DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1080 E. , 2024/170 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1080
Karar No : 2024/170
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Üretim AŞ
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
2- … İşletme AŞ (…)
VEKİLİ : Av. …
3- … Elektrik Dağıtım AŞ (…)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E:2020/3366, K:2022/4897 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin üretip sisteme verdiği elektrik enerjisi miktarından hat kaybı kesintisi yapılmasına ilişkin işlemler ile söz konusu işlemlerin dayanağı olduğu ileri sürülen Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 30. maddesinin 6. fıkrasının, 80. maddesinin ve 86. maddesinin 2. fıkrasının iptali ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000,00-TL'nin iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E:2020/3366, K:2022/4897 sayılı kararıyla;
Davalı idarelerin usule yönelik itirazları geçerli görülmemiş,
Dava konusu uyuşmazlığın esasını, davacı şirketin üretip sisteme verdiği elektrik enerjisi miktarından hat kaybı kesintisi yapılmasının hukuka uygun olup olmadığının oluşturduğu,
Dava konusu Yönetmeliğin Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükteki hâliyle Anayasa'nın 124. maddesinde, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." kuralına yer verildiği,
Sözlük anlamı ile "düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek" olarak tanımlanan "düzenleme"nin, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlı olduğu, kuralın ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren bir içeriğe sahip olduğu,
İdarenin, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahip olduğu, "Kural işlemler"in (ya da diğer adıyla genel düzenleyici işlemler), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemler olduğu, düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi gerektiği,
Yönetmeliğin yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlükteki hâliyle 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun amaç maddesinde öngörülen hedeflere ulaşılması ve piyasa ile ilgili düzenleyici işlemlerin, piyasa dışında yer alan, bağımsız bir düzenleyici kurum olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca yerine getirilmesinin gerektiği, bu bağlamda Kurumun karar organı olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun, 4628 sayılı Kanun kapsamındaki konularda enerji sektörünün sağlıklı biçimde işletilmesi amacıyla düzenleyici işlem yapma yetkisine sahip olduğu ve bu yetkiler çerçevesinde elektrik üretim tesislerinde gerçek üretim ve tüketim değerlerinin tespit edilmesi için sayaçtan okunan verilere uygulanacak kuralları belirlediği dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Hat kaybı kesintisi yapılmasına ilişkin işlemlere gelince;
Davacı şirket ile MEDAŞ arasında 19/01/2019 tarihinde imzalanan Tesis Sözleşmesi'nin 3. maddesinde, sözleşmenin konusunun projede bağlantı hattı olarak da belirtilen 2x(3x477) MCM Enerji Nakil Hattı ve bu kısım için ayrıca keşif özeti çıkarılan iş olduğu; 11. maddesinde, tesisin geçici kabulünün yapılmasını müteakip, sözleşme kapsamında yapılan dağıtım tesisinin işletme ve bakım sorumluluğunun MEDAŞ'a, mülkiyetinin geri ödemeye esas bedelin kullanıcıya ödendiği tarih itibarıyla TEDAŞ'a ait olacağının belirtildiği,
MEDAŞ tarafından, davacı şirkete ait tesiste üretilip sisteme verilen enerjiyi ölçen sayacın, Kayıp Katsayıları Hesaplama Metodolojisine İlişkin Usul ve Esaslar'ın EK-1'inde yer alan Sayaç Bağlantı Noktalarının İzahat Tablosundaki (6) numaralı sayaç olarak 26/09/2019 tarihinde tek hat şemasına işlendiği, söz konusu izahat tablosunda (6) numaralı sayaç, TEİAŞ trafo merkezi OG barasına müstakil fiderli, mülkiyeti dağıtım şirketine ait hat ile bağlı olan ve sayacı kendi tesisindeki trafonun çıkış tarafında olan üretim tesisi olarak açıklandığı ve bu konumdaki üretici sayaçlarına sadece hat kaybının uygulanacağının belirlendiği,
Davacı şirket tarafından, üretilen enerjinin dağıtım sistemine aktarılması amacıyla 20.723 metre uzunluğunda enerji nakil hattı ile söz konusu hattın üretim tesisi tarafına dağıtım merkezi inşa edildiği, enerji nakil hattının işletme ve bakım sorumluluğunun tesis sözleşmesi kapsamında MEDAŞ tarafından devralındığı, hattın mülkiyeti ise hâlen kendilerine ait olduğundan hat kaybı bedeli alınamayacağı ileri sürülmüş ise de, davacının inşa ettiği üretim tesisi ölçü hücrelerinin ve çıkışlarının bulunduğu kullanıcı tesisi içerisinde yer alan dağıtım merkezi, dağıtım tesisi kapsamına girmediği ve tesis sözleşmesinde dağıtım merkezinin MEDAŞ tarafından devralınacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi, üretim tesisindeki sayacın konumu dikkate alınarak belirlenen hat kaybının alınmasında da mükerrerlik bulunmadığı,
