WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/867 E.  ,  2023/2091 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/867
Karar No : 2023/2091

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Mühendisleri Odası
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) :… Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2019/2505, K:2021/11622 sayılı kararının redde ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 26/05/2017 tarih ve 30077 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in; 6. maddesi ile değiştirilen mevcut Yönetmeliğin 12. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, "İnceleme değerlendirme toplantısı sonrasında otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen komisyon üyesi kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir." ibaresinin, 8. maddesi ile değiştirilen mevcut Yönetmeliğin 17. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "Otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir." ibaresinin, 13. maddesi ile değiştirilen mevcut Yönetmeliğin Ek-1 listesinin 27. maddesinin (a) bendinde yer alan, "Ruhsat alanı büyüklüğüne bakılmaksızın 25 hektar ve üzeri çalışma alanında (Kazı ve döküm alanı toplamı olarak) açık işletmeler" şeklindeki, 43. maddesinde yer alan, "Türbin sayısı 20 adet ve üzerinde veya kurulu gücü 50 MWm ve üzerinde olan rüzgar enerji santralleri (RES)" şeklindeki, 14. maddesi ile değiştirilen mevcut Yönetmeliğin Ek-2 listesinin 42. maddesinde yer alan, "Türbin sayısı 5 adet ve üzerinde veya kurulu gücü 10 MWm ve üzerinde 50 MWm altında olan rüzgar enerji santralleri" şeklindeki, 49. maddesinin (a) bendinde yer alan, "Ruhsat alanı büyüklüğüne bakılmaksızın 25 hektara kadar çalışma alanında (kazı ve döküm alanı toplamı olarak) açık işletme yöntemi ile madenlerin çıkarılması" şeklindeki düzenlemelerin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2019/2505, K:2021/11622 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek,
Yönetmeliğin Ek-1 listesinin 27. maddesinin (a) bendinde yer alan "Ruhsat alanı büyüklüğüne bakılmaksızın" ibaresi ile Ek-2 listesinin 49. maddesinin (a) bendi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin 13. ve 14. maddeleri ile mevcut Yönetmeliğin Ek-1 listesinin 27. maddesinde ve Ek-2 listesinin 49. maddesinde yapılan değişikliğe ilişkin düzenlemelerin, 14/06/2018 tarih ve 30451 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 1. maddesi ve 2. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı,
Bu itibarla; söz konusu maddelerin yürürlükten kaldırılması nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunmayan ve dolayısıyla uygulanma kabiliyeti kalmayan Yönetmeliğin anılan maddeleri yönünden davanın konusuz kaldığı,
Yönetmeliğin 12. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "İnceleme değerlendirme toplantısı sonrasında otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen komisyon üyesi kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir." şeklindeki son cümlesi ile 17. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir." şeklindeki son cümlesi yönünden;
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı ÇED Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 2. fıkrasının; "Komisyon salt çoğunluk ile toplanır. Komisyon üyeleri, temsil ettikleri merkezi ve yerel kurum/kuruluşları ilgilendiren konulardaki yetki, görev ve sorumlulukları çerçevesinde görevlendirilirler; kurum/kuruluşları adına görüş bildirirler. Komisyon başkanı, üyelerden görüşlerini yazılı olarak vermelerini isteyebilir. Yazılı görüş veren kurum temsilcilerinin sonraki toplantılara katılmamaya ilişkin istemleri Komisyon başkanınca değerlendirilir." şeklinde düzenlendiği,
Dava konusu değişiklik sonrasında ise, 12. maddenin 2. fıkrasının; "Komisyon, yazılı görüş vermiş olan inceleme, değerlendirme komisyonu üyeleri dahil salt çoğunluk ile toplanır. Komisyon üyeleri, temsil ettikleri merkezi ve yerel kurum/kuruluşları ilgilendiren konulardaki yetki, görev ve sorumlulukları çerçevesinde görevlendirilirler, kurum/kuruluşları adına görüş bildirirler. Komisyon başkanı, üyelerden görüşlerini yazılı olarak vermelerini isteyebilir. Yazılı görüş veren kurum temsilcilerinin sonraki toplantılara katılmamaya ilişkin istemleri Komisyon başkanınca değerlendirilir. İnceleme değerlendirme toplantısı sonrasında otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen komisyon üyesi kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir." şeklinde düzenlendiği,
