DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1084 E. , 2023/2932 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1084
Karar No : 2023/2932
TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI): ... Merkez Konseyi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVALI): ...Bakanlığı
VEKİLLERİ: Hukuk Müşaviri ...
Hukuk Müşaviri ...
İSTEMLERİN KONUSU : Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 02/11/2022 tarih ve E:2019/9997, K:2022/4910 sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 16/06/2017 tarih ve 30098 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in, 08/05/2018 tarih ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik; 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin, 9. maddesinin 2. fıkrasının, 10. maddesinin 1. ve 5. fıkralarının, 11. maddesinin 7. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 02/11/2022 tarih ve E:2019/9997, K:2022/4910 sayılı kararıyla;
16/06/2017 tarih ve 30098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in bazı maddelerinde, 08/05/2018 tarih ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan dava konusu Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile birtakım değişiklikler yapıldığı, devam eden süreçte her ne kadar dava konusu Yönetmelik, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ise de; idari işlemlerin tesis edildikleri tarih itibarıyla yargısal denetime tabi tutulması gerektiği, ayrıca yeni Yönetmelikte de dava konusu düzenlemelere aynı veya benzer şekilde yer verildiği dikkate alındığında, uyuşmazlığın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılarak işin esasına geçildiği,
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun - dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan haliyle - ek 9. maddesine atıfta bulunularak,
Yönetmeliğin, Yükseköğretim Kurulu ile Hazine ve Maliye Bakanlığının (Mülga Maliye Bakanlığının) uygun görüşü bakımından incelenmesi;
3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 07/09/2016 tarih ve 29824 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6745 sayılı Kanun’un 39. maddesi ile değişik son fıkrasında; birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususların, Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirleneceği hükmüne yer verildiği,
Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 30/03/2022 tarih ve E:2019/9997 sayılı ara kararı ile, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığına (Mülga Maliye Bakanlığına), dava konusu Yönetmelik değişikliğine uygun görüş verilip verilmediği sorularak, buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi; Sağlık Bakanlığına ise Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ve Maliye Bakanlığından uygun görüş alınıp alınmadığı sorularak, buna ilişkin taslak ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi üzerine,
Ara kararına cevaben gönderilen evrakın incelenmesinden; Sağlık Bakanlığı tarafından, yönetmelik değişiklik taslağına ilişkin olarak ...tarih ve ...sayılı yazı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ve Maliye Bakanlığından görüş istenildiği, anılan yazıya istinaden, Maliye Bakanlığının ...tarih ve ...sayılı yazısı ekinde sunduğu görüş formunda, dava konusu maddeye ilişkin olumlu ya da olumsuz bir görüşe yer verilmediği; Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ...tarih ve ...sayılı yazısı ile, söz konusu Yönetmelik Taslağı hakkında ilgili kurul/komisyonlarca gerekli incelemeler yapıldıktan sonra Kurul görüşünün bildirileceği hususunun Sağlık Bakanlığına iletildiği, akabinde Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 18/10/2017 tarihli toplantısında yönetmelik değişiklik taslağının görüşüldüğü, karara bağlanan hususların Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Personel Dairesi Başkanlığının ...tarih ve ...sayılı yazısı ile Sağlık Bakanlığına iletildiği, dava konusu maddeye ilişkin olumlu ya da olumsuz bir görüşe yer verilmediği, bilahare konunun Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 11/04/2018 tarih ve 15 numaralı oturumunda ele alındığı, anılan oturumda oluşturulan ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ...tarih ve ...sayılı yazısı ekinde Sağlık Bakanlığına gönderilen görüş formunda, dava konusu maddeye ilişkin olumlu ya da olumsuz herhangi bir görüşün yer almadığının görüldüğü,
Bu durumda, söz konusu Yönetmeliğin dava konusu maddesine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca olumlu ya da olumsuz herhangi bir görüş bildirilmemesi suretiyle uygun görüş verildiği sonucuna varıldığı,
