DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3837 E. , 2023/1893 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3837
Karar No : 2023/1893
TEMYİZ EDENLER : I-(DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
II-(DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 21/04/2022 tarih ve E:2019/8158, K:2022/2318 sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, özel müstakil tıbbi laboratuvar açmak amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 09/10/2013 tarih ve 28790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği'nin 18. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 21/04/2022 tarih ve E:2019/8158, K:2022/2318 sayılı kararıyla;
Anayasanın 56. ve 124. maddeleri, 3359 sayılı Kanun'un 3. ve 9. maddeleri, 992 sayılı Kanun’un 1. maddesi ve 663 sayılı KHK'nın 40. maddesine atıfta bulunularak,
Dava konusu düzenleyici işlem yönünden;
Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliğinin "Tıbbi laboratuvarların açılması ve planlanması" başlıklı dava konusu 18. maddesinde, "Yeni açılacak olan tıbbi laboratuvarların açılmasına Bakanlıkça planlama kapsamında izin verilir. Tıbbi laboratuvarların açılması ile ilgili iş ve işlemler Bakanlıkça yürütülür." düzenlemesine yer verildiği,
Anılan düzenlemede, yeni açılacak olan tıbbi laboratuvarların Bakanlıkça planlama kapsamına alındığının anlaşıldığı, ilgili mevzuata göre, planlama hükümleriyle genel olarak faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşlarıyla bunlara ait tıbbi hizmet birimleri, teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı ve sağlık insan gücü alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde sağlık hizmetinin dengeli dağılımının amaçlandığı, muayenehanelerin planlamadan hariç tutulduğu,
Her ne kadar davacı tarafından, özel müstakil tıbbi laboratuvarların da muayenehane niteliğinde sayılarak planlama hükümlerinden muaf tutulması gerektiği ileri sürülmüş ise de; Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'te yer alan düzenlemelerde tıbbi laboratuvarların, yürütülen faaliyet ve tabi oldukları hükümler açısından muayenehanelerden ayrı tutulduğu göz önünde bulundurulduğunda, davacı tarafın iddialarına itibar edilmediği,
Bu durumda, ülke genelinde sağlık hizmetinin dengeli dağılımını sağlamak amacıyla sağlık sektörünün bileşeni olan laboratuvarların diğer sağlık kurum ve kuruluşları gibi planlama dahilinde açılmasını sağlayan dava konusu düzenlemede kamu yararı, hizmet gerekleri ve dayandığı mevzuat hükümlerine aykırılık görülmediği,
Dava konusu bireysel işlem yönünden;
Sağlık hizmetinin dengeli dağılımını sağlamak amacıyla tıbbi laboratuvarların planlama kapsamına alınmasında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte; dava konusu Yönetmeliğin 09/10/2013 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, davacının özel müstakil tıbbi laboratuvar açma talebiyle 17/11/2017 tarihinde davalı idareye başvurduğu ve başvurunun planlama çalışmalarının sürdüğü belirtilerek reddedildiği, aradan geçen sürenin planlama çalışmalarının tamamlanması açısından makul ve yeterli olmasına rağmen planlamanın halen tamamlanamadığının anlaşıldığı, buna göre hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olarak davacının belirsiz bir süre boyunca ve ölçüsüz şekilde çalışma hakkına engel olması nedeniyle dava konusu uygulama işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, uygulama işleminin iptal edilmiş olmasının, davacının başvurusunun diğer koşullar yönünden incelenmek suretiyle yeniden işlem tesis edilmesine engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle,
09/10/2013 tarih ve 28790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği'nin "Tıbbi laboratuvarların planlanması ve açılışı" başlıklı 18. maddesi yönünden davanın reddine, davalı idarenin … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 992 sayılı Kanun’un tıbbi biyokimya uzmanlarına mesleklerini serbest olarak icra edebilecekleri laboratuvarları açma yetkisi tanımasına rağmen dava konusu düzenleme ile, özel müstakil laboratuvar açılmasının planlama kapsamına alınmasının hukuka ve çalışma özgürlüğüne aykırı olduğu, dava konusu düzenlemenin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen, Bakanlıkça henüz bir planlama yapılmadığı, bu durumun, kendisi gibi diğer hekimlerin çalışma haklarını ölçüsüz biçimde, belirsiz süreyle engellemeye devam ettiği ve mağduriyetlere neden olduğu, bu nedenle dava konusu düzenlemenin de iptal edilmesi gerektiği, temyize konu kararın redde ilişkin kısmı ile bu kısım nedeniyle aleyhe hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu düzenleyici işlem hukuka uygun bulunduğundan, bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin de hukuka uygun olduğu, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın, lehe olan kısımlarının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve karşı tarafın temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın lehe kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin 21/04/2022 tarih ve E:2019/8158, K:2022/2318 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 11/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!