WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3833 E.  ,  2024/140 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3833
Karar No : 2024/140

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Derneği
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/09/2022 tarih ve E:2020/3837, K:2022/5239 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Özgül öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin, Yükseköğretim Kurumları Sınavı Kılavuzu'ndaki "Özel Yetenek Sınavı ile Programa Alınan Engelli Bireyler" kontenjanına dahil edilmesi istemiyle yapılan 02/10/2019 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/09/2022 tarih ve E:2020/3837, K:2022/5239 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 131. maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 6. maddesinin (a) fıkrası, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (h) bentleri, 12. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, 43. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ve 45. maddesi, 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun'nun 7. maddesinin 1., 2. ve 7. fıkraları, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (d), (ı) ve (n) bentleri, 2020 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) Kılavuzu'nun "7.9. Engelli/sağlık sorunu olan adaylar ve sağlık durumu/engel bilgi formunun doldurulması", "Engel/sağlık durumuna ilişkin bilgiler sürekli engel grubu" ve "Engelli/sağlık sorunu olan adaylara sınav uygulamaları" başlıklı bölümlerinde yer alan kurallar aktarılarak;
30/03/2017 tarihli Yükseköğretim Genel Kurulu toplantısında alınan karar ile engelli öğrencilere yönelik 19/12/2013 ve 25/09/2014 tarihli Yükseköğretim Genel Kurulu kararlarının, "Özel yetenek sınavı ile öğrenci alan programlarda engelli öğrenciler için (bedensel engelli, görme engelli, işitme engelli, MR( mental retardasyon) ile “yaygın gelişimsel bozukluklar” (otizm, spektrum bozuklukları(OBS), asperger sendromu, RETT sendromu, dezintegratif bozukluklar, sınıflanamayan grupta yer alan yaygın gelişimsel bozukluklar) durumlarını “engelli sağlık kurulu raporu” ile belgelemeleri kaydıyla YGS puanlarından biri 100 ve üzerinde olanların, özel yetenek sınavına kabul edilmesi ve başvuruları kabul edilen adayların YGS puanları değerlendirmeye katılmadan (ÖSYS Kılavuzunda yer alan formül kullanılmadan) kendi aralarında yapılacak ayrı bir yetenek sınavı sonucuna göre değerlendirilerek, yetenek sınavını kazanan öğrencilerin kayıtlarının yapılması" şeklinde değiştirilmesine karar verildiği,
Davacı Dernek tarafından, özgül öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin, "Özel Yetenek Sınavı ile Programa Alınan Engelli Bireyler" kapsamına alınması talebiyle davalı idareye 11/10/2017 ve 12/12/2018 tarihli dilekçeler ile başvurulduğu, söz konusu başvuruların, özgül öğrenme güçlüğünün ICD 10 kodlarında özellikle otizm için tanımlanan alt gruplardan "diğer yaygın gelişimsel bozukluklar" içerisinde yer almadığı, ancak konu ile ilgili çalışmaların devam ettiği belirtilerek reddedildiği,
2019 yılının Şubat ayında Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in yürürlüğe girmesi üzerine, anılan Yönetmelik ile özgül öğrenme güçlüğünün ICD 10 sınıflandırmasına dahil edildiği gerekçesiyle davacı Dernek tarafından 02/10/2019 tarihli dilekçe ile davalı idareye tekrar başvurulduğu, söz konusu başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı,
Özgül öğrenme güçlüğünün, ICD 10 kodlarında özellikle otizm için tanımlanan alt gruplardan "diğer yaygın gelişimsel bozukluklar" içerisinde yer alıp almadığı hususunun uyuşmazlığın özünü oluşturduğu,
ICD 10 Sınıflandırma Sistemi içinde, "Psikolojik Gelişimsel Bozukluklar"ın (F80-F89) kısmında yer almakta olup; "F84" alt grubunda ayrıntılı bir şekilde "Yaygın Gelişimsel Bozukluklar"ın sınıflandırıldığı,
Anılan sınıflandırmada, "Karşılıklı sosyal etkileşimlerde ve iletişim biçimlerinde kalitatif anormalliklerle, sınırlı, sterotipik, tekrarlı ilgi ve aktivite repertuarı ile karakterize bozukluklar grubudur. Bu kalitatif anormallikler, tüm durumlarda bireyin işlevinin yaygın özelliğidir.
Herhangi bir ilişkili tıbbi durumu ve mental retardasyonu tanımlamak için ek kod kullanın.
F84. Çocukluk otizmi
İnfantil:
• otizm
• psikoz
Kanner sendromu
Otistik bozukluk
Şunlarla tanımlanan yaygın gelişimsel bozukluk tipidir: (a) 3 yaş öncesinde belirti veren anormal veya yetersiz gelişmenin varlığı ve (b) Her 3 psikopatoloji alanında anormal fonksiyonun karakteristik tipi: Karşılıklı sosyal etkileşim, iletişim ve sınırlı
Hariç: otistik psikopati (F84.5)
F84.1 Atipik otizm
Atipik çocukluk psikozu
Otistik özellikle birlikte mental retardasyon
Başlangıç yaşı veya tanısal kriterlerin 3 setini karşılamaması açısından çocukluk otizminden ayrılan yaygın bir gelişim bozukluğu tipidir. Ancak 3 yaş sonrasında bulunan anormal ve yetersiz gelişme olduğu zaman ve otizm tanısı için gereken 3 psikopatoloji
Mental retardasyonu tanımlamak için, uygunsa ek kod (F70–F79) kullanın.
F84.2 Rett sendromu
Bu güne kadar yalnızca kızlarda bulunan genellikle 7 ile 24 aylık arasında başlangıç ile birlikte kafa büyümesinde azalmanın eşlik ettiği lökomosyon ve elleri kullanma becerilerinin ve konuşmanın parsiyel veya komplet kaybının normal erken gelişmeyi izlediği
F84.3 Diğer çocukluk disentegratif bozukluğu
Demans infantilis
Disentegratif psikoz
Heller sendromu
Simbiyotik psikoz
Bozukluk başlamadan önce tamamen normal gelişme dönemi ardından birkaç aylık süre içerisinde birkaç gelişme alanındaki önceden edinsel becerilerin kesin kaybının izlediği yaygın gelişme bozukluğu tipidir. Tipik olarak, çevreye karşı genel ilgi kaybı,
Birlikte bulunan herhangi bir nörolojik durumu tanımlamak için ek kod kullanın.
Hariç: Rett sendromu (F84.2)
F84.4 Mental retardasyon ve sterotipik hareketler ile ilişkili aşırı aktif bozukluk
Belirsiz nozolojik geçerliliği olan yetersiz tanımlanmış bir bozukluktur. Kategori, stereotipik davranışların yanı sıra hiperaktivitede ve dikkatte majör problemler gösteren ciddi mental retardasyonlu (IQ 34’den küçük) çocuklar grubunu içerecek şekilde
F84.5 Asperger sendromu
Çocukluğun şizoid bozukluğu
Otistik psikopati
Sınırlı, stereotipik, tekrarlı ilgi ve aktivite repertuarı ile birlikte otizmi taklit eden karşılıklı sosyal etkileşimde kalitatif anormalliklerin aynı tipi ile karakterize olan, belirsiz nozolojik geçerliliği bulunan bir bozukluktur. Dilde veya kognitif
F84.8 Diğer yaygın gelişimsel bozukluklar
F84.9 Yaygın gelişimsel bozukluk, tanımlanmamış" açıklamalarının yer aldığı,
Uyuşmazlığın çözümü için Dairelerinin 22/10/2020 tarih ve E:2020/3837 sayılı ara kararı ile davalı idareden; özgül öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin "Özel Yetenek Sınavı ile Programa Alınan Engelli Bireyler" kontenjanına dahil edilmesi yolunda kendilerine gelen taleplerin değerlendirilmesine yönelik olarak Engelli Çalışma Gurubu'nun görüş ve önerisini ihtiva eden rapor, çalıştay raporu vb. her türlü bilgi belgenin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği,
Davalı idarece verilen cevapta; Engelli Çalışma Gurubu'nun 04/10/2019 tarihli toplantı tutanağının dosyaya sunulduğu, anılan toplantıda, özgül öğrenme güçlüğü yaşayan bireylere YÖK kararından yararlanma imkanı verilmesi durumunda, özel yetenek sınavıyla sisteme dahil edilmesi istenilen engelli gruplar arasında yer alan ve engelli adaylar arasında dezavantajlı olan Otizm Spektrum Bozukluğu gibi engeli bulunan adayların sınavda başarılı olma imkanının ortadan kalkacağı, ÖSYM’nin, özel öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilere ek süre, tekli salon, okuyucu/işaretleyici, yanında aparatını getirebilme gibi imkanlar sağladığı da dikkate alındığında, disleksi olan öğrencilerin kontenjana dahil edilmemesine karar verildiğinin belirtildiği,
Dairelerinin 20/01/2021 tarih ve E:2020/3837 sayılı ara kararı ile Sağlık Bakanlığından, "1- Özgül Öğrenme Güçlüğünün (alt tipleri bazında ayrı ayrı değerlendirme yapılarak) ICD KOD ve alt grupları kapsamında olup olmadığı, kapsamda ise; hangi sınıflandırma altında yer aldığının sorulmasına,
2- Özgül Öğrenme Güçlüğü tanısı konulan bireyler ile yaygın gelişimsel bozukluklar kapsamında olan otizm, spektrum bozukluğu(OBS), asperger sendromu, RETT sendromu, dezintegratif bozukluk tanısı konulan bireylerin engel oranları hakkında bilgi istenilmesine,
3- İkinci maddede belirtilen engel oranları çerçevesinde Özgül Öğrenme Güçlüğü tanısının, tanımlanamayan yaygın gelişimsel bozukluklar kategorisinde olup olmadığının sorulmasına,
4- Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'te Disleksi tanısı gereksinim değerlendirmesinin 'Özel gereksinimi vardır.' şeklinde olduğu görüldüğünden, bu bağlamda; anılan Yönetmelik'e göre özgül öğrenme güçlüğü tanısının tanımlanamayan yaygın gelişimsel bozukluklar kapsamında kabul edilip edilmediğinin sorulmasına ve konuya ilişkin bilgi belgenin gönderilmesinin istenilmesine" karar verildiği,
Sağlık Bakanlığının 04/05/2021 tarihinde kayda giren cevabi yazısında, "Özgül Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG), ICD 10. Sınıflandırma sistemi içinde Psikolojik Gelişimsel Bozukluklar (F80-F89) kısmında yer almaktadır. Bu kısım içinde de Skolastik Becerilerinin Özgül Gelişimsel Bozuklukları (F81) bölümünde sınıflandırılmış ve Özgül Okuma Bozukluğu (F81.0), Özgül Heceleme Bozukluğu ((F81.1), Özgül Aritmetik Beceri Bozukluğu (F81.2), Karma Skolastik Becerilerde Bozukluk (F81.3), Diğer Skolastik Beceri Bozukluğu (F81.8) ve Skolastik becerilerinin gelişimsel bozuklukları tanımlanmış (F81.9) şeklinde alt bozukluklara yer verilmiştir. Yaygın Gelişimsel Bozukluklar ise F84 tanı kodu ile farklı bozukluklar olarak sınıflandırılmıştır. Ayrıca ÖÖG, Amerikan DSM sınıflandırılmasında da 315.00 kodu altında sınıflandırılmıştır.
20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik'te ÖÖG özür oranı ÖGV (özel gereksinimi vardır) (%20-39), Yaygın Gelişimsel Bozukluklar, Otizm Spektrum Bozukluğu, Asperger Bozuklulğu, Rett sentromu, Dezintegratif Bozukluk tanılarının özür oranı ise ÖKGV (özel koşul gereksinimi vardır) (%90-99) olarak belirtilmiştir.
ÖÖG, eski sınıflandırma sistemleri DSM 4 TR ya da ICD 10 ve DSM 5’te yaygın gelişimsel bozukluklar sınıflandırılmasında yer almaz. ÖÖG ve Yaygın Gelişimsel Bozukluklar ICD 10’da Psikolojik Gelişimsel Bozukluklar kısmında yer alsa da farklı bozukluklar olarak sınıflandırılmıştır. DSM %’te de benzer şekilde ÖÖG ve Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Nörogelişimsel bozuklukların içinde yer alıp farklı bozukluklar olarak sınıflandırılmıştır.
Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelikte hem ÖÖG hem Yaygın Gelişimsel Bozukluklar’ın özel gereksinim gerektirdiği belirtilmiştir. Ancak söz konusu Yönetmeliğin eklerinde görüldüğü gibi özür oranları farklı olmasının yanında Tanı Kılavuzlarına uyumlu şekilde farklı bozukluklar olarak kabul edilmiştir. " şeklinde açıklamaya yer verildiği,
Yukarıda yer alan açıklamalar dikkate alındığında; ICD 10 tablosunda, tıbbi literatürde "özgül öğrenme güçlüğü" olarak ifade edilen durumun "Psikolojik Gelişimsel Bozukluk" (F80-F89) başlığı altında yer aldığı, ancak, bu başlık altında bir alt başlık olarak ifade edilen "Yaygın Gelişimsel Bozukluklar" (F84) kapsamında yer almadığı, "Skolastik Becerilerinin Özgül Gelişimsel Bozuklukları" (F81) bölümünde sınıflandırıldığının anlaşıldığı,
Ayrıca, 2022 Yükseköğretim Kurumları Sınavı Klavuzu'nda yer alan; sınıflanamayan grupta yer alan yaygın gelişimsel bozukluk (otizm spektrum bozuklukları (OSB), asperger sendromu, RETT sendromu, dezintegratif bozukluk vb.) özgül/özel öğrenme güçlüğü (disleksi, dikkat eksikliği, hiperaktivite vb.) olduğu belirtilen adaylara ek süre ve talepleri doğrultusunda okuyucu ve/veya işaretleyici yardımı verileceği, bu adayların tüm sorulardan sorumlu olduğu, okuyucu yardımı alan adayların istedikleri takdirde sınav esnasında soruları kendilerinin de okumalarına izin verileceği, okuyucu ve/veya işaretleyici yardımı talep etmeyenlerin istedikleri takdirde tekli salonlarda sınava alınacağı, ruhsal ve duygusal sağlık sorunu (panikatak, depresyon, şizofreni, atipik psikoz gibi) olan adaylara talepleri doğrultusunda işaretleyici yardımı verileceği, işaretleyici yardımı talep etmeyenlerin de istedikleri takdirde tekli salonda sınava alınacağı kuralı dikkate alındığında, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından, özgül öğrenme güçlüğü yaşayan adaylara yönelik olarak ek süre, okuyucu, işaretleyici ve tekli salon gibi imkanların sunularak adaylar arasında fırsat eşitliğinin sağlandığının görüldüğü,
Bu durumda, özür oranları %90-99 olan ve dezavantajlı grupta yer alan "yaygın gelişimsel bozukluklar, otizm spektrum bozuklukları, Asperger sendromu, RETT sendromu, dezintegratif bozukluklar" tanısı bulunan adayların, özel yetenek sınavı ile öğrenci alan programlarda durumlarını "engelli sağlık kurulu raporu" ile belgelemeleri kaydıyla YGS puanlarından biri 100 ve üzerinde olanların, özel yetenek sınavına kabul edilmesi ve başvuruları kabul edilen adayların YGS puanları değerlendirmeye katılmadan (ÖSYS Kılavuzu'nda yer alan formül kullanılmadan) kendi aralarında yapılacak ayrı bir yetenek sınavı sonucuna göre değerlendirilerek, yetenek sınavını kazanan öğrencilerin kayıtlarının yapılması yolunda verilen karara özgül öğrenme güçlüğü yaşayan adayların dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, özgül öğrenme güçlüğünün, YÖK kararında sayılan "diğer yaygın gelişimsel bozukluklar" içerisinde yer aldığı, bu nedenle, YÖK kararında belirtilen haklarından özgül öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin de yararlanmaları gerektiği, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'te, özgül öğrenme güçlüğü tanısının tanımlanamayan yaygın gelişimsel bozukluklar kapsamında kabul edildiği, özgül öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin; okuma, yazma, matematik veya motor beceri alanlarından birinde veya birkaçında yetersizliğin ortaya çıktığı bireyler olduğu, bu öğrencilerin, herhangi bir engeli olmayan diğer öğrencilerle aynı kurallara tabi tutulmasının eğitimde imkan ve fırsat eşitliği ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 29/09/2022 tarih ve E:2020/3837, K:2022/5239 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 31/01/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY X- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 7. maddesinde, yükseköğretim kurumlarında ve bu kurumlara girişte imkan ve fırsat eşitliği sağlayacak önlemleri almak, Yükseköğretim Kurulunun görevleri arasında sayılmış, aynı Kanun'un 45. maddesinde ise yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemlerinin imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılacağı düzenlenmiştir.
30/03/2017 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında; 19/12/2013 ve 25/09/2014 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul kararlarının "Özel yetenek sınavı ile öğrenci alan programlarda engelli öğrenciler için (bedensel engelli, görme engelli, işitme engelli, MR (mental retardasyon) ile yaygın gelişimsel bozukluklar (otizm, spektrum bozuklukları(OBS), asperger sendromu, RETT sendromu, dezintegratif bozukluklar, sınıflanamayan grupta yer alan yaygın gelişimsel bozukluklar) durumlarını engelli sağlık kurulu raporu ile belgelemeleri kaydıyla YGS puanlarından biri 100 ve üzerinde olanların, özel yetenek sınavına kabul edilmesi ve başvuruları kabul edilen adayların YGS puanları değerlendirmeye katılmadan (ÖSYS Kılavuzu'nda yer alan formül kullanılmadan) kendi aralarında yapılacak ayrı bir yetenek sınavı sonucuna göre değerlendirilerek, yetenek sınavını kazanan öğrencilerin kayıtlarının yapılması" şeklinde değiştirilmesinin uygun görülmesi üzerine, davacı Dernek tarafından özgül öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin, "Özel Yetenek Sınavı ile Programa Alınan Engelli Bireyler" kontenjanına dahil edilmesi yolunda davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yapılan başvuruların reddi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
Davalı idare tarafından, davacı Derneğin çeşitli tarihlerde yaptığı başvurular özgül öğrenme güçlüğünün ICD-10 kodlarında "diğer yaygın gelişimsel bozukluklar" kapsamında yer alamayacağı değerlendirilmesiyle reddedilmiş, davacı tarafından, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'le özgül öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin ICD-10 koduna alındığı gerekçesiyle yapılan davaya konu başvuru ise, 12/02/2020 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında görüşülerek, sınav sürecinde ÖSYM’nin sağlamış oluğu imkanlar (ek süre verilmesi, tekli salonda sınava alınması, okuyucu/işaretleyici verilmesi, yanında araç gerecini getirebilmesi) göz önünde bulundurularak disleksisi bulunan bireylerin özel yetenek sınavına girmelerinde engel bulunmadığından, mevcut engel türlerine dahil edilmemesinin uygun olduğuna karar verilmiştir.
Davalı idarece özgül öğrenme güçlüğü yaşayan bireylere sınavlarda tanınan ek imkanların, herhangi bir tanısı bulunmayan diğer öğrencilerle aralarındaki eşitsizliği gidererek başarılı olmalarının önündeki engelleri kaldırdığı iddia edilmekteyse de, davacı tarafından dosyaya sunulan özgül öğrenme güçlüğü çeken bireylerin özel yetenek sınavı ile programa alınan öğrenci kontenjanına dahil edilmesi hususunda üniversitelerin özel eğitim fakültelerine ait bilimsel ve hukuki görüşler incelendiğinde;
-Öğrenme güçlüğü olan bireylerin, bazı bilişsel süreçlerde yaşadıkları problemler nedeniyle, tüm okul yaşamları boyunca okuma, yazma, matematik başta olmak üzere tüm akademik alanlarda önemli güçlükler yaşadıkları ve başarısız oldukları,
-Zeka düzeyleri normal veya normalin üzerinde olsa da, dikkat, algı, bellek bilgi işlemleme hızı gibi bilişsel süreçlerde yaşadıkları sınırlılığın, onların akranları düzeyinde bir öğrenme sergilemelerini ve sınavlarda başarı göstermelerini engellediği ve bu durumun onlar için üniversite giriş sınavı gibi önemli, stresli ve süreli sınavlarda büyük bir dezavantaj oluşturduğu,
-Dislektik çocukların özel yetenekli çocuklar oldukları ancak okul derslerinde genel olarak başarısız oldukları, disleksili çocukların beynin sol ön lobunu kullanmakta güçlük çektikleri için başarmayı istemelerinin yeterli olmayıp, desteklenmeleri gerektiği yolunda tespitlerde bulunularak, özgül öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'te ICD-10 koduna alınması hususu da dikkate alınarak, üniversiteye girişte özel yetenek sınavı ile öğrenci alan programlarda diğer engeli olan bireylere sağlanan haklardan yararlanmalarının yaşamış oldukları dezavantajları en aza indirme açısından uygun olacağı değerlendirilmiştir.
Öte yandan, Sağlık Bakanlığı tarafından da özgül öğrenme güçlüğünün ICD-10 sınıflandırma sistemi içinde Psikolojik Gelişimsel Bozukluklar (F80-F89) kısmında yer aldığı belirtilmiştir.
Bu durumda, özel öğrenme güçlüğü olan bireylerin, okul yaşamları boyunca akademik alanlarda önemli güçlükler yaşadıkları ve başarısız oldukları ancak farklı yeteneklerinin bulunduğu yolundaki tespitler dikkate alındığında, kendilerine uygun olan bir sınavla değerlendirilmelerinin hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varıldığından, özgül öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin, "Özel Yetenek Sınavı ile Programa Alınan Engelli Bireyler" kontenjanına dahil edilmesi istemiyle davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yapılan başvurunun reddi yolundaki işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda verilen temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.