Zira, teknik kayıpların, dağıtım şebekesinde yer alan dağıtım hatları, transformatörler ve diğer teçhizat üzerinde harcanan enerjiyi ifade etmekte ve dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminden çıkan enerji farkı olarak hesaplandığı, hat kaybının ise, elektrik üretim santralinin kendi ölçüm noktası ile enerjiyi teslimat noktası arasındaki hatların enerji tüketimini baz alarak üretim santralinin gerçek enerji üretim değerini doğru bir şekilde tespit edebilmek için hesaplandığı, başka bir ifadeyle, hat kaybının, davacı şirketin üretim tesisindeki sayacın bulunduğu yerden dağıtım şebekesine bağlantı için tesis edilen 20.723 metre uzunluğundaki enerji nakil hattına yönelik olarak dikkate alındığı, aksi bir durumun kabulü hâlinde, şirketin kendi üretim tesisi nezdinde oluşan kayıpların diğer şebeke kullanıcılarına yansıtılmasının söz konusu olacağı,
Diğer taraftan, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği Uyarınca Kayıp Katsayıları Hesaplama Metodolojisine İlişkin Usul ve Esaslarda, TEİAŞ ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilerin çeşitli ölçütler çerçevesinde kullanıcılara hat kaybı uygulanıp uygulanmayacağını tespit etmekle görevli olduğu, hat kaybı uygulanması gereken hâllerde, hatta ilişkin bilgilerin tek hat şemasına dercedileceğinin belirtildiği, kayıp katsayısı hesaplamalarında dikkate alınacak hatlar ile usul ve esasların ekinde tablolaştırılmak suretiyle üreticilere yönelik kayıp uygulamalarının nasıl gerçekleştirileceğinin objektif kurallara bağlandığı,
Bununla birlikte, sadece gündüz şartlarında üretim yapan güneş enerjisi santralleri ile 24 saat esasına göre üretim yapan diğer tesisler arasında hat kaybının uygulanmasına yönelik olarak ayrım yapılması gerektiği iddiasının, gerek 24 saat esasına göre şebekeye bağlantı yapıldığı, gerekse de yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretiminde de dalgalanmalar olduğu gözetildiğinde, eşit taraflar arasında ayrım yapılmaması ilkesine aykırı olduğu, kaldı ki, davacı şirkete ait tesis için sisteme elektrik vermediği zaman diliminde hat kaybının hesaplanmadığının görüldüğü, iletim seviyesi için uygulanan kayıplar ile dağıtım seviyesi için tanımlanmış durumların da farklılık arz ettiğinin açık olduğu, bu durumun izahat tablosunda üretici sayaç konumuna göre uygulanan kayıp oranlarından kaynaklandığının (iletim kaybı, trafo kaybı ve hat kaybı) anlaşıldığı,
Öte yandan, lisanssız elektrik üretim tesisleri kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yaptıklarından lisanslı üreticiler gibi doğrudan piyasa faaliyetine konu edilebilecek elektrik üretimi gerçekleştirmediği, oysa, davacı şirket konumundaki lisanslı üreticilerin tamamen ticarî bir faaliyette bulunduğu, bu kapsamda, hukukî statüleri farklı olan ve muafiyetli üretimde bulunan lisanssız üreticilerden hat kaybı bedeli alınmamasının eşitlik ilkesine aykırı olmadığı,
Bu itibarla, davacı şirketin imzaladığı tesis sözleşmesinde, dağıtım merkezinin ilgili dağıtım şirketi tarafından devralınacağına yönelik herhangi bir kuralın bulunmadığı, dağıtım merkezinin 6446 sayılı Kanun'daki dağıtım tesisi tanımı içerisinde yer almadığı, şirketin üretim tesisindeki sayacın Kayıp Katsayıları Hesaplama Metodolojisine İlişkin Usul ve Esaslar'ın ekindeki izahat tablosuna göre tek hat şemasına işlenerek hat kaybı uygulandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uzlaştırma dönemlerinde tesiste üretilen enerjinin yaklaşık %2,5'lik kısmının eksik hesaplandığı, üretilen enerjinin dağıtım sistemine aktarılması amacıyla 20.723 metre uzunluğunda enerji nakil hattı ile söz konusu hattın üretim tesisi tarafına dağıtım merkezi inşa edildiği, enerji nakil hattının işletme ve bakım sorumluluğunun tesis sözleşmesi kapsamında MEDAŞ'a ait olduğu, hattın mülkiyetinin ise hâlen kendilerine ait olduğu, enerji nakil hattının işletme ve bakım sorumluluğunun MEDAŞ'a ait olması sebebiyle kendilerinden hat kaybı bedeli alınamayacağı, hat kaybı bedeli hesaplama yönteminin ise farazi nitelikte olduğu, gerçekte var olup olmadığı bilinmeyen bir kaybın üretilen enerjiden düşülmesinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiği, sadece gündüz şartlarında üretim yapan güneş enerjisi santralleri ile 24 saat esasına göre üretim yapan diğer tesisler arasında ayrım yapılmadığı, dağıtım sistemini kullanan lisanslı üreticilerden hat kaybı bedeli alınırken, iletim sistemini kullananlar ile lisanssız üreticilerden hat kaybı bedeli alınmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, tek bir sistemin kullanılması karşılığında farklı isimler altında mükerrer kesinti yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Meram Elektrik Dağıtım AŞ ve Enerji Piyasaları İşletme AŞ tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından ise savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 21/12/2022 tarih ve E:2020/3366, K:2022/4897 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 01/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!