WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

DANIŞTAY İDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3496 E.  ,  2024/763 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3496
Karar No : 2024/763

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Hizmetleri Genel Müdür …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

DİĞER DAVALI: …

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 26/04/2022 tarih ve E:2021/1927, K:2022/2277 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Polis memuru olarak görev yapmakta iken, 28/03/2010 tarihinde katıldığı komiser yardımcılığı kursu sınavında başarısız olan ancak akabinde gerçekleştirilen yurt dışı misyon koruma sınavını kazanarak ataşe olarak göreve başlayan davacının, anılan komiser yardımcılığı kursu sınavında yer alan bazı soruların yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine, yeniden yapılan değerlendirmede başarılı duruma gelmesi neticesinde, kursa katılma hakkının yurt dışı misyon koruma görevi süresince saklı tutularak daha sonra açılacak ilk kursa kabul edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 47. maddesinin ve 17/09/2003 tarihli Polis Memurlarının Komiser Yardımcılığı Rütbesine Yükselme Sınavı ve Kursuna Dair Yönerge'nin 12. maddesinin 4. fıkrası ile 17. maddesinin 1. fıkrasının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 26/04/2022 tarih ve E:2021/1927, K:2022/2277 sayılı kararıyla,
Dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 11. fıkrasında; 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 41. ve 47. maddelerinde; 17/09/2003 tarihli Bakan Oluru ile yürürlüğe konulan Polis Memurlarının Komiser Yardımcılığı Rütbesine Yükselme Sınavı ve Kursuna Dair Yönerge'nin dava konusu hükümlerinde yer alan kurallar aktarılarak,
Düzenleyici işlemler yönünden,
27/03/2015 tarih ve 6638 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesi ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin değiştirilerek yeniden düzenlendiği; dava konusu edilen 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in, 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 41. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle, davaya konu 47. maddesi ve 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 11. fıkrası ile söz konusu Yönetmelik'in 43. maddesinin 5. fıkrasına dayanılarak hazırlanan 17/09/2003 tarihli Polis Memurlarının Komiser Yardımcılığı Rütbesine Yükselme Sınavı ve Kursuna Dair Yönerge'nin 12. maddesinin 4. fıkrası ve 17. maddesinin 1. fıkrası yönünden davanın konusuz kaldığı, söz konusu düzenlemelerin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı,
Ancak, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği, bireysel işlemin tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı,
Bireysel işlem yönünden,
Uyuşmazlık konusu olayda, 28/03/2010 tarihinde gerçekleştirilen komiser yardımcılığı sınavına katılarak başarısız olan davacının, bu sınava yönelik açılan iptal davası sonucunda verilen yargı kararı üzerine yapılan yeni değerlendirmede asil sırada sınavı kazanabilme ihtimalini bilmesinin mümkün olamayacağı, bu bağlamda, söz konusu sınavın akabinde yapılmış olan dış temsilcilik misyon koruma sınavına katılarak başarılı olması neticesinde 01/01/2011 tarihi itibarıyla Rodos Başkonsolosluğunda ataşe olarak görevlendirilen davacının, yurt dışı misyon koruma görevinde bulunmasının kabul edilebilir bir mazaret olduğu dikkate alındığında, sonradan yargı kararı neticesinde meydana gelen ve lehine hak doğuran hukuki durumdan yararlandırılmamasının hakkaniyete uygun düşmeyeceği sonucuna varıldığından, tesis edilen bireysel işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle düzenleyici işlemler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; komiser yardımcılığı kursu iş ve işlemlerinin ilgili mevzuat hükümlerine göre hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği; davacı kontenjana giremediğinden kursa planlamasının yapılmadığı; sınavın yargı kararıyla iptali üzerine yeniden oluşturulan listede başarılı sayıldığından davacının bir sonraki döneme planlamasının gerçekleştirildiği; bu arada misyon koruma sınavında başarılı olması sebebiyle yurt dışına görevlendirildiği; ilgili mevzuat gereği davacının komiser yardımcılığı kursuna katılma hakkının saklı tutulmasının mümkün olmadığı; kursların başlama ve bitiş tarihlerinin belirli olması gerektiği; aksi halde o dönem için kursa alınacak adaylara sınav ve değerlendirme yapmanın bir anlam ifade etmeyeceği, sınavda başarılı olan adaylara haksızlık olacağı ve hukuka aykırılık oluşturacağı belirtilerek Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Davacının vefat ettiği anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere Daire kararının temyize konu kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır." kuralına; 2. fıkrasında da, "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, elektronik ortamda Merkezi Nüfus İdare Sisteminden alınan nüfus kayıt örneğinden, yargılama süreci devam ederken, davacının 07/10/2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; yukarıda alıntısı yapılan 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptale, kısmen karar verilmesine yer olmadığına yönelik Danıştay İkinci Dairesinin 26/04/2022 tarih ve E:2021/1927, K:2022/2277 sayılı kararının temyize konu kısmının BOZULMASINA,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
3. 04/04/2024 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinde, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar, gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği, dosyanın işlemden kaldırılmasına dair kararların diğer tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.
UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının temyizi istenilen Daire kararından önce olmakla birlikte ilk derecede dosyanın tekemmülünden sonra vefat ettiği, Daire kararının ve sonrasında temyiz dilekçesinin ise davayı takip yetkisi ortadan kalkan vekile tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca varsa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği kuşkusuz ise de, Dairesince işbu temyize konu karar sonrası dosyanın tekemmülüne yönelik olarak 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi hükümlerinin uygulanması; diğer yandan, davayı takip hakları kendisine geçenler yönünden yargılama safahatının geriye götürülmeyip kaldığı yerden devamının sağlanması, yargılama süresinin gereksiz uzatılmaması ve usul ekonomisi yönlerinden adil yargılanma hakkına daha uygun düşeceğinden, ayrıca temyiz dosyası henüz tekemmül etmediğinden temyiz mercii olan Kurulumuzca bu aşamada temyiz incelemesi yapılması usul hükümlerine göre mümkün olmadığından ve davacı yönünden de 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi hükümlerinin Daire kararından sonraki safahata yönelik olarak uygulanmak üzere dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararının temyize konu kısmının salt davacının ölümü nedeniyle bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.