WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1104 E.  ,  2023/1886 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1104
Karar No : 2023/1886

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :…'u temsilen … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
2- … Kaymakamlığı

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulunun 12/10/2022 tarih ve E:2018/4547, K:2022/4812 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Çiğli ilçesi, … İlkokulunda ana okulu öğretmeni olarak görev yapan davacının, okul öncesi eğitimde 50 dakika olan ders saati süresinin 40 dakikaya düşürülmesi ve her ders sonunda tarafına teneffüs hakkı verilmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin Çiğli Kaymakamlığı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işlemin dayanağı olan 26/07/2014 tarih ve 29072 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Etkinlik, ders, etüd ve dinlenme süreleri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "...ellişer dakikalık aralıksız..." ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulunun 12/10/2022 tarih ve E:2018/4547, K:2022/4812 sayılı kararıyla;
Davalı idarelerden Millî Eğitim Bakanlığının usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
Anayasa'nın 10 ve 124.; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 99.; 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 6/1/(a),(b) ve 13.; 439 sayılı Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenleri ile İlkokul Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri İle Ek Ders Ücretleri Hakkında Kanun'un Ek-1.; 16/12/2006 tarih ve 26378 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1, 5 ve 6/2.; 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun 1, 19. ve 20.; 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2.; 26/07/2014 tarih ve 29072 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 6/1/(a). madde hükümlerine yer verildikten sonra;
Uyuşmazlığın, okul öncesi eğitim kurumları yönünden 50'şer dakika olarak belirlenen ders saatlerinin aralıksız uygulanmasını öngören Yönetmelik düzenlemesine göre tesis edilen bireysel işlemin dayanağı olan üst hukuk normlarına ve hukuka aykırı olup olmadığına ilişkin olduğu,
Anılan Yönetmeliğin dava konusu edilen 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 25/06/2015 tarih ve 29397 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilmiş ise de; anılan madde hükmünün yeni hâlinde de dava konusu edilen ibareye yer verildiği; dolayısıyla, davacının hukuka aykırılık iddialarına ilişkin düzenlemenin değişiklik sonrasında da devam ettiği görüldüğünden, dava konusu madde hükmünün hukuki denetiminin yapılması gerektiği,
Devlet memurlarının haftalık çalışma sürelerinin tüm kamu personeli açısından tek bir esasa bağlanmadığı, kurumların veya görülen hizmetin özelliklerine göre farklı çalışma esası ve sürelerinin belirlenebileceğinin ilke olarak kabul edildiği; anılan ilke doğrultusunda, okul öncesi eğitimin özellikleri dikkate alınmak suretiyle daha yararlı ve etkin eğitim hizmeti sunulabilmesi için davalı Bakanlıkça temel kuralların belirlenmesi yoluna gidildiğinin görüldüğü; bu kapsamda, dava konusu Yönetmelik hükmünde okul öncesi eğitim kurumlarında günde ellişer dakikalık aralıksız altı etkinlik saati süre ile ikili eğitim yapılacağı düzenlemesine yer verildiği,
Bu bağlamda; okul öncesi eğitim kurumlarında çocuklar için düzenlenen eğitim etkinliklerinin aralıksız olmasının küçük çocuk ile eğitici bağlantısının kesintiye uğramamasını zorunlu kılan, yürütülen görevin doğal özelliğinden kaynaklanmakta olduğu ve günlük eğitim etkinliklerinde ders saatinin 50 dakika olarak hesaplanmasının hizmetin özelliği ve niteliği gözönüne alınmak suretiyle belirlendiği,
Okul öncesi çocukların küçük olmaları nedeniyle teneffüse çıkma şeklinde bir uygulamaya gerek duyulmaması; küçük çocuk ile eğitici bağlantısının kesintiye uğramamasını zorunlu kılan, yürütülen görevin doğal özelliğinden kaynaklandığı; teneffüs olgusuna gereklilik duyulan durumların ise, zaman dilimine bağlanmadan eğiticinin yönlendirici uygulamalarıyla giderileceğinden, anılan Yönetmeliğin dava konusu edilen kısmında ve buna göre tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Her ne kadar davacı tarafından; dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ilköğretim kurumlarında bir ders saati süresinin 40 dakika olduğu ve okul yönetimince teneffüsler için en az 10 dakika ayrıldığı ve bu durumun günde ellişer dakikalık aralıksız 6 etkinlik saati süre ile çalışan okul öncesi öğretmenler açısından eşitsizliğe neden olduğu iddia edilmekte ise de; görev yaptıkları eğitim kurumlarının tür ve dereceleri ile alanları birbirinden farklı olan öğretmen ve yöneticilerin hem görev ve sorumluluklarının, hem de nöbet görevi, ek ders görevi ve ücretlerinin dağıtımı sırasında, gerek kendi aralarında, gerekse birbirleri arasında farklı şekilde düzenlenmesinde eşitlik ilkesine aykırı bir husus bulunmadığı,
Nitekim; Anayasa Mahkemesi kararlarında da; Anayasa'da kurala bağlanan eşitlik ilkesinin eylemli eşitlik değil, hukuksal eşitlik olduğu, aynı hukuki durumda olanların aynı, farklı hukuki durumda olanların farklı kurallara bağlı tutulmasının eşitlik ilkesini ihlal etmeyeceğinin ifade edildiği,
Bu durumda, Kanun hükümleriyle verilen yetki ve görev uyarınca düzenlenen dava konusu Yönetmelik hükmü ile anılan hüküm uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, çalışma ve dinlenme hakkı kapsamında okul öncesi eğitim kurumlarındaki öğretmen ve öğrencilerin gün içerisinde dinlenme ve ihtiyaç izni kullanamamasının hukuka aykırı olduğu, diğer branşlar için ders ve dinlenme saatleri düzenlenmiş iken okul öncesi eğitim kurumlarında etkinlik saatlerinin, beslenme, dinlenme, serbest etkinlik gibi faaliyetleri de kapsayacak şekilde bütüncül olarak uygulandığından okul öncesi öğretmen ve öğrencilerinin teneffüs haklarının bulunmadığı, bu hususun okul öncesi öğretmenleri ile oyun çağındaki öğrencilerinin yıpranmalarına ve motivasyon kaybı yaşamalarına neden olduğu; çalıştığı eğitim kurumunda destek eğitim personeli de bulunmadığı, tek başına aralıksız ders vermeye devam ettiği, bu nedenle gün içerisinde dinlenme ve ihtiyaç izni de kullanamadığı, bunun hayatın olağan akışına ve insan haklarına aykırı olduğu, bu uygulamanın okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin nöbet tutmasını imkansızlaştırdığından nöbet ücretinden faydalanma hakkını da engellediği, nöbet tutmadıkları gerekçesiyle fazla mesai ücretinin ödenmediği, eşit iş için eşit ücret hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerden … Bakanlığı tarafından, okul öncesi eğitim kurumlarında çocuklar için düzenlenen eğitim etkinliklerinin aralıksız
olmasının, küçük çocuk ile eğitici bağlantısının kesintiye uğramamasını zorunlu kılan, yürütülen görevin
doğal özelliğinden kaynaklanmakta olduğu ve günlük eğitim etkinliklerinde ders saatinin 50 dakika
olarak belirlenmesinin hizmetin özelliği ve niteliği gözönüne alınmak suretiyle belirlendiği;
temyizi istenilen Daire kararında, usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü hususların temyiz sebeplerinden olmadığı savunulmuştur.
Diğer davalı … Kaymakamlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 12/10/2022 tarih ve E:2018/4547, K:2022/4812 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak 09/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.