yaklaşık on ay devam eden ve çok sayıda dersi kapsayan bir eğitim sürecinin sonunda elde edilen mesleki bilgi düzeyinin, bu soru ile ölçülmeye çalışıldığı tartışmasızdır. Yapılan sözlü sınavda tarafına yöneltilen tek bir soru ile, davacının hem mesleki bilgi düzeyinin ölçülmeye çalışıldığı, hem de Yönetmeliğin 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen diğer hususlar olan, "bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü", "özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı" ve "liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu" yönlerinden değerlendirilme yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Eğitim döneminde gördüğü derslerin genel akademik ortalaması, 83,41 olan davacının, eğitim dönemi sonunda tabi tutulduğu sınavda kendisine yöneltilen tek soru ile değerlendirilmeye çalışılmasının, Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde aktarılmaya çalışılan amacına ve içeriğine aykırı olduğu, kendisine yöneltilen tek bir soru ile davacının mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesi mümkün olmadığı gibi, diğer değerlendirme kriterleri yönünden de bir soru sorulmak suretiyle yeterli kanaat edinilmesinin söz konusu olamayacağı hususları birlikte dikkate alındığında, davacının aday memur olarak atanacaklara uygulanacak sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!