WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1045 E.  ,  2023/2173 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1045
Karar No : 2023/2173

TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALILAR) :
1- … Bakanlığı
VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 07/06/2022 tarih ve E:2019/7901, K:2022/3345 sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlar yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Polis Amirleri Eğitim Merkezinden mezun olan davacının eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5. maddesinin "öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler" ibaresinin; 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler" ibaresinin, aynı maddenin 3. fıkrasında yer alan "birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği" ibaresinin; 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir." cümlesinin ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan "Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez" ibaresinin iptaline karar verilmesi; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun ek 1. maddesinin 3. fıkrasının iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 07/06/2022 tarih ve E:2019/7901, K:2022/3345 sayılı kararıyla;
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiş,
Anayasa'nın 124. maddesinde; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ek 1. maddesinin 3. fıkrasında; Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5., 7. ve 8. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak,
Düzenleyici işlem yönünden,
Dava konusu olayda; iptali istenen Yönetmeliğin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen ek 1. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...öğrenimine devam edenler dahil..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 tarih ve E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararıyla; öğrencilerin memuriyet hakkını kazanılmış bir hak olarak elde etmedikleri, zira bunların henüz memuriyete atanmadıkları ve memuriyetin bunlar yönünden bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş kişisel bir hakka dönüşmediği, kanun koyucunun, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevine giriş koşullarıyla ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabileceği, bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği, kişilerin meşru beklentileri aleyhine bir düzenleme yapılması söz konusu olmadığından kuralın kişilerin çalışma hürriyeti ve haklarına yönelik hukuki güvenliklerini ihlal eden bir yönü bulunmadığı ve anılan düzenleme emniyet hizmetlerinin daha iyi işlemesi amacıyla yapıldığından Anayasa'ya aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verildiği;
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ek 1. maddesine 6638 sayılı Kanun ile eklenen 3. fıkrada, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, polis memuru ve komiser yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmalarının, öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şartına bağlandığı, söz konusu sınavın şeklini ve sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususunun idareye bırakıldığı;
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ek 1. maddesinin anılan hükmüne dayanılarak hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesinde, bu Yönetmeliğin, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencilerin Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanabilmeleri için yapılacak sınavla ilgili usul ve esasları kapsadığının belirtildiği; ''Sınava katılacak adaylar'' başlıklı 5. maddesinde, ''Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur.'' şeklinde kurala yer verildiği;
Yönetmeliğin 5. maddesindeki düzenlemenin, 3201 sayılı Kanun'un ek 1. maddesinin 3. fıkrasındaki düzenleme ile aynı nitelikte olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen 5. maddedeki düzenlemede üst hukuk normuna aykırılık bulunmadığı;
"Komisyonların oluşturulması ve görevleri" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Soru Hazırlama Komisyonu; rütbece en kıdemli üyenin başkanlığında 5 rütbeli personel ve hazırlanacak soru sayısı ve ders konuları dikkate alınarak yeterli sayıda öğretim elemanından oluşur. Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler ve ayrı ayrı kartlara basımını sağlar."; aynı maddenin 3. fıkrasında, "Sınav komisyonu; emniyet müdürü rütbesinde bir başkan ve üç rütbeli personel ile bir öğretim elemanından oluşur. Bu komisyon, soru hazırlama komisyonu tarafından hazırlanan sorularla sözlü sınav yapmakla görevli ve yetkilidir. İhtiyaca göre her bir polis eğitim kurumunda ve Başkanlıkta birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği gibi birden fazla polis eğitim kurumu için de tek bir komisyon görevlendirilebilir." şeklinde düzenleme yapıldığı;
Kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülebilmesi için gerekli önlemleri almakla ve bu kapsamda polis memuru ve komiser yardımcısı atamalarını kurala bağlama, kadro açıklarını kapatma, vatandaşın emniyet hizmetlerinden yararlanma hakkını korurken liyakatli personeli göreve getirme, buna göre planlar yaparak kanunlara uygun genel düzenleyici işlemler ihdas etme ile yükümlü olan idarenin, gelişen durumlar nedeniyle ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda takdir yetkisi bulunduğu dikkate alındığında ve Yönetmelik kapsamında yapılan sınavlarda, sınava tabi tutulan personel sayısının fazla olması nedeniyle sınavın, makul sürede sonuçlandırılabilmesi için sınavın birden çok komisyon marifetiyle yürütülmesinin bir zorunluluk olarak ortaya çıkmış olması karşısında, emniyet hizmetlerini etkin kılmak amacıyla hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin iptali istenilen kısımlarındaki düzenlemelerin idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları içinde, üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığı;