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı ÇED Yönetmeliği'nin 17. maddesinin 1. fıkrasının; "Bakanlık Proje Tanıtım Dosyalarını EK-4’te yer alan kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir. Bakanlık, bu aşamada gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça yeterlilik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesini, araç gereç sağlamasını, yeterliği kabul edilebilir kuruluşlarca analiz, deney ve ölçümler yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir." şeklinde düzenlendiği,
Dava konusu değişiklik sonrasında ise, 17. maddenin 1. fıkrasının; "Bakanlık, Proje Tanıtım Dosyalarını Ek-4’te yer alan kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir. Bakanlık, bu aşamada gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesini, araç gereç sağlamasını, yeterliği kabul edilebilir kuruluşlarca analiz, deney ve ölçümler yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir. Bakanlık inceleme değerlendirme sürecinde gerekli görülmesi halinde yetkili kurum/kuruluşlardan görüş isteyebilir. Otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir." şeklinde düzenlendiği,
Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 11. maddesinde; kurum içi ve kurum dışı görüş, bilgi ve belge talep yazılarının günlü yazılacağı, ilgili mevzuatındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, idarelerin belge taleplerini en geç beş gün, bilgi ve görüş taleplerini ise en geç on beş gün içinde yerine getireceği, idarenin, bilgi ve görüş yazıları için on beş günü geçmemek üzere ek süre kullanabileceği, bu yazışmaların elektronik ortamda da yapılabileceğinin düzenlendiği, dava konusu Yönetmeliğin 6. ve 8. maddeleri ile mevcut Yönetmeliğin 12. maddesinin 2. fıkrasına ve 17. maddesinin 1. fıkrasına eklenen, otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen komisyon üyesi, kurum/kuruluşun görüşünün olumlu kabul edileceğine dair ibarelerin, yine aynı Yönetmelikle düzenlendiği üzere kurulacak komisyonun çalışmalarını hızlandırmak ve görüş verilmemesi durumda, komisyon çalışmalarının tıkanmasını önlemek amaçlı olduğu sonucuna varıldığı,
Benzer şekilde, Yönetmeliğin "Başvuru ve inceleme" başlıklı 16. maddesinin 3. fıkrasında, proje tanıtım dosyasındaki eksikliklerin 6 ay içinde tamamlanmaması halinde ÇED sürecinin sona ereceği; Yönetmeliğin 17. maddesinin 2. fıkrasında ise, Bakanlığın inceleme ve değerlendirmelerini on beş (15) iş günü içinde tamamlayacağı ve proje hakkında "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını beş (5) iş günü içinde vereceği düzenlenmiş olup, Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde de benzer (süreli) düzenlemelerin yer aldığının görüldüğü,
Bu itibarla, ÇED sürecini gereksiz zaman kayıplarına yol açmadan sonuçlandırmaya ve bu süreçteki tıkanmaları önlemeye yönelik yapılan bu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin Ek-1 listesinin 43. maddesinde yer alan, "Türbin sayısı 20 adet ve üzerinde veya kurulu gücü 50 MWm ve üzerinde olan rüzgar enerji santralleri" şeklindeki düzenleme ile Ek-2 listesinin 42. maddesinde yer alan, "Türbin sayısı 5 adet ve üzerinde veya kurulu gücü 10 MWm ve üzerinde 50 MWm altında olan rüzgar enerji santralleri" şeklindeki düzenleme yönünden;
Mülga 03/10/2013 tarih ve 28784 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ÇED Yönetmeliği'nin EK-1 ve EK-2 listelerinde rüzgar enerji santrallerinin, türbin sayısı üzerinden (Türbin sayısı 5-20 olanlar EK-2; 20 ve üzeri olanlar ise EK-1 listesinde düzenlenmiştir.) değerlendirilirken, 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ÇED Yönetmeliği'nin EK-1 ve EK-2 listelerinde ise rüzgar enerji santrallerinin, kurulu güç üzerinden (Kurulu gücü 10-50 MWm olanlar EK-2, 50 MWm ve üzeri olanlar ise EK-1 listesinde düzenlenmiştir.) değerlendirildiği,
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ÇED Yönetmeliği'nin EK-1 ve EK-2 listelerinde, rüzgar enerji santrallerinin MWm üzerinden değerlendirilmesine ilişkin düzenlemenin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay Ondördüncü Dairesinin E:2015/505, E:2015/586 ve E:2015/592 sayılı dosyalarında açılan davalarda, Dairenin 02/02/2016 tarih ve E:2015/505, E:2015/586 ve E:2015/592 sayılı kararlarıyla, yürütmenin durdurulmasına karar verildiği,
Dava konusu değişiklik sonrasında ise; EK-1 ve EK-2 listelerinde, rüzgar enerji santrallerinin hem türbin sayısı hem de kurulu güç üzerinden (türbin sayısı 20 adet ve üzerinde veya kurulu gücü 50 MWm ve üzerinde olan rüzgar enerji santralleri EK-1, türbin sayısı 5 adet ve üzerinde veya kurulu gücü 10 MWm ve üzerinde 50 MWm altında olan rüzgar enerji santralleri EK-2 listesinde) düzenlendiği,
