WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/808 E.  ,  2023/2090 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/808
Karar No : 2023/2090

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVALI YANINDA MÜDAHİL: … Birlikleri
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Derneği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2019/2506, K:2021/11623 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 26/05/2017 tarih ve 30077 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 6. maddesi ile değiştirilen mevcut Yönetmeliğin 12. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "İnceleme değerlendirme toplantısı sonrasında otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen komisyon üyesi kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir." şeklindeki son cümlesinin, 8. maddesi ile değiştirilen mevcut Yönetmeliğin 17. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir." şeklindeki son cümlesinin, 9. maddesi ile değiştirilen mevcut Yönetmeliğin 20. maddesinin 1. fıkrasının, 13. maddesi ile değiştirilen mevcut Yönetmeliğin Ek-1 listesinin 27. maddesinin (a) bendinde yer alan "Ruhsat alanı büyüklüğüne bakılmaksızın" ibaresinin, 14. maddesi ile değiştirilen mevcut Yönetmeliğin EK-2 listesinin 9. maddesinde yer alan "Tank/havuz hacminin 5 m3 ve üzeri olduğu, elektrolitik veya kimyasal bir proses kullanılarak metal veya plastik maddelerin yüzeylerinin metalle kaplandığı tesisler ve/veya yüzey temizleme işleminin yapıldığı tesisler" şeklindeki, 33. maddesinde yer alan "Toplu konut projeleri (200 konut ve üzeri)" şeklindeki, 39. maddesinde yer alan "Alışveriş merkezleri (10.000 m2 ve üzeri kapalı inşaat alanı)" şeklindeki, 49. maddesinin (a) bendinde yer alan "Ruhsat alanı büyüklüğüne bakılmaksızın 25 hektara kadar çalışma alanında (kazı ve döküm alanı toplamı olarak) açık işletme yöntemi ile madenlerin çıkarılması" şeklindeki düzenlemelerin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2019/2506, K:2021/11623 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
Yönetmeliğin Ek-1 listesinin 27. maddesinin (a) bendinde yer alan "Ruhsat alanı büyüklüğüne bakılmaksızın" ibaresi ile Ek-2 listesinin 49. maddesinin (a) bendi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin 13. ve 14. maddeleri ile mevcut Yönetmeliğin Ek-1 listesinin 27. maddesinde ve Ek-2 listesinin 49. maddesinde yapılan değişikliğe ilişkin düzenlemelerin, 14/06/2018 tarih ve 30451 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 1. maddesi ve 2. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı,
Bu itibarla; söz konusu maddelerin yürürlükten kaldırılması nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunmayan ve dolayısıyla uygulanma kabiliyeti kalmayan Yönetmeliğin anılan maddeleri yönünden davanın konusuz kaldığı,
Yönetmeliğin 12. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "İnceleme değerlendirme toplantısı sonrasında otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen komisyon üyesi kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir." şeklindeki son cümlesi ile 17. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir." şeklindeki son cümlesi yönünden;
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı ÇED Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 2. fıkrasının; "Komisyon salt çoğunluk ile toplanır. Komisyon üyeleri, temsil ettikleri merkezi ve yerel kurum/kuruluşları ilgilendiren konulardaki yetki, görev ve sorumlulukları çerçevesinde görevlendirilirler; kurum/kuruluşları adına görüş bildirirler. Komisyon başkanı, üyelerden görüşlerini yazılı olarak vermelerini isteyebilir. Yazılı görüş veren kurum temsilcilerinin sonraki toplantılara katılmamaya ilişkin istemleri Komisyon başkanınca değerlendirilir." şeklinde düzenlendiği,
Dava konusu değişiklik sonrasında ise, 12. maddenin 2. fıkrasının; "Komisyon, yazılı görüş vermiş olan inceleme, değerlendirme komisyonu üyeleri dahil salt çoğunluk ile toplanır. Komisyon üyeleri, temsil ettikleri merkezi ve yerel kurum/kuruluşları ilgilendiren konulardaki yetki, görev ve sorumlulukları çerçevesinde görevlendirilirler, kurum/kuruluşları adına görüş bildirirler. Komisyon başkanı, üyelerden görüşlerini yazılı olarak vermelerini isteyebilir. Yazılı görüş veren kurum temsilcilerinin sonraki toplantılara katılmamaya ilişkin istemleri Komisyon başkanınca değerlendirilir. İnceleme değerlendirme toplantısı sonrasında otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen komisyon üyesi kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir." şeklinde düzenlendiği,
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı ÇED Yönetmeliği'nin 17. maddesinin 1. fıkrasının; "Bakanlık Proje Tanıtım Dosyalarını EK-4’te yer alan kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir. Bakanlık, bu aşamada gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça yeterlilik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesini, araç gereç sağlamasını, yeterliği kabul edilebilir kuruluşlarca analiz, deney ve ölçümler yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir." şeklinde düzenlendiği,
Dava konusu değişiklik sonrasında ise, 17. maddenin 1. fıkrasının; "Bakanlık, Proje Tanıtım Dosyalarını Ek-4’te yer alan kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir. Bakanlık, bu aşamada gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesini, araç gereç sağlamasını, yeterliği kabul edilebilir kuruluşlarca analiz, deney ve ölçümler yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir. Bakanlık inceleme değerlendirme sürecinde gerekli görülmesi halinde yetkili kurum/kuruluşlardan görüş isteyebilir. Otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir." şeklinde düzenlendiği,
Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 11. maddesinde; kurum içi ve kurum dışı görüş, bilgi ve belge talep yazılarının günlü yazılacağı, ilgili mevzuatındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, idarelerin belge taleplerini en geç beş gün, bilgi ve görüş taleplerini ise en geç on beş gün içinde yerine getireceği, idarenin, bilgi ve görüş yazıları için on beş günü geçmemek üzere ek süre kullanabileceği, bu yazışmaların elektronik ortamda da yapılabileceğinin düzenlendiği, dava konusu Yönetmeliğin 6. ve 8. maddeleri ile mevcut Yönetmeliğin 12. maddesinin 2. fıkrasına ve 17. maddesinin 1. fıkrasına eklenen, otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen komisyon üyesi, kurum/kuruluşun görüşünün olumlu kabul edileceğine dair ibarelerin, yine aynı Yönetmelikle düzenlendiği üzere kurulacak komisyonun çalışmalarını hızlandırmak ve görüş verilmemesi durumda, komisyon çalışmalarının tıkanmasını önlemek amaçlı olduğu sonucuna varıldığı,
Benzer şekilde, Yönetmeliğin "Başvuru ve inceleme" başlıklı 16. maddesinin 3. fıkrasında, proje tanıtım dosyasındaki eksikliklerin 6 ay içinde tamamlanmaması halinde ÇED sürecinin sona ereceği; Yönetmeliğin 17. maddesinin 2. fıkrasında ise, Bakanlığın inceleme ve değerlendirmelerini on beş (15) iş günü içinde tamamlayacağı ve proje hakkında "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını beş (5) iş günü içinde vereceği düzenlenmiş olup, Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde de benzer (süreli) düzenlemelerin yer aldığının görüldüğü,
Bu itibarla, ÇED sürecini gereksiz zaman kayıplarına yol açmadan sonuçlandırmaya ve bu süreçteki tıkanmaları önlemeye yönelik yapılan bu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 20. maddesinin 1. fıkrası yönünden;
Mülga 03/10/2013 tarih ve 28784 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ÇED Yönetmeliği'nin "Çevresel etki değerlendirmesine tabi projeler" başlıklı 7. maddesi ile "Seçme, eleme kriterlerine tabi projeler" başlıklı 15. maddesine yer verildikten sonra;
2013 tarihli ÇED Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 1. fıkrasının (ç) ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (c) bentlerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 19/06/2014 tarih ve E:2013/10649 sayılı kararı ile söz konusu maddelerin yürütmenin durdurulmasına, daha sonra, anılan düzenlemelerin Danıştay Ondördüncü Dairesinin 18/11/2015 tarih ve E:2013/10649, K:2015/8926 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği,
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nde ise; "ÇED Olumlu" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilen projelerde yapılacak kapasite artışlarında izlenmesi gereken yöntemin, 7. ve 15. maddelerden çıkarıldığı ve Yönetmeliğin "Olağanüstü durumlar ve özel hükümler" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde düzenlendiği,
Söz konusu düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada ise, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 13/10/2015 tarih ve E:2015/573 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına, daha sonra, anılan düzenlemenin Danıştay Ondördüncü Dairesinin 05/04/2017 tarih ve E:2015/573, K:2017/2108 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği,
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 24. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi hakkında Danıştay Ondördüncü Dairesinin 13/10/2015 tarih ve 2015/573 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması kararı verildikten sonra, 09/02/2016 tarih ve 29619 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile anılan kuralın yürürlükten kaldırıldığı; "ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararı bulunan projelerde yapılacak kapasite artışı ve/veya genişletilmesi planlanan projelere ilişkin usul ve esasların 28. madde uyarınca tebliğ ile belirleneceği kuralına yer verildiği,
Yapılan bu düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada ise, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 09/11/2016 tarih ve E:2016/3233 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına, daha sonra, anılan düzenlemenin Danıştay Ondördüncü Dairesinin 18/04/2018 tarih ve E:2016/3233, K:2018/2860 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği,
Dava konusu madde incelendiğinde, "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Gerekli Değildir” kararı bulunan projelerde, kapasite artışının Yönetmelik ile öngörülen eşik değerler üzerinde olması halinde, ÇED sürecine başlanacağı, eğer kapasite artışı, söz konusu eşiklerin altında ise, projenin ÇED sürecine tabi olmayacağının anlaşıldığı,
Yukarıda yer verilen yargı kararlarının gerekçesi göz önüne bulundurulduğunda, çevre üzerinde olumsuz etkilerinin alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğu saptanan projelerde salt kapasite artışının dikkate alınmasının, çevrenin korunması, sürdürülebilir çevre ve kalkınma ilkeleri ve kamu yararı ile bağdaşmadığı sonucuna varılarak, mevcut kapasite ve kapasite artışı bir bütün olarak değerlendirilmeksizin, ÇED sürecini, salt kapasite artışının Yönetmelik ile öngörülen eşik değerler üzerinde olması koşuluna bağlayan dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı,
Yönetmeliğin EK-2 listesinin 9., 33. ve 39. maddelerine gelince;
Mülga 03/10/2013 tarih ve 28784 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ÇED Yönetmeliği'nin Ek-2 listesinin 9. maddesi ile 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin EK-2 listesinin 9. maddesine yer verildikten sonra,
Anılan maddenin 2014 yılında yürürlüğe giren halinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 02/02/2016 tarih ve E:2015/585 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına, daha sonra da Danıştay Ondördüncü Dairesinin 27/09/2017 tarih ve E:2015/585, K:2017/4871 sayılı kararı ile de maddenin iptaline karar verildiği,
Danıştay Ondördüncü Dairesinin 02/02/2016 tarih ve E:2015/585 sayılı yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararı üzerine, dava konusu düzenleme ile söz konusu maddenin "Tank/havuz hacminin 5 m³ ve üzeri olduğu, elektrolitik veya kimyasal bir proses kullanılarak metal veya plastik maddelerin yüzeylerinin metalle kaplandığı tesisler ve/veya yüzey temizleme işleminin yapıldığı tesisler” şeklinde düzenlendiği,
Bu hali ile, söz konusu maddede mülga 03/10/2013 tarih ve 28784 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ÇED Yönetmelikte yer alan şekline yeniden yer verildiği anlaşılmış olup, bu düzenlemede, 2872 sayılı Kanunun, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlama amacına, kamu yararına ve hukuka aykırılık görülmediği,
Mülga 03/10/2013 tarih ve 28784 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ÇED Yönetmeliği'nin Ek-2 listesinin 35. maddesi ile 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin EK-2 listesinin 33. maddesine yer verildikten sonra,
Anılan maddenin 2014 yılında yürürlüğe giren halinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 02/02/2016 tarih, E:2015/505 ve E:2015/586 sayılı kararları ile yürütmenin durdurulmasına, daha sonra da Danıştay Ondördüncü Dairesinin 27/09/2017 tarih, E:2015/505, K:2017/4873 ve E:2015/586, K:2017/4872 sayılı kararları ile iptaline karar verildiği,
Yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlar üzerine, dava konusu Yönetmelik ile söz konusu maddenin, " Toplu konut projeleri (200 konut ve üzeri)” şeklinde değiştirildiği,
Bu hali ile, söz konusu maddede mülga 03/10/2013 tarih ve 28784 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ÇED Yönetmeliği'nde yer alan düzenlemeye yer verildiği anlaşılmış olup, bu düzenlemede, 2872 sayılı Kanun'un, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlama amacına, kamu yararına ve hukuka aykırılık görülmediği,
Mülga 03/10/2013 tarih ve 28784 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ÇED Yönetmeliği'nin Ek-2 listesinin 44. maddesi ile 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin EK-2 listesinin 39. maddesine yer verildikten sonra,
Anılan maddenin 2014 yılında yürürlüğe giren halinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 02/02/2016 tarih, E:2015/505 ve E:2015/586 sayılı kararları ile yürütmenin durdurulmasına, daha sonra da Danıştay Ondördüncü Dairesinin 27/09/2017 tarih, E:2015/505, K:2017/4873 ve E:2015/586, K:2017/4872 sayılı kararları ile iptaline karar verildiği,
Yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararları üzerine, dava konusu Yönetmelik ile söz konusu maddenin, "Alışveriş merkezleri (10.000 m2 ve üzeri kapalı inşaat alanı)" şeklinde değiştirildiği,
Bu hali ile, söz konusu maddede, mülga 03/10/2013 tarih ve 28784 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ÇED Yönetmeliği'nde yer alan düzenlemedeki alt eşik değere yer verildiği anlaşılmış olup, bu düzenlemede, 2872 sayılı Kanun'un, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlama amacına, kamu yararına ve hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,
Yönetmeliğin; Ek-1 listesinin 27. maddesinin (a) bendi ile Ek-2 listesinin 49. maddesinin (a) bendinde yer alan ibareler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 20. maddesinin 1. fıkrasının iptaline, 12. maddesinin 2. fıkrası ile 17. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ibareler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, AB ÇED Direktifinde kapasite artışına yönelik hükümlerin EK-1 ve EK-2 listelerde düzenlendiği, Yönetmeliğin 20. maddesinin de AB ÇED Direktifi ile uyumlu olduğu, her durumda, kapasite artışlarının mevcut kapasite ile değerlendirmeye tabi tutulacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Üye …'nin, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin davacı Derneğin menfaatini etkilemediği, bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki usule ilişkin oyuna karşılık, davacı Derneğin dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Davanın kısmen reddine, dava konusu işlemlerin kısmen iptaline, kısmen karar verilmesine yer olmadığına yönelik Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2019/2506, K:2021/11623 sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 26/10/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- Uyuşmazlığa konu 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin, 29/07/2022 ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırıldığı anlaşıldığından, esasının incelenme olanağı kalmayan işbu dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.