''Sınav şekli ve esasları'' başlıklı 8. maddesinin 4. fıkrasında, "Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir. Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir."; bu maddenin 8. fıkrasında da, "Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez.'' kurallarına yer verildiği;
Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, maddede "sözlü sınav" ibaresine ve maddenin içeriğinde ise mülakata ilişkin düzenlemelere yer verildiğinin görüldüğü; sözlü sınavın, amacı bakımından yazılı sınava benzemekte olup, bilgi ölçme amacıyla yapıldığı; ancak, sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı kanun ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemeler yapıldığı, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı;
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun hükmü ile yapılacak sınavın şekli, sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususunun idareye bırakıldığı da gözetildiğinde, mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesinin yanı sıra mesleğin gerektirdiği özel niteliklere, mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemeye dair düzenlemelerde ve 8. maddesinin 4. fıkrasında, sınavda başarılı olma koşulu belirlenirken puanlamada belli bir ölçünün esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gibi, Yönetmeliğin aynı maddesinin 8'inci fıkrasında yer verilen, sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemeyeceği yolundaki hükmün, idari itiraz yolunu kapatmaya ilişkin olduğu, Anayasal bir hak olan dava açma hakkını da etkilemeyeceği;
Bu durumda, Yönetmeliğin dava konusu 8. maddesinin, dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ek 1. maddesinin 3. fıkrası hükmüne uygun olarak hazırlanarak yürürlüğe konulduğu sonucuna ulaşıldığından, iptali istenilen Yönetmeliğin bu kısmında da hukuka aykırılık görülmediği;
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesinin anılan kararı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin sınava tabi tutulacak adaylara ilişkin 5. maddesinde, soru hazırlama komisyonu, sınav komisyonu ve merkezi sınav komisyonunun oluşturulmasının ve görevlerinin düzenlendiği 7. maddesinde ve sınava ilişkin usul ve esasların düzenlendiği 8. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Bireysel işlem yönünden,
Davacı hakkında düzenlenen sözlü sınav puan değerlendirme formu incelendiğinde, bir başkan ve dört üyeden oluşan sınav komisyonu tarafından 40 puan üzerinden değerlendirilen mesleki bilgi düzeyine bütün komisyon üyelerinin her biri tarafından 20 puan takdir edildiği, yine 20'şer puan üzerinden yapılan değerlendirmede bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü kriterine, bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı 10 puan takdir edildiği, 20'şer puan üzerinden yapılan değerlendirmede öz güveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı kriterine bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı 10 puan takdir edildiği, liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu kriterine bütün komisyon üyeleri tarafından yine ayrı ayrı 10 puan takdir edildiği, başka bir deyişle davacıya her bir komisyon üyesi tarafından herbir değerlendirme kriteri için aynı puanın verildiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkında her bir kriter yönünden yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen bütün kriterler için komisyon üyelerinin aynı puanı takdir etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı sonucuna varıldığından, davacının yapılan sözlü sınav neticesinde başarısız sayılması işleminde hukuka uygunluk görülmediği,
Sonuç olarak davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle,
Dava konusu bireysel işlemin iptaline, düzenleyici işlem yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sözlü sınavın, adayın daha önceki başarısını yok sayan, liyakati ve başarıyı bir dakikaya göre belirleyen değil, eğitim hayatını bir bütün olarak gözeten nitelikte olması gerektiği; Kanun'un idareye sınav yapma yetkisi verdiği, ama bu yetkiden sınavda her türlü sorunun sorulabileceği sonucunun çıkmayacağı; idarenin bu kadar sınırsız bir yetkiyle donatılmasının düşünülemeyeceği; sınava girecek öğrenciler bakımından, öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik ilkesi açısından da sorumlu olunan alanların en azından genel hatlarıyla önceden belirlenmiş olması gerektiği; bu kadar önemli bir sınavın birden fazla komisyon tarafından yapılmasının objektif bir sınav yapılmasına halel getireceği, okul başarı puanını değerlendirmede etkisiz kılacağı ve yazılı sınavın tamamlayıcısı niteliğinde olması gereken sözlü sınavı, seçimin tek belirleyici unsuru haline getireceğinden dava konusu düzenlemede ilgili Kanun hükmüne uyarlık bulunmadığı; düzenlemelerin normlar hiyerarşisine uygun olmadığı; idareye itiraz başvurusunun bir kararın mahkeme aşaması görmeden hızlıca ve birden fazla kişinin mukayesesine girdikten sonra karar verilerek çok sesliliği teşvik eden bir durum olduğu belirtilerek Daire kararının dava konusu düzenleyici işleme ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idareler tarafından, mevzuat hükümleri doğrultusunda düzenlenen sınava ilişkin belgeler incelendiğinde bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşılacağı belirtilerek Daire kararının dava konusu bireysel işleme ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın bireysel işleme ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın düzenleyici işleme ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının, dava konusu düzenleyici işleme ilişkin kısmının onanması gerektiği; davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının, dava konusu bireysel işleme ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Emniyet Genel Müdürlüğünün yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Polis Amirleri Eğitim Merkezinden mezun olan davacı, katıldığı eğitim sonu sözlü sınavında başarısız olmuştur.
