WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1083 E.  ,  2024/203 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1083
Karar No : 2024/203

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/6902, K:2022/5021 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 17/10/2022 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin iptali ve dosyanın itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine gönderilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/6902, K:2022/5021 sayılı kararıyla;
17/10/2022 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan dava konusu 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin idari davaya konu olabilecek nitelikte kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı, yasama faaliyeti niteliğinde bir kanun teklifi olduğu, dolayısıyla idari davaya konu olabilecek nitelikte bir idari işlem olmayan 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin iptali isteminin incelenmesine hukuki olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı tarafından, temyize konu kararın usul ve esasa aykırı olduğu, davanın Anayasa'nın 125. maddesine göre açıldığı, Bütçe Kanunu Teklifi'nin idari işlem mahiyetinde olduğu, yargı denetimine tabi olduğu, kararda davaya konu işlemin neden bir idari işlem sayılmadığının gerekçeli olarak açıklanmadığı, davalı idarenin savunmasının dahi alınmadığı, kaldı ki dava açmanın da bir müracaat şekli olduğu, 14 Mayıs 1950 tarihinden bu yana yapılan açık bütçelerle Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının yok edildiği ve Türk milletinin tam manasıyla iflasa sürüklendiği, bunun hukuk dışı bir uygulama olduğu, bu uygulamanın son bulması için vatandaşların ancak Anayasa'nın 125. maddesine göre dava açabileceği, Daire kararının butlan bir karar olduğu, dosyanın Anayasa Mahkemesine sunulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi ve Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 09/11/2022 tarih ve E:2022/6902, K:2022/5021 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 05/02/2024 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.

GEREKÇEDE KARŞI OY
X- Dava,17/10/2022 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin iptali ve dosyanın itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine gönderilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyet hususunda kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin; ancak bu idari işlemle doğrudan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi hâlde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğuracaktır.
Dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptanırken, iptal davasının genel amacının yanı sıra dava konusu idari işlemin niteliğine bakılarak menfaat ilgisinin olaya özgü değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, 14 Mayıs 1950 tarihinden bu yana yapılan açık bütçelerle Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının tehlikeye girdiği ve Türk milletinin tam manasıyla iflasa sürüklendiği, davacı olarak kendisinin de bu ortamda yaşadığı iddia edilerek 17/10/2022 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan dava konusu 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, yasama faaliyeti niteliğinde olan 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin iptalini istemekte ise de, davacının sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması menfaat ihlali için yeterli olmadığı gibi esasen ortada ihlal edilen güncel, kişisel ve meşru bir menfaati de bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davacının dava açma ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi, temyize konu ret kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.

GEREKÇEDE KARŞI OY
XX- Dava,17/10/2022 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin iptali ve dosyanın itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine gönderilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı'' başlıklı 2. maddesinde, idari yargı yerlerinde görülecek idari dava türleri, idari işlemlere karşı açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı açılacak tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak belirlenmiş; idari yargı yetkisinin ise idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır.
Bakılmakta olan davanın konusunu yasama faaliyeti niteliğinde olan 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi oluşturmaktadır.
Bu itibarla, idari davaya konu olabilecek nitelikte bir idari işlem olmayıp bir yasama organı faaliyeti niteliğini haiz bulunan 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin iptali isteminin incelenmesine hukuki olanak bulunmaması dolayısıyla temyize konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.
Ancak, davanın konusunu yasama tasarrufunun oluşturmakta olması nedeniyle, idari işlemler için aranılan "kesinlik" ve "yürütülmesi zorunluluk" kriterleri yönünden değerlendirme yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığından, söz konusu yasama tasarrufunun iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanda, Daire kararında yer verilen "kesin ve yürütülmesi gereken" ibarelerinin gerekçeden çıkartılmak suretiyle onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.