Öte yandan, Sağlık Bakanlığının ...tarih ve ...sayılı yazısı ile, dava konusu Yönetmelik çerçevesinde hazırlanan "Protokol Taslağı" hakkında Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından talep edilen görüşe istinaden Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 23/05/2018 tarih (dava konusu Yönetmelik değişikliğinden sonra) ve 24 numaralı oturumunda alınan kararla, dava konusu Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. ve 5. fıkraları yönünden protokolün uygulanmasında eğitim-öğretim açısından ciddi aksaklıklara sebebiyet vereceği belirtilerek, madde metninin, kendi önerileri doğrultusunda değiştirilmesinin uygun olacağı Sağlık Bakanlığına bildirilmiş ise de, anılan idarece Yönetmelik değişikliği taslağına ilişkin görüşün, daha önce ...tarih ve ...sayılı yazı ile gönderildiği dikkate alındığında, Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girmesinden sonra protokol taslağına ilişkin görüş yazısında belirtilen husustan hareketle, anılan idarece dava konusu Yönetmelik değişikliğinin 10. maddenin 1. ve 5. fıkraları yönünden uygun görülmediğinin kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşıldığı,
Bu nedenle Yönetmeliğin şekil unsuru yönünden hukuka uygun olduğu görülmekle dava konusu maddenin diğer unsurları yönünden hukuka uygunluk denetimine geçildiği,
Yönetmeliğin, dava konusu 10. maddesinin 1. fıkrası yönünden;
3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 3. fıkrasında, tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda olduğu yönündeki açık düzenleme karşısında, program yöneticisinin anılan Kanun'a uygun olarak dekan tarafından belirlemesi gerekirken, program yöneticisinin başhekim tarafından görevlendirilmesi yönündeki dava konusu düzenlemenin üst hukuk normlarına aykırı olduğu,
Yönetmeliğin, dava konusu 10. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "uygun" ibareleri yönünden;
Dava konusu "uygun" ibarelerinin, 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütüleceği, dekanın hastane yöneticisinin görüşünü alarak eğitim sorumlusu (program yöneticisi) görevlendireceği yönündeki düzenlemeyi aşar nitelikte ve bu düzenlemeye aykırı olduğu, uygun görüş alınamaması durumunda eğitimde aksamaların yaşanacağı,
Yönetmeliğin, dava konusu 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden;
3359 sayılı Kanun'un tekrarı mahiyetinde olan ve Sağlık Bakanlığı ve bağlı Kuruluşlarının 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yeniden yapılandırılması nedeniyle yapıldığı anlaşıldığından düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin, dava konusu 9. maddesinin 2. fıkrası yönünden;
Düzenlemenin, aynı konuda daha önce verilen yargı kararının gerekçesine uygun olarak ihdas edildiği, 16/06/2017 tarihli ana Yönetmelik ile arasındaki tek farkın, "hastane yöneticisi" yerine "başhekim" ifadesine yer verilmesi olduğu, söz konusu tanımlamanın ise dayanak 3359 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesinin 3. fıkrasına uygun bulunduğu,
Yönetmeliğin, dava konusu 10. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "uygun" ibareleri dışında kalan kısımları yönünden;
3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi kapsamında birlikte kullanılacak sağlık tesisinde, sağlık hizmeti sunumu ile eğitim, araştırma ve uygulama hizmetlerinin bir arada yürütüldüğü dikkate alındığında, Yönetmeliğin 10. maddenin 5. fıkrasının "uygun" ibareleri dışında kalan kısmında üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin, dava konusu 11. maddesinin 7. fıkrası yönünden;
Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Bakanlığın tâbi olduğu mevzuata göre işletileceği ve bu tesislerin döner sermaye hesapları da birleştirileceğinden, birlikte kullanıma geçen üniversite sağlık birimlerinin Sosyal Güvenlik Kurumundan alacakları tutarın, 209 ve 5510 sayılı Kanun'lar uyarınca Bakanlık için belirlenen götürü hizmet bedeline eklenmesine ilişkin düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle;
Yönetmeliğin, dava konusu 10. maddesinin 1. fıkrası ile aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan "uygun" ibarelerinin iptaline, Yönetmeliğin dava konusu diğer kısımları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden; Yönetmelikte yer alan birlikte kullanıma ilişkin tanımın Kanun maddesinde yer alan tanım ile çeliştiği, 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinde, birlikte kullanımın büyükşehir olan iller dışındaki illerde eğitim ve araştırma hizmetlerinin Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinden yalnızca birinde verileceği belirtilmişken tanımda bu sınırlamaya yer verilmediği, tanımın tartışmaya yer vermeyecek şekilde açık ve belirli