Davacı tarafından, başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile dayanağı Yönetmelik'in yukarıda belirtilen hükümlerinin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Davacının temyiz istemi yönünden;

İLGİLİ MEVZUAT :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerine uyulmamış olunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay Onikinci Dairesi kararının temyize konu, düzenleyici işlem bakımından davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısımının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarelerin temyiz istemleri yönünden;

İLGİLİ MEVZUAT :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ek 1. maddesinin 3. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dahil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır." hükmüne yer verilmiştir.
03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5. maddesinde, "(1) Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur." kuralı yer almış; 7. maddesinde, soru hazırlama komisyonu, sınav komisyonu ve merkezi sınav komisyonunun oluşturulması ve görevleri düzenlenmiş; 8. maddesinde ise "(1) Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir. (2) Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Mesleki bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler. (3) Adaylar, Sınav Komisyonu üyeleri tarafından ikinci fıkranın (a) bendi için kırk puan, diğer bentlerde yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı puan değerlendirme karar formuna işlenir. Komisyon üyelerinin ayrı ayrı vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayın sınav puanı tespit edilir. (4) Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir. Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir. ..." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
Bu itibarla, davacının girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.
Davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan sözlü sınav komisyonu başkanı ve üyelerince verilmiş puanlara ilişkin tutanak ve sınav sonuçlarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden, sözlü sınavın yukarıda açıklanan şekilde nesnel olarak yapıldığı ve yargısal denetim için aranan bütün koşulları sağladığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının girdiği sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, Daire kararının bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine;
2. Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 07/06/2022 tarih ve E:2019/7901, K:2022/3345 sayılı kararının, düzenleyici işlem bakımından davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne,
4. Anılan kararın dava konusu bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
6. Kesin olarak, 30/10/2023 tarihinde bireysel işlem yönünden oyçokluğu, diğer kısımlar yönünden oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY
X-Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla bitiren öğrencilere uygulanacak sınavlarla ilgili usul ve esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiş, "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Mesleki bilgi düzeyi" deyiminin; “Polis eğitim kurumları mezunlarının polis eğitim kurumunda gördüğü derslerle ilgili bilgi düzeyini, Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarından mezun olanların ise Başkanlıkça verilen mesleki eğitim dersleriyle ilgili bilgi düzeyini" ifade edeceği belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "Sınav şekli ve esasları" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında, "Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir." düzenlemesi öngörülmüş, maddenin ikinci fıkrasında ise; "Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Mesleki bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu" yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler." düzenlemeleri getirilmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, ikinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen hususların puan değerlerine işaret edilmiş, bu kapsamda mesleki bilgi düzeyinin yüz üzerinden kırk puan olduğu belirtilmiş, maddenin dördüncü fıkrasında ise, adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerektiği, başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesinin puan değerlendirme karar formuna işleneceği, sınav sonuçlarının merkezi sınav komisyonuna bildirileceği ve sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemeyeceği düzenlemeleri öngörülmüş bulunmaktadır.
