WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3523 E.  ,  2023/1943 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3523
Karar No : 2023/1943

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 17/05/2022 tarih ve E:2019/2269, K:2022/3291 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin …tarih ve …sayılı kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı mali ve sosyal haklarının meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/05/2022 tarih ve E:2019/2269, K:2022/3291 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan kararın henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanı yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, FETÖ mensubu olduğuna, Akademide koordinatör hakim olarak görev yaptığına, sözde bağımsız aday A.N.G.'nin ziyaretine eşlik ettiğine ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, adı geçen Derneğe üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Yurt dışı eğitim ve gezi yönünden, FETÖ'nün Adalet Bakanlığında etkin olduğu dönemde, birden fazla kez yurt dışına gönderildiğine ilişkin tespitin, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna ulaşıldığı,
Diğer taraftan, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün Adalet Bakanlığı ve HSK'da etkin olduğu dönemde Türkiye Adalet Akademisinde Koordinatör Hakim olarak görevlendirilmesinin, diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Öte yandan, davacının sosyal medyadan yapmış olduğu paylaşımının, diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı mali ve sosyal haklarının meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, verilen kararın aslında ihraç işleminin hukuken kabul edilebilir bir delile dayanmadığının ve fişleme listelerine dayalı olarak işlem tesis edildiğinin zımnen kabulü niteliğinde olduğu, savunma gibi temel bir meselede Dairenin, bu hususu usule ilişkin sıradan bir eksiklikmiş gibi nitelendirmesinin hukuka aykırı olduğu, YARSAV yönetim kurulu üyesi L.K.'nin adının kararda iki yerde geçtiği, Dairenin L.K.'nin ifadesini kendi yorumunu desteklemek için kullandığı ancak aynı kişinin lehine ceza mahkemesinde verdiği ifadeyi yok saydığı ve ifadenin aksine kendi genellemesini dayattığı, beraat ettiği gerçeğinin görmezden gelindiği, ispat edilmeden, dayanağı gösterilmeden sadece irtibatlı ve iltisaklı görülerek davanın reddedilmesinin hem kendisine karşı bir hukuksuzluk, hem de mesleğinin yargıçlık olması ve hakimlik teminatı ilkesi gereği topluma karşı bir hukuksuzluk olduğu, temel alınan soyut tanık beyanlarının tamamının, dava konusu işlemden çok sonra ortaya çıkan beyanlar olduğu, işleme esas alınmadığı ve işlemde yer almadığı, hakkında olduğu ileri sürülen tanık beyanlarının net ve kesin yargı içermeyen, objektiflikten uzak ve tahmine dayalı kişisel kanaat niteliğinde ya da sadece liste halinde isim sayılırken kendisinin de isminin listeye eklenmesi suretiyle oluşturulmuş bulunan beyanlardan ibaret olduğu, temyize konu Daire kararının, tanık beyanlarının maddi gerçeğe uygun olup olmadığı araştırılmadan verildiği, tanık beyanlarına yönelik açıklamalarının yok sayıldığı, tarafsız yargılama, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine aykırı davranıldığı, S.P. isimli tanığın ceza mahkemesinde verdiği ifadesinde hakkında verdiği olumsuz ifadesinden döndüğü, şizofren olma ve ilaç etkisi altında ifade verme yönündeki beyanlarının Dairece araştırılmadığı, S.Ö. isimli tanığın kendisine iftira attığı, beyanları arasında çelişki olduğu ve yalan söylediği, Ö.F.A. isimli tanığı tanımadığı, tanığın da tahliye olmak amacıyla isim verdiği, kendisi ile ilgili bilgisi olmadığı, M.T. isimli tanığın da tutukluluktan kurtulmak için kendisi aleyhine ifade verdiği, beyanını hatırlanması çok zor olan bir telefon görüşmesine dayandırdığı, HTS kayıtları incelendiğinde yalnızca bayram ve özel günlerde kendisiyle mesajlaştığı, bahsettiği görüşmenin bayramlaşma amacıyla yapılmış bir görüşme olabileceği, YARSAV Derneğine talimatla üye olmadığı, 2007 yılında YARSAV Kurucusu L.K.'nin teklifi ile üye olduğu, 2009-2014 yılları arasında Adalet Akademisinde görevli bulunduğu süreçte kurumun çok fazla yurt dışı programı olduğu ve mecburen katıldığı, katılan birçok meslektaşının halen meslekte olduğu, kızının sağlık durumu ve aynı dönemdeki hamileliliği mazeretiyle Türkiye Adalet Akademisinde görevlendirildiği, görevdeyken yaptığı suç unsuru niteliği taşımayan paylaşımlarının meslekten çıkarılmasına dayanak alınmasının ayrımcılık yasağının ihlalini oluşturduğu, hakkında verilen meslekten çıkarma kararının, mahiyeti itibarıyla bir meslekten çıkarma cezası olduğu, OHAL süresiyle sınırlı olarak alınabilecek bir tedbir olan hakimlik mesleğinden ihraç işleminin dayanağı KHK’nın yasal geçerliliği kalmadığından, davanın reddi yönünde verilen kararın Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri ile AİHS’nin 15. ve BM MSHS’nin 4. maddesine aykırı olduğu, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair herhangi somut bir delil bulunmadığı, tedbirin ölçülü olmadığı, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere uyulmadığı, çekirdek haklara müdahalede bulunulduğu, insan haklarının ihlal edildiği, Danıştayın tarafsızlığını kaybettiği, işleme dayanak alınan kanun maddeleri arasında 2802 sayılı Kanun'un 53/b maddesinin yer almaması nedeniyle olayda bu hükmün uygulanabilirliğinin söz konusu olamayacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yapılan yargılama sonucu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine yönelik olarak verilen …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, …Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile esastan reddedildiği, söz konusu kararın temyiz edildiği ancak Yargıtayca henüz bir karar verilmediği anlaşılmıştır.
667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir.
Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 17/05/2022 tarih ve E:2019/2269, K:2022/3291 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 18/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.