olması gerektiği, aksinin hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı, Yönetmeliğin 9. maddenin 2. fıkrası yönünden; sağlık tesisindeki her türlü sağlık ve destek hizmeti, üniversite personelinin sağlık hizmeti sunumu da dâhil olmak üzere başhekimin sorumluluğunda olduğunun düzenlendiği, halbuki dayanak Kanun maddesinde buna izin veren bir düzenlemenin bulunmadığı, söz konusu uygulama ile sağlık hizmeti sunumunun tıp fakültesinin işlevinin önüne geçilmesine neden olunacağı, getirilen düzenlemenin öğretim görevlilerini eğitim dışında sağlık hizmeti sunmaya yönlendirdiği, tıp fakültesinde önceliğin hizmet sunumuna kaydırıldığı, bunun da öğrencilerin önceliğini eğitim dışına yöneltmelerine neden olacağı, düzenlemenin hizmet gereklerine aykırı olduğu, Yönetmeliğin 10. maddenin 5. fıkrasının "uygun" ibareleri dışındaki kısımları yönünden; eğitim programının uygulanması için dekan olurunun aranmasının bilimsel özerklik ile örtüşmediği, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesindeki eğitimin dekanın yetki ve sorumluluğunda yürütüleceği yönündeki düzenlemenin bu kadar geniş yorumlanmasının üst hukuk normuna aykırı olduğu, Yönetmeliğin 11. maddenin 7. fıkrası yönünden; dava konusu düzenleme ile fıkradan bağlı kuruluşlar ibaresi kaldırılsa da düzenlemedeki hukuka aykırılığın giderilmediği, tıp fakültesinin sağlık hizmeti sunumu nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumundan alacağı hizmet bedelinin Sağlık Bakanlığınca alınacağı ve döner sermayeye aktarılacağı, bu uygulamanın üniversitelerin mali özerkliğini ortadan kaldıracağı, dayanak Kanun'da bu yönde bir mali düzenlemenin öngörülmediği, temyize konu kararın davanın reddine ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, Yönetmeliğin 10. maddenin 1. fıkrası ve 5. fıkrasında yer alan "uygun" ibareleri yönünden; 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin 3. fıkrasında, birlikte kullanıma tabi birden fazla tesis olabileceği, her bir tesisin geneli için tesiste verilecek eğitim hizmetlerinden sorumlu olarak dekana yardımcı olmak üzere bir eğitim sorumlusu görevlendirileceği öngörülerek eğitim sorumlusunun görevlendirilme usulünün düzenlendiği, Kanun’un 6745 sayılı Kanun ile değişik mevcut hükmünün önceki düzenlemeden farklı olduğu, Yönetmelikte bu farklı durumun gözetildiği, 3359 sayılı Kanun ve Yönetmeliğin 8. maddesinde birilikte kullanılan sağlık tesisinde verilen eğitimin “tamamından sorumlu” olarak yapılacak görevlendirmenin düzenlendiği, Kanun hükmünün birim/program bazlı düzenleme getirmediği, program/birim eğitim sorumluluğu hususunda ek 9. maddede ve bu maddenin yaptığı atıf çerçevesinde 3359 sayılı Kanun’un ek 1. maddesi hükmünün uygulanacağı, bu çerçevede bu alanda başhekimin sorumlu olduğu, iptali istenilen Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan program yöneticisi ile Yönetmeliğin 8. maddesinde düzenlenen eğitim sorumlusu kavramlarının, uzmanlık eğitimlerinin birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde kurum ve birim bazında yapılmasına göre ayrım göstermekte olduğu, Yönetmeliğin 1. fıkrasında program yöneticisinin başhekim tarafından görevlendirileceği düzenlendiğinden, eğitim programın hazırlanması ve değiştirilmesi durumlarında da başhekimin uygun görüşünün alınmasında hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın iptale ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, temyize konu kararın iptale ilişkin kısımlarının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın davanın reddine ilişkin kısımlarının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 08/05/2018 tarih ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bunun üzerine, davacı tarafından, anılan Yönetmelik ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin, 9. maddesinin 2. fıkrasının, 10. maddesinin 1. ve 5. fıkralarının, 11. maddesinin 7. fıkrasının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun - dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan haliyle - ek 9. maddesinde, “Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumları; eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için insan gücü, mali kaynak, fiziki donanım, bina, tıbbi cihaz ve diğer kaynakları karşılıklı olarak aşağıdaki usul ve esaslara göre birlikte kullanabilir. Ancak, büyükşehir olan iller dışındaki illerde eğitim ve araştırma hizmetleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinden yalnızca biri tarafından verilebilir. Bu illerde Bakanlık ve bağlı kuruluşları ile üniversiteler, tıp lisans eğitimi ve/veya tıpta uzmanlık eğitimi için ortak kullanım ve işbirliği yapar.
Birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı ile üniversite rektörü arasında birlikte kullanım protokolü akdedilir.
Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimleri, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre ilgili fakülte dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütülür. Dekan, hastane yöneticisinin görüşünü alarak varsa profesör, yoksa doçent unvanını haiz öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa yardımcı doçent veya eğitim görevlilerinden birini eğitim sorumlusu olarak görevlendirir. Başhekim aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılır. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Bakanlığın tâbi olduğu mevzuat uyarınca işletilir ve tesis, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetilir. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisinin kamu hastane birliği kapsamında olması hâlinde, o tesise ait yönetici görevlendirmeleri kamu hastaneleri birliği mevzuatı çerçevesinde yapılır. Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde mesai sonrası hizmetler için 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre ilave ücret alınmaz.
Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin döner sermaye hesapları, sadece birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak ve birlikte kullanıma geçildikten sonraki tasarruflara etkili olmak kaydıyla birleştirilir. Ancak borcun mevcut bir taşınıra ilişkin olması durumunda protokolün imza tarihinden önceki borçlar, sağlık tesisinin döner sermaye bütçesinden karşılanır.
Birlikte kullanımdaki sağlık tesisleri ve ilgili birimlerde görevli öğretim elemanları dâhil tüm personel; ihtiyaç duyulan tıbbi ve bilimsel danışmanlık, nöbet, konsültasyon ve diğer sağlık hizmetlerini yerine getirmekle ve bu kapsamda kendilerine yapılan davete icabet etmekle yükümlüdür. Bu şekilde nöbet tutan öğretim üyelerine de 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 33 üncü maddesi çerçevesinde ve eğitim görevlisi için belirlenmiş olan gösterge rakamı üzerinden nöbet ücreti ödenir.
2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasının (1) numaralı bendinde sayılan ve ilgili fakültenin temel tıp bilimlerinde görev yapan öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi ile birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde fiilen görev yapan personele, üniversite personeli için 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları, Bakanlık ve bağlı kuruluşları personeli için ise 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları esas alınarak Bakanlığın tabi olduğu ek ödeme mevzuatı doğrultusunda ek ödeme yapılır. Üniversite rektörü, rektör yardımcıları, genel sekreteri, ilgili birimin dekanı ve dekan yardımcılarına 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince yönetici payı olarak yapılacak ek ödeme, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye hesabından yapılır.
Birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapan personelin disiplin ve tüm özlük işlemleri kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına göre yürütülür.
Üniversite tarafından, birlikte kullanılan kurum ve kuruluşlarda görevli personelin profesör ve doçent kadrolarına atanabilmesi için Bakanlığa ve bağlı kuruluşlarına ait eğitim görevlisi kadroları da kullanılabilir.
Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının sağlık tesisleri ile üniversitelerin sağlık bilimleri eğitimi veren birimleri arasında, döner sermayeleri ayrı olmak suretiyle sağlık hizmeti sunumu, eğitim, araştırma, halk sağlığını geliştirme ve kurumların diğer faaliyet alanlarında işbirliği yapılabilir. İşbirliği protokolleri, üniversitenin ve ilgisine göre Bakanlık birimleri veya bağlı kuruluşlarının teklifi üzerine, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak vali ile rektör arasında imzalanır. Üniversitenin sağlık bilimleri alanında faaliyet gösteren birimlerinde görev yapan öğretim elemanlarından işbirliği kapsamında Bakanlık ve bağlı kuruluşları sağlık tesislerinde ya da Bakanlık ve bağlı kuruluşları personelinden üniversitede çalıştırılacaklar, karşılıklı mutabakat ile protokol eki liste ile belirlenir.
Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” yönünde düzenlemeye yer verilmiştir.
Anılan Kanun hükmüne dayanılarak Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve bu Yönetmelik Sağlık Bakanlığı tarafından 16/06/2017 tarih ve 30098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kararın, Yönetmeliğin dava konusu 10. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "uygun" ibareleri yönünden;
3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 1. fıkrasında, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumlarının, eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için insan gücü, mali kaynak, fiziki donanım, bina, tıbbi cihaz ve diğer kaynakları karşılıklı olarak birlikte kullanılabileceği; 2. fıkrasında, birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için birlikte kullanım protokolü imzalanacağı; 3. fıkrasında ise, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin, Bakanlığın tâbi olduğu mevzuat uyarınca işletileceği, tesisin üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetileceği ve başhekimin aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılacağı hükmü düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin dava konusu 10. maddesinin 1. fıkrasında, birlikte kullanımdaki tesislerde, her uzmanlık eğitimi programı yürütülen birim için uzmanlık eğitimi mevzuatındaki şartları haiz bir program yöneticisinin görevlendirileceği; 3. fıkrasında, program yöneticisinin müfredata uygun olarak ilgili mevzuat çerçevesinde tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimlerinin planlanması, yürütülmesi ve denetlenmesinden sorumlu olduğu, 5. fıkrasında ise, program yöneticisinin, programa dâhil olan tüm eğiticilerle birlikte eğitim programını hazırlayarak, başhekimin uygun görüşü ile birlikte ana dallarda ilgili anabilim dalı başkanı, yan dallarda ise bilim dalı başkanı ve anabilim dalı başkanı aracılığıyla Dekana sunarak eğitim programını onaylatacağı, eğitim programı değişikliklerinde de yine başhekimin uygun görüşünün alınacağı kurala bağlanmıştır.
Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerinin birlikte sunulduğu tesisler olup, anılan hizmetlerin etkin ve verimli bir biçimde sunulabilmesi, işbirliği ve koordinasyon içinde hareket edilmesini zorunlu kılmaktadır.
Buna göre, program yöneticisi tarafından hazırlanan eğitim programının, sağlık tesisinin uzmanlık programının yürütüldüğü birimlerde uygulanacağı, anılan eğitimlerin ise bu birimlerde sunulan sağlık hizmetleriyle birlikte ve koordinasyon içinde yürütüleceği hususları göz önüne alındığında, eğitim programının hazırlanarak onaylanması ve gerektiğinde değiştirilmesi aşamalarında sağlık tesisinin yönetiminden sorumlu başhekimin uygun görüşünün aranmasında hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla; temyize konu kararın, Yönetmeliğin dava konusu 10. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "uygun" ibarelerinin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Kararın, Yönetmeliğin dava konusu diğer kısımları yönünden;
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulu kararının, Yönetmeliğin dava konusu 10. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "uygun" ibareleri dışındaki kısımları, aynı gerekçeler ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 02/11/2022 tarih ve E:2019/9997, K:2022/4910 sayılı kararının, Yönetmeliğin dava konusu 10. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "uygun" ibarelerinin iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA, Yönetmeliğin dava konusu diğer maddelerine yönelik kısımlarının ONANMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 30/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Yönetmeliğin dava konusu 10. maddesinin 5. fıkrasında, program yöneticisinin eğitim programını hazırlayarak başhekimin uygun görüşü ile birlikte dekanın onayına sunacağı, eğitim programı değişikliklerinde de başhekimin uygun görüşünün alınacağı düzenlenmiştir.
Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisinde verilen tıpta ve diş hekimliği uzmanlık eğitiminde, eğitim programının onaylanmasında ve değişikliklerinde başhekimin görüşü alınabilecek olmakla birlikte, görüş alma usulünün "uygun" görüş şeklinde olması, 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütüleceği, dekanın hastane yöneticisinin görüşünü alarak eğitim sorumlusu (program yöneticisi) görevlendireceği yönündeki düzenlemeyi aşar nitelikte ve bu düzenlemeye aykırılık teşkil etmektedir. Nitekim, eğitim programına ve değişikliklerine başhekim tarafından uygun görüş verilmemesi durumunda eğitim hizmetlerinde aksamalar yaşanacağı da açıktır.
Bu nedenle, davalı idarenin Yönetmeliğin dava konusu 10. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "uygun" ibarelerine yönelik temyiz isteminin reddi ile, temyize konu Daire kararın bu kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- 16/06/2017 tarih ve 30098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin bazı maddelerinde, 08/05/2018 tarih ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan dava konusu Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile birtakım değişiklikler yapılmış, devam eden süreçte ise, anılan Yönetmelik 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesi ile tamamen yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu durumda; Dairece, uyuşmazlığın konusu kalmadığı gerekçesiyle işin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında hukuka uygunluk denetimi yapılmak suretiyle verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Belirtilen nedenle temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!