Yönetmelik'te yer verilen ve metinleri yukarıda aktarılan düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla bitirenlere uygulanacak sınavın, adaya, soru hazırlama komisyonunca bastırılan sorular arasından çektirilecek soru kartındaki soruları cevaplaması istenilmek suretiyle gerçekleştirileceği, bu uygulamada, gerek puansal ağırlık gerekse 8. maddenin ikinci fıkrasındaki sıralama göz önünde bulundurulduğunda en önemli değerlendirme kriterini “mesleki bilgi düzeyi” başlıklı kısmın teşkil ettiği, "mesleki bilgi düzeyi"nin polis eğitim kurumları mezunlarının polis eğitim kurumunda gördüğü derslerle ilgili bilgi düzeyini ifade edeceği, mesleki bilgi düzeyinin ölçülebilmesinin ise; polis eğitim kurumunda görülen derslerle ilgili sorular sorulmasına bağlı olduğu, çok sayıdaki dersten başarılı olunması sonucunda edinilen kazanımı ifade eden mesleki bilgi düzeyinin tek soruyla ölçülmesinin hem hayatın olağan akışına hem de bu tür sınav uygulamalarına ilişkin olarak yargı mercilerine intikal eden dava dosyalarının içeriğindeki verilere aykırı olduğu, nitekim Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasında "Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenileceği" belirtilmiş olmakla aday polis memuruna "tek soru sorulacağına" değil "soru kartındaki soruların sorulması gerektiğine" işaret edildiği, komisyon tarafından adaya sorulan soru/sorular neticesinde mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesi hususunda yeterli kanaat edinilememesi halinde adaya ilave sorular sorulabileceği yönündeki düzenleme de göz önünde bulundurulduğunda, Yönetmeliğin; sınavın tek soru sorulmak şeklinde uygulanmasını amaçlamış olmasının söz konusu olamayacağını teyit ettiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; sınava tabi tutulacak aday memurun, yukarıda ifade edilen mesleki bilgi düzeyinin yanı sıra ifade ve muhakeme yeteneği, temsil kabiliyeti, liyakati gibi özellikler bakımından gerekli yeterliliğe sahip olup olmadığının da tarafına yöneltilecek birkaç soruyla ölçülebilmesi mümkün değildir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Polis Amirleri Eğitim Merkezinden mezun olması üzerine yukarıda ilgili düzenlemelerine yer verilen Yönetmelik uyarınca sözlü sınava tabi tutulduğu, davalı idare savunmasından ve ekinde yer verilen belgelerden anlaşılacağı üzere, 04/12/2019 tarihindeki sınavda, soru kartları arasından çektiği 576 numaralı soru kartında yer alan; "Siyasal şiddetin türleri nelerdir?" sorusunun davacıya sorulduğu, yine aynı belgelerde davalı idarece bu sorunun cevabının "Dağınık siyasal toplumsal şiddet, iktidara karşı (aşağıdan) şiddet, iktidar şiddeti (yukarıdan şiddet)" şeklinde belirtildiği, Aday Komiser Yardımcısı Olarak Atanacaklara Uygulanan Sınav Puan Değerlendirme Karar Formu'nda komisyon başkan ve üyeleri tarafından sırasıyla davacıya; "mesleki bilgi düzeyi", "bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü", "özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı" ve "liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu" ile ilgili olarak 20, 10, 10, 10'ar puan takdir edildiği ve sınav puan ortalamasının 50 puan olduğu belirlenmek suretiyle başarısız kabul edildiği görülmektedir.
Davacının tabi tutulduğu sözlü sınavda, tarafına, "Siyasal şiddetin türleri nelerdir?" şeklinde bir soru sorulduğu ve çok sayıda dersi kapsayan bir eğitim sürecinin sonunda elde edilen mesleki bilgi düzeyinin, bu soru ile ölçülmeye çalışıldığı tartışmasızdır. Yapılan sözlü sınavda tarafına yöneltilen bir soru ile, davacının hem mesleki bilgi düzeyinin ölçülmeye çalışıldığı, hem de Yönetmeliğin 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen diğer hususlar olan, "bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü", "özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı" ve "liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu" yönlerinden değerlendirilme yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Eğitim döneminde gördüğü derslerin genel akademik ortalaması, 95 puan gibi çok yüksek bir not olan davacının, eğitim dönemi sonunda tabi tutulduğu sınavda kendisine yöneltilen bir soru ile değerlendirilmeye çalışılmasının, Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde aktarılmaya çalışılan amacına ve içeriğine aykırı olduğu, kendisine yöneltilen bir soru ile davacının mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesi mümkün olmadığı gibi, diğer değerlendirme kriterleri yönünden de bir soru sorulmak suretiyle yeterli kanaat edinilmesinin söz konusu olamayacağı hususları birlikte dikkate alındığında, davacının aday memur olarak atanacaklara uygulanacak sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile Danıştay Onikinci Dairesinin 07/06/2022 tarih ve E:2019/7901, K:2022/3345 sayılı kararının bireysel işleme ilişkin kısmının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyoruz.