DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/856 E. , 2023/3101 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/856
Karar No : 2023/3101
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun ili, Canik ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan binanın 4 ve 6 numaralı dubleks dairelerinin maliki olan davacı tarafından, Samsun Şehir Geçişi-Samsun Azot Ayrımı-Ünye Yolları km:9+400-29+04 kesimine ilişkin olarak inşa edilen katlı transit yol yapımı nedeniyle, söz konusu taşınmazda meydana geldiği ileri sürülen (miktar artırımı ile) 59.573,38 TL değer kaybının davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine ve davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Samsun Şehir Geçişi Samsun Azot Ayrımı Ünye Yolları km:9+400-29+04 kesimine ilişkin katlı yol yapımının planlara işlendiği, katlı yol inşasının trafik akışının düzenli bir şekilde sağlanması ve ulaşımın rahat ve verimli bir şekilde yürütülmesi için gerçekleştirildiği, yol projesinin yoğun trafiğin dağıtılarak akıcı hale getirilmesine ve toplumun bir ihtiyacının giderilmesine ilişkin olduğu, ancak davalı idare tarafından inşa edilen yolun konum, görünüm, manzara, estetik, prestij, ulaşım gibi kriterler açısından taşınmazda değer kaybına sebebiyet verdiği, yol yapımı nedeniyle taşınmaz sahibinin katlandığı bu külfetinin karşılığı taşınmazdaki değer kaybının kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davacıya ödenmesi gerektiği, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre, bağımsız bölümlerde toplam 59.573,38 TL değer kaybı meydana geldiği gerekçesiyle 59.573,38 TL tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 28/04/2021 tarih ve E:2016/13155, K:2021/2117 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairelerinin 28/03/2016 tarih ve E:2015/5195, K:2016/1731 sayılı kararı kaldırılarak davalı idarenin süre aşımı itirazının yerinde görülmediği,
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının incelenmesinden; davacı TMMOB Mimarlar Odası Samsun Şubesi tarafından, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine "Samsun Şehir Geçişi ve Samsun Azot Ayrımı, Ünye Yolları km:9+400-29+040 kesiminin ikmal inşaatı" ihalesi kapsamı içinde yer alan ve halihazırda transit trafiğin işlediği İlkadım Bulvarı üzerine 20,50 metre genişlikte katlı transit yol yapım işlemine esas olan 07/05/2007 tarihli yatay ve düşey güzergah planı ve Nisan 2010 tarihli detay projelerinin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine karar verildiği, anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin E:2019/16143 sayılı dosyasında temyiz aşamasında olduğunun anlaşıldığı,
Bilirkişi raporunda; emsal alınan taşınmazlar ile dava konusu bağımsız bölümlerin benzer ve farklı yönlerinin neler olduğu somut olarak belirtilmeden bağımsız bölümler için birim m² fiyatı belirlenerek değer kaybının hesaplandığı, emsal alınan taşınmazların konumu ve bulunduğu yerin dahi gösterilmediği, sadece dava konusu taşınmaza yakın konumda yer aldıklarının belirtildiği ve bilgi edinilen yer olarak bazı emlak ofislerinin telefon numaralarının verilmesiyle yetinildiği anlaşıldığından İdare Mahkemesince hükme esas alınabilecek yeterlikte olmayan, denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararda hukuki isabet görülmediği,
Ayrıca, dava konusu taşınmazın değer kaybı hesaplanırken davanın açıldığı 2014 yılı ve keşfin yapıldığı 2015 yılı için ayrı ayrı iki adet zarar hesabının yapıldığı, ancak ilgililer tarafından idarenin katlı yol yapım eylemi nedeniyle zararlarının ortaya çıktığından bahisle idareye yapılmış bir başvuru söz konusu ise, değer kaybı hesabının idareye başvuru tarihi esas alınarak yapılması gerektiği,
Uyuşmazlık konusu olayda, öncelikle kusursuz sorumluluk sebebinin bulunup bulunmadığı, herhangi bir zarar söz konusu ise, zararın özel ve olağan dışı bir zarar olup olmadığı hususlarının tespit edilmesi, sonrasında davacıya ait Samsun ili, Canik ilçesi, ... mahallesi, ... Mevkii, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 4 ve 6 numaralı dubleks dairelerin bulunduğu Samsun-Ordu Devlet Karayolu'nun Canik Belediyesi sınırları içinden geçen Asarcık Köprülü Kavşağı ile ... arasında kalan kesimde, köprülü kavşak düzenlemesine ilişkin imar planı değişikliği ve bu plana göre de köprülü kavşak çalışmalarının yapıldığı anlaşıldığından, davacının dava konusu taşınmazı edindiği tarih itibarıyla köprülü kavşak düzenlemesi ile ilgili imar planı ve notlarındaki durumun ne olduğunun tespit edilmesi, şayet imar düzenlemesinde söz konusu yapı (köprülü kavşak) öngörülmüş ve davacı tarafından buna rağmen taşınmaz edinilmiş ise idarenin herhangi bir tazminat yükümlülüğünün doğmayacağı, aksi durumun geçerli olması halinde ise, taşınmazın meri imar planındaki kullanım fonksiyonu, üzerindeki yapının hukuki durumu ve köprülü kavşağın taşınmaz üzerindeki etkisi, taşınmazın kullanımı ve ulaşım olanaklarına göre karşılaştırma (emsal) yöntemine başvurularak değer kaybının araştırılması, emsal alınan taşınmazların konumu, dava konusu bağımsız bölümlere göre üstün ve eksik yanları gösterilip gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra davacıya ait bağımsız bölümler için birim m² fiyatı belirlenip davacının idareye başvuru tarihi esas alınarak değer kaybı hesabı yapılmak suretiyle İdare Mahkemesince yeniden bir karar verilmesi gerektiği,
Öte yandan, davacının tazminat talebinin reddine dair 24/02/2014 tarih ve 32868 sayılı işlemin iptali istemi hakkında İdare Mahkemesince hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, yeniden yapılacak inceleme sonrasında söz konusu işlemin ön karar niteliğinde idari davaya konu olabilecek bir işlem olmadığı gözetilerek bu işlem yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Samsun 2. İdare Mahkemesinin 13/10/2015 tarih ve E:2014/1841, K:2015/1520 sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Samsun-Ordu kara yolu üzerindeki viyadük çalışması nedeniyle taşınmazlarda oluşan değer kaybına yönelik Samsun İdare Mahkemelerinde açılan benzer nitelikteki dava dosyalarında da işbu dava dosyasında bulunan bilirkişi raporu ile aynı biçimde, benzer görüş ve değerlendirmelere yer verilerek (bazı dosyalarda aynı bilirkişi heyeti tarafından) tazminat miktarının hesaplandığı, söz konusu dosyalarda verilen kararların tazminat miktarının kabulüne ilişkin kısmının bakılan davaya ilişkin bozma kararında araştırılmasına gerek görülen hususlara değinilmeyerek Danıştay Onuncu Dairesinin incelemesinden geçerek onandığı (örneğin; Mahkemelerinin 28/10/2015 tarih ve E:2015/97, K:2015/1631 sayılı kararı ile 01/09/2015 tarih ve E:2014/1413, K:2015/1276 sayılı kararı), benzer hukuki durumda olan davacılar açısından hakkaniyet ve yargı kararlarının da benzer uyuşmazlıklar açısından istikrar gereği davalı idare tarafından Samsun ili, Canik ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... parsel sayılı taşınmazın önünden geçmekte olan Samsun-Ordu kara yolu üzerindeki viyadük çalışması nedeniyle davacının maliki olduğu taşınmazda meydana gelen değer kaybına karşılık, toplam 59.573,38 TL tazminatın kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesinin gerektiği,
Nitekim; bu hususta, Anayasa Mahkemesinin 21/01/2015 tarih ve 2013/135 başvuru numaralı "Ahmet Saygılı ve Şefika Saygılı Başvurusu" kararında "Yargısal kararlardaki değişiklikler, hukukun dinamizmini ve mahkemelerin yaklaşımlarını yaşanan gelişmelere uyarlama kabiliyetlerini yansıtması yönüyle olumludur. Ancak, uygulamadaki birlikteliği sağlamaları beklenen yüksek mahkemeler içinde yer alan dairelerin ya da farklı yargı kollarına ait mahkemelerin benzer davalarda tatmin edici bir gerekçe göstermeksizin farklı sonuçlara ulaşmalarının, bir kararın belirli bir daireye ya da farklı yargı koluna düştüğü takdirde onanacağı veya olumlu neticeleneceği, başka bir daire tarafından ele alındığı takdirde bozulacağı veya olumsuz neticeleneceği gibi birbirine zıt sonuçların ortaya çıkma beklentisinin, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğu açıktır. Ayrıca, böyle bir algının toplumda yerleşmesi halinde, bireylerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına duymaları beklenen güven zarar görebilir." ifadelerine de yer verilerek, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verildiği gerekçesi eklenmek suretiyle davanın kabulü yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usul yönünden, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca davanın süresinde açılmadığı, esas bakımından ise, bilirkişi raporunun denetime elverişsiz olduğu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığı, Mahkemece katlı yolun kamunun üstün menfaati için inşa edildiği kabul edilmesine rağmen bu kabulün hükme yansıtılmamasının hatalı olduğu, idareleri harçtan muaf olmasına rağmen aleyhlerine harca hükmedildiği, işletilecek yasal faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Davacının 22/09/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır."; 2. fıkrasında da, "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; elektronik ortamda Merkezi Nüfus İdare Sisteminden alınan nüfus kayıt örneğinden, yargılama süreci devam ederken davacının 22/09/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, yukarıda alıntısı yapılan 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin ... İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinde, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar, gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği, dosyanın işlemden kaldırılmasına dair kararların diğer tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.
UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının temyiz dilekçesini sunduktan sonra vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca varsa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği kuşkusuz ise de, anılan hükmün; Kurulumuzca verilecek temyiz kararından sonraki safahata yönelik olarak ilk derece Mahkemesince uygulanması gerektiği, bu bağlamda, Mahkemesince dosya işlemden kaldırıldıktan sonra varsa davayı takip hakları kendisine geçenin dosyanın işleme konulması talebiyle başvurması halinde yargılama safahatının geriye götürülmeyip kaldığı yerden devamının sağlanması, yargılama süresinin gereksiz uzatılmaması ve usul ekonomisi yönlerinden adil yargılanma hakkına daha uygun düşeceği şüphesizdir. Buna göre işbu temyiz dosyası tekemmül ettiğinden temyiz mercii olan Kurulumuzca bu aşamada temyiz incelemesi yapılarak bir karar verilmesi, davacı yönünden de 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi hükümlerinin Kurulumuzca verilecek temyiz kararından sonraki safahata yönelik olarak uygulanmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği oyuyla, temyize konu ısrar kararının salt davacının ölümü nedeniyle bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!