Danıştay Ondördüncü Dairesinin 02/11/2017 tarih ve E:2017/1907 sayılı ara kararıyla, yapılan değişikliğin gerekçelerinin davalı idareye sorulması üzerine verilen cevapta, rüzgar enerji santrallerinin kurulu güç üzerinden lisanslandırılması ve üretilen gücün artmasıyla türbinin boyut ve ağırlıklarının artması nedeniyle rüzgar enerji santrallerinin çevresel etkileri değerlendirilirken, kurulu gücün ve türbin kapasitesinin eşik değer tayin edilmesi yönünde düzenleme yapıldığı, diğer taraftan, ÇED kararı verilen rüzgar enerji santrallerinde de gelişen teknolojiye bağlı olarak proje değişikliğine gidildiği, proje değişikliğinin ise çoğu zaman türbin sayısındaki artış veya azalma şeklinde gerçekleşirken, bazen de (türbin sayısı değişmeksizin) mevcut türbinin bir başkasıyla değiştirilerek (teknoloji dizayn değişikliği) kurulu güçte artışa ya da azalmaya gidilmesi şeklinde olduğu, dolayısıyla türbin sayısında meydana gelen azalma veya artmanın da eşik değer olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde beyanda bulunulduğu,
Rüzgar enerji santrallerinin kurulu güç üzerinden lisanslandırılması ve türbin kapasitelerinin değişiklik göstermesi sebebiyle, kurulu güç ve türbin sayısı üzerinden birlikte değerlendirilmeye tabi tutularak EK-1 ve EK-2 listelerinde düzenlenmelerinde hukuka aykırılık bulunmamakta olup, AB ÇED Direktifinde rüzgar enerji santrallerinin sadece EK-2 listesinde düzenlendiği hususu da göz önüne alındığında, söz konusu değişikliklerin projelerin lisans, inşaat ve işletme aşamasında çevreye doğrudan veya dolaylı olarak kısa veya uzun vadeli, geçici veya kalıcı, olumlu ya da olumsuz yöndeki etkileri ile AB ÇED Direktifi listelerinin esas alındığı, eşik değerler belirlenirken dikkate alınması gereken rüzgar enerji santrallerinin yerleşim yerlerine ve korunan alanlara mesafesi, gürültü mesafesi ve sınırı gibi hususların ise, projelerin muhtemel çevresel etkileri belirlenirken, ÇED sürecinde ele alınan konu başlıkları olduğunun da kabulü gerektiği,
Bu itibarla; rüzgar enerji santrallerinin, türbin sayısı veya kurulu güç üzerinden değerlendirilmesine yönelik düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,
Yönetmeliğin; Ek-1 listesinin 27. maddesinin (a) bendi ile Ek-2 listesinin 49. maddesinin (a) bendinde yer alan ibareler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 12. maddesinin 2. fıkrasında ve 17. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ibareler ile Ek-1 listesinin 43. ve Ek-2 listesinin 42. maddesi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın reddine ilişkin Daire kararında isabet bulunmadığı,ÇED sürecinde yer alan kurum ve kuruluşların 30 gün içinde görüş bildirmemesi durumunda, görüşün olumlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, hiçbir sınırlama getirmeden bildirilmeyen görüşlerin olumlu sayılacağının kabul edildiği, örneğin yirmi kurumdan görüş istendiği ve sadece beş kurumun görüş bildirdiği projelerin ÇED süreçlerinin tamamlanabileceği, deprem ülkesi olan Ülkemizde birçok enerji, kimya, baraj, gölet veya atık barajının fay zonları üzerine inşa edildiği, yapılan düzenleme göz önüne alındığında, ilgili kurumların 30 gün içinde görüş bildirmediği hallerde, bu görüşlerin olumlu kabul edilmesinin bir çok yıkıma ve can kaybına neden olabileceği, kaldı ki bu düzenlemelerin, bilimsel-teknik görüş verecek kurumlar ve ilgili kamu personeli üzerinde görüş vermeme yönünde bir eğilimi güçlendireceği gibi ilgili mevzuatta benimsenen “katılım ilkesi”nin ortadan kaldırılmasına neden olacağı, RES'ler açısından ise, ekolojik kriterler yerine üretim kapasitesi kriterlerine yer verilmemesi gerektiği, bunun yerine yerleşim yerlerine, korunan alanlara mesafeler, silüete etkisi, gürültü mesafeleri ve sınırları gibi kriterlere göre değerlendirme yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen reddi ile Daire kararının; Ek-1 listesinin 43. ve Ek-2 listesinin 42. maddesi yönünden onanmasının, kısmen temyiz isteminin kabulü ile 12. maddesinin 2. fıkrasında ve 17. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ibareler açısından bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2019/2505, K:2021/11622 sayılı kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 26/10/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- Uyuşmazlığa konu, 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin, 29/07/2022 ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırıldığı anlaşıldığından, esasının incelenme olanağı kalmayan işbu dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının temyize konu redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.